Başvuru, tarafı olduğu işe iade davasının makul sürede sonuçlandırılmaması ve bu sürede davalı şirketin mal varlığının kalmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tarafı olduğu işe iade davasının makul sürede sonuçlandırılmaması ve bu sürede davalı şirketin mal varlığının kalmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 24/7/2013 tarihinde İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 31/10/2013 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm tarafından 3/2/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 3/4/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 14/4/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını 28/4/2014 tarihinde ibraz etmiştir. OLAYLAR VE OLGULARA. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Cine5 Filmcilik ve Yapımcılık A.Ş.'de (Cine5) çalıştığı sırada 30/9/2010 tarihinde iş akdi anılan Şirket tarafından feshedilmiştir. Başvurucu 26/10/2010 tarihinde Cine5 aleyhine İstanbul İş Mahkemesinde açtığı davada davalının süresi içinde fesih ihbarında bulunmadığını, fesih bildiriminde gösterilen gerekçelerin doğru olmadığını ileri sürerek işe iadesine, işe iade kararının uygulanmaması hâlinde tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 21/12/2011 tarihli ve E.2010/1105, K.2011/853 sayılı ilamla davalı işverence yapılan feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, başvurucunun işe iadesine, yasal süre içinde işe başlatılmaması hâlinde başvurucunun kıdemi ve fesih nedeni dikkate alınarak ödenmesi gereken tazminatın dört aylık ücret tutarı olarak belirlenmesine, başvurucunun işe iadesi için iş yerine başvurması hâlinde kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için başvurucuya dört aya kadar dolmuş bulunan ücret ve diğer haklarının ödenmesine karar verilmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Hukuk Dairesinin 25/9/2012 tarihli ve E.2012/9409, K.2012/19583 sayılı kararıyla hüküm onanmıştır. 30/1/1950 tarihli ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun maddesinin son fıkrasına göre iş mahkemesince verilen kararlara karşı karar düzeltme yolu kapalı olduğu için 25/9/2012 tarihinde hüküm kesinleşmiştir. Karar 9/11/2012 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu; davalı aleyhine 14/1/2013 tarihinde İstanbul İcra Müdürlüğünün 2013/378 Esas sayılı dosyasında dört aylık çalıştırılmadığı süre tazminatı, ihbar tazminatı farkı, dört aylık işe başlatmama tazminatı, kıdem tazminatı farkı, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri ile toplam 868,60 TL'nin tahsili amacıyla icra takibi başlatmıştır. Davalı 5/4/2013 tarihinde borca kısmen itiraz etmiş, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından 25/5/2004 ve 18/9/2008 tarihli kararlar ile Şirketin mal varlığına el konarak satışının gerçekleştirildiğini, 29/7/2011 tarihinden itibaren Şirketin gayri faal duruma geldiğini, bu nedenle haczedilebilecek mal varlığının olmadığını bildirmiştir. Borçlu (davalı) tarafından tebligat masrafı verilmediği için kısmi itiraz dilekçesi başvurucuya tebliğ edilmemiştir. Başvurucu 12/6/2013 tarihinde İstanbul İcra Müdürlüğüne başvurarak davalının borca kısmi itirazda bulunduğunu ileri sürmüş ve itiraz edilen kısmın mahsubundan sonra 134,35 TL üzerinden alacağın kesinleştiğine dair yazı verilmesini talep etmiştir. İstanbul İcra Müdürlüğünün 12/6/2013 tarihli yazısına göre itiraz edilen kısımlar çıkarıldıktan sonra takip 134,35 TL üzerinden kesinleşmiş olup icra takibi devam etmektedir. Başvurucu TMSF tarafından davalı Şirketin mal varlığına el konduğu ve akabinde mal varlığının satılması sonucu 29/7/2011 tarihinden itibaren Şirketin gayrifaal duruma geldiği iddiasıyla 11/7/2013 tarihinde TMSF'ye başvurarak 134,35 TL'nin tahsilini talep etmiştir. Başvurucu 24/7/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun “Fesih bildirimine itiraz ve usulü” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir.... taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede özel hakeme götürülür.Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.Dava seri muhakeme usulüne göre iki ay içinde sonuçlandırılır. Mahkemece verilen kararın temyizi halinde, Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar verir.” 5521 sayılı Kanun'un maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:“Kanun yoluna başvurulan kararlar, bölge adliye mahkemesi ve Yargıtayca iki ay içinde karara bağlanır.”