TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR G.G. BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/9416) Karar Tarihi: 9/6/2021 R.G. Tarih ve Say ı: 30/7/2021-31553 Başvuru Numaras ı: 2018/9416 Karar Tarihi : 9/6/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR GİZLİLİK TALEBİ KABUL Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Muammer TOPALYusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN Raportör : Ali KOZAN Başvurucu : G.G. Vekili : Av. Hakan ERDEM I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, memurluktan çekilmi ş say ılma karar ı neden
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR G.G. BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/9416) Karar Tarihi: 9/6/2021 R.G. Tarih ve Say ı: 30/7/2021-31553 Başvuru Numaras ı: 2018/9416 Karar Tarihi : 9/6/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR GİZLİLİK TALEBİ KABUL Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Muammer TOPALYusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN Raportör : Ali KOZAN Başvurucu : G.G. Vekili : Av. Hakan ERDEM I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, memurluktan çekilmi ş say ılma karar ı nedeniyle özel hayata sayg ı hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 28/3/2018 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ında n yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına gönderilmi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle olaylar özetle şöyledir: 8. Bir Devlet Hastanesinde hem şire olarak görev yapan ba şvurucu 17/8/2012 tarihinde cinsel sald ırıya uğrad ığını beyan ederek eski erkek arkada şı hakk ında an ılan tarihte şikâyetçi olmu ştur. Başvurucu, polis merkezinde verdi ği 17/8/2012 tarihli ifadesinde; erkek Başvuru Numaras ı: 2018/9416 Karar Tarihi : 9/6/2021 3arkadaşının psikolojik rahats ızlığı olduğunu anlay ınca ondan ayr ıldığını ancak bu ki şinin arabas ıyla kendisini sürekli takip etti ğini, evinin önünde sabahlad ığını, kendisini öldürmekle tehdit etti ğini, telefonla sürekli aray ıp rahats ız ederek hakaret etti ğini vurgulam ıştır. Bu olaylar nedeniyle psikolojisinin bozuldu ğunu hatta otuz iki gün i şe gidemedi ğini, son olarak da 16/8/2012 tarihinde evine zorla girdi ğini, darbedip kendisine tecavüz etti ğini belirterek şikâyetçi oldu ğunu ifade etmi ştir. Ankara Ulus Devlet Hastanesinin 26/11/2012 tarihli sa ğlık raporunda; ba şvurucunun ifade etti ği olay sonras ı başlayan korku, uykusuzluk, sosyal işlevselliğinde bozulma şikâyetlerine yönelik tedaviye ba şland ığı belirtilmi ştir. Ayr ıca başvurucu hakk ında Ankara 1. Aile Mahkemesi taraf ından 28/8/2012 tarihinde 8/3/2012 tarihli ve 6284 say ılı Ailenin Korunmas ı ve Kad ına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsam ında koruma karar ı verilmiştir. 9. Bu arada ba şvurucunun 4/6/2012 tarihinden geçerli olmak üzere verilen on gün istirahat izni bitmesine ra ğmen görevine ba şlamad ığı iddias ıyla 4/7/2012 tarihinde hakk ında disiplin soru şturmas ı başlatılm ıştır. 10. An ılan disiplin soru şturmas ı kapsam ında 30/11/2012 tarihinde ba şvurucunun ifadesi al ınm ıştır. Başvurucu; psikolojik s ıkıntılar ı nedeniyle günlük hayat ını devam ettiremedi ğinden dolay ı hata yapm ış olabilece ğini ancak kötü niyetinin olmad ığını, geç de olsa raporlar ını kuruma gönderdi ğini beyan etmi ştir. Yaln ızlığın, maddi s ıkıntılar ın ve yaşam ış olduğu cinsel sald ırının etkisi ile psikolojik olarak çöküntü ya şadığını ancak daha sonra gördü ğü tedavilerle hayata dönmeye ba şlad ığını ve görevine dönmek istedi ğini belirtmiştir. Küçük bir yerde ya şamas ı ve başına gelenlerin duyuldu ğunu düşünmesi nedeniyle utand ığını, psikolojisinin tekrar bozulabilece ğini vurgulayan ba şvurucu yaln ız yaşayan bir kad ın olarak kendisine destek verilmesini talep etti ğini ifade etmi ştir. Başvurucu ayr ıca, hakk ındaki adli ve t ıbbi belgeleri soru şturma dosyas ına sunmu ştur. 11. Soruşturma sonunda düzenlenen 6/12/2012 tarihli raporda, yap ılan araştırmada başvurucunun ifadesini do ğrulayan belgelere ula şıldığı vurguland ıktan sonra ba şvurucunun 6/7/2012 tarihinden sonra görevine gelmedi ğinin sabit oldu ğu belirtilmi ştir. Başvurucunun 14/7/1965 tarihli ve 657 say ılı Devlet Memurlar ı Kanunu'nun 125. maddesinde düzenlenen özürsüz olarak bir y ılda yirmi gün göreve gelmemek fiilini i şlediği, bu nedenle an ılan Kanun'un 126. maddesi gere ği memurluktan ç ıkarma cezas ı ile cezaland ırılmas ı kanaatine ulaşıldığı ifade edilmi ştir. Ayr ıca başvurucunun ya şadığı sıkıntılar gözetilerek memurluktan çıkarma cezas ının uygun görülmemesi hâlinde il d ışına naklen atamas ına karar verilmesi ve istirahat raporlar ını zaman ında kurumuna bildirmesi konusunda uyar ılmas ı gerektiği vurgulanm ıştır. 