T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/938 KARAR NO : 2025/2087 KARAR TARİHİ : 15/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31/03/2023 NUMARASI : 2010/95 ESAS 2023/239 KARAR DAVACI : 1- ... - ... VEKİLLERİ : Av. DAVACI : 2- ... - VEKİLLERİ : Av. ... DAVALI :…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/938 KARAR NO : 2025/2087 KARAR TARİHİ : 15/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31/03/2023 NUMARASI : 2010/95 ESAS 2023/239 KARAR DAVACI : 1- ... - ... VEKİLLERİ : Av. DAVACI : 2- ... - VEKİLLERİ : Av. ... DAVALI : 1- ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- ... - ... VEKİLLERİ : Av. DAVALI : 3- ... - ... ... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALI : 4- ... - ... VEKİLLERİ : Av. ... DAVA : Tazminat, Ticari Şirket DAVA TARİHİ : 09/03/2010 BİRLEŞEN 2010/161 ESAS 2010/267 KARAR SAYILI DOSYASINDA DAVACILAR : 1- ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALILAR : 1- ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : 4- ... ... SİGARA DAĞITIM PAZARLAMA VE TİCARET A.Ş. VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat, Menfaatlerin, taşınır ve taşınmazların aidiyeti BİRLEŞEN ....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2010/155 ESAS VE 2010/216 KARAR SAYILI DOSYASINDA DAVACILAR : 1- ... - 2- ... - VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... DAVA : Alacak İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 15/10/2025 YAZIM TARİHİ : 15/10/2025 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/03/2023 tarih, 2010/95 Esas, 2023/239 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıların ... Sigara ve Tütüncülük Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ortağı olduklarını, hisse oranlarının toplam da %50 olduğunu, davalıların ise şirketin diğer ortakları olduğunu, şirketin beş ortağının olduğunu, şirketin sigara üretimi yaptığını, sigaraların şirket tarafından doğrudan bayilere (distribütör) satıldığını ve dağıltıldığını, 22.03.2007 tarihinde, davalılarca paravan ... ... ... Sigara Dağıtım Pazarlama ve Ticaret A.Ş. isimli şirketin kurulduğunu, üretilen sigaraların bayilere satılmaya başlandığını, usulsüzlükleri 2010 yılı başından itibaren fark etmeye başladıklarını, ... A.Ş.'nin kurulmasıyla birlikte çok yüksek kar oranına sahip olduğunu, davacıların şirketlerinin içi boşaltılarak bu şirketlere aktarıldığını, aktarılan kar ve gelirin davalılarca elde edildiğini, ... A.Ş.nın kar ve gelir kaybına ve giderek davacılar ile birlikte kar payı kaybına uğratıldığını, 2007-2008-2009 döneminde bu şirket üzerinden hiç edilen örtülü transferin 150.000.000.TL'nin üzerinde olduğunu tahmin ettiklerini, ... A.Ş.nin dağıtımda kullandığı araç filosunun tamamının ... A.Ş.'ye düşük fiyatlarla ve zarara sebebiyet verecek şekilde devredildiğini, zarara uğradıklarını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin istem ve sair başkaca haklar saklı kalmak üzere, 10.000,00.TL'nin zararlandırmanın başladığı 23/03/2007 tarihinden itibaren işleyecek Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için uyguladığı avans faiz oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ayrı ayrı verilmesine veya bu biçimli istek yerinde görülmez ise 20.000,00.TL'nin 23/03/2007 tarihinden itibaren işleyecek Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için uyguladığı avans faiz oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ... Sigara ve Tütüncülük San. ve Tic. A.Ş.'ne verilmesini, yargılama gider ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesi ni dava ve talep etmişlerdir. Davalıların ana dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ... Sigara ve Tütüncülük San. ve Tic. A.