Başvuru, maddi ve manevi tazminat istemiyle açılan davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) tarafından reddedilmesi nedeniyle Anayasa'nın 2. maddesinde düzenlenen sosyal hukuk devleti ve 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkeleriyle 36. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının ihlal edildiğine ilişkindir.
Başvuru, maddi ve manevi tazminat istemiyle açılan davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) tarafından reddedilmesi nedeniyle Anayasa'nın maddesinde düzenlenen sosyal hukuk devleti ve maddesinde düzenlenen eşitlik ilkeleriyle maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının ihlal edildiğine ilişkindir. Başvuru 5/12/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 30/6/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. OLAYLAR VE OLGULARA. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, askerlik hizmetini yerine getirdiği sırada 30/6/2011 tarihinde sol elinde şişlik ve ağrı şikâyeti ile birlik revirine müracaat etmiş; daha sonra Etimesgut Asker Hastanesinin FTR Polikliniğinde tedavisine devam edilmiş ve Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Sağlık Kurulunun 28/12/2011 tarihli raporuyla askerliğe elverişli olmadığına karar verilmesinin ardından terhis edilmiştir. Başvurucu, askerlik hizmetini yerine getirdiği birliğinde 15/6/2011 tarihinde gece uyku sırasında ranzadan düşmesi sonucunda sol elinde rahatsızlık meydana geldiğini, tedavi sürecinden bir sonuç alınamadığını ve terhis edildiğini, anılan rahatsızlığı nedeniyle hareket yeteneğinin kısıtlandığını belirterek uğradığını ileri sürdüğü 000 TL maddi ve 000 TL manevi zararının tazmini istemiyle dava açmıştır. AYİM İkinci Dairesi, 27/2/2013 tarihli ve E.2013/54, K.2013/294 sayılı kararıyla davayı reddetmiş ve reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden 2/11/2011 tarihli ve 28103 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) maddesi uyarınca takdir edilen 890 TL avukatlık ücretinin başvurucudan alınarak davalı idareye verilmesine karar vermiştir. Karar gerekçesi şöyledir: "Davacı vekili, dava dilekçesinde ve cevaba cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin, Gnkur.Bşk.lığı MUBİLDESKOM Ankara Mu.Brl.Kh. ve Kh.Tk. emrinde askerlik görevini yaptığı sırada, 2011 tarihinde geceleyin yatakhanede uyurken sert bir şekilde ranzadan düşmesi sonucu sol elinde ve kolunda şişme ve ağrılar meydana geldiğini, GATA sağlık Kurulunun 2011 tarihli raporu ile "Algonörodistrofı, el, sol el refleks sempatik distrofi" teşhisi ile "Askerliğe Elverişli Değildir" kararı verildiğini, bu rapora istinaden terhis edildiğini, sağlam olarak askere alınan müvekkilinin askerliğin neden ve tesiriyle sakat kaldığını iddia etmiştir.Davalı idarenin savunmasında özetle; davacının iddia ettiği ranzadan düşme olayının kendi beyanları dışında bilgi ve belgeye dayanmadığı, 2011 tarihinde saat 10:10 sularında kolunun şişmesi dolayısıyla viziteye çıktığında başını kolunun üzerine koyup uyuduğu için kolunun şiştiğini söylediği, 2011 tarihinde tekrar kolunun şişliğinin inmediğini söylemesi üzerine Etimesgut AH FTR polikliniğine sevk edildiği ve ilaç tedavisi verildiği, 2011 tarihinde de Birinci Basamak Muayene merkezi tarafından GATA Romotoloji Polikliniğine sevk edildiği, bir hafta sonra da 2011 tarihinde TSK Rehabilitasyon Merkezine sevk edildiği ve 2011 tarihinde 2 ay hava değişimi aldığı, 2011 tarihinde tekrar TSK Rehabilitasyon Merkezine başvurarak yattığı, 2011 tarihinde "Askerliğe Elverişli Değildir" raporu verildiği belirtilmiştir.Dava dosyası, tıbbi kayıtlar ve tanık ifade tutanakları dikkate alındığında; davacının sağlık problemi ile ilgili kayıtlarında travma öyküsü ile herhangi bir başvurusunun olmadığı, davacının değişik yer ve zamanlarda iddia ettiği olayla ilgili farklı ifadelerde bulunduğu, BI.K. olan amirine BI.Astsb. ile birlikte oldukları bir ortamda BI.K.nın kolunun nasıl şiştiğini sorduğunda ve viziteye çıktığında başını kolunun üzerine koyup uyuduğu için kolunun şiştiğini söylediği, kolundaki rahatsızlıkla ilgili olarak sıralı üstlerine düşme vakasından hiç söz etmediği gibi "Askerliğe Elverişli Değildir" raporu aldıktan sonra birliğine geldiği ve BI.Astsb.dan kendisinden yataktan düştüğüne dair bir tutanak verilmesini istediği, davacının zararın kaynağı olarak ileri sürdüğü "ranzadan düşme" vakıasını varit olduğunu kabule elverişli delil ve emare bulunmadığı ve BI.Astsb. tarafından da böyle bir tutanak tanzim edilmediği, davacının soyut beyanı dışında askerliğe elverişsiz hale gelmesine sebep olan rahatsızlığının ortaya çıkması ile askerlik hizmetinin sebep ve tesiri arasında herhangi bir illiyet bağının bulunmadığı, davacının maruz kaldığı zarara idarenin hizmet kusurunun yol açtığının veya bu zararın idarenin kusursuz sorumluluğu kapsamında kaldığının kabulünün mümkün olmadığı, dolayısıyla idarenin meydana gelen zararı tazminle sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılarak, davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.” Başvurucu, AYİM kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın düzeltilmesini talep etmiş, AYİM İkinci Dairesinin 6/11/2013 tarihli ve E.2013/1348, K.2013/1228 sayılı kararıyla talebin reddine karar verilmiş ve karar 29/11/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 5/12/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. B. İlgili Hukuk 11/4/2013 tarihli ve 6459 sayılı Kanun’un maddesi ile 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle şöyledir:“Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” 659 sayılı KHK’nın maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.”