4. Hukuk Dairesi 2024/4712 E. , 2024/5165 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/111 D.İş, 2022/196 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2022/3861 HÜKÜM/KARAR : Taraf vekillerinin itirazının reddine/ Davanın kabulüne SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/168276 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara taraf vekilleri tarafından itiraz edil
**4. Hukuk Dairesi 2024/4712 E. , 2024/5165 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/111 D.İş, 2022/196 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2022/3861 HÜKÜM/KARAR : Taraf vekillerinin itirazının reddine/ Davanın kabulüne SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/168276 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince taraf vekillerinin itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu araç arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 4.056,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 944,00 TL rapor masrafı olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile dava değerini sürekli iş göremezlik talebi yönünden 104.728,84 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazanın, davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün kusuru ile meydana geldiğini, davalı sigortalı araç sürücüsüne kusur atfedilemeyeceğini, davacının maluliyetine ilişkin olarak sunulan raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, mevzuata uygun olarak yeniden maluliyet raporu alınması gerektiğini, hatır taşıması nedeniyle tazminat tutarından indirim yapılması gerektiğini ve başvuran lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 28.05.2021 maluliyet raporuna itiraz edilmesi üzerine hakem heyetince, Adli Tıp Uzmanından oluşan iki kişilik bilirkişi heyetinden alınan maluliyet raporunda kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında yönetmelik hükümleri uyarınca davacının % 8 oranında sürekli maluliyeti olduğunun tespit edildiği, alınan raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun ve kaza ile illiyet bağı kurulmak suretiyle hazırlandığı, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulü 104.728,84 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 12.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; dosyaya ibraz edilen ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 28.05.2021 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmış olması nedeniyle Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, iki Adli Tıp Uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporun davacının yüz bölümünde meydana gelen yaralanması dikkate alınmadan hazırlandığını, bu nedenle raporun hatalı düzenlendiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacı tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, davalı sigortalı araç sürücüsüne kusur atfedilemeyeceğini, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1.8 teknik faiz yöntemi esas alınarak belirlenmesi gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyetince iki Adli Tıp Uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun şekilde hazırlandığı, bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporda maluliyet oranına ilişkin varılan sonucun esas alınan yönetmelikten kaynaklandığı, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı sonrası Yargıtay içtihatları ile TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant formülünün uygulanması gerektiği içtihat edildiğinden davalı vekilinin % 1.8 teknik faiz yöntemi esas alınarak tazminat tutarının hesaplanması gerektiğine ilişkin itirazının yerinde olmadığı ve davacı için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya ibraz edilen ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 28.05.2021 maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmış olması nedeniyle Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, iki Adli Tıp Uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporda davacının yüz bölümünde meydana gelen yaralanması ve yönetmelikte epilepsi nöbeti geçirme riski bulunanlar için öngörülen % 5 maluliyet oranı dikkate alınmadan hazırlandığını, bu nedenle söz konusu maluliyet raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tarafların kusur durumunun tespiti için yeniden kusur raporu alınması gerektiğini, davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminat tutarından indirim yapılması gerektiğini, davacının yaralanması ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1.8 teknik faiz yöntemi esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, davacının yolcu olduğu araçta hatır için taşındığının kabulü ile hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, davacının, davalı ... şirketine yapmış olduğu başvurunun talebin teminat kapsamı dışında olması nedeniyle reddedildiğini, bu nedenle davalı ... şirketinin temerrütünden bahsedilemeyeceğini, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, davacı tarafından davalı şirkete eksik evrakla başvuru yapıldığından başvurunun geçerli bir başvuru olduğundan bahsedilemeyeceğini, bu nedenle başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 87, 89, 90, 91 ve 99 uncu maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve özellikle tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporunun ve tarafların kazadaki kusur oranlarını oluşa ve dosya kapsamına uygun biçimde belirleyen kusur raporunun karara esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yapılan itiraz başvurusuna konu edilmeyen yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenemeyecek olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Davacı vekili tarafından Sigorta Tahkim Komisyonuna, Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 28.05.2021 tarihli maluliyet raporu ile başvuru yapıldığı, bu raporda davacının 05.06.2020 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı arızası nedeniyle 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ve 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapıldığı ve kaza tarihinde yürürlükte olan 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca maluliyet oranının % 16 oranında (Servikal vertebranın engelliliği, Sinir Sistemi-nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski bulunanlar ve yanakla beraber burun ve frontal kemikte çökme) belirlendiği anlaşılmaktadır. Dosya içeriğinden; Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvuru aşamasında dosyaya sunulan maluliyet raporuna itiraz edilmesi üzerine davacının maluliyet oranın belirlenmesi için Adli Tıp Uzmanınndan oluşan iki kişilik bilirkişi heyetinden alınan maluliyet raporunda 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca maluliyet oranının % 8 oranında (Servikal vertebranın engelliliği) belirlendiği, bu haliyle dosyada mevcut maluliyet raporları arasında açık bir çelişki meydana geldiği anlaşılmaktadır. O halde İtiraz Hakem Heyetince; davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları da eklenerek, davacıya ait dosyada mevcut maluliyet raporları da irdelenmek ve çelişkileri gidermek suretiyle, davacı için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarından kaza tarihinde yürürlükte olan 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyette Plastik Cerrahi Uzmanı ve Beyin ve Sinir Cerrahi Uzmanı'nda yer aldığı heyetten rapor alınıp, sonucuna göre, davalı lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. 3. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; a-) 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi uyarınca emniyet kemeri takılması zorunluluğu bulunan araçlardan biri de otomobildir. Davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir. Somut olayda; davacının yolcu olduğu araç ile karıştığı kazada, servikal vertebranın engelliği ve yanakla beraber burun ve frontal kemikte çökme arızası oluşacak şekilde yaralanması dikkate alındığında kaza sırasında emniyet kemeri takmadan seyahat ettiği anlaşılmaktadır. Buna göre; davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. b-) 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1-Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile davacı yararına, 3 (a) ve (b) sayılı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile davalı yararına temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine, 23.05.2024 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat yükümlüsünün durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise hakim tazminat miktarını indirilebilir veya tamamen kaldırabilir. Somut olayda davacı araçta yolcu olarak bulunmaktadır. Kaza tespit tutanağına göre davacının emniyet kemeri takıp takmadığı belirsiz olup gerçekleşen yaralanmanın niteliği de yaralanmanın emniyet kemeri takılmamasından kaynaklandığını açıkça göstermediğinden sayın çoğunluğun bu yöndeki bozma kararına (3-a) ve gerekçelerine katılmıyorum.