Ş.'nin ortakları olduklarını, belirtilinenin aksine davacıların hisse oranlarının %50 olmadığını, davacıların hisse oranı % 40.71 olduğunu, davacıların şirkette azınlığı temsil ettiklerini, Davacı .... Şirketi'nin dosyada mevcut avukat vekaletnamesinden de anlaşılacağı üzere Britanya Virgin Adalarında kurulmuş yabancı bir şirket olduğunu, HUMK. 97.md gereğince davacı şirketin ve diğer davalının Türkiye'de dava açması halinde öncelikle mahkemece belirlenecek olan yabancılık teminatnı yatırması gerektiğini, söz konusu davada yabancılık teminatı yatırmaması halinde davanın esasına girilmeden reddine karar verilmesi gerektiğini, TTK 380. maddesi hükmü uyarınca ibra yönetim kurulu üyelerinin, denetçilerin ve şirket yöneticilerinin bir hesap yılı içinde yaptıkları işlemlerin onaylandığını ve şirkete karşı sorumluluklarının kalmadığı anlamına gelmekte olduğunu, bu nedenle davacıların müvekkilleri aleyhine söz konusu davayı açma hakkına sahip olmadığını, ayrıca TTK hükümlerine göre davanın zaman aşımına uğradığından reddi gerektiğini, vekaletnamenin geçerli olmadığını, davacı vekili adına davacı pay sahibi şirket tarafından verilen vekaletnameden azil edilmiş olduğunu, şirket adına yapılan her faaliyetin şirketin menfaatine ve yararına yapıldığını, bu nedenle davacıların iddia ettiği şekilde ortada herhangi bir zararın söz konusu olmadığını, ... ... ... Sigara Dagıtım Pazarlama ve Ticaret A.Ş.'nin sadece sigara pazarlama ve dağıtım faaliyeti ile iştigal eden kapsamlı ve bağımsız bir şirket olduğunu, bu şirket kuruluşu ile ilgili olarak davacı tarafın asılsız iddialarının bulunduğunu, HUMK'un hükümleri doğrultusunda da Tellal Günlük Defteri hariç davada taraf olmayan 3. Kişinin defterlerinin incelenemeyeceğini bu nedenle davacının bu yöndeki haksız ve dayanaksız taleplerinin reddi gerektiğini beyan etmiştir. Birleşen 2010/161 Esas sayılı dosyada dava: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar ... ve ... Inc.'nin ... Ticaret Sicil Memurluğu'nun ... sicilinde kayıtlı ... Sigara ve Tütüncülük Sanayi ve Ticaret AŞ'nin ortakları olduğunu, davalılar ..., ... ve ...'ın ... Sigara ve Tütüncülük Sanayi ve Ticaret AŞ'nin yerli ortakları ve aynı zamanda ortaklığın yönetim kurulu üyeleri ve müdürleri olduklarını, davalı ... ... Sigara Dağıtım Pazarlama ve Ticaret AŞ'nin davalılara bağlı paravan kişiler üzerine kurulmuş paravan bir şirket olduğunu, ... AŞ'nin sigara satışının sadece bu paravan şirkete yönlendirildiğini, diğer alıcılarıyla bağlantılarının kesildiğini, ... AŞ'nin alıcılarına bu paravan şirketin satış yaptığını, ... AŞ'nin gelirinin bu davalı paravan şirkete aktarıldığını, ... AŞ'ye ait mal varlıklarının zaman içerisinde bu davalı paravan şirkete aktarıldığını, ... AŞ'nin zarara uğratıldığını, bu nedenle davalı ... ... Sigara Dağıtım Pazarlama ve Ticaret AŞ'ye ait tüm taşınır ve taşınmaz malların ... Sigara ve Tütüncülük Sanayi ve Ticaret AŞ'ye aidiyetinin tespit ve kabulüne, davalı ... ... Sigara Dağıtım Pazarlama ve Ticaret AŞ'nin elde ettiği gelir ve karın ... Sigara ve Tütüncülük Sanayi ve Ticaret AŞ'ye aidiyetinin tespit ve kabulü ile gelir ve karın ... ... Sigara Dağıtım Pazarlama ve Ticaret AŞ'ye aktarılma tarihlerinden itibaren işleyecek Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için uyguladığı avans faiz oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ... Sigara ve Tütüncülük Sanayi ve Ticaret AŞ'ye teslim ve verilmesi, dava aşamasında tespit edilecek olan ... ... Sigara Dağıtım Pazarlama ve Ticaret AŞ'ye ait olan araçların trafik kayıtlarının iptali ile ... Sigara ve Tütüncülük Sanayi ve Ticaret AŞ adına hükmen tesciline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Birleşen 2010/161 Esas sayılı dosyada cevap: Davalı ... ... Sigara Dağıtım Pazarlama ve Ticaret AŞ vekili cevap layihasında