11. Ceza Dairesi 2009/16317 E. , 2012/5464 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Tüm sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2. maddeleri gereği zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına, Sanıklar .....'ın sahtecilik suçundan beraatlerine, Sanıklar ....'in sahtecilik suçundan, 765 sayılı TCK'nun 339, 80, 31. maddeleri gereği 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandır
**11. Ceza Dairesi 2009/16317 E. , 2012/5464 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Tüm sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2. maddeleri gereği zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına, Sanıklar .....'ın sahtecilik suçundan beraatlerine, Sanıklar ....'in sahtecilik suçundan, 765 sayılı TCK'nun 339, 80, 31. maddeleri gereği 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 3 yıl kamu hizmetlerinden yoksun bırakılmalarına, tutuklulukta geçen sürenin mahsubuna dair Sanık..... hakkında “memurun resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik herhangi bir temyiz istemi bulunmadığından sanıklar ..... hakkında “nitelikli dolandırıcılık” ve sanıklar ..... ve .... hakkında “memurun resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan hükümler yönünden sınırlı olarak yapılan incelemede gereği görüşüldü: I-Sanıklar ....hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan kurulan kamu davalarının vaki dava zamanaşımları nedeniyle ortadan kaldırılması ve sanıklar ...... hakkında “memurun resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin ve sanıklar .... ve ..... hakkında “memurun resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: Toplanan delilleri duruşmada edindiği kanaate göre değerlendirip sanıklar ......’ın mahkûmiyetine yeter nitelik ve derecede bulunmadığını kabul eden mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Elde edilen delillerin sanıklar .....’ın hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklar......’a yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımlarının, suç tarihlerinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davalarının vaki dava zamanaşımları nedeniyle ortadan kaldırılması gerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan ve toplanan deliller karar yerinde incelenip sanıklar ......’e yüklenen “memurun resmi belgede sahteciliği” suçunun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı sebebin nitelik ve derecesi, azaltıcı bir sebebin ise bulunmadığı takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek sonucuna göre kararlar verilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan vekilinin dava zamanaşımının gerçekleşmediğine ve sanıklar.....’ın da mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğine, sanıklar müdafilerinin ise yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik soruşturma ve inceleme sonucu karar verildiğine, sanıkların cezalandırılmalarına yeter delil bulunmadığına, bilirkişi raporlarının hükme esas alınabilecek nitelikte ve yeterlilikte olmadığına, lehlerine olan delillerin gözetilmediğine, zincirleme suç koşullarının bulunmadığına, takdiri indirim uygulanması gerektiğine, suç vasfının yanlış tayin edildiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 765 sayılı TCK hükümleri lehe kabul edilip uygulandığı halde, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin de uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması, Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin, sanıklar ...... hakkında “memurun resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan mahkumiyetleri hükümleri yönünden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm hüküm fıkrasından çıkartılmak suretiyle DÜZELTİLEREK, sanıklar ..... hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan kamu davalarının vaki dava zamanaşımları nedeniyle ortadan kaldırılması ve sanıklar ..... hakkında “memurun resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan beraat hükümleri yönünden ise DOĞRUDAN ONANMASINA, II-Sanık Ali Tok hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; eczacı olan sanığın menfaat karşılığı anlaştığı doktorlara gerçeğe aykırı reçete düzenlettirip kullanmaktan ibaret eylemenin sübutu halinde “memurun resmi belgede sahteciliğine iştirak” suçunu oluşturacağı ve bu suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/3. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 17.09.1998 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında anılan suçtan açılan kamu davasının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, III-Sanık Faruk Günak hakkında “memurun resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince: 1-Sanığın; reçete sahipleri tanıkların beyanları, bilirkişi raporları, düzenlenen reçete sayısı, Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü Kontrolörlüğünün 03.09.1999 gün ve 98/İR.4/5 sayılı ve Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulunun 04.02.1999 gün ve 81-2 sayılı raporları ve tüm dosya kapsamından hastayı görüp muayene etmeden istenilen ilaçları yazarak gerçeğe aykırı reçete düzenlediği anlaşılmakla; yüklenen ve tüm unsurları ile oluşan “memurun resmi belgede sahteciliği” suçundan mahkûmiyeti yerine menfaat elde edilmesinin suçun oluşu için şart olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, Kabule göre de; 2-Kısa kararda sanığın cezalandırılmasına yeter delil elde edilemediğinden beraatine kararı verildiği halde gerekçede sanığın sahte reçete düzenlemek kastıyla hareket ettiğinin kabulünün mümkün olmadığı ancak hastayı muayene etmeden istediği ilaçları yazmak şeklindeki eyleminin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği bu suçun ise dava zamanaşımının dolduğundan bahsedilerek kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişkiye neden olunması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.