12. Türkiye Halk Sa ğlığı Kurumu ( İdare) 6/3/2013 tarihinde, ba şvurucunun 657 say ılı Kanun'un 94. maddesi gere ği 17/7/2012 tarihinden itibaren görevden çekilmi ş say ılmas ına karar vermi ştir. 13. Başvurucu, an ılan idari i şlemin iptali istemiyle 7/6/2013 tarihinde Kastamonu İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava açm ıştır. Başvurucu, dava dilekçesinde; eski erkek arkadaşı taraf ından 5/7/2012 tarihinden itibaren devaml ı olarak tehdit edildi ğini ve tacize uğrad ığını, bu durum nedeniyle ruhsal durumunun bozuldu ğunu, korkudan evden ç ıkamaz hâle geldi ğini, son olarak da 17/8/2012 tarihinde an ılan kişinin cinsel sald ırısına maruz kald ığını ve polise suç ihbar ında bulundu ğunu vurgulam ıştır. İşe gidemedi ği alt ıncı gün telefonla il sa ğlık müdür yard ımc ısını aray ıp durumunu anlatarak y ıllık izin talep etmesine rağmen izin verilmedi ğini, işe gitmedi ği günlerle ilgili olarak Kurumun rapor talep etti ğini Başvuru Numaras ı: 2018/9416 Karar Tarihi : 9/6/2021 4oysa taciz ve tehditler devam etti ği için evden ç ıkamad ığını hatta ihtiyaçlar ını komşular ının karşılad ığını, yaşadığı zorluklar ın dikkate al ınmad ığını ifade etmi ştir. 14. Davaya cevab ında Kurum vekili; ba şvurucunun ya şadığını iddia etti ği olaylar ın göreve devams ızlığın mazereti say ılamayaca ğını zira başvurucunun hürriyetinden yoksu n bırak ıldığına dair bir iddias ının olmad ığını, cinsel sald ırı ve tehdit kar şısında da koruma karar ı almas ının hukuken mümkün oldu ğunu belirtmi ştir. Olaylar ın Ankara'da meydana geldiğini, başvurucunun Çank ırı'nın Şabanözü ilçesindeki i şine gitmesine engel bir durumun mevcut olmad ığının anlaşıldığını, başvurucu hakk ında daha sonra koruma karar ı verilse de başvurucunun i şe dönme talebinin olmad ığını vurgulam ıştır. Başvurucunun mazeretsiz olarak görevini terk etti ğinin disiplin soru şturmas ı ve tutanaklarla da tespit edildi ğini belirterek davan ın reddini talep etmi ştir. 15. Mahkeme 6/8/2013 tarihli ara karar ı ile Hacettepe Üniversitesi T ıp Fakültesi Hastanesinden (Hastane) 6/7/2012-17/7/2012 tarihleri aras ında başvurucunun i şe devam etmesini engelleyecek hastal ığının olup olmad ığını sormuştur. An ılan Hastane Sa ğlık Kurulu taraf ından başvurucu muayene edilmi ş ve önceki tedavi belgeleri gözetilerek 5/9/2013 tarihli rapor düzenlenmi ştir. Bu raporda; ba şvurucunun daha öncede Hastanede muayene edildi ği ve travma sonras ı stres bozuklu ğu ile depresyon tan ısı konularak ilaç tedavisinin ba şland ığı belirtilmiştir. 17/8/2012 tarihinde Adli T ıp Ana Bilim Dal ında ve 28/2/2013 tarihinde Psikiyatri Bölümünde yap ılan muayene sonuç kay ıtlar ından başvurucunun 17/8/2012 tarihinde maruz kald ığı cinsel sald ırı öncesinde yakla şık bir ay tehdit edildi ği, k ızına bir şey olacak korkusuyla geceleri uyuyamad ığı, 4/7/2012 tarihinde benzer şekilde cinsel sald ırıya uğrad ığı, evden ç ıkamaz hâle geldi ği, hâlsizlik, hayattan zevk alamama gibi şikâyetlerinin olduğunun anla şıldığı vurgulanm ıştır. Sonuç olarak hastan ın öyküsünden ve belirtilen dosya notlar ından ba şvurucunun 6/7/2012-17/7/2012 tarihleri aras ında travma sonras ı stres bozukluğu ile depresyon belirtileri oldu ğu, bu nedenle i şe devam edemedi ği kanaatine ulaşıldığı ifade edilmi ştir. 16. Mahkeme 10/10/2013 tarihinde davan ın reddine karar vermi ştir. Karar ın gerekçesinde; ba şvurucunun polis karakolunda verdi ği ifade ve sa ğlık kurulu raporu hat ırlat ıldıktan sonra ba şvurucunun 6/7/2012-11/7/2012 tarihleri aras ında alt ı gün süre ile ve 11/7/2012-17/7/2012 tarihleri aras ında kesinti olmaks ızın göreve gitmedi ğinin tutanaklarla ortaya konuldu ğu ve ba şvurucunun göreve gitmedi ğine ilişkin bir itiraz ının olmad ığı vurgulanm ıştır. Başvurucunun göreve gidememesine yönelik ileri sürdü ğü cinsel sald ırı olay ının 17/8/2012 tarihinde gerçekle ştiği ve sağlık kurulu raporlar ının bu cinsel sald ırı olay ı sonras ı meydana gelen fizyolojik ve psikolojik duruma ili şkin hastan ın öyküsü ile dosya notlar ının değerlendirilmesi sonucu düzenlendi ği gözetilerek ba şvurucunun göreve gitmemesine mazeret olu şturacak hukuken geçerli, somut ve objektif delillerin mevcut olmad ığı değerlendirmesine yer verilmi ştir. 17. Başvurucu, an ılan karar ı temyiz etmi ştir. Dan ıştay Onalt ıncı Dairesi 12/11/2015 tarihinde ilk derece mahkemesinin karar ının yasaya ve usule uygun oldu ğu gerekçesiyle onanmas ına karar vermi ştir. Başvurucunun karar düzeltme talebi de ayn ı Dairenin 17/12/2017 tarihli karar ıyla reddedilmi ştir. 18. Nihai karar ba şvurucuya 1/3/2018 tarihinde tebli ğ edilmiştir. 19. Başvurucu 28/3/2018 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. Başvuru Numaras ı: 2018/9416 Karar Tarihi : 9/6/2021 5IV.İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk 20. 657 say ılı Kanun un "Çekilme" kenar ba şlıklı 94. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Devlet memuru ba ğlı olduğu kuruma yaz ılı olarak müracaat etmek suretiyle memurluktan çekilme iste ğinde bulunabilir. Mezuniyetsiz veya kurumlar ınca kabul edilen mazereti olmaks ızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yaz ılı müracaat şart ı aranmaks ızın, çekilme iste ğinde bulunulmu ş say ılır..." 21. 