3. Ceza Dairesi 2021/1918 E. , 2023/8911 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/659 E., 2019/1436 K. SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, bombalama suretiyle kasten öldürme (teşebbüs), tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi Ret, kısmi onama, kısmi bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 08.10.2014 tarihli eyleminden ötürü tehlikeli maddelerin izinsiz
**3. Ceza Dairesi 2021/1918 E. , 2023/8911 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/659 E., 2019/1436 K. SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, bombalama suretiyle kasten öldürme (teşebbüs), tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi Ret, kısmi onama, kısmi bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 08.10.2014 tarihli eyleminden ötürü tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, ayrıca söz konusu suçun 7188 ... Kanun kapsamında miktar sınırı olmaksızın temyiz edilebileceğine dair bir düzenleme de bulunmadığından, 5271 ... Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan kurulan hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 10.05.2016 tarihli eyleminden ötürü devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, bombalama suretiyle kasten öldürmeye teşebbüs ve tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 ... Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 ... Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 ... Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2018 Tarihli ve 2017/20 Esas, 2018/268 ... Kararı İle Sanık Hakkında 1. Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçundan, 5237 ... ... Ceza Kanunu’nun 302 inci maddesinin birinci fıkrası, 3713 ... Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 ... Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına ve mahsuba, 2. 10.05.2016 tarihli eylemi nedeniyle bombalamak suretiyle öldürme (teşebbüs) suçundan, 5237 ... Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 3713 ... Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 ... Kanun'un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına ve mahsuba, 3. 10.05.2016 tarihli eylemi nedeniyle tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan, 5237 ... Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrası, 3713 ... Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 ... Kanun'un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 6 ay 20 ... hapis ve 166 ... (3.300,00 TL) adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü ceza rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba, 4. 08.10.2014 tarihli eylemi nedeniyle tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan, 5237 ... Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrası, 3713 ... Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 ... Kanun'un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 6 ... (120,00 TL) adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü ceza rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba, Karar verilmiştir. B.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 04.07.2019 Tarihli ve 2019/659 Esas, 2019/1436 ... Kararı ile Sanık Hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemi Olay yeri tutanağında ve ev aramasında izmaritin olmaması en sonda tutanağa geçirilmesinin dosyada diğer deliller gibi bu delilin de tartışmalı olduğunu ortaya koyduğuna, gizli tanık beyanının çelişkili olduğuna, çünkü çay ocağında iki ay önce tanımadığım ... ve bıyıklı esmer Diyarbakırlı bir şahıs denmesine rağmen sanığın iki ay öncesinde ilçede olmadığı Ankara ilinde olduğunun sunulan uçak biletiyle de sabit olduğuna, örgüt için yeterli olan sayıya ulaşılamadığına, tanıkların beyanlarının gizli tanığı yalanladığına, gizli tanığın yalan beyanlarda bulunduğuna, tanık G.B. nin beyanlarının çelişkili olduğuna, ihbarcıların çelişkilerle dolu ifadeler verdiğine, olay sonrası yurtta arama yapılırken bu arama tutanağının CD kaydının dosyada olmadığına, gizli tanık ...'in beyanının aksine orada öğrenci olmayanların kalması mümkün değil iken orada kalanların öğrenci olması ve emniyete tek tek bildirilmesine rağmen dosyada bu bilgi belge ve tutanakların niçin yer almadığına, bu öğrenci yurdu ile ilgili daha önceden birden fazla terör soruşturmasının olmasının (... ve Hozat savcılığının) polisin daha önce ... ailesini taciz etmesi ve S.K. nin şikâyetinin sanık lehine Atfı Cürüm noktasında lehe şüphe yarattığına, Hozat CBS 2016-20 soruşturmasında A.E. nin Hozat YDH sorumlusu olarak tarif ettiğine, ...'