1. Hukuk Dairesi 2011/2261 E. , 2011/5101 K. "" MAHKEMESİ : SİVAS 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 02/11/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu 1640 ada 5 parsel sayılı taşınmaza davalının duvar örmek ve ağaç dikmek suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesine ve duvar ile ağaçların yıkımına karar verilmesini istemiştir. Davalı, dava konusu duvar ve ağaçların uzun yıllardan beri mevcut olduğunu, kötü niyetli bir tecavüzün bulu…
**1. Hukuk Dairesi 2011/2261 E. , 2011/5101 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : SİVAS 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 02/11/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu 1640 ada 5 parsel sayılı taşınmaza davalının duvar örmek ve ağaç dikmek suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesine ve duvar ile ağaçların yıkımına karar verilmesini istemiştir. Davalı, dava konusu duvar ve ağaçların uzun yıllardan beri mevcut olduğunu, kötü niyetli bir tecavüzün bulunmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, çekişme konusu taşınmaza davalı tecavüzünün imar uygulaması sonucu meydana geldiği, yapı bedelinin tahsili gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde temyiz etmiş olmakla, tetkik hakimi . . raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, imar parseline elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 1640 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kayden davacıya ait olduğu, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkı bulunmadığı, davalının komşu 6 parsel sayılı taşınmazın maliki olup, her iki parselin de imar parselleri olduğu, davacı taşınmazına davalının müdahalesinin idari bir tasarruf olan imar uygulaması ile meydana geldiği ve davalının imar öncesi kadastral parselde hak sahibi olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, maliki olduğu taşınmaza davalının yapılanmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Bilindiği üzere;yasal ayrıcalıkların dışında ayrılmaz parçanın (mütemmim cüz'ün) mülkiyeti ve buna bağlı olarak tasarruf hakkı üzerinde bulunduğu arza bağlıdır. Bu husus M.K.nun 684. maddesinde açıkca vurgulanmıştır. Ne varki, yürürlükten kalkmış olan 6785 sayılı yasanın l605 sayılı yasa ile değişik 42/c ve halen yürürlükte bulunan 3l94 sayılı imar yasasının l8. maddelerinde özel hükümler getirilmek suretiyle ayrılmaz parça (mütemmim cüz) olan yapı ile arz arasındaki hukuki ilişki kesilmiş bazı durumlarda yapı, üzerinde bulunduğu yerin malikinden başkasına bırakılarak imar parsellerinin oluşturulabileceği öngörülmüştür. Böylece yapıların bedelleri ilgili parsel sahiplerince yapı sahibine ödenmediği veya aralarında bu yönde bir anlaşma yapılmadığı yada ortaklığın giderilmesi davası açılmadığı sürece bu yapıların ömürlerini dolduruncaya kadar eski sahiplerine kullanma imkanı sağlanmıştır. Öte yandan, zeminin maliki olan kişinin taşınmazı bizzat kullanma yetkisi sınırlanmış, ayrılmaz parça (mütemmim cüz) durumunda olan yapı üzerinde tasarruf etme gücü özel yasa ile kısıtlanmıştır. 298l sayılı yasanın 3290 sayılı yasa ile değişik l0/c maddesi de aynı doğrultuda hüküm getirmiştir.