T.C. GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : .. KARAR NO : .. T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : .. ÜYE :.. ÜYE :.. KATİP : .. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : .. NUMARASI : .. DAVACI :.. VEKİLLERİ : Av... DAVALI : .. VEKİLİ : Av.. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : .. KARAR YAZIM TARİHİ :.. Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tar…
T.C. GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : .. KARAR NO : .. T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : .. ÜYE :.. ÜYE :.. KATİP : .. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : .. NUMARASI : .. DAVACI :.. VEKİLLERİ : Av... DAVALI : .. VEKİLİ : Av.. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : .. KARAR YAZIM TARİHİ :.. Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş ve ilgili dosya dairemize gelmiş olup, dosyanın inceleme aşamasında duruşma yapılmadan karar verilebilecek hallerden olduğu anlaşılmış olmakla, dosya heyetçe incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davacının.. yıllarında .. ilinde faaliyet gösteren final kıstasiye isimli iş yerinin sahibi olduğunu, .. yılında maddi bakımdan iflasın eşiğine gelmesi sebebiyle ailesinden devraldığı, oldukça eski bir geçmişe sahip olan marka değer olup .. yakinen bilinen kırtasiye dükkanının yok pahasına devretmek zorunda kaldığını, davalı .. A.Ş.'nin güvenlik biriminde çalışan . . tarafından, bankalar arası kart merkezinde görevli ihtisas polisi komiser . . davacı hakkında bir ihbar e-postası gönderildiğini, bu ihbarda, bankaya ait bulunan 8 adet kredi kartı ile .., sahiplerinin bilgisi ve rızası dışında nakit çekim işlemlerinin yapıldığını, kart sahiplerinin iletişim adreslerinin .. ili olduğu ve kullanılan 7 adet kredi kartının... ." adlı iş yerinde kullanıldığı ifade edilip "ilgililerinin yakalatılması" talep edildiğini, ihbar neticesinde davacıya ait iş yerine baskın yapılarak, iş yerinde bulunan pos cihazları ve bir çok eşyaya el konularak davacı ve iş yerinde bulunan aile üyelerinin göz altına alındığını, pos cihazına sahip olduğu tüm bankalar nezdindeki ilişkileri sonlandırılarak ve pos cihazları iptal edildiğini, pos cihazına sahip olduğu tüm bankalar ile ilişkilerinin kopmasına neden olan bu olay müşterilerin kredi kartı ile ödeme yapamaması nedeniyle iş yerinin iflasına yol açtığını, bu nedenle telafisi imkansız bulunan bu manevi zararın tazmini bakımından .. TL manevi tazminata hükmedilmesini gerektiğini, davalı bankanın sebebi ve sorumlusu olduğu asılsız ihbar nedeniyle uğranılan zarar ve mahrum kalınan kazanç kaybına ilişkin olarak .. TL'nin zarar tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte ve .. TL manevi tazminatın yine olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, öncelikle zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, davalı banka tarafından davacının iflas eşiğine geldi iddiası da tamamen hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının dayanak yaptığı ceza dosyasında banka suçtan zarar gören müşteki konumunda olduğunu, davacı tarafın iddialarını kabul etmek mümkün olmadığını, davacı . . . . tarihinde İstihbarat Olumsuzluğu nedeni ile iptal edildiğini, davalı bankaca tespit edilen istihbarı ve şüpheli işlemler hakkında ilgili birimlere bilgi verilmesi yasal zorunlu olduğunu, davacı taraf davalı banka personelinin ihbar postası nedeniyle davalının mağduriyetinin başladığını, ve açılan soruşturma neticesinde düzenlenen iddianame ile ceza mahkemesinde dava açıldığını yapılan yargılama neticesinde davacının beraat ettiğini ve bu nedenle davalı banka hakkında tazminat davası açması tamamen kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, Davacının maddi tazminat talebinin reddine, davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Hükme karşı davacı vekili tarafından, dava konusu olayda yapılan ihbarın masumane bir ihbar ya da basit bir hata olarak değerlendirilemeyeceği, bankanın gereken özeni göstermeyip, davacıyı hedef gösterdiği, ortak nokta bulamadıysa bankanın .. . yazması gereken yazı 8 kart sahibinin ortak noktasının bulunmadığı, ortada tarumar olmuş yaşamlar varken, mahkemece .. ihbarının şikayet hakkının kullanılması olarak değerlendirilmesi, en az banka kadar özensiz davrandığı.. Mahkemesi'nde davacının yargılandığı . . Asliye Ceza Mahkemesinin ..sayılı ceza dosyasında 8 mağdurun kredi kartı ekstrelerini celbettirdik, 5 nolu celsenin , 4 nolu ara kararı doğrultusunda yazılan müzekkereye istinaden gönderilen ekstrelerde ortak çekim yapılan işyerinin davacıya ait olan .. Kırtasiye değil, katılan bankaya ait .. A.Ş. olduğunun görüldüğü, ancak ..Ticaret Mahkemesi eksik inceleme yaparak, deliller dahi toplanmadan, hatta ekstreler bir bilirkişiye dahi inceletilmeden davayı reddettiği, ihbar konusunun özensizlikle ya da bir çalışanın anlık bir hatası olarak değerlendirilemeyceği, mahkemece olayın şikayet hakkına indirgeyerek davanın hukuksuz bir biçimde reddedildiği, tüm bu nedenlerle mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeler ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, haksız fiile dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosyanın değerlendirilmesinde; davacı davalının bankacılık işlemine ilişkin haksız şikayeti nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını beyan etmiş olup davacının sanık olarak yargılandığı ... Asliye Ceza Mahkemesinin .. sayılı ceza dosyasının incelenmesinde; katılanların .,..müştekisinin ise ..olduğu, iddianameye göre . .. . . Bürosu görevlilerince ". . . Merkezinde görevli İhtisas . . ile.. nolu hat üzerinden yapılan görüşme sonucunda, .. merkezde kredi kartı kopyalama eylemi gerçekleştiği bilgisi edinilmiş, ... görevli .. ile kurumsal E- Posta üzerinden iletişime geçilmiş, ..adresine gelen e-posta içeriğinde, . .. da ... banka .. lerinden .. A.