T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1089 - 2025/1385 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1089 KARAR NO : 2025/1385 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26.05.2023 NUMARASI : 2022/309 Esas 2023/383 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 13.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 13.11.2025 İlk…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1089 - 2025/1385 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1089 KARAR NO : 2025/1385 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26.05.2023 NUMARASI : 2022/309 Esas 2023/383 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 13.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 13.11.2025 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı ... Sigorta Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 01.09.2021 tarihinde davalı ... Sigorta Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, davalı ... Sigorta AŞ'ne ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı davalı ...'nın sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracı ile geri manevra yaptığı sırada davacıya ait ... plakalı araca çarptığını, davalı sürücü ...'nın meydana gelen kazada tam kusurlu olduğunu, kaza sonucu davacıya ait aracın hasar görmesi nedeniyle değer kaybı meydana geldiğini, davalıların davacının zararından sorumlu olduğunu, ekspertiz raporuna göre değer kaybının 70.000,00TL olduğunun belirlendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinin talep etmiş, 20.01.2023 tarihli dilekçesi ile tazminat talebini 35.000,00 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili, davalı sürücünün sevk ve idaresindeki aracın davalı ... Sigorta Şirketine ZMMS ile sigortalı olduğunu, poliçe kapsamındaki teminat limitinin kaza tarihinde araç başına azami 43.000,00 TL olduğunu, söz konusu kaza sebebiyle 29.11.2021 tarihinde yapılan başvuru neticesinde davacıya ait aracın sigortacısı olan ... Sigorta AŞ'ye 43.000,00 TL rücu ödemesi yapıldığını, böylelikle poliçe teminatının dolduğunu, teminat limitini aşan taleplerin reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı ... Sigorta AŞ vekili, davalı idaresindeki aracın, davalı ... Sigorta AŞ'ne İMMS ile sigortalı olup azami poliçe teminatının 500.000,00 TL olduğunu, 26.11.2021 tarihinde ... Sigorta tarafından davacıya ait aracın kasko sigortacısı olan ... Sigorta AŞ 'ye 39.250,93 TL rücuen hasar ödemesi yapıldığını, bu sebeple bakiye teminat limitinin 460.749,07 TL olduğunu; kazanın oluşumunda kusur oranlarının tespiti gerektiğini; davacının tazminat talebinin fahiş olduğunu, davacıya ait araçta meydana geldiği iddia edilen hasar ve değer kaybının bilirkişilerce tespit edilmesi gerektiğini; davalı ... Sigortanın bu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini dolayısıyla davacının faiz taleplerinin haksız olduğunu, davalı ... Sigortanın yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı ..., davada taraf gösterilmesinde herhangi bir yarar bulunmadığını; kaza tespit tutanağında kendisine tam kusur verilmesinin hatalı olduğunu davacının müterafik kusuru olduğunu, bu hususun araştırılması gerektiğini, davacının, diğer davalılar olan sigorta şirketlerine hasar için ödeme başvurusunda bulunduğunu ve açılan hasar dosyasında davacının hasarının 39.250,00 TL olarak belirlendiğini ileri sürermüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın haksız fiilden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, kusur bilirkişisi ve makine mühendisi bilirkişiden alınan 10.8.2022 tarihli raporda davalı sürücünün meydana gelen kazada %100 kusurlu olduğunun, davacı sürücü ...'in kusursuz olduğunun, dava konusu davacıya ait araçta 30.000,00 TL değer kaybı meydana gelebileceğinin tespit edildiği, bilirkişi heyetinden alınan 28.11.2022 tarihli ek raporda ise davacıya ait araçta 35.000,00 TL değer kaybı meydana gelebileceğinin belirtildiği, davalı sigorta şirketlerinden hasar dosyalarının celp edildiği ve davalıya ait aracın 07.06.2021-2022 tarihleri arasında genişletilmiş kasko sigorta poliçesinin ... Sigorta AŞ tarafından akdedildiği, ... Sigorta tarafından