21. Hukuk Dairesi 2019/1514 E. , 2019/6905 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmaların tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıd…
**21. Hukuk Dairesi 2019/1514 E. , 2019/6905 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmaların tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi. K A R A R Dava, davacının davalı okul idaresi nezdinde 11/01/1995-15/05/2011 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına karşı “uyma” kararı verilmek suretiyle yapılan yargılama neticesinde ise “davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ... Bakanlığında 23/09/1996-30/10/2001 tarihleri arasında 1387 gün ve asgari ücret ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,” karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/son maddesindeki: “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmü uyarınca hüküm fıkrasının infaza elverişli ve açık olması gerekmektedir. Hükümler davayı esastan çözümleyen, taraflar arasındaki uyuşmazlığı sona erdiren nihai kararlardır. Hüküm ile taraflar arasındaki uyuşmazlık sona erer ve hüküm kesinleşince artık o uyuşmazlık hakkında yeni bir dava açılamaz. HMK'nun 297/son maddesi gereğince hüküm fıkrasının açık olması taraflara bahşedilen vazife ve haklar, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde yazılmalı, hüküm infazı kabil olmalıdır. Dava açıldığı tarihteki şartlara göre karara bağlanmalı, şarta bağlı ve terditli hüküm kurulmamalı, hüküm fıkrasında asıl taleple birlikte yardımcı talepler hakkında da karar verilmelidir. Somut olayda, Mahkemece davacının davalı okul idaresi nezdinde yaz tatilleri dışlanmak suretiyle yılın Eylül ve Haziran ayları arasında ve ayda 30 gün üzerinden çalıştığı kabul edilmekle birlikte hükmün sonuç kısmında davacının davalı idare nezdinde geçen hizmet süreleri içerisinde hangi aylarda çalıştığı belirtilmemiştir. Bu şekilde verilen kararın yeterince açık ve anlaşılır olmadığı, infaz kabiliyetinin bulunmadığı ortada olup bu durum bozma sebebidir. Kabule göre, davalı ... vekilinin karar başlığında gösterilmemesi mahallinde her zaman düzeltilebilecek nitelikte maddi hata olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır. O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı H.M.K.'nın 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.