657 say ılı Kanun un "Disiplin cezalar ının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" kenar başlıklı 125. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "... Devlet memurlu ğundan ç ıkarma cezas ını gerektiren fiil ve haller şunlard ır: ... d) Özürsüz olarak bir y ılda toplam 20 gün göreve gelmemek... Geçmiş hizmetleri s ıras ındaki çal ışmalar ı olumlu olan ve ödül veya ba şarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olan ı uygulanabilir..." 22. 657 say ılı Kanun un "Disiplin cezas ı vermeye yetkili amir ve kurullar" kenar başlıklı 126. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Devlet memurlu ğundan ç ıkarma cezas ı amirlerin bu yoldaki iste ği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu karar ı ile verilir." B. Uluslararas ı Hukuk 23. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'nin (Sözle şme) "Özel ve aile hayat ına sayg ı hakk ı" kenar başlıklı 8. maddesi şöyledir: "(1) Herkes özel ve aile hayat ına, konutuna ve yaz ışmas ına sayg ı gösterilmesi hakk ına sahiptir. (2) Bu hakk ın kullan ılmas ına bir kamu makam ının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmü ş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenli ği, ülkeni n ekonomik refah ı, düzenin korunmas ı, suç işlenmesinin önlenmesi, sa ğlığın veya ahlak ın veya başkalar ının hak ve özgürlüklerinin korunmas ı için gerekli bir tedbir olmas ı durumunda söz konusu olabilir." 24. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi (A İHM) içtihatlar ında özel hayat ın eksiksi z bir tan ımı bulunmayan geni ş bir kavram oldu ğu belirtilmektedir. Özel hayata sayg ı hakk ı alt kategorisinde geçen özel hayat kavram ı AİHM taraf ından oldukça geni ş yorumlanmakta ve bu kavrama ili şkin tüketici bir tan ım yap ılmaktan özellikle kaç ınılmaktad ır (Koch/Almanya , B. No: 497/09, 19/7/2012, 51). Bununla birlikte Sözle şme'nin denetim organlar ının içtihatlar ında bireyin ki şiliğini serbestçe geli ştirmesi ve gerçekle ştirmesi ile kişisel Başvuru Numaras ı: 2018/9416 Karar Tarihi : 9/6/2021 6bağıms ızlık kavramlar ının özel hayata sayg ı hakk ının kapsam ının belirlenmesinde teme l alındığı anlaşılmaktad ır (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/7/2004, 43; K.A. ve A.D./Belçika, B. No: 42758/98, 45558/99, 17/2/2005, 83; Pretty/Birle şik Krall ık, B. No: 2346/02, 29/4/2002 61; Christine Goodwin/Birle şik Krall ık [BD], B. No: 28957/95, 11/7/2002, 90). 25. Özel hayata sayg ı hakk ına kamu makamlar ının keyfî bir şekilde müdahale etmelerinin önlenmesi, Sözle şme'nin 8. maddesi ile sa ğlanan güvenceler kapsam ında yer almaktad ır. AİHM, özel hayata sayg ı hakk ı kapsam ında bulunan bir menfaate devletin müdahale etti ğini tespit etti ğinde Sözle şme'nin 8. maddesinin ikinci f ıkras ında belirtilen koşullar ı incelemektedir. Buna göre kamu makamlar ının müdahalesinin yasal bir dayana ğı olup olmad ığı, an ılan f ıkrada yer alan me şru amaçlara dayan ıp dayanmad ığı, demokratik bir toplumda gerekli ve orant ılı olup olmad ığı araştırılmaktad ır (Dudgeon/Birle şik Krall ık [GK] , B. No: 7525/76, 22/10/1981, 43; Olsson/İsveç No.1 [GK], B. No: 10465/83, 24/3/1988, 59; De Souza Ribeiro/Fransa [BD], B. No: 22689/07, 13/12/2012, 77). 26. AİHM, kural olarak ilgili ki şinin mesleki ya şant ısına getirilen bir k ısıtlamay ı Sözleşme'nin 8. maddesinin kapsam ı içinde kabul etmektedir ( Sodan/Türkiye , B. No: 18650/05, 2/2/2016, 37). A İHM taraf ından öncelikle mesleki hayat ın kişiliğin geliştirilmesi üzerindeki etkisi tart ışılm ış, mesleki hayata getirilen s ınırlamalar ın bireyin yak ın çevresiyle ilişkilerini geli ştirmesi ve sosyal kimli ğini şekillendirmesi üzerinde etki do ğuracağı belirtilmiş ve bu ba ğlamdaki müdahalelerin 8. maddenin kapsam ına girebilece ği değerlendirilmi ştir. AİHM, bu konuya ili şkin her somut olay de ğerlendirmesinde özel hayat kavram ının kapsam ına ilişkin aç ıklamalarda bulunmu ş; bu kavram ın bireyin ki şisel hayat ını istediği gibi yaşayabilece ği bir iç alan ile s ınırland ırmay ı ve d ış dünyay ı bu alandan tamamen uzak tutmay ı hakk ın koruma alan ını aşırı şekilde s ınırlayan bir yakla şım tarz ı olarak nitelendirmi ştir (Fernández Martínez/ İspanya [BD], B. No: 56030/07, 12/6/2014, 109). 27. AİHM, mesleki hayatla ilgili ba şvuru türlerinde özel hayat kavram ını iki farkl ı yaklaşıma göre uygulamaktad ır: Birincisi özel hayata ili şkin bir unsurun anla şmazl ık nedeni olup olmad ığı (sebebe dayal ı yaklaşım), ikincisi ise itiraz edilen tedbirin sonuçlar ı bak ımından özel hayata dokunan bir meselenin olup olmad ığıdır (sonuca dayal ı yaklaşım). AİHM'e göre özel hayata ili şkin unsurlar ın mesleğin icras ı bak ımından aranan nitelik ve yeterlilik ko şullar ı bak ımından gözetilmi ş veya kişinin mesle ği ile ilgili tasarruflara esas alınm ış olduğu durumlardan kaynaklanan ba şvurular sebebe dayal ı yaklaşım çerçevesinde, özel hayata sayg ı hakk ı kapsam ı içinde de ğerlendirilir ( Denisov/Ukrayna [BD], B. No: 2011/76639, 25/9/2018, 100-103). 