T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İncelenen Kararın Mahkemesi : Denizli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi: 04/07/2023 Dava Türü : Menfi Tespit (Kapatılan Denizli 7. İcra ... Esas) (Yeni Denizli İcra ....Esas) - Alacak Dava Tarihi: 01/04/2021 Karar Yazım T: 18/12/2025 İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı inc…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İncelenen Kararın Mahkemesi : Denizli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi: 04/07/2023 Dava Türü : Menfi Tespit (Kapatılan Denizli 7. İcra ... Esas) (Yeni Denizli İcra ....Esas) - Alacak Dava Tarihi: 01/04/2021 Karar Yazım T: 18/12/2025 İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili açtığı dava ile, davacı ile davalı arasında davacıya ait taşınmazda PVC doğrama alüminyum korkuluk dış cephe giydirme işleri yapımı için sözleşme düzenlendiğini, iş bedelinin 89.000 TL olup, 15.000 TL'nin nakit, birer ay sırayla 5 adet 10.000 TL'lik bono ve 24.000 TL'nin ara ödeme ile yapılacağının kararlaştırıldığını, bonoların teslim edildiğini, 20/10/2020 vadeli ve 20/11/2020 vadeli 10'ar bin TL'lik bonoların ödendiğini, sonuçta davalıya peşin ödeme ile birlikte 35.000 TL ödeme yapıldığını, davalının işi tamamlamadığını, işin %25 oranında kaldığını, mahkemece yapılan tespitte eksik işler bedelinin 63.000 TL olarak hesaplandığını, davalıya ihtarname çekildiğini, davalının Denizli 7. İcra Müdürlüğünün ....Esas sayılı dosyasında 20/12/2020 vade tarihli 10.000 TL'lik senedi takip konusu yaptığını, ayrıca takibe konu edilmeyen 20/01/2021 ve 20/02/2021 vade tarihli 10'ar bin TL'lik 2 adet bono kaldığını ileri sürerek icra takibine konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile takibe konu olmamış 2 adet bononun bedelsizliğinin tespitine, davalıya şimdilik fazla ödenen 1.000 TL'nin (Islahla 9.000 TL) davalıdan tahsiline, davacı lehine tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevabında, takibe dayanak yapılan senedin kambiyo senedi vasfında olduğunu, temel ilişkiden bağımsız olduğunu, senede karşı senetle ispat zorunluluğunun bulunduğunu, faturayla ispat sağlanamayacağını, borçtan kurtulmak için dava açıldığını, davalının hak ettiği ücreti alamadığını ileri sürerek davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesi, mahkemece uzman bilirkişilerden alınan 23/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda Denizli İli ...ilçesi ...Mahallesi ... ada ...parsel sayılı taşınmazın maliki ....ile davalı yüklenici ...arasında 10/08/2020 tarihli plastik doğrama yapım sözleşmesi düzenlendiği, yapılacak işin bedelinin 89.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı, davacı tarafın iş için 35.000 TL ödediği, ödeme makbuzlarını dosyaya sunduğu, davaya konu yerle ilgili olarak Denizli 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...D.İş sayılı dosyası ile tespit yapıldığı ve tespit raporunda sözleşmede taahhüt edilen imalatların tamamlanmadığı, eksik imalatlar olduğu, eksik imalatlar bedelinin 63.000 TL olarak hesaplandığı, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da aynı yönde tespit yapıldığı, dolayısıyla davaya konu olan taşınmazda davalı tarafça yapılan imalat bedelinin 26.000 TL olduğu, davacı tarafından davalıya 35.000 TL ödeme yapıldığı dikkate alındığında, davacının davalıya 9.000 TL fazla ödeme yaptığı, ayrıca davaya konu olan ve taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle düzenlenen Denizli 7. İcra Müdürlüğünün ....Esas sayılı dosyasında takibe konu olan keşidecisi davacı ..., lehtarı davalı ... olan 21/09/2020 tanzim, 20/12/2020 vade tarihli 10.000 TL bedelli senet ve yine keşidecisi davacı ..., lehtarı davalı ...olan 21/09/2020 tanzim, 20/01/2021 vade tarihli 10.000 TL bedelli senet ile keşidecisi davacı ..., lehtarı davalı ....olan 21/09/2020 tanzim, 20/02/2021 vade tarihli 10.000 TL bedelli senet nedeniyle, davaya konu işin davalı tarafça eksik yapılmış olması nedeniyle, davacının davalıya borçlu olmadığı, senetlerin bedelsiz olduğu, bilirkişi raporlarının oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu, buna göre davacının davasının kabulüne karar vermek gerektiği, İİK72/5 maddesinde "borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olamaz." hükmünün düzenlendiği, ancak kötüniyet tazminatı yönünden 2004 sayılı İİK 72/5 