kaza sonrasında hasar bedeli olarak dava dışı ... Sigorta AŞ'ye 39.250,93 TL ödeme yapıldığı, aynı aracın 30.1.2021/2022 tarihleri arasında ... Sigorta Şirketi tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, davalı ... Sigorta Şirketi tarafından poliçe limiti olan 43.000,00 TL'nin ödendiğinin iddia edildiği, ancak daha sonra gelen yazı cevabında herhangi bir ödemeye rastlanmadığının belirtildiği, verilen kesin süreye rağmen ödeme evraklarının davalı sigorta şirketi tarafından sunulmadığı, davacının aracının kaza tarihinden önce ve sonraki 2. El piyasa rayiçleri arasındaki farkın bilirkişi raporu ile 30.000,00 TL olarak belirlendiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne, 30.000,00 TL'nin davalı ...'dan 01.09.2021, davalı ... Sigorta şirketi yönünden 25.11.2021, davalı ... Sigorta AŞ yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı ... Sigorta Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın gerekçeli olmadığını, kök bilirkişi raporuyla tespit edilen 30.000,00 TL değer kaybının araçta oluşan gerçek değer kaybını yansıtmadığını, bu rapora itiraz ettiklerini, itiraz neticesinde ek bilirkişi raporu alındığını ve ek bilirkişi raporunda 35.000,00 TL değer kaybı tespit edildiğini, bu miktarın da yetersiz olduğunu ileri sürerek yeni bilirkişi heyetinden rapor talep ettiklerini ancak mahkemenin bu talebi reddettiğini, dolayısıyla ıslah dilekçesiyle talep sonucunu 35.000,00 TL'ye yükselttiklerini buna rağmen mahkemenin ek bilirkişi raporuna göre değil kök bilirkişi raporuna göre hüküm vererek 30.000,00 TL'yi kabul ettiğini ve neden kök bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunun gerekçelendirilmediğini, bilirkişi raporunda tespit edilen değer kaybı miktarının ekspertiz tarafından değerlendirilen değer kaybı miktarının yarısından daha az olduğunu, bu çelişki giderilmeksizin mahkemece hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu; alınan her iki bilirkişi raporunun da gerçek değeri yansıtmadığını dolayısıyla hüküm kurmaya elverişli bir bilirkişi raporu olmaksızın hüküm verildiğini ileri sürmüştür. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe genel şartları gereğince poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya ilişkin olarak aracın kasko sigortacısı ... Sigorta AŞ'ne 29.11.2021 tarihinde 43.000,00TL ödeme yapıldığını, kaza tarihinde araç başı teminat limitinin 43.000,00 TL olduğunu dolayısıyla teminat limitini aşan kısımdan sorumlu olmadıklarını, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Davacı vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalıların zorunlu ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı ve sürücüsü olduğu aracın davacıya ait araca çarparak hasar görmesine neden olduğunu, davacıya ait araçta değer kaybı meydana geldiğini belirterek değer kaybı talebinde bulunmuş, mahkemece alınan 10.8.2022 ve 28.11.2022 tarihli raporlara göre kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu davacı araç sürücüsünün ise herhangi bir kusuru olmadığı, 10.8.2022 tarihli kök rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı ... Sigorta Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. Mahkemece kazaya karışan araç sürücülerinin kusur oranlarının ve davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesi için alınan 10.8.2022 tarihli raporda davacıya ait aracın 2017 model ... marka 70.820 Kilometrede araç olduğu, dosyadaki fotoğraflar ve ekspertiz raporuna göre kaza sonucu aracın tamir edilebilmesi için yedek parça ve işçilik bedelinin 82.250,93 Tl olduğu aracın bir kaza kaydının bulunduğu, buna göre kaza tarihindeki hasarsız ikinci el piyasa değerinin 720.000,00TL, onarım görmüş hali ile 695.000,00Tl olduğu buna göre araç değer kaybının 30.000,00 TL olacağı tespit edilmiş, davacı vekilinin itirazı üzerine alınan 28.11.2022 tarihli ek raporda ise aracın kaza tarihindeki kasko değerinin 343.871,00TL olduğu buna göre zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında belirtilen hesaplama yöntemine göre yapılan hesaplamaya göre değer kaybının 35.000,00 TL olacağı tespit edilmiş, mahkemece 10.08.2022 tarihli kök raporda belirtilen değer