özetle; davacıların yabancı kişiler olduklarını, bu nedenle öncelikle yabancılık teminatının yatırılması gerektiğini, davalı ... ... Sigara Dağıtım Pazarlama ve Ticaret AŞ'nin davacı ... ... ile hiçbir hukuki ve fiili birlikteliğinin veya herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, davacı ... Sigara ve Tütüncülük Sanayi ve Ticaret AŞ ile davalı şirket arasında Distribütörlük Sözleşmesi imzalanmış olduğunu, davacıların iddialarının tamamen asılsız ve dayanaktan yoksun olduğunu, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, açılan davanın zaman aşımına uğradığını bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap layihasında özetle, davalı ... ...'nin yabancı olduğunu, bu nedenle yabancılık teminatı yatırması gerektiğini, davacıların aynı konuda daha önce dava açtıklarını, davanın 2010/95 Esas sayılı dosyasında sürmekte olduğunu, bu dava sürmekte olduğundan işbu davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, işbu dava dosyası ile yine 2010/95 Esas sayılı dosyası arasında fiili ve hukuki bağlantı bulunduğundan davaların birleştirilmesine karar verilmesini, davanın zaman aşımına uğradığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/155 Esas sayılı dosyasında dava; Davacı vekilinin dava dilekçesi ile davacılar ... AŞ nin ortağı olduğunu, her iki davacının şirketteki hisse Oranları toplamının %50 olduğunu, davalılar şirketi idare ederken yönetim kurulu üyeliği ve müdürlük görev sorumluluklarını ihmal ettiklerini, hatta kötüye kullandıklarını, bu olayların yönüne ilişkin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/95 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, belirterek her bir davacı için onar bin TL zararlandırmanın ileride tespit edilecek tarihlerden itibaren işleyecek Merkez Bankası kısa vadeli krediler için uyguladığı avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ayrı ayrı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derce Mahkemesinin kararında özetle; 2010/95 Esas sayılı ana dosya davasında; davalılar hakkında açılan davanın reddine, birleşen 2010/155 Esas sayılı dosyasına konu davaya ilişkin taleplerin reddine, birleşen 2010/161 esas sayılı dosya yönünden; davalılar ... and ... Sigara Dağıtım ve Paz. Tic. A.Ş.'ye ait araçların ... Sigara ve Tütüncülük San. Tic. A.Ş. adına hükmen tesciline dair davanın feragat nedeniyle reddine, ... and ... Sigara Dağıtım ve Paz. Tic. A.Ş.'nin taşınır ve taşınmaz tüm mallarını ... Sigara ve Tütüncülük San. Tic. A.Ş'nin aidiyetinin tespiti ve sözü edilen malların ... Sigara ve Tütüncülük San. Tic. A.Ş.'ye teslimine ve verilmesine dair davanın reddine, ... and ... Sigara Dağıtım ve Paz. Tic. A.Ş.'nin faaliyetlerinden elde ettiği gelir ve karın ... Sigara ve Tütüncülük San. Tic. A.Ş'ye aidiyetinin tespiti ve aktarılma tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ... Sigara ve Tütüncülük San. Tic. A.Ş.'ne teslim ve verilemesine dair davanın reddine, terditli olarak açılan yönetim kurulu üyesi davalılar hakkında tazminat davasının 2010/95 Esas sayılı dosya hususunda aynı hususta dava açılmış olması ve derdestlik olması nedeniyle usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI/DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; Yerel mahkeme kararının yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi heyeti incelemesinde, ... A.