maddesi uyarınca, menfi tespit davası açan borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılmasının da zorunlu olduğu, bir başka deyişle, takibin kötü niyetle yapıldığının iddia ve ispat edilememesi halinde, sadece takibin haksız olması nedeniyle borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesinin olanaklı olmadığı, icra takibinde bulunan alacaklının da kötü niyetli olup olmadığının somut olaya özgü olarak değerlendirilmesi gerektiği, burada takibin haksız olmasının tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olduğu, ispat yükünün takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davacı (borçlu)’nun üzerinde olduğu, öğretide ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu hâlde, icra takibine girişen alacaklının kötü niyetli olduğunun kabul edildiği, anılan yasa hükmünde düzenlenen ve "kötü niyet tazminatı" olarak adlandırılan tazminat, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde takibe girişmekte kötü niyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğinde olduğu, hemen belirtilmelidir ki, alacağının varlığına maddi hukuk kuralları çerçevesinde inanarak icra takibine girişen, ancak bunu usul hukuku kurallarına uygun şekilde kanıtlayamadığı için menfi tespit istemi kabul edilen davada, alacaklı "haksız" ise de, "kötü niyetli" olarak kabul edilmesine ve dolayısıyla, bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesini açıkça şart koşan söz konusu hüküm çerçevesinde tazminatla sorumlu tutulmasına hukuken olanak olmadığı, nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20.06.1980 tarihli ve 1979/9-82 E., 1980/2073 K.; 10.04.2002 tarihli ve 2002/19-282 E., 2002/299 K.; 27.04.2005 tarihli ve 2005/19-286 E., 2005/268 K., 21.10.2015 tarihli ve 2013/19-2415 E., 2015/2335 K., 01.03.2017 tarihli ve 2015/1048 E., 2017/380 K. sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsendiği, açıklanan bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı borçlu aleyhine takip başlatan davalının, takipte kötü niyetli olduğunun dosyadaki bilgi, belge ve delillere göre ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında takibe konu olan keşidecisi davacı ..., lehtarı davalı ...olan 21/09/2020 tanzim, 20/12/2020 vade tarihli, 10.000 TL bedelli senet nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, yine keşidecisi davacı .., lehtarı davalı ...olan 21/09/2020 tanzim, 20/01/2021 vade tarihli, 10.000 TL bedelli ve yine keşidecisi davacı ..., lehtarı davalı ....olan 21/09/2020 tanzim, 20/02/2021 vade tarihli, 10.000 TL bedelli senet nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının ve senedin bedelsiz olduğunun tespitine, 9.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Nedenleri Davalı vekili, davacının ödediğini iddia ettiği 35.000 TL'lik ödemenin 15.000 TL'si yönünden hiçbir makbuz ve belge sunamadığı, senede karşı senetle ispat zorunluğunun bulunduğu, mahkemece muhasebe kayıtlarının incelenmediği, kusura ilişkin hesaplama yapılmadığı, Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan tespite itiraz ettikleri, işin 60.000 TL'lik kısmının yapılmadığı tespit edilirken hangi kısmın eksik olduğunun belirtilmediği, raporun delil tespitine göre uyarlandığı, değişik iş dosyası, tanık beyanı ve bilirkişi raporunun hukuka uygun olmayıp, delil niteliğinde olmadığı gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Dava, İcra İflas Kanununun 72. maddesine göre açılmış menfi tespit, icra takip konusu olmayan bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti ve fazla ödenen iş bedeline ilişkin alacak davasıdır. 2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. 3. Değerlendirme Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire, ortaya koyduğu gerekçeye ve ayrıca istinaf edenin sıfatına, kamu düzeninden olan hususlar dışında istinaf incelemesinin ancak istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılabilmesine göre, mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. V. KARAR 1)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2)Alınması gerekli 2.664,09 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 667,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 1.997,09 TL harcın istinaf yoluna başvuran davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 18/12/2025 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.