28. AİHM, kişinin meslek hayat ını etkileyen bir tedbir için öne sürülen gerekçelerin kişilerin özel hayat ına ilişkin olmad ığı ancak söz konusu tedbirin ki şinin özel hayat ına yönelik ciddi olumsuz etkilerinin bulundu ğu veya bulunma ihtimalinin oldu ğu durumlar ın konu edildi ği başvurular ın sonuca dayal ı yaklaşım çerçevesinde Sözle şme'nin 8. maddesinin kapsam ı içine girebilece ğini ifade etmi ştir. Bu ba ğlamda söz konusu olumsuz etkilere ili şkin değerlendirmede A İHM, kişinin yak ın çevresi üzerindeki, özellikle de maddi bak ımdan ortaya ç ıkan sonuçlar ı, diğerleri ile ili şki kurma ve geli ştirme olanaklar ı ile itibar ı üzerindeki olumsuzluklar ı dikkate almaktad ır (Denisov/Ukrayna, 107). 29. AİHM; sebebe dayal ı yaklaşımın Sözleşme'nin 8. maddesinin uygulanmas ını gerekli k ılmad ığı durumlarda söz konusu tedbirin sonuçlar ının özel hayat ın üzerindeki Başvuru Numaras ı: 2018/9416 Karar Tarihi : 9/6/2021 7etkilerine ili şkin bir inceleme yap ılmas ı gerektiğini vurgulam ıştır. Bununla beraber söz konusu bu ayr ımın ilgili tedbirin alt ında yatan sebepleri ve tedbirin sonuçlar ını incelerken her iki yakla şımı birlikte uygulamas ına engel te şkil etmedi ğini de belirtmektedir (Denisov/Ukrayna, 109). 30. AİHM, sonuca dayal ı yaklaşım uyar ınca inceleme yap ılabilmesi için söz konusu meslekle ilgili tasarrufun özel hayat üzerinde do ğurduğu etkilerin belirli önem ve ciddiyette olmas ı koşulunu aramakta; asgari a ğırlık seviyesine ula şmış olmas ı gerekti ğini vurgulamaktad ır. AİHM, sadece bu sonuçlar ın çok ağır olduğu ve kişinin özel hayat ını önemli derecede etkiledi ği durumlarda Sözle şme'nin 8. maddesinin uygulanabilir oldu ğunu kabul etmektedir ( Denisov/Ukrayna, 113-116). 31. AİHM, sonuca dayal ı yaklaşımı uygulad ığı başvurularda iddia edilen ihlallerin ağırlık ve ciddiyet derecesini de ğerlendirmeye yönelik k ıstaslar olu şturmuştur. Bu kapsamda başvurucunun söz konusu tedbir öncesi ve sonras ındaki yaşam ı kıyaslanarak maruz kald ığı olumsuz etki de ğerlendirilmektedir. Ayr ıca sonuçlar ın ciddiyetinin belirlenmesinde başvurucunun iddia etti ği öznel alg ılar ın somut ba şvurudaki nesnel ko şullarla birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Bunun yan ı sıra yap ılacak incelemenin iddia edilen tedbirin hem maddi hem de manevi etkilerini kapsamas ı gerekmektedir. A İHM, başvurucular ın şikâyet edilen tasarrufun özel hayatlar ı üzerindeki olumsuz sonuçlar ını somut verilere dayal ı olarak uygun şekilde ispatlamakla yükümlü olduklar ını ifade etmektedir. Ayr ıca başvurucular söz konusu şikâyetlerini ulusal merciler önünde de uygun şekilde dile getirmi ş olmal ıdır (Denisov/Ukrayna, 113-117). V.İNCELEME VE GEREKÇE 32. Mahkemenin 9/6/2021 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı 33. Başvurucu 5/7/2012 tarihinden itibaren eski erkek arkada şının tehdit ve tacizlerine maruz kald ığını ve 17/8/2012 tarihinde de ayn ı şahıs taraf ından tecavüze uğrad ığını vurgulam ıştır. Bu süreçte sistematik olarak psikolojik ve fiziki sald ırıya uğramas ından dolay ı yaşadığı bedensel ve ruhsal çöküntü nedenliye i şe gidemedi ğini, travma sonras ı stres bozuklu ğu ve depresyon nedeniyle evden bile ç ıkamad ığını iddia etmi ştir. Ancak bu durumunun Kurum taraf ından gözetilmedi ğini, il sağlık müdür yard ımc ısından yıllık izin talep etmesine ra ğmen izin kulland ırılmad ığını ve devams ızlık tutanaklar ı tutulara k görevine haks ız şekilde son verildi ğini belirtmi ştir. Kurum yetkililerinin durumunda n haberdar olduklar ını, savunmas ının bile al ınmad ığını, vahim bir olay ın mağduru oldu ğu sabi t olmas ına rağmen bu durumu kan ıtlayan sağlık raporlar ı da gözetilmeyerek müstafi say ıldığını ifade etmi ştir. Bir çocuk annesi oldu ğunu, devletin kendisini koruyamad ığı gibi işten çıkararak çocu ğunu ve kendisini ma ğdur ettiğini vurgulayan ba şvurucu, aile hayat ına sayg ı, çal ışma ve adil yarg ılanma haklar ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. B. Değerlendirme 34. Anayasa n ın "Özel hayat ın gizliliği" kenar ba şlıklı 20. maddesinin birinci fıkras ının ilgili k ısm ı şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2018/9416 Karar Tarihi : 9/6/2021 8 Herkes, özel hayat ına ...sayg ı gösterilmesini isteme hakk ına sahiptir. Özel hayat ın ... gizliliğine dokunulamaz. 35. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). 36. Başvurucunun temel iddialar ının hukuka ayk ırı şekilde memurluktan çıkar ılmas ı, bu surette kamu gücü marifetiyle mesleki hayat ına müdahale edilmesi ve an ılan işleminin iptal edilmesi talebiyle açt ığı davan ın reddedilmesi ile ilgili i şlemler bütününe ilişkin olduğu görülmektedir. Ki şilerin mesleki hayatlar ının onlar ın özel hayatlar ıyla s ıkı bir irtibat ının olduğu ve meslek hayat ına yönelik tedbirlerin ya da müdahalelerin söz konusu olduğu dava süreçlerinde özel hayata sayg ı hakk ının gündeme geldi ği yads ınamaz. Bununla birlikte öncelikle mesleki hayata yönelik tedbirlerin ya da müdahalelerin hangi durumlarda özel hayat kapsam ında görülmeye uygun oldu ğu veya ba şvuru konusu edilen uyu şmazl ıklar ın hangilerinin bu ba ğlamda uygulanabilir kabul edilece ği hususlar ında belirlenen ölçütlerin dikkate al ınmas ı gerekir ( C. A. (3) [GK], B. No: 2018/10286, 2/7/2020, 88). 