(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/9131 E. , 2007/10318 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.4.2005 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği dü…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/9131 E. , 2007/10318 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.4.2005 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 747 (önceki Medeni Kanunu’nun 671.) maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır.Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine mutlak geçit ihtiyaç veya geçit yoksunluğu, ikincisine de nisbi geçit ihtiyacı ya da geçit yetersizliği denilmektedir. Yukarıda söylenildiği gibi, geçit hakkı tanınmasıyla yola bağlantısı olmayan veya mevcut yolla ihtiyacı karşılanmayan taşınmazın genel yolla bağlantısı sağlanır. Burada davacının subjektif arzusunun önemi yoktur. Eldeki davada; davacı 149 parsel sayılı taşınmazının anayola çıkışının olmadığından bahisle davalılara ait 37 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı kurulmasını talep etmiştir. Davalılar davacının ana yola çıkışı bulunan ve geçit talep edilen 149 parsel sayılı taşınmaza sınırı olan 147 parselde payı bulunduğundan geçit ihtiyacı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davacıya ait 149 parsel sayılı taşınmaz lehine davalılara ait 36 ve 37 parsel sayılı taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasına karar verilmiş, hükmü davalılar temyiz etmiştir. Dosya içerisindeki kadastro paftası ve tapu kayıtlarının incelenmesinden 147 parsel sayılı taşınmazda davacıların paydaş olduğu ve taşınmazın doğusundan anayola sınırının olduğu, buna göre genel yola bağlantısı bulunan davacıların mutlak geçit ihtiyacında olmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan bu nedenlerle davanın reddi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen gerekçe ile kabulü doğru görülmediğinden karar bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 17.09.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.