6. Hukuk Dairesi 2024/1748 E. , 2024/3251 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/286 E., 2023/401 K. KARAR : Sıra cetveline itirazın reddi, Şikayetin kabulü 1-İzmir 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/239 E., 2014/709 K. sayılı kararıyla, sıra cetveline şikayet ve itiraz istemli davada, satış masrafları ayrılmadan sıra cetveli düzenlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle şikayetinin kabulü ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir. 2- Mahkeme kar…
**6. Hukuk Dairesi 2024/1748 E. , 2024/3251 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/286 E., 2023/401 K. KARAR : Sıra cetveline itirazın reddi, Şikayetin kabulü 1-İzmir 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/239 E., 2014/709 K. sayılı kararıyla, sıra cetveline şikayet ve itiraz istemli davada, satış masrafları ayrılmadan sıra cetveli düzenlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle şikayetinin kabulü ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir. 2- Mahkeme kararına karşı, davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesi’nin 2015/ 6652 E., 2016/ 318 K. sayılı kararı kararıyla; mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle şikayetin HMK 11/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek, hüküm bozulmuştur. 3- İzmir 3. İcra Mahkemesince, bozmaya uyularak görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine kararı verilmesi üzerine dosyanın tevzi edildiği İzmir 20. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davacının şikayetine yönelik olarak; haczedilen menkullerin satış bedelinden satış masrafların mahsup edilerek, birinci sıradaki ilk haciz tarihi olan davalı alacaklıya kalan bedelin ödenmesi gerekirken, sıra cetvelinde masrafın mahsup edilmeden davalı alacaklıya ödenmesine karar verilmediği, bu nedenle şikayetin haklı olduğu, davacının sıraya itirazına yönelik ise yasa kapsamında yapılan yapılandırmanın, vergi borcunun sona erip, yeni bir borç yaratmayacağı, sadece ödeme kolaylığı sağladığı, asıl borç ilişkisinin kurulması ve borcun doğumundan sonra, vergi borcunun yapılandırılmasının, asıl borcun ortadan kalkması anlamına gelmeyeceği, dolayısıyla borç nedeniyle 17/10/2011 tarihli haczin devam ettiği, nitekim yapılandırma şartlarının ihlali ile, borç takip ve hacizlerinin kaldığı yerden devam ettiği, davacı ve davalı ... dairesinin hacizlerindeki menkullerin aynı olmadığının davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçeleriyle, sıra cetveline itirazın reddine, sıra cetveline şikayetin ise kabulü ile satışa konu menkullerin satımı sonrası takip dosyasına alınan 154.750,00 Türk Lirası üzerinden takip dosyalarındaki masraflar belirlenerek tüm satış ile ilgili masraflar düşüldükten sonra geri kalan paranın davalı alacaklı vergi dairesine ödenmesine karar verilmiştir. 4- Bu karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: