(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/12343 E. , 2008/12509 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.06.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.01.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağ…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/12343 E. , 2008/12509 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.06.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.01.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı yetki belgesine dayanarak, izalei şuyu davasına konu olan 526, 1495 ve 1234 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarında soyadı ve baba adı yazılı olmayan hissedarların soyadlarının ve baba adlarının nüfus kayıtlarına uygun biçimde tapu siciline işlenmesini istemiştir. Davalı idare vekili davanın reddini savunmuş, diğer davalılardan ... ve ... davaya bir diyeceklerinin olmadığını beyan etmişlerdir. Mahkeme, davayı kabul etmiştir. Davayı davalı ... vekili temyiz etmiştir. Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir. Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır. Yukarıdaki bilgiler ışığında somut olaya baktığımızda; I- Yapılan yargılamaya toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. II-Davacı vekili kimliğinde düzeltme yapılmasını istediği öteki hissedarların yanı sıra 1234 sayılı parselde hissedar ...’nin tapu kaydında yazılı olmayan soyadının ..., baba adının Aşır, 1495 parsel sayılı taşınmaz tapusunda ise hissedarlardan ...’nin yazılı olmayan soyadının ..., baba adının Aşır olarak düzeltilmesini istemiştir. Kadıköy muhtarlığının 13.10.2005 günkü ilmühaberinde ... ve ...’nin her ikisinin de soyadlarının ..., baba adlarının Aşır olduğu bildirilmiştir. Davacı tanığı ... ... ise 28.11.2006 günlü ifadesinde, üst paragrafta ... ...’nın baba adının ... olabileceğini, ...’ın soyadının ... olduğunu, ...’nin ise İskender karısı olduğunu, ...’nin annesinin de ... olabileceğini, alttaki paragrafta ...’nin soyadının ..., baba adının Aşır olduğunu ...’nin ise soyadının ..., baba adının ise Aşır olduğunu söylemek suretiyle çekişmeli ifade vermiştir. Dairemizin 27.05.2008 günlü geri çevirme kararı üzerine ... ve ...’ye ait nüfus kayıt örnekleri celbedilmiştir. ...’nin eşi ... ...’ya ait ... ili ... (1434) ilçesi ... Köyü 53 cilt 58 hanedeki kayda göre ...’nin soyadı ..., baba adı .... Ancak ...’nin evlenerek geldiği ... ili ... İlçesi ... 53 cilt 2 eski hane numarasındaki kayıtta ise ...’nin baba adı ...’tir. Aynı kayıtta ...’nin annesi olarak görünen ...’nin baba adı Aşır, soyadı ...’dir. Hal böyle olunca tapu hissedarlarından ...’nin baba adı ile ...’nin soyadının nüfustaki resmi kayıt ile çelişen tanık bayanı ve muhtarlık ilmühaberine uygun biçimde düzeltilmesi doğru değildir. Davacı ve vekiline ahvali şahsiye sicillerindeki ... ve ...’ye ait bilgilerin doğru olup olmadığı sorularak, bu sicillerin doğruluğunun kabulü halinde tapuda onlara uygun bir düzeltme yapılmasını isteyip istemedikleri açıklattırılarak düzeltme ile bu mülkiyet nakline neden olmayacak biçimde hüküm oluşturulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda; I.bentte yazılı nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, II.bent uyarınca davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, 03.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.