1. Hukuk Dairesi 2009/12064 E. , 2009/13378 K. "" MAHKEMESİ : GELİBOLU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 25/02/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, annesinin 138 ada 10 parsel sayılı taşınmazın bakılacağı vaadiyle ve kandırılmak suretiyle, ayrıca yaşı gereği doktor raporu alınmaksızın davalı adına devrinin yapıldığını, satış şeklinde yapılan bu temlikle ilgili olarak bedel ödenmediğini ve mal kaçırmak amacıyla işlemin gerçekleştirildiğini ileri sürüp, tapu iptali ve …
**1. Hukuk Dairesi 2009/12064 E. , 2009/13378 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : GELİBOLU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 25/02/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, annesinin 138 ada 10 parsel sayılı taşınmazın bakılacağı vaadiyle ve kandırılmak suretiyle, ayrıca yaşı gereği doktor raporu alınmaksızın davalı adına devrinin yapıldığını, satış şeklinde yapılan bu temlikle ilgili olarak bedel ödenmediğini ve mal kaçırmak amacıyla işlemin gerçekleştirildiğini ileri sürüp, tapu iptali ve eski malik olan annesi F. Ç.. adına tescil isteğinde bulunmuştur. Davalı, gerçek alım satım işlemi yapıldığını belirtip, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının annesinin davalı tarafından kandırıldığı, iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle, "subut bulmayan davanın reddine" karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, ehliyetsizlik ve hile hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu 138 ada 10 parsel sayılı taşınmazın F. Ç..tarafından 01.08.2006 tarihinde ve satış suretiyle davalıya temlik edildiği ve halen davalı adına kayıtlı bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı, annesi F. Ç..’ın 138 ada 10 parsel sayılı taşınmazını, 90 yaşında ve ehliyetsiz olduğu sırada, kandırılmak suretiyle temlik ettiğini ileri sürerek, tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuş; ehliyetsizlik yanında hile hukuksal nedenine de dayanmıştır. Hemen belirtilmelidir ki, dava tarihinde temliki yapan F. Ç.. yaşıyor ve davacı da bu kişinin yasal temsilcisi değil ise de, yargılama sırasında F..’nin ölümüyle tek mirasçısı olan davacının davayı yürütmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Diğer taraftan; davacı, dava dilekçesinde davanın dayanağını oluşturan tüm olayları (vakıaları) bildirmekle yükümlüdür. (HUMK.Mad.179/1) Aynı Kanunun 74 ve 75. maddelerinin buyurucu nitelikteki hükümlerinde belirtildiği üzere Hakim Medeni Kanunda açıklanan ayrıcalıklar dışında, davanın sınırlarını çizen bu olaylarla bağlı olup, bunlar dışına çıkamaz ve inceleme yapıp karar veremez. Ancak, davada ileri sürülen olaylar belirsiz (müphem) veya çelişkili ise, belirsiz veya çelişkili gördüğü iddia veya sebepler (vakıalar) hakkında açıklama isteyebilir.