37. Anayasa Mahkemesi C. A. (3) (ayn ı kararda bkz. 90-96) karar ında; özel hayata ili şkin hususlar ın kişinin mesle ği ile ilgili tasarruflara esas al ındığı durumlarda özel hayata sayg ı hakk ının uygulanabilir oldu ğuna ve özel hayata ili şkin herhangi bir nedene dayan ılmaks ızın mesleki hayata yönelen müdahalelerin özel hayata sayg ı hakk ı kapsam ında değerlendirilebilmesi gerekli olan ko şullar ın neler oldu ğuna ilişkin detayl ı değerlendirmelerde bulunmu ştur. 38. Belirtilen kararda aç ıklanan kriterler kapsam ında somut ola y değerlendirildi ğinde başvurucunun memurluktan ç ıkar ılmas ının özel hayata ili şkin bir nedene dayanmad ığı aç ıktır. Zira işleme dayanak al ınan başlıca olgu ba şvurucunun mazeretsiz olara k göreve gitmemesidir. Bununla birlikte ba şvurucunun mesleki hayat ına yönelik müdahalenin onun özel hayat ına ciddi şekilde etki etti ği ve bu etkinin belirli bir a ğırlık düzeyine ula ştığı da anlaşılm ıştır. Nitekim al ınan tedbirin ba şvurucunun sosyal ve mesleki itibar ını koruyabilmesi açısından ciddi sonuçlar do ğuracağı değerlendirilmi ştir. 39. Neticede somut ba şvurunun sonuca dayal ı olarak özel hayata sayg ı hakk ı kapsam ında incelenebilir nitelikte oldu ğu, dolay ısıyla başvurucunun iddialar ının bir bütün hâlinde özel hayata sayg ı hakk ı bağlam ında incelenmesi gerekti ği kanaatine ula şılm ıştır. 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden 40. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan özel hayata sayg ı hakk ının ihlal edildiğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. 2. Esas Yönünden a. Müdahalenin Varl ığı 41.İdare taraf ından başvurucunun geçerli bir mazereti olmaks ızın göreve gelmedi ği gerekçesiyle memurluktan çekilmi ş say ılmas ına karar verilmi ştir. An ılan idari i şleminin tesis Başvuru Numaras ı: 2018/9416 Karar Tarihi : 9/6/2021 9edilmesiyle ba şvurucunun memuriyet statüsünden ç ıkar ıldığı dikkate al ındığında kamusal bir makam taraf ından başvurucunun özel hayata sayg ı hakk ına bir müdahalede bulunuldu ğu değerlendirilmektedir. b. Müdahalenin İhlal Oluşturup Olu şturmad ığı 42. Anayasa n ın 13. maddesi şöyledir: "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaks ızın yaln ızca Anayasan ın ilgil i maddelerinde belirtilen sebeplere ba ğlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasan ın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olamaz." 43. Yukar ıda belirlenen müdahale, Anayasa n ın 13. maddesinde belirtilen ko şullara uygun olmad ığı takdirde Anayasa n ın 20. maddesini ihlal edecektir. Bu sebeple s ınırlaman ın Anayasa n ın 13. maddesinde öngörülen ve somut ba şvuruya uygun dü şen, kanun taraf ından öngörülme, me şru amaç ta şıma, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olmama kriterlerine uygun olup olmad ığının belirlenmesi gerekir ( Halil Berk , B. No: 2017/8758, 21/3/2018, 49; Süveyda Yark ın, B. No: 2017/39967, 11/12/2019, 32; Şennur Acar , B. No: 2017/9370, 27/2/2020, 34; R.G. [GK], B. No: 2017/31619, 23/7/2020, 82). i. Kanunilik 44. Somut olaya konu olan müdahalenin 657 say ılı Kanun'un 94., 125. ve 126. maddelerine dayan ılarak gerçekle ştirildiği görülmü ştür. Dolay ısıyla müdahalenin kanuni dayanağı bulunmaktad ır. ii. Meşru Amaç 45. Anayasa'n ın 13. maddesi temel hak ve özgürlüklerin s ınırland ırılmas ını, ilgili hak ve özgürlü ğe ilişkin Anayasa maddesinde gösterilen özel s ınırland ırma sebeplerini n bulunmas ına bağlı kılm ıştır. Anayasa n ın 20. maddesinin birinci f ıkras ı yönünden ise özel sınırlama nedeni düzenlenmemi ştir. Maddenin ikinci f ıkras ında, birtak ım s ınırlama sebeplerine yer verilmi ş olmakla beraber bu sebepler sadece arama ve elkoyma tedbirlerine yöneliktir. Dolay ısıyla bu sebeplerin özel hayata sayg ı hakk ının tüm boyutlar ı yönünden uygulanmas ı mümkün görünmemektedir (AYM, E.2012/100, K.2013/84, 4/7/2013; Ahmet Çilgin, B. No: 2014/18849, 11/1/2017, 40). 46. Anayasa'n ın 20. maddesinde özel hayata sayg ı hakk ı için herhangi bir s ınırlama nedeni öngörülmemi ş olmakla birlikte söz konusu hakk ın hiçbir şekilde s ınırland ırılmas ı mümkün olmayan mutlak bir hak oldu ğu söylenemez. Anayasa'n ın 12. maddesinde düzenlendi ği üzere temel hak ve hürriyetler ki şinin topluma, ailesine ve di ğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklar ını da ihtiva eder. Bu ba ğlamda özel s ınırlama nedeni öngörülmemi ş olan haklar ın dahi hakk ın doğasından kaynaklanan baz ı s ınırlar ı bulundu ğu sonucuna ulaşılabilmektedir. Ayr ıca Anayasa n ın diğer maddelerinde yer alan kurallara dayan ılarak da bu haklar ın s ınırlanmas ı mümkün olabilmektedir. Buna göre Anayasa'n ın başka maddelerinde yer alan hak ve özgürlükler ile devlete yüklenen ödevlerin özel s ınırlama sebebi gösterilmemi ş hak ve özgürlüklere s ınır teşkil edebilece ği kabul edilmektedir (AYM, E.2014/87, K.2015/112, 8/12/2015; E.2016/37, K.2016/135, 14/7/2016, 9; E.2013/130, Başvuru Numaras ı: 2018/9416 Karar Tarihi : 9/6/2021 10K.2014/18, 29/1/2014; Ahmet Çilgin, 39). Bir ba şka deyişle temel hak ve özgürlükleri n kapsam ının objektif uygulama alan ının her bir norm yönünden ba ğıms ız olarak de ğil Anayasa n ın bütünü içindeki anlama göre belirlenmesi gerekir (AYM, E.2017/130, K.2017/165, 29/11/2017, 12). 