10. Hukuk Dairesi 2024/8058 E. , 2025/5237 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2017/2728 E., 2021/2127 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 31. İş Mahkemesi SAYISI : 2013/529 E., 2017/276 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz, davacılar vekili tarafından katılma yolu ile temyiz edimekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne …
**10. Hukuk Dairesi 2024/8058 E. , 2025/5237 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2017/2728 E., 2021/2127 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 31. İş Mahkemesi SAYISI : 2013/529 E., 2017/276 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz, davacılar vekili tarafından katılma yolu ile temyiz edimekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, davacılar murisi ...'ın 30.04.2012 günü meydana gelen iş kazasında vefat ettiğini iddia ederek maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava konusu olayda asıl işveren olarak iş güvenliğine yönelik gerekli tüm tedbirleri aldığını, bu anlamda kendisine herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini, kazalı işçiye ifa ettiği görev kapsamında iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verildiğini, kazanın hemen ardından tutulan tutanaklarda ve iş kazası bildirim formunda kazanın forklift tamiri ile uğraşılırken meydana geldiği izleminin var olduğunu, ancak kazalının görevinin forklift kullanmak olduğunu, iş makinesinde arıza meydana geldiğinde arızayı tamir edecek yetkili kişilerin işyerinde mevcut olduğunu, kazalının meydana gelen arızaları için tamir yapmak konusunda yetkili ve ehil bir kişi olmamasına rağmen, kendisinin yapmaya çalıştığını, kazalının ağır kusuru neticesinde gerçekleşen olaydan asıl işveren sıfatını haiz olan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Diğer davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davasının ise kısmen kabulüne - kısmen reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 30.04.2012 tarihli ölümlü iş kazasının meydana geliş şekline göre, davalıların hukuki sorumluluğu ile taraflara yüklenen kusur miktarları (... işçi %30, davalı işverenler %70) ve müteveffanın ücretinin belirlenmesine yönelik işlemlerle, maddi tazminat miktarlarının tespiti / hesaplanması yöntemi ve diğer delillerle birlikte, olayın / ölümlü iş kazasının meydana geliş şekli ve davacıların sosyo - ekonomik durumu ile müteveffaya yakınlık dereceleri (eş, çocuklar, baba ve kardeşler) göz önüne alınarak takdir edilen ve fahiş olmayan, manevi tazminat miktarlarının tayinine yönelik uygulamaları açısından ve esas yönünden, kamu düzenine, her hangi bir yasa hükmüne ve / veya Yargıtay içtihadına aykırılık bulunmadığı, bu hali ile meydana gelen iş kazası (haksız fiil) nedeniyle, hak sahibi davacılara karşı, aralarında müştereken ve müteselsilen sorumluluk ilişkisi bulunan ve hukuken, kabul edilebilir ve makul bir gerekçe içermediği için sübut bulmayan- davalı şirketler vekillerinin, 31.05.2017 tarihli (iki ayrı dilekçe) ve 07.08.2017 tarihli istinaf dilekçelerindeki, tüm istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davacı tarafın, karar başlığı ve hükmün ferilerine yönelik istinaf başvurularının ise yerinde olduğu gerekçesiyle; 1-Davalıların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2-Davacı taraf istinaf başvurularının esastan kabulüne, 3-Bakırköy 31. İş Mahkemesinin, 24.05.2017 tarih ve 2013/529 Esas - 2017/276 Karar sayılı kararının, HMK 'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kaldırılmasına, 4-Davanın kısmen kabulü ile 1-Maddi tazminat talebi yönünden; 1.a-221.613,13-TL maddi tazminat alacağının 30.04.2012 haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 1.b-21.709,51-TL maddi tazminat alacağının 30.04.2012 haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a velayeten annesi davacı ...'a verilmesine, 1.-c-32.989,16-TL maddi tazminat alacağının 30.04.2012 haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a velayeten annesi davacı ...'a verilmesine, 2- Manevi tazminat yönünden; 2.a-40.000,00-TL manevi tazminat alacağının 30.04.2012 haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 2.b-20.000,00-TL manevi tazminat alacağının 30.04.2012 haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a velayeten annesi davacı ...'a verilmesine, 2-c-20.000,00-TL manevi tazminat alacağının 30.04.2012 haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a velayeten annesi davacı ...'a verilmesine, 2-d-15.000,00-TL manevi tazminat alacağının 30.04.2012 haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... 