ın ismini ... sorumlusu olarak verdiğine, tanık Y.T. nin ... ... için 7 Mayıs 2016 saat 11 den 21 00'e kadar bizdeydi dediğine, gizli tanık ...'in, ... Barışla 7-8 Mayısta Birlikteydiler dediği .... nin 02.06.2016 tarihli savcılık beyanında Cumartesi günü ...'de ... Kafe de ... boyu C.T. ile pazar sabahı erkenden Tunceline geçtim, her 2 ... için kamera kaydı isteyin ve tanık dinleyin dediğine, tanık ...'nin, sanığın 8 Mayıs günü tüm ... evde olduğunu söylediğine, gizli tanık ...'in 19.07.2017 tarihli beyanında sanıkla ilgili kilosu 66 iken 80 boyu 1.80 iken 1.65 -1.70 yaşı ise 24 iken 30 demesi ve bahçeyle ilgili bakımlı bir bahçe iken bakımsız demesinin, konteynırın mavi rengini bilmemesinin CMK 206 delillerin tartışılması durumunda sanık lehine durum yarattığına, keşif yapılması gerektiğine, yerel mahkeme tarafından tanık S.K. nin dinlenildiğine, müvekkilin olay tarihinden 1 ay kadar önce ablasının yanına Ankara’ya gittiğine, komşusu olması dolayısıyla görüp bildiğini belirttiğine, tanık Y.T. beyanında, sevgilisinin yakın arkadaşı olması nedeniyle müvekkili tanıdığını ve sık sık birlikte vakit geçirdiklerini belirttiğine, 7 Mayıs 2016 tarihinde, ... boyu birlikte olduklarını, olay günü müvekkilin Y. nin evinde olduğunu belirttiğine, tanık ....K. beyanında, İzmir ilinde ikamet ettiğini, tarla içerisinde bulunan konteynırın kilitli olduğunu, kilidin sadece kendisinde olduğunu, olaydan bir ... önce ... İlçesi’ne geldiğini belirttiğine, olay günü polislerce bomba ihbarının bulunduğunu belirttiklerine, aralarında bomba uzmanının olmadığını ellerine bir çubuk aldıklarını “benim çubuğum bombayı bulacak” diye söyledikten sonra otu kaldırıp bombayı bulduklarını ifade ettiğine, yerel mahkeme tarafından Gizli tanık ...’in çelişkili ve yalan mahiyetinde ihbar ve aşama beyanları, patlayıcı maddelerden güney kısmına 1 metre, yola 2 metre mesafede bulunan parliament ibareli izmaritteki DNA benzerliği, ikamet aramasında bulunan turuncu renkli sert plastik parçasının düzenekte akım taşıyıcısı olarak kullanılabileceği ve renk tür şekil ve ebat olarak benzerlik gösterdiği gerekçe gösterilerek mahkum edildiğine, dosya kapsamı itibariyle vahim nitelikte bir eylem bulunmadığına, dosya kapsamında zarar gören kimsenin olmadığına, gizli tanık ...’in beyanları incelendiğinde, müvekkilin fiziksel özelliği ve yaşının yanlış olarak belirtildiğine, müvekkilin kilosu 66 iken 80, boyu 1.80 iken 1.65.1.70 yaşı ise 24 iken 30 olarak ifade edildğine, gizli tanığın yalan beyanlarının, yerel mahkeme tarafından da kabul edildiğine, usulüne uygun bir şekilde yapılacak canlı teşhis işlemi yapılmış olsaydı, müvekkilin gizli tanık tarafından tanınmadığının anlaşılacağına, ancak gizli tanığa müvekkilin yalan olan fiziksel görünüm ve yaşına ilişkin beyanlarına karşın SEGBİS üzerinden ... ... ... tek başına gösterildiğine, bu durumun tanığın müvekkili aslında tanımadığının tespiti açısından, mahkeme tarafından hatalı işlem tesis edildiğini gösterdiğine, ...’in beyanında, .... ile tanımadığı iki kişinin konuşurken bir şeyler yapılmasına ilişkin konuşmalar duyduğunu belirttiğine, mahkeme huzurunda alınan beyanında, Diyarbakırlı bir şahıs ile müvekkil ... ve ismini hatırlamadığı bir kişinin suikast düzenleyeceğine dair konuşma yaptıklarını söylediğine, soruşturma aşamasında alınan beyanında, müvekkili tanımadığını beyan eden ... isimli gizli tanığın, mahkeme huzurunda yanlış fiziksel ve yaş durumuna ilişkin bilgi verdiği, müvekkili tanıdığını iddia ettiğine, aşama beyanları arasındaki çelişki ve müvekkile ilişkin tanıma-tanımama, yaş ve fiziksel görünüme dair hatalı anlatımlar, ...’in yalan söylediğini gösterdiğine, ... isimli gizli tanığın bu konuşmadan 1.5 ay sonra müvekkili ... İlçe merkezinde gördüğünü belirttiğine, müvekkilin aşama beyanlarında belirtmiş olduğu ve tanık beyanları ile uçak biletleriyle tespit edildiği üzere, tanığın belirtmiş olduğu tarihlerde müvekkilin ...’te bulunmadığına, müvekkilin bu zaman zarfında, ablasının ikametinin