T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 26/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP :... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/05/2025 NUMARASI : ... Esas ...Karar DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ :... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) G.KARAR YAZIM TARİHİ …
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 26/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP :... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/05/2025 NUMARASI : ... Esas ...Karar DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ :... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 26/11/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde; ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı-borçlu şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalının yaptığı itiraz neticesinde icra takip dosyasının durdurulduğunu, davalı şirketin söz konusu itirazının yerinde olmadığını belirterek, davalının yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile icra takip dosyasının devamına, borçlu şirketin icra takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine, vekâlet ücreti ile yargılama giderlerinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunmuş ayrıca davacı tarafın her ne kadar müvekkili olan şirketin 137.398,36 TL cari hesap borç bakiyesinin ödenmediğini, fatura içeriğindeki malların da kargo ile teslim edildiğini belirtmiş ise de, söz konusu iddiaların gerçek dışı olup reddi gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı taraf arasında herhangi bir cari hesap ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafça taraflar arasında cari hesap olduğu iddiasının gerçek dışı olduğu, taraflar arasında sadece alım satım ilişkisi bulunduğunu, davacı tarafın söz konusu cari hesap olduğu iddiasını yazılı sözleşme ile ispat etmesi gerektiğini, müvekkili şirkete fatura içeriğinde belirtilen malların teslim edilmediğini, söz konusu malların teslim edildiğini davacı tarafın ispat etmekle yükümlü olduğunu, faturaya dayalı takibe itirazın iptali ya da faturaya dayalı alacak davalarında davalı akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfetinin faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düştüğünü, alacaklının düzenlediği faturadaki malların ya da hizmetin karşı tarafa teslim edildiğini HMK 200. Maddesinde belirtilen deliller ile ispat etmesi gerektiğini, faturanın tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkinin belgesi sayılamayacağını, davalı tarafça faturalarda belirtilen mallar gönderilmeden malların faturalarının gönderildiğini, davalı müvekkilinin de, davacı ile aralarında süre gelen cari ilişki güvenine dayanarak malların gönderileceği inancı ile faturalara itiraz edilmediğini, ancak faturalarda belirtilen malların müvekkiline teslim edilmediği gibi haksız ve kötü niyetli olarak davacı tarafça müvekkili aleyhine icra takibine geçildiğini savunarak, davanın reddi ile takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konu alacağın %20 sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar tacir olduğundan mahkemece resen ticari defter incelemesine karar verildiğini ve ilk celsede taraflara ticari defterlerin ibraz edilmesi için kesin süre verildiğini ve bu sürede ibraz edilmemesinin sonuçları hatırlatılarak duruşma zaptının davalıya tebliğ edildiğini, verilen kesin sürede taraflarca ticari defterlerin ibraz edildiğini, hesap bilirkişisinin mahkemeye sunduğu 15/12/2024 tarihli raporuna göre; 30/10/2022 tarih .... nolu KDV dahil 8.614,89 TL tutarlı fatura, 31/12/2022 tarih .... nolu KDV dahil 60.905,70 TL tutarlı fatura, 14/08/2023 tarih ....no.lu KDV dahil 4.396,07 TL tutarlı vade farkı faturası, 16/08/2023 tarih ....no.lu KDV dahil 16.704,00 TL tutarlı vade farkı faturası olmak üzere toplamda 90.620,66 TL tutarlı 4 adet fatura nedeni ile tarafların defterleri arasında fark- uyumsuzluk olduğunun anlaşıldığını, davacı tarafça düzenlenen ve davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olan ancak davalı tarafın defterlerinde kayıtlı olmayan bu 4 adet fatura nedeni ile alacaklı olduğunu ispat külfetinin davacıya düştüğünü, davacının defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda davacının 137.398,37-TL alacaklı olduğunun gözüktüğünü, ancak