'a verilmesine, 2-e-5.000,00-TL manevi tazminat alacağının 30.04.2012 haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 2-f-5.000,00-TL manevi tazminat alacağının 30.04.2012 haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 2-g-5.000,00-TL manevi tazminat alacağının 30.04.2012 haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 2-h-5.000,00-TL manevi tazminat alacağının 30.04.2012 haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... 'a verilmesine, 3-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili katılma yolu ile temyiz dilekçesinde özetle; a. Her müvekkilinin alacağı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... İnşaat Turizm ve Dekorasyon Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Müvekkil şirket ile diğer davalı şirket arasındaki ilişkinin, alt işveren - asıl işveren ilişkisi olmadığı, muvazaalı bir ilişki olduğu ve bu anlamda, çalışanların, en başından beri, diğer davalı şirketin işçisi olduğuna dair, kesinleşmiş Mahkeme kararı bulunması sebebiyle, öncelikle, müvekkil şirket açısından, husumet yokluğundan, işbu davanın reddinin gerektiğini, esas açısından ise, dosyaya yansıyan delil durumuna göre, iş kazasının, kazayı yapan işçinin kendi kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiğinin açık olduğunu, bu anlamda, iş kazasının meydana gelmesinde, müvekkil şirketin her hangi bir kusurunun bulunmamasına rağmen, Mahkeme tarafından, kusur raporlarına karşı yapmış oldukları itirazlarının hiç biri değerlendirilmeksizin, müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulmasının da, hukuka aykırı olduğunu, b.Mahkeme tarafından, diğer davalı şirketin, mevcut davanın, sigorta şirketine ihbar edilmesine yönelik talebinin, hukuka aykırı olarak reddedilerek hüküm kurulmasının da, doğru olmadığını belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. 3.Davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Müvekkili şirketin, iş sağlığı ve güvenliği hususunda, görev ve sorumluluklarını tam olarak yerine getirdiği gibi, kazalı işçiye de, ifa ettiği görev kapsamında, iş sağlığı ve güvenliği eğitiminin de verildiğini, bu bakımdan, iş kazasının meydana gelmesinde, müvekkil şirketin her hangi bir kusurunun bulunmamasına rağmen, Mahkeme tarafından, müvekkili şirket aleyhine de hüküm kurulmasının, hukuka aykırı olduğunu, bu anlamda, dosyaya yansıyan delil durumuna göre, iş kazasının, kazayı yapan işçinin kendi kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiği ve bu durumun, müvekkil şirket açısından, nedensellik bağını kestiğinin, açık olmasına rağmen, hatalı olarak, müvekkil şirket aleyhine kusur atfedilerek hüküm kurulmasının, usul ve yasaya aykırı olduğunu, b.Davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının da, yargısal uygulamalar gözetildiğinde, yüksek ve hakkaniyete aykırı olduğunu, c. TRH-2010 Kadın-Erkek Hayat Tablosu esas alınarak hesap yapılması gerektiğini, d.Hükme esas alınmış olan 28.02.2017 tarihli raporda müteveffanın pasif dönem kazancı hesaplanırken agi dahil edilerek bir hesaplama yapıldığını, destek süreleri hesaplanırken kişilerin rapor tarihindeki yaşları esas alınması gerekirken kaza tarihindeki yaşlarının esas alındığını belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.6100 sayılı Kanun'un 369. maddesinin birinci fıkrasına göre Yargıtay, tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp, kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları da inceleyebilir. 2.Aynı Yasa'nın 297. maddesinin ikinci fıkrasına göre ise hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. 3.Somut olayda, davacı kardeş ... hakkında olumlu/olumsuz herhangi bir hüküm kurulmaması 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesinin ikinci fıkrasına diğer bir deyişle kanunun açık hükmüne aykırı olduğundan bozma nedeni teşkil ettiği anlaşılmaktadır. 4.Mahkemece yapılacak iş davacı kardeş ... için dava dosyasındaki talepler hakkında da değerlendirme yapıp çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. 5.O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, bozma sebebine göre temyiz eden tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığı, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır . VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, Bozma sebebine göre temyiz eden tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.