(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2011/3063 E. , 2011/3850 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... köyü 157 ada 229 parsel sayılı 68977.21 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, taşlık, çalılık…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2011/3063 E. , 2011/3850 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... köyü 157 ada 229 parsel sayılı 68977.21 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, taşlık, çalılık niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, taşınmazın kendisine ait tarım alanı olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, çekişmeli parselin bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 59404.60 m2'sinin tespitinin iptali ile davacı gerçek kişi, (B) harfi ile gösterilen 9572.61 m2'sinin tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1966 yılında seri bazda orman kadastrosu yapılmış ve kesinleşmiştir. Hazinenin temyizi taşınmazın bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümüne yöneliktir. Mahkemece çekişmeli taşınmaz bölümünün devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı ve davacı yararına zilyetlik yoluyla toprak edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür. Dosya arasında bulunan tarım bilirkişi ...tarafından düzenlenen raporda; “Çekişmeli yerin toprağının yüzeysel yapıda olduğu, üzerinde el aletleriyle de olsa toprak işlemesinin yapılmadığı, makineli tarıma da elverişli olmadığı, keşif tarihi itibarıyla üzerinde 144 adet aşılama yoluyla elde edilmiş zeytin ağacı ile muhtelif yaş ve büyüklüklerde fıstık çamı ve kızılçam ağaçlarının bulunduğu, ağaçların kayalık bölümlerde çoğaldığı, kuzeyde daha da yoğunlaşan makilerin yer aldığı, kuzey bölümde yeni temizlik yapıldığının yanık izlerinden anlaşıldığı, parselin ekonomik gelir getiren bölümlerinin temizlendiği ve halen de temizlenmeye devam edildiği, aksi takdirde parselin maki ile kaplanacağının anlaşıldığı" belirtilmektedir. Açıklanan bu olgular karsında taşınmazın imar- ihyasının söz konusu olmadığı, ekonomik amacına uygun bir zilyetlikten söz edilemeyeceği gibi halen ekonomik olarak kullanılan yerin dahi öncesi itibarıyla yabani zeytinlik olduğu anlaşılmaktadır. Çam, ladin, gürgen, meşe, kayın gibi ağaçlar asıl orman ağacı olmakla birlikte, meyveli-meyvesiz fıstık çamı, palamut meşesi, aşısız kestane, kavak, söğüt, kızılağaç, akasya, okalüptüs ağaçları, aşılı ve aşısız zeytinliklerle, yabani veya aşılanmış fıstık, sakız ve sakız nevileri olan menengiç, buttun, yabani sakız, (mezdeki sakız) adi sakız, filistin sakızı ve harnup ağaçları da orman örtüsüdür. Bu gibi yerler 6831 sayılı Yasanın 1/I maddesi gereğince