47. Anayasa'n ın 5. maddesinde ise " Devletin temel amaç ve görevleri, Tür k Milletinin ba ğıms ızlığını ve bütünlü ğünü, ülkenin bölünmezli ğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, ki şilerin ve toplumun refah, huzur ve mutlulu ğunu sağlamak; ki şinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle ba ğdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kald ırmaya, insan ın maddî ve manevî varl ığının gelişmesi için gerekli şartlar ı haz ırlamaya çal ışmakt ır." denilmektedir. Buna göre kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutlulu ğunu sağlamak devletin temel amaç ve görevlerindendir ( Ö.N.M. , B. No: 2014/14751, 15/2/2017, 71). Ki şinin ve toplumun refah, huzur ve mutlulu ğunu sağlaman ın ön koşulu millî güvenlik ve kamu düzeninin tesisidir. Millî güvenlik ve kamu düzeninin sa ğlanmad ığı bir ortamda hak ve özgürlüklerden gere ği gibi yararlan ılmas ı, kişinin özel hayat ına sayg ı gösterilmesi mümkün de ğildir. Bu kapsamda devletin hak ve özgürlükleri koruma ödevinin yan ında millî güvenli ği ve kamu düzenini sağlama görevi de bulunmaktad ır (Ö.N.M. , 72). 48. Özel hayata sayg ı hakk ına müdahale te şkil eden mesle ğe ilişkin tedbirlerde millî güvenliğin ve kamu düzeninin korunmas ının, kamu hizmetinin sürdürülebilirli ğinin sağlanmas ının hakk ın doğasından kaynaklanan bir s ınırland ırma nedeni olarak kabul edilebilece ği değerlendirilmektedir. Somut ba şvuruda da kamu gücünü kullanan idarenin kamu düzeninin korunmas ı ile kamu hizmetinin sürdürülebilirli ğinin sağlanmas ı amac ını taşıdığı değerlendirilmi ş ve bu surette me şru amaç unsurunun bulundu ğu sonucuna var ılm ıştır. iii. Demokratik Toplum Düzeninin Gereklerine Uygunluk ve Ölçülülük(1) Genel İlkeler 49. Anayasa Mahkemesi kararlar ına göre demokratik toplum düzeninin gerekleri kavram ı öncelikle ilgili hak yönünden getirilen s ınırlamalar ın zorunlu ya da istisnai tedbir niteliğinde olmas ını, başvurulabilecek en son çare ya da al ınabilecek en son önlem olarak kendisini göstermesini gerektirmektedir. Demokratik toplum düzeninin gereklerinden olma, bir s ınırlaman ın demokratik bir toplumda zorlay ıcı bir toplumsal ihtiyac ın karşılanmas ı amac ına yönelik olmas ını ifade etmektedir (AYM, E.2016/179, K.2017/176, 28/12/2017; Ata Türkeri , B. No: 2013/6057, 16/12/2015, 44; Haluk Öktem [GK], B. No: 2014/13433, 13/10/2016, 49; Erhun Öksüz [GK], B. No: 2014/12777, 13/10/2016 53; Salim Onur Şakar, B. No: 2015/2711, 21/9/2017, 35; C.A. (3) , 114). 50. Anayasa n ın 13. maddesinde demokratik toplum düzeninin gerekleri ve ölçülülük kriterleri iki ayr ı ölçüt olarak düzenlenmi ş olmakla birlikte bu iki ölçüt aras ında ayr ılmaz bir ili şki vard ır. Ölçülülük ilkesinin amac ı temel hak ve özgürlüklerin gere ğinden fazla s ınırland ırılmas ının önlenmesidir. Anayasa Mahkemesi kararlar ı uyar ınca ölçülülük ilkesi, s ınırlama için kullan ılan arac ın s ınırlama amac ını gerçekle ştirmeye uygun olmas ını ifade eden elveri şlilik, s ınırlay ıcı önlemin s ınırlama amac ına ulaşmak bak ımından zorunl u olmas ına işaret eden gereklilik ve araçla amac ın orant ısız bir ölçü içinde bulunmamas ı ile sınırlaman ın ölçüsüz bir yükümlülük getirmemesi anlam ına gelen orant ılılık unsurlar ını içermektedir ( Bülent Polat [GK], B. No: 2013/7666, 10/12/2015, 106; Tevfik Türkmen Başvuru Numaras ı: 2018/9416 Karar Tarihi : 9/6/2021 11[GK], B. No: 2013/9704, 3/3/2016, 70; Bülent Kaya [GK], B. No: 2013/2941, 11/5/2016, 82; Ferhat Üstünda ğ, B. No: 2014/15428, 17/7/2018, 45, 48; C.A. (3) , 115). 51. Belirtilen ölçütlere riayetle bir s ınırland ırma yap ılıp yap ılmad ığının tespiti için müdahale te şkil eden önlemin temelini olu şturan me şru amaç kar şısında, bireye dü şen fedakârl ığın ağırlığının gözönünde bulundurulmas ı ve gözetilen genel yarar ın gerekleri ile bireyin temel hakk ının korunmas ı aras ında adil bir dengenin kurulup kurulmad ığının belirlenmesi zorunludur. Anayasa'n ın 13. maddesi vas ıtas ıyla Anayasa'da yer alan tüm temel hak ve özgürlüklerin s ınırland ırılmas ı hususunda geçerli olan bu denge, özel hayata sayg ı hakk ının s ınırland ırılmas ında da gözönünde bulundurulmal ıdır (Bülent Polat, 107). 52. Kamusal makamlar ın bir hakk ın s ınırland ırılmas ı sürecinde iki ayr ı aşamada takdir yetkisi bulunmaktad ır. Bunlardan ilki, s ınırlama ölçütünün seçimidir. İkincisi ise ilgili sınırlama ölçütü çerçevesinde izlenen me şru amac ı gerçekle ştirmek üzere yap ılan sınırlaman ın gereklili ğidir. Ancak kamusal makamlara tan ınan bu takdir yetkisi s ınırsız olmay ıp ihlal iddias ına konu önlemin anayasal temel hak ve özgürlüklerle ba ğdaşır olmas ı yani müdahaleyi me şrulaştırmak üzere kullan ılan argümanlar ın elverişli, zorunlu ve orant ılı olmas ı gerekir ( Bülent Polat, 108). 