10. Hukuk Dairesi 2025/19073 E. , 2025/17568 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2354 E., 2025/1791 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/22 E., 2023/105 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... taraf…
10. Hukuk Dairesi 2025/19073 E. , 2025/17568 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2354 E., 2025/1791 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/22 E., 2023/105 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, ... unvanlı iş yerinde 01.11.1988 tarihinde çalışmaya başladığını, emeklilik işlemleri nedeniyle Kuruma müracaat ettiğinde sigortalılık süresinin dolmadığını öğrendiğini, işe giriş bildirgesinin işveren tarafından verilmesine rağmen primlerin tahsil edilmemesininde kendisinin sorumluluğunun bulunmadığını, kurumun kendi kusuru nedeniyle mağdur olduğunu beyanla sigorta başlangıç tarihinin 01.11.1988 tarihi olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davacının tespitini talep ettiği tarih üzerinden 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının fiilen çalıştığının resmi, yazılı delillerle ispatlanması, sadece tanık beyanlarına göre hüküm verilmemesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...İncelenen dosya kapsamı ve toplanan delillere göre; davacının 01.11.1988 tarihinde davalı iş yerinde işe başladığına dair işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmiş olması karşısında hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı, davalı iş yerinin talep konusu dönemde kanun kapsamına alındığı, işe giriş bildirgesindeki kimlik bilgilerinin davacıya ait olduğu, bu işe giriş bildirgesi ile verilen sigorta sicil numarasının devam ettiği, davacıya ait sigortalı hizmet cetveline göre başka iş yerinden bildiriminin bulunmadığı, işe giriş bildirgesi üzerinde grafoloji incelemesi yaptırıldığı, 05.01.2023 tarihli rapora göre bildirgedeki fotoğrafın davacıya ait olduğu anlaşılmış olup, Kurum kayıtlarına intikal ettirilen işe giriş bildirgesinin iş yerinde en az 1 gün süre ile çalışmaya karine teşkil ettiği, SGM işlem dosyaları, iş yeri sicil kaydı, vergi dairesi, iş yeri faaliyetine dair kayıtlar, fiili çalışmayı doğrulayan bordro tanıkları ... ve tanık ...'ın beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde davacının fiili çalışma olgusunu ispat etmesi nedeniyle...'' gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının ... unvanlı ... sicil numaralı iş yerinde sigorta başlangıç tarihinin 01.11.1988 tarihinde 1 gün süre ile asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum vekili süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, eksik araştırmayla karar verildiğini, işe giriş bildirgesinin verilmesinin tek başına yeterli olmayıp, ayrıca eylemli çalışma olgusunun ortaya konulması gerektiğini belirterek, temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.