Ş. tarafından üretilen 8 adet kredi kartlarının sahiplerinin bilgisi ve rızası dışında nakit çekim işleminde kullanıldığı, 8 adet kredi kartının sahiplerinin iletişim adreslerinin .. olduğu, .. adet kredi kartının geçmiş ortak kullanım yerinin davacı . .. tarafından işletilen . . isimli işyeri olduğu, muhtemelen kredi kartlarının bu işyerinde kopyalandığı, 8 kredi kartından 6 kredi kartının işlemlerinin red olduğu, 2 kredi kartının nakit çekim işleminin onaylandığı ve toplam zararın .. TL olduğu, Mağdur . .. bankaya itiraz dilekçesinin ulaştığı, bankanın itirazı değerlendirip mağdura parasını geri ödendiği, davalı .. A.Ş. nin zararının olduğu, bu kapsamda yürütülen soruşturma sonucunda . .. Başsavcılığı tarafından . . Asliye Ceza Mahkemesine davalı sanık hakkında "Başkasına Ait Banka ve Kredi Kartının İzinsiz Kullanılması Suretiyle Yarar Sağlama" suçundan cezalandırılması istemi ile dava açıldığı ve mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda şüpheden sanık yararlanır evrensel ceza hukuku ilkesi gereğince" ... Sanığın üzerinde atılı suçu işlediği hususunda şüphe hasıl olduğu, şüpheden sanık yararlanır evrensel ceza hukuku ilkesi gereğince CMK 'nın 223/2 -e maddesi gereğince atılı suçtan beraatine" şeklinde karar verilmiş olduğu ve kararın kesinleştiği görülmüştür. İlk derece mahkemesince davacının maddi manevi tazminat talebine ilişkin olarak yapılan yargılama sonunda; davacının maddi ve manevi tazminata ilişkin talebinin, davalının şikayetini haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa var olduğu, şikayet hakkının kullanılmasındaki sınırın aşılmadığı göz önüne alınarak reddine karar verildiği görülmüştür. Şikayet hakkı, diğer bir deyimle hak arama özgürlüğü; Anayasa’nın 36. maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir” şeklinde yer almıştır. Hak arama özgürlüğü bu şekilde güvence altına alınmış olup; kişiler, gerek yargı mercileri önünde gerekse yetkili kurum ve kuruluşlara başvurmak suretiyle kendilerine zarar verenlere karşı haklarının korunmasını, yasal işlem yapılmasını ve cezalandırılmalarını isteme hak ve yetkilerine sahiptir. Anayasa’nın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün yanında, yine Anayasanın “Temel Haklar ve Hürriyetlerin Niteliği” başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtildikten başka, 17. maddesinde de, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu da düzenleme altına alınmıştır. Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurları belirtilmiş ve hukuka aykırılığı açıklanmış, 25. maddesinde kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile korunacağı, TBK’nun 58. maddesinde ise saldırının yaptırımı düzenlenmiştir. Hak arama özgürlüğü ile kişilik haklarının karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin bu iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Daha az üstün olan yararın, daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Hak arama özgürlüğü, diğer özgürlüklerde olduğu gibi sınırsız olmayıp kişi salt başkasını zararlandırmak için bu hakkı kullanamaz. Bu hakkın hukuken korunabilmesi ve yerinde kullanıldığının kabul edilebilmesi için şikayet edilenin cezalandırılmasını veya sorumlu tutulmasını gerektirecek yeterli kanıtların mevcut olması da zorunlu değildir. Şikayeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa varlığı yeterlidir. Bunlara dayanarak başkalarının da aynı olay karşısında davalı gibi davranabileceği hallerde şikayet hakkının kullanılmasının uygun olduğu kabul edilmelidir. Aksi halde şikayetin hak arama özgürlüğü sınırları aşılarak kullanıldığı, kişilik değerlerine saldırı oluşturduğu sonucuna varılmalıdır. Somut olayda; Ceza mahkemesi tarafından davacı hakkında beraat kararı verilmesinin şikayeti başlı başına haksız hale getirmediği, davalının bankacılık işlemleri ile ilgili olması nedeniyle ilgili kolluk birimleri ile bilgilerin paylaşıldığı, soruşturmanın davalının suç duyurusu ile değil dava dışı banka müşterisi dava dışı . .. isimli kişinin şikayeti ile başlatıldığı, kaldı ki davalının davacı hakkında şikayetçi olması için yeterli emarenin bulunduğu ve davacıyı zararlandırma kastıyla hareket ettiğinin ispatlanamadığından şikayetin hak arama özgürlüğü kapsamında kaldığının kabulü ile haksız fiilin hukuka aykırılık unsurunun oluşmaması nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, şikayetin olağan kuşku üzerine somut emarelere dayandırılarak yapıldığının, davacıyı zararlandırma kastının bulunmadığı saptanarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğrudur. Davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 462,15 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-İstinaf masrafının davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın kesin olması nedeniyle tebligatların ve harç tahsil/iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK. 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. . . . Başkan . ¸e-imzalıdır . . Üye . ¸e-imzalıdır . . Üye . ¸e-imzalıdır . . Katip . ¸e-imzalıdır