20. Hukuk Dairesi 2016/14830 E. , 2017/3721 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R 2010 yılında 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında…
**20. Hukuk Dairesi 2016/14830 E. , 2017/3721 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R 2010 yılında 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında ... ili, ... ilçesi, ... köyü 102 ada 7 parsel sayılı 236,60 m² yüzölçümündeki taşınmaz, ... adına ... sınırları dışına çıkarıldığı belirtilerek beyanlar hanesine “6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulamasıyla ... adına ... sınırları dışına çıkarıldığı, 1981 yılından bu yana ... oğlu ...'in kullanımında bulunduğu, üzerindeki zeytin ağaçlarının ...'e ait olduğu” yazılıp tarla niteliği ile ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Daha sonra 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan satış yoluyla davalı ... adına 09.07.2013 tarihinde tescil işlemi yapılmış, 05.05.2016 tarihinde satış yoluyla dava dışı ... oğlu ... ... geçmiş, ... ... 22.06.2016 tarihinde tekrar davalı ...'e kayden satmıştır. 1976 yılında yapılan tesis kadastrosu sırasında 727 parsel sayılı 11.200 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle zeytinlik niteliği ile ... ... ve paydaşları adlarına tesbit ve tescil edilmiş, 12.06.2015 tarihinde ... ... ait 1/3 pay ırsen intikal yoluyla ... ve çocuklarına elbirliği mülkiyet üzere geçmiştir. 727 sayılı parselin beyanlar hanesine “... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/265 E. - 2009/29 K. sayılı kararı uyarınca ... ... payına 6.307.-TL ağaç bedelinden kaynaklı ... lehine hapis hakkı bulunduğu” şerhi 2010 yılında yazılmıştır. Davacı ... 15.12.2014 tarihli dava dilekçesiyle; eşi ... ... 1995 yılında ölmesi üzerine davalının 727 parsel sayılı taşınmazı zapt ettiğini, davalı aleyhine açtıkları elatmanın önlenmesi davasının 15 yıl sürdüğünü, bu arada eşi tarafından 1978 yılında açılan yolun da davalı tarafından işgal edilip zeytin ağaçları dikildiğini, yol olarak kullandıkları alanın ... tarafından davalıya satıldığını ileri sürerek, 102 ada 7 sayılı parselin üzerinde bulunan davalı tarafından dikilen zeytin ağaçlarının bedelini ödemek suretiyle davalıya yapılan satışın ve tapu kaydının iptaline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Davacı 07.04.2015 tarihli ilk oturumda ise “102 ada 7 parseli tarla yolu olarak kullandığını, davalının bu yere zeytin dikip tel örgü çekerek maliki bulunduğu 727 parsel sayılı tarlasına geçişini engellediğini, 102 ada 7 sayılı parseli kendisinin satın almak istediğini, bu sebeple tapu kaydının iptaline karar verilmesini" talep ettiğini belirtmiştir.