tek taraflı olarak düzenlenen davacı defterleri esasa alınarak davacının alacaklı olduğu sonucuna varılmasının mümkün bulunmadığını, davacı defterlerinde belirlenen bu hususların ayrıca davalının defterlerinde de bulunup birbiri ile örtüşmesi gerektiğini, mahkemece davalının defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak aldırtılan raporda, davalının ticari defter kayıtlarına göre toplamda 90.620,66 TL tutarlı 4 adet faturanın kaydına rastlanılmadığı yönünde rapor tanzim edildiğini, davacının, dava dilekçesinde yemin deliline de dayandığı anlaşılmakla, davacı tarafa yemin delili hatırlatıldığını, davacı tarafın yemin metnini dosyaya sunduğunu, buna göre; davalının ticari defter kayıtlarında yer almayan toplamda 90.620,66 TL tutarlı 4 adet fatura nedeni ile HMK 233. Maddesi gereğince, mahkemece davalı şirket yetkilisi olan .... yemin eda ettirildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, 46.777,71 TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dosyaya sunulan bilirkişi kök raporu ile davanın ispat edildiğini, bilirkişi ek raporunun hatalı yöntem ve değerlendirme neticesinde sonuca ulaştığından hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişi kök raporunun yerinde olduğu gözetilmeden ek raporuna itirazları değerlendirilmeksizin davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, bilirkişi raporuna göre davacı şirketin ticari defterlerinin; kanuna göre eksiksiz ve usulune uygun şekilde olduğu, e-defter beratlarının mali mühür ile imzalanarak GİB onaylarının alındığı, defter ve kayıtlara dayanak takip konusu faturalar ve ödeme belgelerinin birbirini doğrulamakta olduğu dolayısıyla sahibi lehine delil niteliğini haiz olduğunun belirtildiğini, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunun sonuç bölümünde "davacı şirketin ... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı icra takip dosyası kapsamında davalı şirketten icra takip tarihi itibariyle 137.398,37 TL tutarında alacaklı olduğu " nun belirlendiğini, davadaki taraf şirketlere ait ticari defter kayıtları ile uyumlu hüküm kurmaya elverişli rapordaki hesaplama esas alınmak suretiyle haklı davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği halde kısmi kabul yönünde hüküm tesis edilmesinin yerinde olmadığını, bilirkişi ek raporunda kök raporunun sonuç bölümünde belirtilen 120.01.2742 nolu alıcılar hesabının dikkate alınmadığını, bilirkişi kök raporunun sonuç bölümünde belirtildiği üzere davalı şirketin 2022 yılı ticari defterlerine göre tespit edilen iade faturalarının davacı şirketin borcundan mahsup edildiği hususunun ek raporda gözetilmediğini, bilirkişi ek raporunun sonuç bölümünde fatura içeriğindeki ürünlerin davalı şirkete eksiksiz olarak teslim edilip edilmediğine ve vade farkından davalı şirketin sorumluluğu olup olmadığına dair işbu itiraz dilekçe ekinde sunulan belgelere göre değerlendirme yapıldığında davacı müvekkili şirketin taleplerinin yerinde olduğunu, bilirkişi ek raporunun davalı şirket tarafından yapılan ödemeler yönünden başlıklı bölümünde 2023 yılı ticari defter kayıtlarında şirket ortağı tarafından yapılan 444.966,95 TL ödemeden bahsedildiğini, davacı şirket kayıtlarında bulunmayan ödemenin dava konusu alacaktan mahsup edilmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi kök raporunda belirtilen davalı şirket tarafından yapılan ödeme miktarı borcundan mahsup edildiğini, davacı tarafın ticari defterlerine işlenen ödeme kayıtlarından farklı bir ödeme söz konusu ise ödeme yapıldığına dair dekontun ya da belgenin sunulması gerektiğini, müvekkili şirketin 2022 yılı ticari defterlerine göre davalı şirkete KDV dahil 1.405.026,87 TL tutarında 63 adet fatura düzenlediğini, davalı şirket tarafından KDV dahil 17.397,52 TL olarak düzenlenen iade faturası düzenlendiğini, iade faturaları davalı şirket borcundan mahsup edildiği gibi davaya konu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası alacağına dayanak faturalar arasında iade faturası bulunmadığını, müvekkili şirketin 2023 yılı ticari defterlerine göre davalı şirkete KDV dahil 349.769,02 TL tutarında 28 adet fatura düzenlediğini, icra takip tarihi itibarıyla davacı şirketin davalı şirketten 137.398,37 TL alacaklı durumda olduğunu, dosyaya sunulan 25/12/2024 tarihli bilirkişi ek raporuna itiraz dilekçesi