3. Hukuk Dairesi 2025/26 E. , 2025/790 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/248 E., 2023/10 K. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; davalı ile dava dışı şirket ara…
**3. Hukuk Dairesi 2025/26 E. , 2025/790 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/248 E., 2023/10 K. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; davalı ile dava dışı şirket arasındaki özel hukuktan kaynaklı 11.05.2005 tarihli sözleşme gereğince "...." isimli yatın satışının dava dışı şirket tarafından gerçekleştirildiğini, davalı tarafça, fon zararına neden olunduğu gerekçesiyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun (6183 sayılı Kanun) uyarınca takip ve tahsil işlemlerine başlanılmış ise de sınırları ve kapsamı kanunen belirlenmiş olan fon zararı kapsamına tek taraflı işlemle alınarak takip başlatılamayacağını, müvekkillerinin dava dışı şirketin yönetim kurulu üyesi olduklarını, şirketten tahsilat yapılamadığından bahisle şirketin kanuni temsilcisi olduğu iddia olunan müvekkilleri aleyhine başlatılan takibin haksız olduğunu, fon alacağı vasfı taşımadığından 6183 sayılı Kanun kapsamında takip başlatılamayacağını, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Alacaklarının Takip ve Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğinin 4. maddesinde, kamu alacağı vasfı taşıyan alacakların neler olduğunun tahdiden sayılmış olduğunu, dava konusu alacağın bu kapsama girmediğini ileri sürerek; takip nedeniyle müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; dava hak düşürücü süre içinde açılmadığından alacağın kesinleştiğini, Başbakanlık Teftiş Kurulunca düzenlenen 11.03.2010 tarihli raporda; davalıya devredilen .... A.Ş.ye ait ... isimli yatın satışı için dava dışı kamu borçlusu şirkete ödenen 217.350 USD komisyon bedelinin haksız olup şirketten tahsili gerektiğinin belirtildiğini, 26.08.2011 tarihli Başkanlık oluru ile ödeme tarihinden 15.09.2011 tarihine kadar faiz dahil 793.228,00 TL'nin tahsili için takibe başlanıldığını, şirketin malvarlığının fon alacağını karşılayacak düzeyde bulunmadığının anlaşılması üzerine 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca kanuni temsilci olan davacılar aleyhine takibe başlanılarak 04.01.2012 tarihli ödeme emirlerinin düzenlendiğini, alacağın 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilmesinin mümkün olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Davanın açıldığı İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli kararıyla; İstanbul İdare Mahkemesi görevli olduğu gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.