kaybına göre karar verilmiş ise de; , HMK 281/2 ve 3'ye göre " Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir. (3) Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir. " denilerek, mahkemece alınan ilk raporda belirsizlik veya eksiklik varsa ek rapor alınabileceği belirtilmiştir. Mahkeme, anılan ilk raporu yetersiz olarak değerlendirip ek rapor almasına, alınan ek raporda ise değer kaybı miktarı farklı belirlenmesine rağmen yetersiz olduğu kabul edilen ilk rapora göre ve gerekçesi açıklanmadan hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Davalı taraf davacının gerçek zararını gidermekle yükümlü olup gerçek zararın usulüne uygun olarak tespit edilmesi gerekir. Yargıtay uygulamalarına göre kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, önceye ait hasarları, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği gibi hususlar ile emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın onarımının ekonomik olup olmadığı, aracın olay tarihindeki ikinci el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki ikinci el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının belirlenmesi gerekir. Dosyada bulunan ve kaza sonrasında alınan davacıya ait aracın ekspertiz raporuna göre; davacıya ait aracın 2017 ... ... marka ve model olduğu kaza anında 70.810 km'de olduğu kaza sebebiyle yetkili serviste onarım gören aracın onarım bedelinin KDV dahil 82.603,41 TL olduğu, motor kaputu, ön tamponu, ön tampon demiri, ön paneli değişen; sağ sol ön şasi kolu ve sağ sol ön çamurluğu onarılan araçta bu kaza neticesinde 70.000,00 TL değer kaybı oluşabileceği değerlendirilmiştir. Mahkemenin hükme esas aldığı 10.8.2022 tarihli raporda aracın ikinci el değeri 720.000Tl olarak belirlenmiş, ek raporda ise kasko değerinin 343.871,00TL olduğu kabul edilmiş, ekspertiz raporunda ise 553.440,00TL olduğu belirtilmiştir. Bu husus değerlendirildiğinde davalının, davacının gerçek zararını gidermekle yükümlü olduğu gözetilerek öncelikle davacının aracının kaza tarihindeki ikinci el piyasa değeri arasındaki farklılığın giderilmesi ve araçta meydana geldiği ileri sürülen değer kaybına ilişkin olarak yukarıda açıklanan ilkeler ve Yargıtay uygulamalarına uygun olarak uzman bilirkişiden gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması ve varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir. Bu durumda davalıya ait aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalı ... Sigorta Şirketinin davacının kaza tarihindeki kasko sigortacısı olan ... AŞ 'ye poliçe teminat limiti olan 43.000,00TL'nı ödemede bulunduğunu ileri sürmüş olmasına göre davacıya ait ... plakalı aracın kaza tarihindeki kasko sigortacısı olduğu belirtilen ... Sigorta AŞ'den hasar dosyasının ve rücu ödemesi yapılıp yapılmadığına ilişkin evrakların dosyaya kazandırılması ve sonucuna göre hüküm verilmesi gerekirken bu husus araştırılmadan karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Kabul şekline göre; Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Kaza yapan aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yapılsın yada yapılmasın, kaza tarihindeki ZMMS limitlerinin üstünde kalan miktardan İMMS kapsamında sorumluluğu kabul edildiğinden kaza yapan araçla verilen zararlardan, aracın ZMMS ve İMMS kapsamında sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketlerinin müteselsilen sorumluluğuna karar verilemez. Mahkeme, davayı kısmen kabul ederken davalı araç ZMMS sigortacısı olan diğer davalı ... Sigorta Şirketi ile davalı araç İMMS sigortacısı olan diğer davalı ... Sigorta AŞ 'yi hükmedilen bedelden birlikte sorumlu tutması doğru görülmemiştir Bu hale göre davalı zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ... Sigorta Şirketinin davacınını zararından sorumlu olup olmadığı belirlenerek istinaf kanun yoluna başvuran tarafların sıfatına ve davalı ... Sigorta AŞ tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığı da gözetilerek kazanılmış haklar korunarak karar verilmek üzere kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ve davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2- Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.