ile dilekçe ekinde sunulan belgeler gözetilmek suretiyle kök ve ek rapor arasındaki çelişkiler giderilmeden bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporları arasında davacı şirketin alacak miktarı yönünden çelişki bulunduğunu belirterek haklı ve yerinde itirazları doğrultusunda ek rapor tanzim edilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, yerel mahkeme tarafından itirazları ve ek rapor talepleri hususunda ara karar dahi kurulmaksızın hatalı değerlendirme neticesinde yemin delili hatırlatılarak ve davalı şirketin temsilcisine yemin eda ettirilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, dosya içindeki ticari defterlerle ispat edilmesi mümkün dosyada yemin deliline başvuru için taraflarına süre verilmesinin yerinde olmadığını, bilirkişi delilinin takdiri delil niteliğinde olmakla birlikte bilirkişi raporları arasında çelişki bulunması halinde yerleşik Yargıtay içtihadına göre; yargılama makamlarınca çelişkili raporlardan birine neden itibar edildiği, diğer raporun neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya her iki rapor arasındaki çelişkiyi gideren üçüncü bir rapor alınması gerektiğini, bu hususun adil yargılanma hakkının gereği olduğunu, bu nedenle de ilamın davacı şirket lehine kaldırılması gerektiğini, yerel mahkeme tarafından raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin yahut ek rapora değer atfedilmiş olmasının gerekçelendirilmeksizin davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin bu nedenle eksik inceleme hatalı değerlendirme neticesinde tanzim edilen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının yerinde olmadığını, taraflarınca talep edilen icra inkar tazminatına hükmedilmemiş olmasının hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte yerel mahkeme tarafından kabul edilen miktar üzerinden dahi icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken icra inkar tazminatı taleplerinin hiçbir gerekçe gösterilmeksizin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir. Dosyadaki belgelere, mevcut delil durumuna, kararın dayandığı delillerle belirtilen gerekçelere, iddia edilen faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmamasına, fatura konusu malın teslim edildiğinin ispatlanamamasına, yine vade farkı uygulanması konusunda anlaşma bulunduğunun ortaya konulamamasına göre, aşağıdaki bendin dışındaki davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Alacak likit olmasına rağmen, davacının kabul edilen kısma yönelik icra inkar tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmesine rağmen, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden karar vermek üzere kaldırılması gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/05/2025 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince düzeltilerek aşağıdaki şekilde yeniden karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 2-...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, 46.771,71 TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Alınması gerekli 3.195,39 TL harçtan peşin alınan 2.346,43 TL nin mahsubu ile bakiye 848,96TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafça yapılan 2.346,43 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 269,85 TL başvurma, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 133,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 7.403,35 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 2.520,49 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın Kabul ve Red Oranına göre karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın Kabul ve Red Oranına göre karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Arabuluculuk Ücreti olan 3.120,00 TL nin, kabul red oranına göre 1.060,80 TL'sinin davalıdan, kalan 2.059,20 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, B)İstinaf yargılaması bakımından: 1-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, 2-Davacı tarafından yapılan 3 adet elektronik tebligat ücreti 45,00 TL, 550,00 TL posta ücreti ve 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 2.278,10 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, C) Gider avansından kalan kısmın re'sen yatırana iadesine, Ç)İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.26/11/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.