1. Hukuk Dairesi 2014/15251 E. , 2014/19099 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü. -KARAR- Dava, paydaşlar arasında ecrimisil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.…
**1. Hukuk Dairesi 2014/15251 E. , 2014/19099 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü. -KARAR- Dava, paydaşlar arasında ecrimisil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, ortak mirasbırakan ...’ın 11/07/1996 tarihinde ölümü ile davacılar, davalılar ve dava dışı ...’nın mirasçı olarak kaldığı, davacıların, mirasbırakandan intikal eden üç adet dükkan ve dört adet dairenin davalılar tarafından oturmak ve kiraya verilmek suretiyle kullanıldığı halde kendilerine herhangi bir bedel ödenmediğini ileri sürerek, davalılar tarafından ikametgah olarak kullanılan dairelere ilişkin haklarını saklı tutup, kiraya verilen iki daire ve üç dükkan için 16/07/2007-16/07/2012 dönemi ecrimisilin tahsili istemli olarak eldeki davayı açtıkları anlaşılmaktadır. Paydaşlardan davacı ...’ın dava konusu taşınmazdaki 3.katta bulunan daireyi belli bir dönem ikametgah olarak kullandığı anlaşılarak ecrimisile hükmedilmemiş olması doğrudur. Davacıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir, reddine. Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince; Hemen belirtilmelidir ki, dava konu taşınmazlarda taraflar paydaştırlar. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil istiyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir. Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır. Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde intifadan men koşulu aranmaz. Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu(YHGK)'nun 27.02.2002 tarihli ve 2002/3-131 E., 2002/114 K sayılı ilamı). Somut olayda, dava konusu üç dükkan ve iki dairenin belli dönemlerde kiraya verildiği tanık beyanlarından anlaşıldığı gibi davalıların da kabulündedir. Bu durumda kiraya verilen taşınmazlar yönünden intifadan men koşulu aranmayacağı açıktır. Hal böyle olunca, dava konusu taşınmazların hangi dönemlerde kiraya verildiğinin saptanması, kira bedellerinin belirlenmesi, belirlenen bedellerden davacıların paylarının hesaplanarak, hesaplanan değer üzerinden ecrimisile hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Davacıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.