bulunduğu Ankara ve öğrenci olarak yaşamını idame ettirdiği ... İli Nazilli İlçesi’nde bulunduğuna, müvekkilin karakolda imza atmak suretiyle adli kontrol uygulamasına tabi olduğu gözetildiğinde, imza çizelgesinden bu hususun tespitinin yapılabileceğine, ...'in beyanında, müvekkilin tüplerin bulunduğu yere yakın yerde bulunan kamyon kasasına sık sık girip çıktığını gördüğünü, uzaktan izlediğini belirttiğine, polislerce yapılan arama sırasında, söz konusu kamyon kasasına ilişkin bir tespit yapılmadığına, bu hususta, müvekkilin tanığın belirttiği üzere sık sık gitmesi durumunda parmak izi, el avuç izi vb teknik mahiyette delillerin tespitinin yapılması gerekeceğine, ancak, ne kamyon kasası ne de bu hususta müvekkilin sık sık gittiğinin tespit edildiği bir somut delilin dosya kapsamında bulunmadığına, ...'in beyanında, .... nin ilk ifadesinde bahsettiği 3 kişiden biri olduğuna, konuşmayı yapan kişilerden olduğuna, fiziksel görünüm ve yaşına ilişkin anlatımlarda bulunuğuna, öncelikle .... ... olmasına ve kimlik bilgileri tespit edilmesine karşın, tanık veya şüpheli sıfatıyla dinlenilmediğine, ... isimli tanığın beyanları gözetilerek, bu şahsa ilişkin bir ceza yargılaması yapılmadığına, ancak, müvekkil yalan mahiyetindeki ...’in beyanlarıyla müebbet hapis cezası ile cezalandırıldığına, .... nin beyanının alınmaması suretiyle eksik incelemeyle karar verildiğine, E. açısından yürütülmeyen soruşturma, ...’in beyanının maddi gerçeği yansıtmadığını göstermesine karşın, müvekkil aleyhinde esas delil olarak değerlendirilerek mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, ...'in beyanında, çalılıklar arasında ilk tüpü kendisinin gördüğünü, emniyete haber verdiğini iddia ettiğine, patlayıcı maddelerin bulunduğu kilitli konteynırın sahibi olan .... nin beyanında, olaydan bir ... önce ...’e geldiğini, olay günü tarlada bulunduğu sırada polislerce baskın düzenlendiğini, bomba ihbarının olduğunun belirtildiğini beyan etttiğine, tanık beyanı incelendiğinde, ilk kez kendisi görmesine karşın, aynı dakikalarda tarla sahibi olan .... nin olay yerinde olmasına ilişkin herhangi bir beyanda bulunmadığına, gizli tanığın beyanında, patlayıcı maddeleri kimin yerleştirdiğini görmediğini, düzeneği oraya koyarken de görmediğini belirttiğine, tanık beyanında, müvekkilin ikametine yakın, yaklaşık iki tarla mesafede bulunan yerde, müvekkilin görülmesinin patlayıcı maddelerle ilişkili gösterilmeye çalışıldığına, ancak, aleyhte beyanları hükme esas alınan gizli tanığın bile beyanlarında, düzeneğin kim tarafından yerleştirildiği veya konulduğunu görmediğini belirtiğine, kaldı ki, patlayıcı madde üzerinden ve düzeneğin bulunduğu yerde olay yeri inceleme ekiplerince yapılan tespitlerde parmak izi, avuç izi vb DNA örneklerinin tespiti yapılamadığına, bu durumun gizli tanığın beyanı da gözetildiğinde, müvekkilin patlayıcı maddelerle bir ilgisinin olmadığını gösterdiğine, yerel mahkeme tarafından parliament ibareli izmaritte müvekkilin DNA’sı ile benzerlik göstermesi, izmaritin bulunduğu yerin yola 2 metre mesafede olması, müvekkilin ikametine yakın ve yola yakın bir yerde olmasına karşın aleyhte değerlendirilerek mahkumiyet kararına gerekçe oluşturduğuna, müvekkilin ikametine gitmek için kullandığı yol güzergâhında, izmarit bulunduğuna, müvekkilin de sigara içtiğine, izmaritin patlayıcı maddelerin konulduğu konteynır ve çalılıklar arasında bulunmadığına, yola yakın bir yerde bulunduğuna, bu durumun izmaritin patlayıcı maddelerle bir ilgisinin olmadığını gösterdiğine, yerel mahkeme tarafından turuncu renkli sert kablonun tür, şekil ebat itibariyle patlayıcı düzeneğinde bulunan kablo ile benzerlik gösterdiği iddia edildiğine, müvekkilin babasının arama sırasında hazirun olarak ve sonrasında tanık sıfatıyla alınan beyanlarında, plastik kablonun müvekkil ile bir ilgisinin olmadığını belirttiğine, bu durum gereğince, her ne kadar benzerlik gösterdiği iddia edilmiş ise de, aynı nitelik ve özellikte plastik kablonun herkesin kullanımında olması ve müvekkil ile babasının beyanları gözetildiğinde, patlayıcı maddelerle müvekkilin bir ilgisinin olmadığının açık olduğuna, gizli tanığın yalan mahiyetindeki beyanları, izmaritin patlayıcı maddelerin bulunduğu yerde olmaması, patlayıcı düzeneklerinde parmak izi, avuç