Ş.'nin paravan şirket ... Sigara Pazarlama Şirketi'ne sattığı mallar nedeniyle her hangi bir alacağının bulunup bulunmadığı hususu ile ilgili olarak yapıldığını, oysa bu husus tümüyle dava konusunun dışında olduğunu, davayla hiç ilgisi olmayan bir husus olduğunu, açılan davalar satılan mallara ilişkin alacak-borç davası olmadığını, davanın, şirket ortak ve yöneticilerinin sorumluluk, yükümlülük ve uymakla yükümlü oldukları yasaklardan kaynaklanan, zarar, ziyan, tespit, tazminat, alacak, malların ve getirin aidiyeti davası olduğunu, özellikle birleşen 2010/ 161 Esas sayılı dosya da menfaatlerin, taşınır-taşınmazların aidiyeti, tazminata ilişkin olduğunu, bilirkişilerin bu dosyayla ilgili incelemelerinin olmadığını, bilirkişi incelemelerinde dile getirdikleri hususlara ilişkin inceleme yapılmadığını, şirketin gelir ve kaynaklarının paravan şirkete aktarıldığını, bilirkişilerin her iki şirketin karlarını karşılaştırmak suretiyle durumu değerlendirebileceklerini, ancak bunu dahi yapmadıklarını, ... A.Ş.'nin araç dağıtım filosunun paravan şirkete peyder pey devredildiğini, ... A.Ş.'ne daha kurulurken, ... A.Ş.'den gerçek bir ticari sebebe dayalı olmadığı halde hayali olarak kesilen faturalar karşılığında yüklü ödeme ve transferler yapıldığını, bilirkişilerin bunları hesaplardan görebileceğini, şirketin içinin boşaltıldığını, paravan şirket kurulur kurulmaz "organizasyon bedeli" adı altında ... A.Ş.'den 3.000.000,00.TL civarında bir fatura kesilerek bu fatura davalılarca paravan şirkete aktarıldığını, davalıların şirketin konusuna giren ticari muamele nevinden bir muameleyi tüzel kişi örtüsü altında ve paravan kişileri de kullanarak kendi namlarına yaptığını, yapılan muamelelerin şirket namına yapılmasının addedilmesi ve elde edilen tüm menfaatlerin şirket aidiyetine karar verilmesinin yasanın gereği olduğunu, zararın bu şekilde tazmininin mümkün olmaması veya talep bu biçimiyle kabül görmez ise, yönetim kurulu üyesi ve müdür olan davalıların, özen ve sadakat borçlarına da aykırı hareket ederek, şirket ana sözleşmenin ve kanunun (TTK md.336, 340, 309 ve sair hükümler uyarınca) kendilerine yüklediği vazifeleleri kasten veya ihmalen yerine getirmeyerek, böyle bir davayı açmak suretiyle, şirket namına addedilmesi gereken muameleleri şirket namına addettirmemeleri ve yine dava açmak suretiyle paravan şirketçe elde edilen menfaatlerin şirkete aidiyetine karar verilmesini temin ettirmemeleri ve öte yandan özen ve sadakat borcuna aykırı davranarak şirketi yukarıda ayrıntılı biçimde anlatıldığı üzere paravan şirket kurmak ve gelir ve kar’ı transfer emek yoluyla zarara uğratmaları nedeniyle oluşan zararların kendilerinden tazmininin gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Asıl davanın ve birleşen 2010/155 Esas sayılı dosyanın davalı yönetim kurulu üyelerine karşı Anonim Şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklanan sorumluluk davası ve maddi tazminat talebine ilişkin olduğu, birleşen 2010/161 Esas sayılı dosyanın ise ... Sigara Dağıtım Pazarlama ve Ticaret A. Ş.'ne ait tüm taşınır ve taşınmaz malların ve şirketin tüm gelirlerinin ve araçlarının dava dışı ... A.Ş.'ye ait olduğunun tespiti talebine ilişkindir. Davacılar vekili, dava dilekçesinde, özetle davacıların ... Sigara ve Tütüncülük Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ortağı olduklarını, her iki davacının bu şirketteki hisse oranlarının toplamda % 50 olduğunu, davalıların ise bu şirketin diğer ortakları olduğunu, şirketin 5 ortaklı ve davalıların da bu şirketin yönetim kurulu üyeleri müdürleri olduğu, ... Şirketi'nin ...-Tarsus Organize Sanayi Bölgesi'nde sigara üretimi yapan bir şirket olup, 2003 yılından beri bu şirketin sigara satışlarını 2007 yılı başlarına kadar doğrudan bayilere (Distribütörlere) satılmak ve dağıtılmak suretiyle ticari faaliyetini sürdürdüğünü, 22.03.2007 tarihinde davalılarca ... Sigara Dağıtım Pazarlama ve Ticaret A.Ş. unvalı şirketin kurulduğunu, bu şirket kurulduktan sonra da üretilen sigaraların önce bu şirkete, buradan da yukarıda bahsedilen bayilere satılmaya başlandığını, müvekkili davacıların usulsüzlükleri 2010 yılı başından itibaren fark etmeye başladıklarını, .... A.