T.C. GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : .. KARAR NO :... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : .. ÜYE : .. ÜYE : .. KATİP : .. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GAZİANTEP 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 1.. NUMARASI : .. DAVACI : .. VEKİLİ : Av. .. DAVALI : .. VEKİLLERİ : Av. .. DAVANIN KONUSU : Reddi Hakim/Hakimin Çekinmesi İncelemesi KARAR TARİHİ : .. KARAR YAZIM TARİHİ : .. Mahalli mahkemesince verilen karara karşı tal…
T.C. GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : .. KARAR NO :... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : .. ÜYE : .. ÜYE : .. KATİP : .. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GAZİANTEP 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 1.. NUMARASI : .. DAVACI : .. VEKİLİ : Av. .. DAVALI : .. VEKİLLERİ : Av. .. DAVANIN KONUSU : Reddi Hakim/Hakimin Çekinmesi İncelemesi KARAR TARİHİ : .. KARAR YAZIM TARİHİ : .. Mahalli mahkemesince verilen karara karşı talep eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve ilgili dosya dairemize gelmiş olup, dosyanın inceleme aşamasında duruşma yapılmadan karar verilebilecek hallerden olduğu anlaşılmış olmakla, dosya heyetçe incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davalı vekili, eldeki dosyada alınan bilirkişi raporu ile davacı vekili tarafından .. TL üzerinden ihtiyati haciz talep edildiği, mahkemece ihtiyati haciz talebi kabul edilerek hüküm kurulduğu, söz konusu karar davacı vekili tarafından icra dosyasına sunularak ihtiyati haciz işlemlerinin yapıldığı, ihtiyati haciz işlemlerinin durdurulması amacıyla icra dosyasına .. TL ödeme yapıldığı ve bu bedelin icra dosyasına depo edilmesi ve hacizlerin kaldırılması talep edildiği, fakat bu talebin icra müdürlüğünce reddedildiği, mahkeme, dosyada alınan bilirkişi raporuna yönelik itiraz süresi henüz dolmamışken, esasa ilişkin karar verdiği, rapora karşı beyanda bulunma süresi geçmeden hüküm kurulmasının, hakimin taraflardan birinin aleyhine usulü kısaltma yoluna gitmesiyle tarafsızlığını yitirdiği izlenimi yarattığı, dosyada daha önce mahkeme heyetinin birlikte verdiği ihtiyati haciz kararı bulunmaktayken mahkemece aynı haczin durdurulması ve kaldırılmasına ilişkin kararın verilmediği, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm kurulduğu, hakimin davranışları makul bir gözlemci açısından tarafsızlığını sorgulatıyorsa, bu da ret sebebi olarak yeterli olacağı, ara kararlara dayanak oluşturacak herhangi bir gerekçe sunulmadığı, mahkemenin tarafsızlığını yitirdiği, bu sebeplerle mahkeme heyetinin dosya hakkında kanaat bildirdiği, ihsas-ı rey yasağına aykırı davrandığı ve bu durum HMK madde 36 uyarınca hakimin tarafsızlığını şüpheye düşürecek ret sebebi oluşturduğu değerlendirmesiyle, hakimin tarafsızlığını şüpheyi gerektiren sebep doğduğunu ileri sürerek reddi hakim talebinde bulunmuştur. Reddi istenen . ... Asliye Ticaret Mahkemesi heyeti mütalaasında; somut olayda .. tarihinde davacı tarafından ihtiyati haciz talep edildiğini, mahkemece yaklaşık ispat koşulu sağlanmadığından bahisle .. tarihinde gerekçesi gösterilerek bu talebin reddedildiğini, akabinde yargılamaya devam edilerek dosyaya bilirkişi raporu kazandırıldığını, rapor sonrasında davacı tarafça yeniden ihtiyati haciz talep edildiğini, ticari defterler esas alınarak hazırlanan bilirkişi raporu göz önüne alınarak yaklaşık ispat koşulu sağlandığından bahisle bu defa ihtiyati haciz talebinin gerekçeli şekilde kabul edildiğini, ihtiyati haczin, geçici bir hukuki koruma olduğunu, alacağın varlığı hakkında yeterli kanaate sahip olunmasının yeterli olduğunu, ayrıca ihtiyati haciz hakkında herhangi bir karar verilmesiyle birlikte mahkeme heyetinin ihsası reyde bulunduğu yahut tarafsızlığına gölge düşürdüğü sonucunun çıkarılamayacağını, aksine ihtiyati haciz talebi hakkında karar vermenin mahkememin kanundan doğan yükümlülüğü olduğunu, kaldı ki bu kararlara karşı niteliğine göre itiraz veya istinaf kanun yollarının açık olduğunu, davalı tarafça mahkeme veznesine yatırılan herhangi bir meblağın bulunmadığını, hacizlerin fekki ve yatırıldığı iddia edilen miktarın icra müdürlüğünde depo ettirilmesi talebinin takip hukukuna ilişkin olduğu göz önüne alınarak mahkemece karar verilmesini gerektirecek bir durum söz konusu olmadığını, mahkemece yargılamanın usulüne uygun olarak icra edildiğini, tarafsız olarak, usul ve yasalara uygun yargılama yapıldığını, yapılan tüm işlemlerin dosyanın içeriğine uygun olduğunu, verilen tüm ara kararların dosya kapsamı ile uyumlu olduğunu, davalının ileri sürdüğü hiçbir ret sebebinin yerinde olmadığını, bu nedenlerle Mahkeme heyetinin çekilmesini veya reddini gerektirir bir husus bulunmadığını, HMK’nın 36. maddesinde sayılan ret sebeplerinin hiçbirisinin mevcut olmadığını