izi gibi teknik mahiyette müvekkile ilişkin delil bulunmaması, plastik kablonun herkesçe kullanılabilecek şekilde bulunması, gizli tanığın beyanında belirttiği, .... hakkında takipsizlik kararı verilmesi ve taşınmazın sahibi .... nin beyanları gözetildiğinde müvekkilin patlayıcı madde ile bir ilgisinin olmadığının açık olduğuna, mahkemenin eksik incelemeyle karar verdiğine, her türlü şüpheden uzak kesin kanaate varılamadığına, gizli tanık beyanının tek başına hükme esas alınamayacağına, tanık beyanlarının başka delillerle desteklenmediğine ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü "...Sanığın 08.10.2014 tarihinde PKK/KCK terör örgütü tarafından yapılan genel nitelikteki eylem çağrıları üzerine, olay tarihi olan 08.10.2014 günü akşam sıralarında taşlı ve molotoflu saldırı gerçekleştiren yüzü kapalı grupla birlikte hareket ederek, olay tutanağı ve gerçekleşen eylemler nazara alındığında, kanuna aykırı ve örgütün propagandası haline gelen gösteri yürüyüşüne katılarak yukarıda bilirkişi raporlarında ayrıntısı açıklanan eylemleri gerçekleştirdiği ve olayda kullanmak üzere hazırlanmış yangın çıkarıcı maddelerin sanığa ait olduğuna kanaat getirilmesiyle; Sanığın, uzmanlık raporu ile de tespit edilen, elen geçen içi sıvı dolu cam şişelerin el yapımı yangın çıkarıcı olduğu ve yanıcı maddelerin (molotofların) yanındaki Bold ibareli bulaşık eldiveni poşeti üzerinde sanık ...'ın parmak izinin çıktığının tespit edilmesinin anlaşılması karşısında sanığın olayda kullanılmak üzere hazırlanan motofların sanığa ait olduğu bu nedenle "Tehlikeli Maddeleri İzinsiz Bulundurma" suçunu işlediği kanaatine varılarak eylemine uyan suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanığın lehine olan TCK'nun 174/1 maddesi gereğince alt sınırdan hüküm kurularak cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş eylemin örgüt faaliyeti çerçevesinde işlediğinden hakkında 3713 ... yasanın 5/2 maddesi kapsamında artırım yapılacağından ayrıca TCK 174/2 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği,.... ....Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığının 17.01.2017 tarih 2017/3 iddianame no'lu iddianame ile sanık hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma ve Tehlikeli Maddeleri İzinsiz Olarak Bulundurma veya El Değiştirme suçlarını işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı, akabinde mahkememizce yapılan ihbar üzerine Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığının 19.06,.2018 Tarih 2018/317 Esas ... iddianamesi ile sanığın üzerine atılı suçun devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak ve kasten adam öldürmeye teşebbüs suçu olduğundan bahisle birleştirme talepli kamu davası açıldığı,... ...Olay yerinde ele geçen sigara izmaritinde DNA analizi sonucunda sanık ...'ın DNA örneği ile benzer DNA izlerinin bulunduğunun tespit edildiği, mahkememizce olay yerinden alındığı belirlenen ve Tunceli CBS (2016-232 sırasına kayıtlı) adli emanetine alınan kablo, silindirik plastik ve fitil parçaları ile sanığın ikametinden ele geçirilen kablo ve silindirik plastik parçalar arasında uyum benzerlik ya da birbirlerinin parçası olup olmadığı hususunda rapor aldırıldığı, mahkememize hitaben Van Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 07.11.2018 tarihli uzmanlık raporu ile olay yerinden alındığı belirtilen ve rapor içerisinde fotoğraflanan 1 numaralı turuncu renkli, silindirik plastik parçanın renk tür şekil ebat vb fiziksel özellikleri yönünden sanığın ikametinden ele geçirilen 8 numaralı turuncu renkli silindirik plastik parçanın benzer olduğu, yine olay yerinden alınan 1 numaralı turuncu renkli silindirik plastik parçanın 1/1 numaralı uç kısmı ile sanığın ikametinde ele geçirildiği belirtilen 8 numaralı turuncu renkli silindirik plastik parçanın 8/2 numaralı uç kısmının kesilme yüzeylerindeki şekillerin birbirini tamamladıkları tespit edilmiş olup aynı bütüne ait parçalar olduğu rapor edilmiş, rapor içerisine sunulan 7 ve 8 no'lu fotoğrafların mahkeme heyetiyle incelemesinden de aynı kanaate ulaşılmıştır. Yine olay yerinden alındığı belirtilen 2 numaralı beyaz renkli kırmızı çizgili çift yollu elektrik kablo parçası ile sanığın ikametinden ele geçirilen 11 numaralı beyaz renkli, kırmızı çizgili, çift yollu elektrik