8. Hukuk Dairesi 2016/14130 E. , 2019/1186 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün taraf vekilleri tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi değerden reddedilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı ... vekili, davaya konu 6 parsel sayılı taşınmazın 1.340,80 m2'lik …
**8. Hukuk Dairesi 2016/14130 E. , 2019/1186 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün taraf vekilleri tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi değerden reddedilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı ... vekili, davaya konu 6 parsel sayılı taşınmazın 1.340,80 m2'lik kısmının kıyı çizgisi içinde kaldığını açıklayarak, taşınmazın kıyı çizgisi içinde kalan kısmının tapu kaydının iptali ile sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalıların, ... Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 10/03/2014 tarihli ve 2901 yazısı ekinde gönderilen idarece hazırlanmış kıyı kenar çizgisine idari yargıda itirazı olmadığı, böylece idare tarafından hazırlanan kıyı kenar çizgisinin kesinleşmiş olduğu gerekçesi ile 6 parsel sayılı taşınmazın, idare tarafından hazırlanan kıyı kenar çizgisine göre, kıyı tarafında kalan 1.160,64 m2'lik kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kıyı olarak terkinine karar verilmesi üzerine, hüküm taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiştir. Dava, 3621 sayılı Kıyı Kanunu ile Türk Medeni Kanunu'nun 715 ve 999. maddelerine dayalı olarak açılmış tapu kaydının iptali ile sicilden terkinine ilişkindir. Her ne kadar Mahkemece az yukarıda açıklanan gerekçeler ile, iptal ve terkin kararı verilmiş ise de Mahkemenin bu gerekçesine katılma imkanı bulunmamaktadır. Zira; Anayasanın 43 ve 3621 sayılı Kıyı Yasası'nın 5. maddesine göre kıyılar; Devlet'in hüküm ve tasarrufu altındadır, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır. Deniz, göl ve akarsu kıyıları ile deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmakta, öncelikle kamu yararı gözetilir. 4.madde hükmüne göre Kıyı çizgisi: Deniz, tabii ve suni göl ve akarsularda, taşkın durumları dışında, suyun karaya değdiği noktaların birleşmesinden oluşan çizgi, Kıyı Kenar çizgisi: Kıyı çizgisinden sonraki kara yönünde su hareketlerinin oluşturulduğu kumluk, çakıllık, kayalık, taşlık, sazlık, bataklık ve benzeri alanların doğal sınır, Kıyı ise: Kıyı çizgisi ile kıyı kenar çizgisi arasındaki alandır. TMK'nin 999. maddesine göre de; özel mülkiyete tâbi olmayan ve kamunun yararlanmasına ayrılan taşınmazlar, bunlara ilişkin tescili gerekli bir aynî hakkın kurulması söz konusu olmadıkça kütüğe kaydolunmaz, tapuya kayıtlı bir taşınmaz, kayda tâbi olmayan bir taşınmaza dönüşürse, tapu sicilinden çıkarılır.