ve ret talebinin kötüniyetli yapıldığını, mahkeme heyetinin reddi talebinin yerinde olmadığını ve kötüniyetli ret talebinde bulunan aleyhine HMK 42/6 hükmü uyarınca disiplin para cezasına hükmedilmesi gerektiğini beyan etmişlerdir. İlk derece mahkemesince, hakimin/ mahkeme heyetinin reddi talebinin reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı süresi içerisinde talep eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; reddi hakim şartlarının oluştuğunu, bilirkişi raporuna karşı itiraz süresi dolmadan ihtiyati haciz kararı verilmesinin usul hükümlerini hiçe saymak olduğunu, icra müdürlüğüne yatırılan bedel yönünden karar verilmesine yer olmadığı kararının hatalı olduğunu, disiplin para cezasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Talep, reddi hakim istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır. HMK'nın 36. maddesinde hâkimin red sebepleri düzenlenmiş olup, anılan hükme göre; "Hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması hâlinde, taraflardan biri hâkimi reddedebileceği gibi hâkim de bizzat çekilebilir. Özellikle aşağıdaki hâllerde, hâkimin reddi sebebinin varlığı kabul edilir; Davada, iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, davada, iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği hâlde görüşünü açıklamış olması, davada, tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hâkim yada hakem sıfatıyla hareket etmiş olması, davanın, dördüncü derece de dâhil yansoy hısımlarına ait olması, dava esnasında, iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması" gerekir. Maddede belirtilen haller tahdidi olarak sayılmamakla birlikte hakimin şahsı ile ilgili olan veya kişisel sebeplerle tarafsızlığından şüpheyi gerektiren haller belirtilmiştir. Yargıtay'ın süreklilik kazanmış uygulamaları ile şekillendiği ve kabul edildiği üzere, mahkeme ara karar ve usul işlemleri ret sebebi teşkil etmeyecektir... sayılı ilamı, .. E.K. sayılı ilamı ile benzer sayısız ilamı) Yargılama sırasında mahkeme heyeti davanın ne şekilde yürütüleceği, hangi usul hükümlerinin uygulanacağı, hangi yasal maddeye göre davanın yürütüleceği konusunda her türlü kararı verebilir. Buna müdahale mümkün değildir. Mahkeme hakiminin bu kararlarından dolayı taraflı davrandığını ileri sürmek mümkün değildir. Zira bu nitelikteki karar ve usul işlemleri hüküm ile birlikte kanun yolu denetiminde değerlendirme konusu teşkil edecektir. Aksinin kabul edilmesi halinde mahkeme hakimi tarafından herhangi bir tarafın talebi hakkında verilen her olumlu-olumsuz ara kararın hakimin reddi sebebi sayılabileceği, bunun ise yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve yasa koyucunun amacına uygun bir uygulama olmayacağı açıktır. Olayımızda her ne kadar davalı tarafça reddi hakim talebinde bulunulmuşsa da yukarıda da belirtildiği üzere mahkeme hakiminin ara kararlarının ve usul işlemlerinin hatalı uygulanmasının ret sebebi teşkil etmeyeceği, bunun dışında talepte bulunanın diğer iddialarının soyut beyanlardan ibaret olduğu, dosyada ilgili hakimin tarafsızlığına gölge düşürecek herhangi bir görüş açıklama, yol gösterme vs. eylemi ispat edilememiştir. Mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları ile delillerinin dosya kapsamına ve yasalara uygun olarak değerlendirip verilen kararın, usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle ret sebeplerinin HMK'nun 36. maddesinde sayılı sebeplerden olmaması, dosya hakiminin verdiği usul ve esasa ilişkin ara kararların asıl dava dosyası ile birlikte kanun yoluna başvurulacağı, verdiği bu kararlarından dolayı taraflı davrandığına ilişkin bir delil bulunmadığının anlaşılmasına göre ve ayrıca red sebebinin kanunda sayılan hallerden hiç birine uymadığı açık olan somut olayda hakimin reddi talebinde bulunulması karşısında inceleme merci tarafından talebin kötü niyetli yapıldığı kabul edilerek HMK.nun 42. maddesi gereğince disiplin para cezası takdirinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Talep eden vekilinin istinaf istemi yerinde değildir. Bu durumda yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğrudur. Tüm bu nedenlerle HMK. 355. Maddesi ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olması, kamu düzenine aykırı bir durumun da tespit edilememesi karşısında talep eden vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Talep eden tarafından harç peşin alındığından harç konusunda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 3-İstinaf masrafının talep eden üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın kesin olması nedeniyle tebligatların ve harç tahsil/iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK. 43/2 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/12/2025 . . Başkan. ¸e-imzalıdır. . Üye. ¸e-imzalıdır. . Üye. ¸e-imzalıdır . . Katip.. ¸e-imzalıdır