20. Hukuk Dairesi 2013/8774 E. , 2014/216 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili, 14.07.2008 tarihli dava dilekçesinde, yörede 2007 yılında yapılan kadastro sırasında, ... Köyü 1…
**20. Hukuk Dairesi 2013/8774 E. , 2014/216 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili, 14.07.2008 tarihli dava dilekçesinde, yörede 2007 yılında yapılan kadastro sırasında, ... Köyü 172 ada 7 parsel sayılı 2121,15 m² yüzölçümündeki taşınmazın, senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edildiğini, kadastro mahkemesinin 2007/97 esasında açtıkları kadastro tesbitine itiraz davasının husumetten reddedilerek tutanağın kesinleştiğini, oysa; taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalsa da eylemli durumda orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 04/04/2011 gün ve 2011/4162 - 3803 sayılı kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; [mahkemece, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın tahdit dışında orman sayılmayan yerlerden olduğu ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de, verilen karar, dosyadaki bilgi ve belgelere ve hükme dayana alınan uzman bilirkişi raporuna aykırı düşmektedir. Şöyle ki;