53. Belirtilen takdir yetkisi, her bir olay özelinde ayr ı bir kapsama sahiptir. Güvence alt ına al ınan hakk ın veya hukuksal yarar ın niteliği ve bunun birey bak ımından önemi gibi unsurlara ba ğlı olarak bu yetkinin kapsam ı daralmakta veya geni şlemektedir. Öte yandan personel rejimi gibi s ıkı kural ve şartlara tabi bir alanda, kamu makamlar ının faaliyetin niteli ği ve s ınırlaman ın amac ına göre de ğişen geniş bir takdir yetkisinin bulunmas ı doğald ır. Bununla birlikte özel hayata sayg ı hakk ı ile kamu hizmetinin yukar ıda belirtilen temellere uygun yürütülmesini gözetmek konusundaki me şru menfaat aras ında adil bir dengenin kurulup kurulmad ığının gözönünde bulundurulmas ı zorunludur ( Bülent Polat, 109, 110). 54. Ayr ıca özel hayata sayg ı hakk ına yönelik müdahalenin demokratik bir toplumda gerekli olma ve ölçülülük ilkelerine uygun oldu ğu konusunda yarg ısal makamlar taraf ından oluşturulan gerekçelerin ikna edici nitelikte ilgili ve yeterli olmas ı gerekir (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Ata Türkeri, 45, 47; Murat Deniz , B. No: 2014/5318, 21/9/2016, 66). Yine müdahalenin yarg ısal denetiminin usule ili şkin gereklilikler yerine getirilerek etkili bir şekilde ve makul bir süre içinde tamamlanmas ı önemlidir. (2) İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 55. Başvuru konusu olayda ba şvurucunun geçerli bir mazereti olmaks ızın 6/7/2012-17/7/2012 tarihleri aras ında görevine devam etmedi ği gerekçesiyle görevden çekilmiş say ılmas ına karar verilmi ştir. 56. 657 say ılı Kanun'un 94. maddesine göre memurun görevden çekilmi ş say ılmas ına karar verebilmek için görev terkinin kabul edilebilir mazeret olmaks ızın kesintisiz bir şekilde en az on gün sürmesi gerekmektedir. Memurun görevine gelmesini engelleyen, İdare taraf ından makul ve me şru kabul edilecek hukuki veya maddi bir mazeretin varl ığı hâlinde memuriyetten çekilmi ş say ılmas ına karar vermenin mümkün olmad ığı anlaşılmaktad ır. Bu durumda an ılan düzenleme ile idareye memurun bildirece ği mazereti kabul edip etmeme konusunda geni ş bir takdir yetkisi verildi ği söylenebilir. Başvuru Numaras ı: 2018/9416 Karar Tarihi : 9/6/2021 1257. Ancak bu takdir yetkisinin temel hak ve özgürlüklerin çal ışma hayat ında da korunmas ı gerektiği gözetilerek kamu yarar ı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullan ılmas ının zorunlu oldu ğu vurgulanmal ıdır. Bunun yan ında takdir yetkisinin kullan ımının keyfî uygulamalar ın önüne geçilmesi için objektif ve makul say ılacak gerekçelerle de aç ıklanmas ı gerekir. Zira an ılan takdir yetkisinin s ınırsız olarak kullan ılmas ı öncelikle kamu hizmetinin devaml ılığından beklenen menfaat ile kamu görevlilerinin menfaatleri aras ında korunmas ı gereken adil dengenin zaten birey kar şısında güçlü oldu ğu kabul edilen kamu lehine bozulmas ı sonucunu do ğuracağı aç ıktır. Bu bağlamda somut olayda öncelikle görevin terkine ili şkin ileri sürülen mazeretlerin özenli bir şekilde incelenmesi, memuriyet statüsünden ç ıkar ılman ın başvurulabilecek son çare ya da al ınabilecek en son önlem niteli ğinde bir tedbir oldu ğu gözetilerek mevzuat ın kamu görevlisine katlanamayaca ğı bir külfet yükleyecek şekilde kat ı yorumundan kaç ınılmas ı gerektiği söylenebilir. 58. Başvuru konusu olayda ba şvurucu, göreve on günden fazla olacak şekilde gelmediğini kabul etmektedir. Ancak eski erkek arkada şı taraf ından uzun süre tehdit edilmesi ve daha sonra cinsel sald ırıya uğramas ı sonucu dü ştüğü ruhsal bunal ım nedeniyle görevine devam edemedi ğini iddia etmi ştir. Başvurucunun ileri sürdü ğü bu mazeretine dayanak olarak bir k ısım t ıbbi raporla birlikte an ılan olayla ilgili ceza soru şturmas ına yans ıyan ifadesini hem disiplin soru şturmas ı sıras ında hem de yarg ılama sürecinde ilgililere sundu ğu anlaşılm ıştır. 59. Başvurucunun ya şadığını iddia etti ği ciddi olaylar ın İdare taraf ından yap ılacak araştırma ve inceleme sonucunda tespit edilebilir nitelikte oldu ğu, bu kapsamda disiplin soruşturmas ı raporunda da iddialar ın gerçeği yans ıttığının tespit edildi ği yönünde değerlendirmeye yer verildi ği görülmü ştür. Ayr ıca Hastane taraf ından haz ırlanan sa ğlık kurulu raporunda, ba şvurucunun ya şadığı süreç t ıbbi belgeler ışığında bir bütün hâlinde değerlendirilerek ba şvurucunun 6/7/2012-17/7/2012 tarihleri aras ında travma sonras ı stres bozukluğu ile depresyon belirtileri oldu ğu, bu nedenle i şe devam edemedi ğinin tespit edildi ği açıktır. 