kablosu parçasının renk tür şekil ebat vb fiziksel özellikleri bakımından benzer oldukları rapor edilmiştir. Aynı rapor içeriği ile olay yerinden alındığı belirtilen 2 numaralı beyaz renkli kırmızı çizgili çift yollu elektrik kablo parçasının 2/1 numaralı uç kısmı ile sanığın ikametinden ele geçirildiği belirtilen 11 numaralı beyaz renkli kırmızı çizgili çift yollu elektrik kablo parçasının 11/1 numaralı uç kısmının kesilme yüzeylerindeki şekillerinden birbirini tamamladıkları tespit edilmiş olup aynı bütüne ait parçalar olduğunun rapor edilmiş olması karşısında gerek menfez kenarında olay yerinde bulunan sigara izmariti üzerinde bulunan DNA izlerinin sanık ...'a ait DNA izleri ile uyuşması gerek patlayıcı madde imalinde kullanılan kablolar ile sanığın ikametinde ele geçen kabloların aynı bütüne ait parçalar olması, sanığın yol kenarına patlayıcı madde yerleştirildiğine ve konteynırda patlayıcı madde imal ettiğine dair ihbar içerikleri, ve Sanık ...'ın soruşturma aşamasında savcılıkta alınan 11/05/2016 tarihli beyanında özetle ... Elazığ yoluna döşenen ve konteynırda bulunan patlayıcı maddelerle bir ilgisinin olmadığını, ....K. ye ait konteynır'a en son 2 3 ay önce gittiğini, örgüt üyesi ve sempatizanı olmadığını suçlamaları kabul etmediği şeklindeki beyanı ile El yapımı patlayıcı madde bulunan konteynır sahibi ....K. nin soruşturma aşamasında olayın hemen akabinde 11/05/2016 tarihinde şüpheli sıfatı ile alınan beyanında konteynırın anahtarının kendisinde olduğunu, kendisinin olmadığı zamanlarda konteynırı kimsenin kullanmadığını, anahtarının kendisinde olduğunu, Sanık ... veya bir başkasının konteynırı kullanmasının mümkün olmadığını patlayıcı maddelerle bir ilgisinin olmadığını örgüt üyesi olmadığına dair beyanı ve bu beyanlarını mahkeme huzurunda tanık olarak alınan beyanlarında tekrar ettiği, Olayın hemen akabinde sanık ile konteynır sahibi .... nin alınan beyanlarında konteynırın kullanımı hususunda birbiri ile çelişen beyanlarının bulunduğu, tanığın soruşturma aşamasında verdiği bu beyanlarının komşusu olan sanığı cezadan kurtarmaya yönelik beyan olarak kabulünün gerektiği hususları ile, yine gizli tanık ...'in gerek soruşturma gerekse mahkeme huzurunda verdiği beyanlarında, sanığı yaş itibariyle teşhis ettiği ancak boy ve kilo bilgisi olarak sanık beyanlarına kıyasen yaklaşık beyanlarda bulunduğunun anlaşıldığı, gizli tanık ...'in beyanında soruşturma aşamasındaki beyanlarını aynen kabul ettiği, ... ..., E.C. ve tanımadığı Diyarbakırlı bir kişinin suikast planladığını, kimliğinin ortaya çıkmaması amacıyla ismini belirtmek istemediği bir mekanda duyduğunu söylediği , daha sonra bu şahsı takip ettiği, sanığı sıklıkla tüplerin bulunduğu yere yakın olan kamyon kasasına girip çıkarken gördüğünü, yanında .... nin olduğunu, gizli tanığın E.C. nin eşgal bilgilerini doğru bir şekilde belirttiği, Diyarbakırlı olduğunu ve inşaat işlerinde çalıştığını belirttiği şahsın göl apart tesislerinde kaldığını bu şahsın örgüt mensubu olduğunu belirttiği, bu aşamada göl apart pansiyon müdürlüğünü yapan E.K. nin tanık olarak dinlendiği, pansiyonlarında yalnızca öğrencilerin konaklayabileceğini, Diyarbakırlı inşaat ustasının yurda giriş çıkış yaptığını bilmediğini ancak pansiyonun alt katında bulunan kafeteryanın restorant şeklinde olduğunu, bu sebeple Diyarbakırlı inşaat ustasının yurda girip çıkmış olabileceğini, ancak bu konuda bilgisi olmadığını, bununla birlikte ...'ın yurda gelerek ilçedeki meslek yüksek okulundaki öğrenciler ile takıldığını, yurdun çevresinde takıldığını bildiğini ifade ederek gizli tanığın beyanlarının aksini ifade eden bir beyanının bulunmadığı, buna karşılık gizli tanık beyanlarının yer zaman olayın oluş şekli yönüyle dosyada yukarıda izah edilen diğer somut deliller ile desteklendiği dikkate alındığında itibar edilebilir nitelikte olduğu, Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 22.07.2016 tarihli uzmanlık raporu ile bağlantılı olan 18.04.2018 tarihli uzmanlık raporu içeriğine göre Tunceli Hozat karayolunda İskele Caddesi istikametine giderken yolun sağ tarafında bulunan el yapımı patlayıcı madde düzeneğinin yoldan yaya ve araba ile geçmekte olan insanlar üzerinde öldürücü ve yaralayıcı etkisinin olacağının tespit edildiği; Tüm bu hususların birlikte değerlendirilmesinden sanığın patlamaya hazır el yapımı patlayıcı maddeyi yolun üzerinden geçtiği menfeze 2 metrelik yakın bir mesafeye yerleştirmek ve küçük bir yerleşim yeri olan ... İlçesinde ve sanığın beyanlarında da işlek olduğu ifade edildiği üzere ... Hozat Yolu üzerindeki işlek yola döşemek suretiyle yoldan kişilerin geçmesi sırasında bombanın patlatılması suretiyle amaç suça ulaşmak için elverişli-vahim nitelikteki hareketlerle yasak niteliği haiz patlamaya hazır patlayıcı maddeyi yola yerleştirmek ve bombalama suretiyle kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işlediğinin kabulünün gerektiği, bu aşamada Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2009/21233 esas 2011/30630 karar ... ilamının yol gösterici olduğu zira somut olaya uyan ilgili ilama konu olayda ve ilam içeriğine göre "...sanığın.. Nazımiye İlçesi girişinde bulunan mezbahane önündeki asfalt yola uzaktan kumandalı mayın bomba konulması ve bu yoldan güvenlik güçlerinin geçtiği sırada bombanın patlatılması için gerekli icra hareketleri yapılmış olmasına rağmen bombanın patlamaması şeklinde gelişen ve akabinde mayın ve bombanın ikinci kez yerleştirilmesi üzerine açıkta kalan kablolar nedeniyle bulunması ve imha edilmesi şeklinde gerçekleşen kasten öldürmeye teşebbüs suçuna katıldığı" na dair kabule yer verildiği, somut olayımızda da patlamaya hazır vaziyette bulunan ve üzerinden numune dahi alınması ... güvenliği açısından tehlikeli boyutta bulunan menfeze 2 metre yakınlıkta akım kablolarının su menfezinden geçtiği ve patlayıcı madde içeriğinin suda çözünmeyen, patlama şiddetinin etkisi artırılmış, güçlü patlayıcılardan oluştuğu tespit edilen, yaya ve araç içerisinde bulunan kişiler üzerinde öldürücü etkisi olacağı tespit edilen yol kenarına yerleştirilmek sureti ile elverişli hareketlerle TCK'nın 82/1-c maddesinde düzenlenen suça teşebbüs ettiğinin kabulü gerektiği, zira sanığın suç yolundaki bir sonraki aşamanın bombanın patlaması olduğu araç suça yönelik eylemlerinin hazırlık hareketini aşan icra hareketleri olarak kabulü ile sanığın elinde olmayan nedenlerle ihbar üzerine kolluk güçlerince patlayıcı maddenin imha edilmesi ile eylemini tamamlayamadığı kabul edilerek ve sanığın eylemi neticesinde kaç kişinin suçtan etkileneceği tespit edilemediğinden sanık lehine değerlendirme yapmak suretiyle bir kez kasten öldürmeye teşebbüs araç suçundan 82/1-c maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir. Zira kasten öldürmeye teşebbüs suçunun TCK'nın 302/1 maddesinde amaçlanan suç için araç suç niteliğinde olduğu durumlarda esasen sanık mağdurun kim olduğunu önemsememekte tedhiş ortamını oluşturmayı amaçlamaktadır. Bu husus Y 9CD 2017/4292 E 2018 2478 K ... ilamında " güdülen amacın gereği olarak bu eylemlerin belli bir kişiye ya da kitleye tevcih edilmesi gerekmez. Amaç terör ortamı oluşturmak olduğuna göre hedefin muayyen yahut gayri muayyen olmasının da bir önemi yoktur." şeklinde belirtilmiştir. Sanığın eylemini terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlediği anlaşıldığından tayin olunan cezası 3713 ... Yasanın 5/1 inci maddesi uyarınca yarı oranında arttırılmıştır. Sanığın eylemi teşebbüs aşamasında kaldığından TCK'nın 35/2 maddesinde "Suça teşebbüs hâlinde fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onüç yıldan yirmi yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine dokuz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır" şeklindeki düzenleme dikkate alınarak takdiren 13 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın yargılama sürecindeki davranışlarına, duruşmada gözlemlenen durumu değerlendirilerek sanık hakkında TCK'nın 62 nci maddesinin uygulanmasına ve neticeten 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Yine yukarıda izah edildiği üzere sanığın sabit bulunan ve TCK'nın 302/2 maddesi uyarınca elverişli-vahim eylem kapsamında olduğu değerlendirilen araç suçlardan olan 10.05.2016 tarihindeki eylemi ile üzerine atılı mütemadi suç niteliğindeki tehlikeli madde bulundurma suçunu konteynırda el yapımı patlayıcı ve menfezde ele geçen el yapımı patlayıcıları imal etmek, bulundurmak hareketleri ile işlediği, atılı suçun temadi eden suçlardan olması nedeniyle sanığın bir den farklı eylemi mahkememizce tek suç olarak kabul edildiği, bu suçun devlet idaresi altındaki topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırarak üzerinde marksist ve leninist esasa dayalı bağımsız bir kürt devleti kurmak amacıyla faaliyetlerde bulunan yasadışı PKK Kongra Gel terör örgütü adına ve bu örgütün faaliyetleri doğrultusunda organik bağlantı içerisinde vehamet arzeden eylem niteliğinde kabul edildiği ve ayrıca cezalandırılması gerektiği, tehlikeli maddeleri imal etme bulundurma seçimlik hareketleri ile işlenen suçunun işlek yol üzerinde ve yerleşim yerinin yakınında bulundurmak şeklindeki suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, sanığın yoğun kastı dikkate alınarak eylemine uyan suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanığın lehine olan TCK.nun 174/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın bu eylemini örgüt faaliyeti çerçevesinde işlediğinden hakkında 3713 ... Yasanın 5/2 maddesi kapsamında artırım yapılmasına karar verildiği, suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olduğu, TCK'nun 174/2 maddesinde bu nedenle cezada arttırım ön görülmüş bulunması nedeniyle TMK'nun 5/2 maddesi gereğince yapılan arttırımın 2/3 oranından az olamayacağı anlaşıldığından sanığa verilen cezanın 3713 ... yasanın 5/2 maddesinin son cümlesi dikkate alınarak 2/3 oranında arttırılmasına karar verildi. Her iki araç suç ve bu araç suçların yöneldiği devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma amacına yönelik amaç suçun sanık tarafından işlenildiğinin sabit olduğu, TCK'nın 302/1 inci maddesinde gösterilen tehlikeyi oluşturmaya yönelik araç eylemin sonuca uygun ve elverişli araç niteliğinde olduğunun kabulü ile bu suçların işlendiği yer, zaman ve neticeleri ile birlikte değerlendirildiğinde sanığın adına suç işlediği PKK Kongre-Gel silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vehamet arz eden elverişli suçları işlediği, sübutu kabul olunan eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip sanığın ayrıca TCK'nın 302/1 maddesinde düzenlenen devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir...." Tespitlerine yer verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık Hakkında 08.10.2014 Tarihli Eylemi Nedeniyle Tehlikeli Maddelerin İzinsiz Olarak Bulundurulması veya El Değiştirmesi Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 ... Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 ... Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadıkları dikkate alındığında, söz konusu suçlar bakımından sanık müdafilerinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Sanık Hakkında Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğü Bozma ve 10.05.2016 Tarihli Eylemi Nedeniyle Tehlikeli Maddelerin İzinsiz Olarak Bulundurulması veya El Değiştirmesi Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Uygulamada istikrar kazanmış içtihatlar ve Dairemizin kabulü doğrultusunda, insanların yaşadıkları yerlere ağır sonuçlar doğurabilecek miktarda patlayıcı madde yerleştirilmesi ya da patlatılması halinde; ölüm, yaralanma, mala zarar verme gibi zarar suçlarının oluşabileceği gibi en azından bu suçların gerçekleşme tehlikesi doğacaktır. Bu tür eylemlerin amaç suçu gerçekleştirmeye elverişli fiillerden olduğuna kuşku yoktur. Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, somut olay incelendiğinde; Sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, bu kapsamda yol kenarına canlılar üzerinde öldürücü, yaralayıcı etkisinin bulunduğu belirtilen patlayıcı madde yerleştirdiği olay yeri inceleme tutanağı, arama el koyma tutanakları, gizli tanık beyanı ve uzmanlık raporlarıyla sabit olan sanığın sübutu kabul olunan, eyleminin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma ve tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçlarının sabit olduğu anlaşılmıştır. Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayı gerçekleştirdiği, sübutu kabul olunan eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezanın bireyselleştirilmesi usule uygun takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş olduğundan; sanık müdafilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma ve tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. C. Sanık Hakkında Bombalama Suretiyle Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Suç yolunda gerçekleştirilen hazırlık hareketlerinin tamamlanmış suç kabul edilip cezalandırılmadığı hallerde eylemin hangi şartlarda icra hareketi sayılacağı sorunu ile karşılaşılır. Sorunun çözümü bağlamında ortaya konan ve TCK’nın 35 inci maddesinin gerekçesinde “Eğer failin kastının şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkmasıyla icranın başlayacağı yolundaki sübjektif ölçüt kabul edilirse, kişinin düşüncesi ve yaşam tarzı dolayısıyla cezalandırılmasına varabilecek bir uygulamaya yol açılacaktır. Çünkü hazırlık hareketleri aşamasında da kastın varlığının şüpheye yer vermeyecek biçimde tespit edilebilmesi mümkün olup, böyle bir ölçüt hazırlık – icra hareketleri ayrımı konusunu bir kanıtlama sorunlu haline getirmektedir... Açıklanan bu nedenlerle, Tasarıdaki “kastı şüpheye yer bırakmayacak” ölçütü madde metninden çıkartılmış ve bunun yerine “doğrudan doğruya icraya başlama” ölçütü kabul edilmiştir. Böylece işlenmek istenen suç tipiyle belirli bir yakınlık ve bağlantı içindeki hareketlerin yapılması durumunda suçun icrasına başlanılmış sayılacaktır.” denilmekle benimsenen, (Artuk/Gökçen/Yenidünya, Genel Hükümler, (7), s. 569-570; Centel/... Çakmut, (4), s. 455; Öztürk/Erdem, kn. 359; Hakeri, Ceza Hukuku, (15), s. 423 vd.; Özbek, Teşebbüs ve Kusurluluğa, s. 20.- Prof. Dr. ... Koca ve Prof. Dr. ... Üzülmez ... Ceza Hukuku Genel Hükümleri s. 408) Yargıtay tarafından da uygulanagelen (Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 tarih 1-153/206 ... kararı vb.) objektif teori- Frank formülüne göre; Suçun kanuni tarifinde unsur veya nitelikli hal olarak belirtilmiş hareketlerin gerçekleştirilmesi halinde icra hareketlerinin başladığını kabul etmek gerekir. Gerçekleştirilen bir hareketin icra hareketi teşkil edip etmediğinin belirlenmesinde, hareketin harici olarak değerlendirilmesiyle yetinilmemeli, özellikle bu hareketin suçun konusuyla yakın bağlantı içerisinde olup olmadığı ve suçun konusu bakımından tehlikeye sebebiyet verip vermediği de araştırılmalıdır. Bir hareket kısmi olarak tipik olmasa da mahiyeti itibariyle yapılan değerlendirmeye göre tipik harekete zorunlu olarak bağlı ise icra hareketi sayılmalıdır (Prof. ... ... Mahmutoğlu - Av Serra Karadeniz-LLM/... Ceza Kanunu Genel Hükümleri Şerhi/sayfa 792, 793, 794, İçel Ceza Hukuku Genel Hükümler sayfa 503 ve devamı, Artuk/Gökçen/Yenidünya, Genel Hükümler, (7), s. 569-570; Centel/... Çakmut, (4), s. 455; Öztürk/Erdem, kn. 359; Hakeri, Ceza Hukuku, (15), s. 423 vd.; Özbek, Teşebbüs ve Kusurluluğa, s. 20.- Prof. Dr. ... Koca ve Prof. Dr. ... Üzülmez ... Ceza Hukuku Genel Hükümleri s. 408). Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, somut olay incelendiğinde; sanığa ait olduğu tespit edilen patlayıcı maddelerin henüz patlatılmadan yakalandığı, kasten öldürme suçu açısından somut tehlike oluşturan hazırlık hareketi niteliğinde olan eylemin, patlayıcının infilak ettirilmemesi nedeniyle TCK'nın 82 nci maddesinde tanımlanan suç açısından elverişli eylem olarak kabulüne olanak bulunmadığından atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A.Sanık Hakkında 08.10.2014 Tarihli Eylemi Nedeniyle Tehlikeli Maddelerin İzinsiz Olarak Bulundurulması veya El Değiştirmesi Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafilerinin temyiz istemlerinin 5271 ... Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanık Hakkında Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğü Bozma ve 10.05.2016 Tarihli Eylemi Nedeniyle Tehlikeli Maddelerin İzinsiz Olarak Bulundurulması veya El Değiştirmesi Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 04.07.2019 tarihli ve 2019/659 Esas, 2019/1436 ... Kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 ... Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 ... Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, C.Sanık Hakkında Bombalama Suretiyle Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 04.07.2019 tarihli ve 2019/659 Esas, 2019/1436 ... Kararının 5271 ... Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 ... Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 ... Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise bilgi için Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.11.2023 tarihinde karar verildi.