Ş.'nin kurulmasıyla birlikte üretilen sigaraların, önceki durumun tersine çok yüksek kâr oranı verilerek bu şirkete satılmaya başlandığını, bu şirket bir dağıtım şirketi olmasına rağmen muazzam kâr ve gelir eldetemeye başladığını, .... A.Ş.'nin önce davalılar tarafından ..., ..., ... ve Sudan uyruklu ... isimli şahıslarca 100.000,00.TL sermaye ile kurulduğunu, bu 4 ortağın her birinin hissesinin % 25 olduğunu, daha sonra şirketin kar elde etmesine rağmen hisselerin satılmış olduğu, böylece davalıların paravan kişiler üzerinde bulunan riskleri de sıfırlamış olduklarını, şirketin sermayesinin şirkette biriken paralardan karşılanarak 2.000.000,00.TL.'ye çıkarıldığını, paravan şirketin eski ve yeni hissedarlarının davalılarla akraba ve işçi-işveren ilişkisi olduğunu ileri sürerek her bir davacı için 10.000,00.TL'nin davalılardan alınarak davacılara mümkün olmadığı takdirde dava dışı ... Sigara ve Tütüncülük Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye verilmesini talep etmiş, birleşen 2010/155 Esas sayılı aynı taleplerini sorumluluğa neden olacak iddialarını artırarak talep etmiş, birleşen 2010/161 Esas aynı iddialara dayanılarak davalı yönetim kurulu üyeleri yanında diğer davalı .... A.Ş.'yi de ekleyerek ...A.Ş 'ne ait tüm taşınır ve taşınmaz malların ve şirketin tüm gelirlerinin ve araçlarının dava dışı ... A.Ş. 'ye ait olduğunun tespitini talep etmş, İlk derece mahkemesince asıl davanın ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. TTK’nın 553. maddesinde, yöneticilerin, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem de pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu oldukları belirtilmiştir. Şirket yöneticinin TTK 553 maddesi uyarınca kanundan ve ana sözleşmeden doğan yükümlülüklerine aykırı davranışı nedeniyle sorumlu olması için ilgili yöneticinin kusuru, şirketin bu nedenle zararı ve kusur ile zarar arasında uygun illiyet bağının ispatlanması gerekir. Ceza Mahkemesi kararlarının Hukuk Mahkemesi'ndeki davaya etkisini düzenleyen 6098 sayılı TBK'nun 74 maddesinde "Hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hakimini bağlamaz." hüküm yer almaktadır. Hukuk hakimi kural olarak ceza mahkemesi kararlarına karşı bağımsız ise de, mahkumiyet ve suçun sanık tarafından işlenmediğine dair aklama kararları ile eylemin hukuka aykırılığını ve nedensellik bağını saptayan maddi olgular hukuk hâkimini bağlar. Ceza mahkemesinin, uyuşmazlık konusu olayın maddi nedensellik bağını tespit eden kesinleşmiş hükmünün, hukuk hâkimini bağlamasına 6098 sayılı TBK'nun 74. maddesi engel değildir. Özelikle mahkumiyet kararlarının maddi olguya ilişkin tespiti, hukuk hakimini bağlar. (Yargıtay 19. HD'nin 2019/3812 esas 2020/958 karar, 2018/3989 esas 2020/80 karar, 23 HD 2016/2367 esas 2018/5366 karar, 3. HD 2020/1509 esas 2020/3883 karar vs.) Somut olayda; davacıların ana ve birleşen 2010/161 Esas sayılı dosyalara konu ettikleri olaylar hakkında davacıların şikayeti üzerine .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/88 Esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığı, ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararı ile belirlenen maddi olguların hukuk mahkemesi tarafından kabulü zorunlu olduğundan ceza dosyasının bekletici mesele yapıldığı, kamu davasının sonucunda; asıl ve birleşen dosyaların davalıları olan sanıklar ..., ..., ...'ın üzerlerine atılı tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçuna ilişkin olarak yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması, paravan şirket olduğu iddia edilen .... A.Ş'nin ... dışında da başkaca şirketlerle iş yapıldığının anlaşıldığı, dosya kapsamından her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delillerin elde edilemediği gerekçelerine dayanarak ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği, kararın 02/05/2018 tarihinde kesinleştiği, davacının ana ve birleşen dava dilekçelerine konu edilen iddialarının, 2007-2010 yılları arasında gerçekleştiği ileri sürülen geniş bir zaman dilimini kapsayan eylemlere ilişkin olduğu, münferit olarak olay, yer ve zamandan bahsedilmediği, bu kapsamda bilirkişilerden rapor alındığı, bilirkişiler, ..., ... ve ...'in raporu ve bilirkişiler, ..., ..., ... ..., ...'nın raporu ve aynı bilirkişi heyetine ...'in de katılması suretiyle alınan ek rapor birlikte değerlendirildiğinde, davalı ... Sigara Dağıtım Pazarlama ve Ticaret A.Ş.'nin, 2007 yılından kurulduğu günden, bu şirketin hesabının kapatıldığı 21.03.2013 tarihine kadarki zaman zarfında, davacı ve davalıların ortağı olduğu ... Sigara ve Tütüncülük Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile yapmış olduğu bilumum sigara alım satımı, havale gönderilmesi, para ödemeleri, para tahsilatları, sigare iade işlemleri, virman işlemleri, ... Şirketi'nin defter kayıtlarından tek tek incelenmiş olup, bu duruma göre, davacı ortakların, ortağı oldukları ... Sigara ve Tütüncülük Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin, 09.03.2010 dava tarihi itibariyle davalı ... Sigara Dağıtım Pazarlama ve Ticaret Anonim Şirketi'ne yapmış olduğu mamul sigara satışları nedeniyle bu şirketten kendi defter kayıtlarına göre hesap bakiyesi olarak 1.795.777,01.TL alacaklı olduğu, hal böyle olmakla birlikte, her iki şirket arasında dava tarihinden sonra artarak devam eden satışlar olduğu, 21.03.2013 tarihinde cari hesaptaki borcunun sıfırlanmış olduğu ve bu tarihten sonra da bu şirket ile herhangi bir işlemin yapılmamış olduğu adı geçen şirketin yapılan işlemler ile yıllar itibariyle zarara uğratılmış olup olmadığı hususunun tespiti yapılmış, davalı ... Sigara Dağıtım Pazarlama ve Ticaret Anonim Şirketi'nin defter kayıtları sunulmadığından, vergi dairesine yazılan yazı cevabı doğrultusunda ... Sigara Dağıtım A.Ş.'nin 2007-2010 arası vergi beyannameleri, bilanço ve gelir tabloları üzerinden değerlendirme yapılmış olup, ... ... AŞ. tarafından üretilen sigaraların piyasaya dağıtımı için yetkilendirdiği, ... Sigara Dağıtım A.Ş.'nin 2007, 2008, 2009 ve 2010 yıllarında yaptığı satışlar sonucunda yaptığı karın, satış tutarı üzerinden %2 ve %4 sektör ortalamasına göre hesaplanan kar aralığında olduğunun ve elde edilen karın sektör uygulamasına uygun olduğunun tespit edildiği, dava konusu şirketin işlerinin paravan şirketlere aktarılarak ve paravan şirketler lehine fiillerde bulunularak şirketin zarara uğratıldığının ispat edilemediği, şirketin salt zarar etmiş olmasının sorumluluk için yeterli olmadığı, davalıların kusurları ile şirketin zarar etmiş olduğunun kanıtlanması gerektiği, kanaatine varılmakla davalıların TTK 553 maddesi kapsamında sorumluluklarını gerektirir kanundan veya esas sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal ettiklerinin dosyada mevcut delillerle ispatlanmadığı, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davacılar vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-a)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 179,90.TL'nin mahsubu ile bakiye 435,50.TL istinaf karar harcının davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, b)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 179,90.TL'nin mahsubu ile bakiye 435,50.TL istinaf karar harcının davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, c)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 80,70.TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70.TL istinaf karar harcının davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 15/10/2025 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır