8. Hukuk Dairesi 2017/2862 E. , 2017/11617 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı ... vekili, vekil edeninin babası ...'in kronik depresyon hastası olup yıllardır tedavi gördüğünü, şahsi ve mali menfaatlerini koruma ve çıkarlarına uygun karar vereb…
**8. Hukuk Dairesi 2017/2862 E. , 2017/11617 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı ... vekili, vekil edeninin babası ...'in kronik depresyon hastası olup yıllardır tedavi gördüğünü, şahsi ve mali menfaatlerini koruma ve çıkarlarına uygun karar verebilme kabiliyetine haiz olmadığını ileri sürerek ...'in kısıtlanmasına ve vekil edeninin vasi olarak atanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, kısa kararda “Davacının davasının ispat edilmemesi nedeniyle reddine” denildiği halde gerekçeli kararda “...'in vasi tayinini gerektirecek bir hastalığının olmaması nedeniyle karar ittihazına (vasi tayinine) yer olmadığına” denilmek suretiyle kararlar arasında çelişki yaratılmıştır. 6100 sayılı HMK.nun 298/2. maddesine göre, gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki uyumsuzluk mahkemelere olan güveni sarsar. Hükümlerin kurulmasında esas olan kısa karardır. Gerekçeli karar ile kısa kararın uyumlu olması gerekir. Bu konuya ilişkin 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; “1-Kısa kararla gerekçeli kararın aykırı olması bozma nedenidir. 2-Yerel mahkeme bozmadan sonra önceki kısa karara bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydıyla hakimin vicdani kanaatine göre karar verebilir.” belirtilmiştir. Hüküm, bu nedenle HMK.nun 298/2. maddesine, tarih ve numarası anılan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olarak tesis edilmiştir. Bu açıklamaya göre, Mahkemece yapılacak iş, HMK.nun 294, 297 ve 298. maddelerine uygun şekilde, yukarıda açıklanan uyumsuzluk ve çelişkiyi giderecek şekilde, davanın esası hakkında yeniden bir karar vermekten ibarettir. Hükmün açıklanan bu sebeple bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda gösterilen sebeplerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.