60. Başvurucu hakk ındaki idari karar ile yarg ılama süreci bir bütün hâlinde değerlendirildi ğinde öncelikle an ılan t ıbbi rapordaki tespitlerin aksine bir kan ıt ortaya konulmad ığı, başvurucunun ya şadığı s ıkıntılar ın gözetilmesi hâlinde tayin seçene ğinin uygulanabilece ği yönünde de ğerlendirmeye ve ba şvurucunun psikolojik durumuna ili şkin gözlemlere yer verilen disiplin soru şturmas ı raporunun gözetilmedi ği ve daha az müdahale ile beklenen kamusal yarar ın sağlanabilmesinin mümkün olup olmad ığının tart ışılmad ığı görülmüştür. Ayr ıca başvurucunun maruz kald ığı cinsel sald ırı öncesi uzun süre devam eden tehdit ve şiddet eylemleri nedeniyle psikolojik bask ı alt ında olduğu iddias ı tıbbi ve yarg ısal belgelerle sabit olmas ına rağmen psikolojik sa ğlık problemlerinin kamu görevine devam ına etki edecek nitelikte olup olmad ığı yönünde bir de ğerlendirme yap ılmadan sadece göreve devams ızlık tarihleri üzerinden mevzuat ın kat ı bir yorumuyla bir sonuca ula şıldığı anlaşılmaktad ır. Bu türden bir yorumla ba şvurucunun özel hayata sayg ı hakk ı kapsam ındaki menfaati ile kamunun yukar ıda belirtilen me şru menfaati aras ında adil bir dengenin kurulduğu söylenemeyecektir. Öte yandan Mahkemenin ba şvurucunun ya şadığını iddia etti ği süreci bir bütün hâlinde de ğerlendiren ve iddialar ını karşılayan yeterlilikte gerekçe de sunmad ığı görülmüştür. 61. Bu durumda özel hayata sayg ı hakk ının güvencelerini gözeten özenli bir yarg ılama yap ılmad ığı, başvurucunun memuriyet statüsünün sonland ırılmas ının demokratik toplum gereklerine uygun ve ölçülü oldu ğunun ortaya konulamad ığı söylenebilir. Başvuru Numaras ı: 2018/9416 Karar Tarihi : 9/6/2021 1362. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa n ın 20. maddesinde güvence alt ına al ınan özel hayata sayg ı hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. 3. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 63. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 64. Başvurucu; ihlalin tespitine, yarg ılaman ın yenilenmesine ve 50.000 TL manevi, 50.000 maddi tazminata karar verilmesini talep etmi ştir. 65. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir. Anayasa Mahkemesi di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 66. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 67.İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı veya mahkemenin ihlali gideremedi ği durumlarda Anayasa Mahkemesi 6216 say ılı Kanun un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 79. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendi uyar ınca ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere karar ın bir örne ğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. An ılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yarg ılama sonucunu do ğuran ve bireysel ba şvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde usul hukukundaki yarg ılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla böyle bir karar ın kendisine ula ştığı mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek devam eden Başvuru Numaras ı: 2018/9416 Karar Tarihi : 9/6/2021 14ihlalin sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir ( Mehmet Do ğan, 58, 59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66, 67). 68.İncelenen ba şvuruda özel hayata sayg ı hakk ının memurluk statüsünü sona erdiren idari i şlem ile ihlal edildi ği sonucuna ula şılm ıştır. Dolay ısıyla ihlalin idarenin işleminden kaynakland ığı anlaşılmaktad ır. Bununla birlikte derece mahkemesi de ihlali giderememi ştir. 69. Bu durumda özel hayata sayg ı hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yap ılacak yeniden yarg ılama ise bireysel ba şvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılmas ı gereken i ş, yeniden yarg ılama karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örne ğinin yeniden yarg ılama yap ılmak üzere ilgili yarg ı merciine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. 70.İhlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılaman ın yeterli bir giderim sa ğlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekti ği sonucuna ula şılm ıştır. 71. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.894,70 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜMAç ıklanan gerekçelerle; A. Kamuya aç ık belgelerde ba şvurucunun kimli ğinin gizli tutulmas ı talebinin KABULÜNE, B. Özel hayata sayg ı hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, C. Anayasa'n ın 20. maddesinde güvence alt ına al ınan özel hayata sayg ı hakk ının İHLAL ED İLDİĞİNE, D. Karar ın bir örne ğinin özel hayata sayg ı hakk ına yönelik ihlalin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Kastamonu İdare Mahkemesine (E.2013/364, K.2013/557) GÖNDER İLMESİNE, E. Başvurucunun tazminat talebinin REDD İNE, F. 294,70 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.894,70 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, G. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, Başvuru Numaras ı: 2018/9416 Karar Tarihi : 9/6/2021 15H. Karar ın bir örne ğinin bilgi için Dan ıştay Onalt ıncı Dairesine (E. 2015/7578) ve Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 9/6/2021 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Üye Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN