T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1154 - 2025/1449 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1154 KARAR NO : 2025/1449 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/07/2024 NUMARASI : 2022/519 Esas - 2024/408 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 20/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 21/11/2025 Mahalli mahkemesince veril…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1154 - 2025/1449 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1154 KARAR NO : 2025/1449 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/07/2024 NUMARASI : 2022/519 Esas - 2024/408 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 20/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 21/11/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'in, 05/07/2018 günü saat 14:20 sularında yolun karşısına geçmek isterken ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, müvekkilinin sol tarafına çarparak yaraladığını, müvekkilinin maddi tazminat alacağı için sigorta şirketine başvurduğunu ancak hiçbir sonuç alınamadığını, daha sonra arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmaya varılamadığını belirterek, müvekkilinde meydana gelen zarar ve marazlar nedeniyle duyduğu ve tüm hayatı boyunca yaşayacağı acılar için 10.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar aracın şoförü ... ile aracın maliki ...'dan müşterek ve müteselsilen tahsiline, geçici/kalıcı iş göremezlik nedeniyle uğradığı zararı için şimdilik 100-TL maddi tazminat ile tedavi giderleri ve benzeri yapılan masraflar için şimdilik 1.900-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan (sigorta firmasının sorumluluk sınırlarında ve ticari faiziyle) müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili talebini açıkladığı 28/03/2023 tarihli dilekçesinde; geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemi yönünden, her bir kalem için ayrı ayrı 50.00-TL talep ettiklerini beyan etmiş, 04/05/2024 tarihli ıslah dilekçesinde ise; geçici iş göremezlik için (4.352,73-TLx0,25)=1.088,18 TL tazminat tespit edildiğini, buna göre 50,00 TL talep edilen geçici iş görmezlik tazminatı taleplerini 1.038,18 TL daha artırarak ve toplamda 1.088,18TL'ye çıkardıklarını, ıslahla artırılan 1.038,18 TL'ye olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan (sigorta firmasının sorumluluk sınırlarında ve ticari faiziyle) müşterek ve müteselsilen tahsilini, dava dilekçesinin sonuç ve talep bölümünün 3 nolu bendinde; "Tedavi giderleri vb (ve bunun gibi) yapılan masraflar için şimdilik 1.900,00 TL..." istenildiği, bu talebin içeriğinde müvekkilinin sağlığına kavuşması için yapılan ulaşım, ilaç,alet-aparat-tedavi, bakıcı ücreti gibi zorunlu masrafların kast edildiği, hatalı anlaşılmaya neden olmamak amacıyla dilekçedeki bu ibareyi, "Tedavi giderleri, bakıcı giderleri olarak yapılan masraflar için şimdilik 1.900,00 TL.." şeklinde ıslah ettiklerini bildirmiştir. Davalı Axa Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesi müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın, müvekkili şirkete, 22.10.2017-22.10.2018 tarihleri arasında 169588189 numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, ölüm/daimi sakatlık halinde kişi başına azami 360.000,00TL ile sınırlı olduğunu, davacı yayanın kazanın oluşumuna kendi asli kusurlu hareketi ile sebebiyet verdiğini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur raporu alınması gerektiğini, SGK'ya müzekkere yazılarak davacıya sürekli iş göremezlik tazminatı veya maaşı başlanıp bağlanmadığının, bağlandı ise ne miktarda ödeme yapıldığının ve maaş bağlama tarihi itibariyle peşin sermaye değerinin ne olduğunun, maaş bağlanmadı ise davacının müracaatı halinde maaş almaya hak kazanıp kazanmadığının sorulması gerektiğini, "geçici iş göremezlik zararı" ile “geçici bakıcı giderleri”nin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davaya konu uyuşmazlıkta tazminat hesabı yapılırken yargı kararları ile de kabul gören TRH 2010 Hayat Tablosunun kullanılması gerektiğini bildirerek, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; somut olayda, davacı yayanın 10 metre mesafedeki yaya geçidinden geçmeyerek bulunduğu noktadan yolun karşısına geçmeye çalıştığı sırada, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacıya çarpması suretiyle dava konusu kazanın meydana geldiği, hükme esas alınan Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na ait 02/10/2023 tarihli rapor ile, kaza tarihi itibariyle geçerli "Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre, davacının özür oranının %0 (sıfır) olduğu, 3 (üç) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, bilirkişi heyet raporları ile, davacı yaya ...'in, meydana gelen olayda %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, davalı şirkete sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü davalı ...'ın ise, olayda %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu alınan aktüer bilirkişi raporuna göre, 1.088,18TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 1.163,47TL tedavi giderinin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerektiği, davacının dava dilekçesinde netice-i talep olarak geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi giderlerini talep etmesi, bakıcı gideri tazminatı talebinin bulunmaması ve ıslah yolu ile dava konusunun genişletilemeyeceği kanaatine varılarak, davacının bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, olay sebebiyle davacı yararına manevi tazminat ödetilmesi koşullarının da oluştuğu gerekçesi ile; davacının sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin reddine, davacının geçici iş göremezlik tazminatı isteminin kabulü ile, 1.088,18 TL'nin davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 05/07/2018, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 02/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının tedavi gideri isteminin kısmen kabulü ile, 1.163,47 TL'nin davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 05/07/2018, davalı Sigorta Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 02/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının bakıcı gideri tazminatı isteminin reddine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 7.000,00 TL'nin olay tarihi olan 05/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından alınan tıbbi mütalaa raporunda müvekkilinin %9,2 maluliyeti bulunduğu yönündeki tespitin bu rapora itiraz etmeyen davalı sigorta şirketini bağlayacağını, geçici iş göremezlik ve bakıcı ihtiyacı süresinin de az hesaplandığını, ilk derece mahkemesi tarafından bakıcı gideri ile sağlık aletlerine dair giderlerin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat tutarının da düşük olduğunu ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 05/07/2018 günü davacının yaya olarak 10 metre mesafedeki yaya geçidinden geçmeyerek bulunduğu noktadan yolun karşısına geçmeye çalıştığı sırada, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacıya çarpması suretiyle dava konusu kazanın meydana geldiği, dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davacının %75, davalı sürücü ...’ın ise %25 oranında kusurlu olduğu ve belirlenen kusur oranının kaza tespit tutanağı ile oluşa uygun düştüğü anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından meydana gelen kazaya bağlı olarak davacının maluliyet durumunun tespiti için Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 02/10/2023 tarihli rapor ile, kaza tarihi itibariyle geçerli "Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre, davacının özür oranının %0 (sıfır) olduğu, 3 (üç) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı belirlenmiş olup, her ne kadar davacı tarafından aşamalarda; davalı sigorta şirketi tarafindan sunulan 10/01/2021 tarihli tıbbi mütalaa raporu ile mahkemece alman rapor arasında çelişki bulunduğu ileri sürülmüş ise de; davalı sigorta şirketi tarafından dava açılmadan önce alman 10/01/2021 tarihli tıbbi mütalaa raporunda davacının tespit edilen sekelinin Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Tespit oranları hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranının %9.2, "Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre, davacının özür oranının %0 (sıfır) olduğu, 9 (üç) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı bildirilmiş olup, bahse konu raporun, kaza tarihi itibariyle geçerli olan “Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre düzenlenmemesi nedeniyle ilk derece mahkemesi tarafından sigorta şirketi tarafından aldırılan tıbbi mütalaa raporu ile 02/10/2023 tarihli Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporu arasında çelişki bulunmadığı anlaşılmış olup, maluliyet durumuna ilişkin olarak 02/10/2023 tarihli Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’na ait raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. İlk derece mahkemesi tarafından davacının maddi zararlarının tespiti için aktüer bilirkişi ve doktor bilirkişi raporu aldırılmış olup, davaya konu kaza nedeniyle 3 ay süre ile geçici iş göremezlik halinde kalan davacının bu süre içerisinde asgari ücret üzerinden tespit edilen maddi zararının tahsiline, sürekli iş göremezlik hali bulunmadığından bu talebin reddine karar verilmesi de doğrudur. Davacı vekili dava dilekçesinde geçici ve sürekli iş göremezlikten kaynaklı zararlar ile tedavi giderleri vb. yapılan masrafları talep etmiş, 04/05/2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; geçici iş göremezlik için (4.352,73-TLxO,25)=l .088,18 TL tazminat tespit edildiğini, buna göre 50,00 TL talep edilen geçici iş görmezlik tazminatı taleplerini 1.038,18 TL daha artırarak ve toplamda 1.088,18 TL'ye çıkardıklarını, ıslahla arttırılan 1.038,18 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan (Sigorta Firmasının sorumluluk sınırlarında ve ticari faiziyle) müşterek ve müteselsilen tahsilini, dava dilekçesinin sonuç ve talep bölümünün 3 nolu bendinde, "Tedavi giderleri vb (ve bunun gibi) yapılan masraflar için şimdilik 1.900,00 TL..." istenildiği, bu talebin içeriğinde müvekkilinin sağlığına kavuşması için yapılan ulaşım, ilaç,alet-aparat-tedavi, bakıcı ücreti gibi zorunlu masrafların kast edildiği, hatalı anlaşılmaya neden olmamak amacıyla dilekçedeki bu ibareyi "Tedavi giderleri, bakıcı giderleri olarak yapılan masraflar için şimdilik 1.900,00 TL.." şeklinde ıslah ettiklerini beyan etmiştir. Yerel mahkemece; davacının SGK dışı tedavi giderlerinin belirlenmesi için doktor bilirkişi raporu alınmış olup refakatçi (bakıcı) gideri dahil sağlık hizmet bedellerinin hesaplanmasında ve mahkemece kusur oranına göre tespit edilen tutar üzerinden SGK dışı tedavi giderlerine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Her ne kadar mahkemece; bakıcı giderine ilişkin usulüne uygun olarak açılmış bir dava olmadığı belirtilmiş ise de ; trafik kazasına bağlı olarak yaralanan kişinin eski sağlığına kavuşuncaya kadar yapacağı tüm giderlerin iyileşme gideri mahiyetinde olduğu, hastanede yapılan sağlık giderleri dışında kalan tedavi giderlerinin bakıcı giderini de kapsadığı muhakkak olup, mahkemece davacının bu hususa ilişkin usulüne uygun bir talebinin bulunmadığı gerekçe gösterilerek tedavi giderlerine ilişkin talebin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; hükme esas alman doktor bilirkişi raporunda refakatçi/bakıcı giderinin de hesaplandığı ve yapılan bu hesaplama esas alınarak hüküm kurulduğu anlaşılmış olup, bakıcı giderlerine ilişkin yerel mahkeme kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlar yerinde değildir. İlk derece mahkemesi tarafından hükmolunan manevi tazminat tutarına gelince; dava konusu olayın meydana geldiği yer ve zaman olayın gerçekleşme biçimi ve sonuçları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile kaza tarihindeki paranın alım gücü dikkate alınarak ilk derece mahkemesi tarafından hükmolunan manevi tazminat tutarının hakkaniyete uygun düştüğü kanaatine ulaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca reddi gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılması gereken 615,40TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine, 5-HMK'nın 359/4.maddesi gereğince kararın taraflara tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 20/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.