12. Ceza Dairesi 2024/2714 E. , 2024/6507 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/151 E., 2024/142 K. SUÇ : Taksirle Öldürme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; suça sürüklenen çocuk müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317.maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadı
**12. Ceza Dairesi 2024/2714 E. , 2024/6507 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/151 E., 2024/142 K. SUÇ : Taksirle Öldürme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; suça sürüklenen çocuk müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317.maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 31/3, 62/1, 54. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, müsadere ve mahsuba ilişkin kararının, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.01.2022 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulması yönünde karar verilerek suça sürüklenen çocuk hakkında taksirle öldürme suçundan açılan davada, sanığın üzerine atılı bulunan suçu işlemediğinin sabit olduğu gerekçesi ile 5271 sayılı CMK'nın 223/2-b maddesine göre beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca suça sürüklenen çocuk müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri hakkında "Ret-Bozma" kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz isteği; vekalet ücreti talebine ilişkindir. B. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; "...taraflar arasında öldürmeyi gerektirecek boyutta bir husumet bulunmaması ve tarafların yaşları, SSÇ'nin ikrarı ve SSÇ'nin boş olduğunu düşündüğü tüfeğin tetiğine kazaen basması sonucu olayın meydana geldiğini beyan etmesi gözetildiğinde olayın bilinçli taksirle gerçekleştiği anlaşılmakla; SSÇ'nin 5237 sayılı yasanın 85/1 22/3, 31/3, 63 maddeleri gereğince cezalandırılamasına karar verilmesi yerine SSÇ hakkında CMK 223/2-b den beraat kararı verilmesi..." gerekçelerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; maktul ve suça sürüklenen çocuğun Muradiye ilçesi Şehit Mehmet Bey Mahallesi Kakırdan mevkiinde birlikte çobanlık yaptıkları, olay günü maktul ...'un çobanlığını yaptığı ...'nın evine giderek banyo yaptığı ve banyo yaptıktan sonra yemek için bir takım malzemeler ile birlikte olayda kullanılan ve tanık ...'ya ait olan av tüfeğini alarak suça sürüklenen çocuğun yanına geldiği, suça sürüklenen çocuğun maktule "tüfeği neden getirdin" demesi üzerine aralarında tartışma çıktığı ve sonrasında suça sürüklenen çocuğun maktulün elinde bulunan av tüfeğini alarak maktüle tokat attığı, bir süre sonra da suça sürüklenen çocuğun elindeki tüfeği 15-20 metre mesafeden bir defa ateşlemesi sonucu maktulün ateşli silah yaralanmasına bağlı iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu öldüğü olayda; mahkemece "...taraflar arasında öldürmeyi gerektirecek boyutta bir husumet bulunmadığı, olayda kullanılan silahın olay günü maktül tarafından getirildiği, silahın maktul tarafından getirildiğinin tanık anlatımları ile de sabit olduğu, çobanlık yapan ve müşteki Kıyasettin'in ifadesinde belirtildiği üzere olaydan önce maktulle kendisine tüfek verilmiş ve tüfek konusunda bilgi sahibi olan SSÇ'nin içerisinde mermi olduğunu öngörmesi gereken ve öngördüğünün kabul edildiği tüfeğin tetiğine kazaen basması sonucu olayın meydana geldiği..." gerekçeleri ile suça sürüklenen çocuğun kusurlu olduğu kabul edilerek hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine ilişkin kararın, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.01.2022 tarihli ilâmıyla; "...Maktul ve suça sürüklenen çocuğun Muradiye ilçesi Şehit Mehmet Bey Mahallesi Kakırdan mevkiinde birlikte çobanlık yaptıkları, olay günü maktul ...'un çobanlığını yaptığı ...'nın evine giderek banyo yaptığı ve banyo yaptıktan sonra yemek için bir takım malzemeler ile birlikte olayda kullanılan ve tanık ...'ya ait olan av tüfeğini alarak suça sürüklenen çocuğun yanına geldiği, suça sürüklenen çocuğun maktule "tüfeği neden getirdin" demesi üzerine aralarında tartışma çıktığı ve sonrasında suça sürüklenen çocuğun maktulün elinde bulunan av tüfeğini alarak maktüle tokat attığı, bir süre sonra da suça sürüklenen çocuğun elindeki tüfeği 15-20 metre mesafeden bir defa ateşlemesi sonucu maktulün ateşli silah yaralanmasına bağlı iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu öldüğü olayda; Van Cumhuriyet Başsavcılığının 21/11/2015 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağında; maktül ...'nin kesin ölüm sebebinin ateşli silah yaralanmasına bağlı iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana geldiğinin belirtildiği, Ankara Jandarma Genel Komutanlığının 23/02/2016 tarih, 2015/12469 uzmanlık numaralı raporuna göre; "...Tetkik için gönderilen namlusunun sol yan yüzeyinde "Ariston Sil San 12-76 NBD TS 870" kubuzunun sol yan yüzeyinde "DEsignet İtaly Stinger", sağ yan yüzeyinde "127 STınger Unıversal Gas System Half Automatic 12 Calch 76 mm-3" rakam ve ibareleri bulunan, Silah; 12 kalibre av fişeği istimal eden, tek namlulu, namlusu yiv ve set ihtiva etmeyen, fişek hazneli, pompalı doldurmalı bir av tüfeği olup inceleme konusu av tüfeğinin yapılan tetkik kontrol ve muayenesinde emniyet sisteminin sağlam ve işler durumda olduğu, atışına mani mekanik herhangi bir arızasının bulunmadığı, kalibresine uygun av fişeklerini patlattığı, Tetkik için gönderilen iki adet 12 kalibre suç konusu av fişeği kartuşunun makroskopta yapılan incelemeleri neticesinde (1+1) olmak üzere kalibrelerine uygun iki ayrı silahtan atıldıkları, yapılan incelemelerde söz konusu av fişeği kartuşlarından bir tanesinin inceleme konusu amlusunun sol yan yüzeyinde "Ariston Sil San 12-76 NBD TS 870" kubuzunun sol yan yüzeyinde "DEsignet İtaly Stinger", sağ yan yüzeyinde "127 STınger Unıversal Gas System Half Automatic 12 Calch 76 mm-3" rakam ve ibareleri yazılı bulunan av tüfeğinden atıldığı, diğer bir adedinin ise inceleme konusu silahtan atılmadığı...." şeklinde görüş bildirildiği, Ankara Jandarma Genel Komutanlığının 04/03/2016 tarih, 2015/5314 uzmanlık numaralı raporunda; "... 'ye ait olduğu belirtilen sağ el svabı üzerinde atış artıkları tespit edildiği, -...'a ait olduğu belirtilen svaplar üzerinde atış artıklarına rastlanmadığı, -...'a ait olduğu belirtilen mont ve eldiven üzerinde herhangi bir delinmeye rastlanmadığı, eldiven üzerinde kaynağı ve niteliği tespit edilemeyen deformasyonlar tespit edildiği, mont ve eldiven üzerinden alınan svaplar üzerinde atış artıklarına rastlanmadığı, -...'ye ait olduğu belirtilen tişörtün sağ göğüs bölgesinde (1x1) cm ebatlı 1 adet delinme ve muhtelif yerlerde kanağı ve niteliği tespit edilemeyen deformasyonlar olduğu, tespit edildiği, tişört üzerinde bulunan delinme bölgesi çevresinde atış artıkları tespit edildiği, fiziksel ve kimyasal karakteristik bulguların birbiriyle örtüşmediğinden atış mesafesi konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, montun sağ ön orta bölgesinden iç astarına geçmemiş kaynağı ve niteliği tespit edilemeyen bir adet deformasyon tespit edildiği, mont üzerinden alınan svaplarda atış artığına rastlanmadığının..." şeklinde görüş belirtildiği, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaşı Tıp Merkezi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 04/03/2016 tarihli raporunda; 22/11/2015 tarihinde meydana gelen ateşli silah yaralanması sonucu öldüğü bildirilen maktül ... hakkında düzenlenen ölü muayenesi ve otopsi tutanağı, olay yeri inceleme ve otopsi görüntülerinin incelenmesi sonucu atışının önden arkaya sağdan sola ve hafif yukarıdan aşağıya seyirli olduğunun bildirildiği, olayda kullanılan av tüfeği üzerinde mukayeseye elverişli parmak izi tespit edilmediği ve gelen kriminal rapordan maktüle atış artığı bulunduğunun belirtildiği, öte yandan olay yerinde bulunan kartuşlardan bir adedinin suçta kullanıldığı iddia olunan silahta atıldığının belirtildiği, suça sürüklenen çocuğun Muradiye Sulh Ceza Hakimliği tarafından yapılan sorgusunda özetle; "Maktulün elinde bulunan av tüfeğini alarak maktule tokat attıktan sonra maktulün kendisine karşı koymadığını ve tüfeği yeniden almak istemediğini, herhangi birşey de söylemediğini, tanık ... ile yaptığı telefon görüşmesinden sonra dizinin üzerinde bulunan av tüfeğinin tetiğini çektiğini, silahın patlaması sonucu maktulün yere düştüğünü, tetiğe bastığında namlunun maktule dönük olduğunu bildiğini, fakat silahın boş olduğunu sandığını" beyan ettiği, maktulün babası müşteki ...'nin ifadesinde belirtildiği üzere, olaydan önce de maktul ve suça sürüklenen çocuğa çobanlık yaptıkları için tüfek verildiğini gördüğünü ve bu hususta tanık ... ve ...'ya suça sürüklenen çocuğa ve maktule silah verilmemesi konusunda uyarılarda bulunduğu, olayı gören tanık ya da teknik bir delil olmadığı, ancak suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki çelişkili ifadelerinin tanıklarca doğrulanmadığı, her ne kadar taraflar arasında öldürmeyi gerektirecek boyutta bir husumet bulunmadığı mahkemece kabul edilmiş ise de; oluşa ilişkin suça sürüklenen çocuğun çelişkili beyanları karşısında, maktulün ve suça sürüklenen çocuğun fiziki özellikleri, otopsi raporu, kriminal raporlar ve diğer mevcut deliller nazara alınarak, maktul ve suça sürüklenen çocuğun olay anındaki pozisyonlarına ve hareket tarzlarına göre, suçun ispatına dönük ve delillerin etkin bir şekilde değerlendirilmesini temin maksadıyla, olay mahallinde temsili ve tatbiki keşif yapılarak; suça sürüklenen çocuğun anlatımına uygun ölümün gerçekleşip gerçekleşmediği, anlatımın mevcut bulgu, tespit ve teknik özelliklere uyup uymadığı, suça sürüklenen çocuğun ve maktulün olay sırasındaki konumları tespit edilip, maktulün suça sürüklenen çocuğa olan mesafesi de ölçülerek, suça sürüklenen çocuğun av tüfeğiyle atışı nedeniyle maktule isabet almasının mutlak ve kaçınılmaz olup olmadığı belirlendikten sonra, sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun eylemini, doğrudan kast, olası kast veya bilinçli taksirle gerçekleştirip gerçekleştirmediğinin tartışılması ve suçun nitelendirilmesinin buna göre yapılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre de; TCK'nın 54. maddesi hükmüne göre, müsaderenin ancak kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen eşya hakkında hükmedilmesinin mümkün olduğu gözetilmeden, av tüfeğinin yazılı şekilde TCK'nın 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi..." gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, uyma kararı verilerek suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı ve suça sürüklenen çocuk hakkında taksirle öldürme suçundan açılan davada, sanığın üzerine atılı bulunan suçu işlemediğinin sabit olduğu gerekçesi ile 5271 sayılı CMK'nın 223/2-b maddesine göre beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafinin vekalet ücretine yönelik temyiz sebebinin reddine, ancak; Maktul ve suça sürüklenen çocuğun Muradiye ilçesinde birlikte çobanlık yaptıkları, olay günü maktul ...'un çobanlığını yaptığı ...'nın evine giderek banyo yaptığı ve banyo yaptıktan sonra yemek için bir takım malzemeler ile birlikte olayda kullanılan ve tanık ...'ya ait olan av tüfeğini alarak suça sürüklenen çocuğun yanına geldiği, suça sürüklenen çocuğun maktule "tüfeği neden getirdin" demesi üzerine aralarında tartışma çıktığı ve sonrasında suça sürüklenen çocuğun maktulün elinde bulunan av tüfeğini alarak maktüle tokat attığı, bir süre sonra da suça sürüklenen çocuğun elindeki tüfeği 15-20 metre mesafeden bir defa ateşlemesi sonucu maktulün ateşli silah yaralanmasına bağlı iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu öldüğü olayda; Dairemizin 17.01.2022 tarihli ilâmında belirtildiği üzere, maktul ve suça sürüklenen çocuğun olay anındaki pozisyonlarına ve hareket tarzlarına göre, suçun ispatına dönük ve delillerin etkin bir şekilde değerlendirilmesini temin maksadıyla, olay mahallinde temsili ve tatbiki keşif yapıldığı, 15/12/2023 tarihinde yapılan keşifte, suça sürüklenen çocuğun anlatımına uygun ölümün gerçekleşip gerçekleşmediği, anlatımın mevcut bulgu, tespit ve teknik özelliklere uyup uymadığı, suça sürüklenen çocuğun ve maktulün olay sırasındaki konumları tespit edilip, maktulün suça sürüklenen çocuğa olan mesafesi de ölçülerek, suça sürüklenen çocuğun av tüfeğiyle atışı nedeniyle maktule isabet almasının mutlak ve kaçınılmaz olup olmadığı belirlenmesi amacıyla biri balistik inceleme uzmanı olmak üzere üç olay yeri inceleme uzman yardımcısı keşfe refakat etmiş ve 21/12/2023 havale tarihi bilirkişi raporununda; "...keşif esnasında S5Ç ... isimli şahsın ateş ettiğini beyan ettiği ve biz görevlilere göstermiş olduğu yerden, eks şahsın vurulduğu iddia etliği yer ve tanıkların eks şahsı görmüş oldukları yer değerlendirildiğinde, tüm beyanlar doğrultusunda eks şahsın vurulduğu iddia edilen yerlerin tüfeğin etkili menzili içinde bulunduğundan dolayı vurulma olayının olabileceği, ancak SSÇ ... nin ateş ettiğini beyan ettiği yerin, kendisi dahil diğer tanıkların da eks şahsın vurulduğunu iddia ettiği noktalardan daha aşağı kotta olmasıtdan dolayı Adli Tıp Başkanlığının raporunda belirtilen şekilde fişek çekirdeğinin yada çekirdek parçasının vücuda isabetinin ve vücut içerisindeki ilerleme yönü dikkate alındığında, belirtilen yerden ateş edildiğinde bu şekilde isabet alma ihtimalinin olmadığı tarafımızca öngörülmektedir. Adli Tıp Başkanlığının raporu dikkate alındığında vurulanın, ateş eden şahıstan daha alçak kotta olması gerekir. Tam tersine SSÇ ... nin keşif esnasında bizlere ateş ettiği nokta olarak gösterdiği yerin, vurulan şahsın bulunduğu yerden daha alçak bir kotta (yükseklikte) olmasından dolayı çekirdeğin veya çekirdek parçasının raporda belirtilen doğrultuda isabet ve yön alamayacağı öngörülmektedir. Tüm bu hususlar göz önüne alındığında SSÇ ... isimli şahsın maktul ... isimli şahsı Kasten yada Taksirle vurduğunu kesin olarak belirtememekteyiz. Keşif esnasında fotoğraflama, kamera çekimi ve ölçüm çalışmaları yapılmış, çekilen fotoğraflar ve kamera çekimleri DVD ortamına aktarılmış, olayın gerçekleştiği iddia edilen olay yerinin ve tarafımıza gösterilen noktaların basit krokisi çizilmiş, mesafe ölçümleri kroki üzerinde belirtilmiştir. Ayrıca keşif esnasında beyanlarda bulunan tüm tankların ve SSÇ ... in vermiş olduğu beyanlar kamera ile çekimi yapılmış, çekilen kamera görüntülerindeki beyanlar ayrı ayrı doküman olarak tarafımızca çözümlenmiştir..." şeklinde görüş bildirildiği anlaşılmakla; maktulun çobanlığını yaptığı ...'nın evine gidip banyosunu da yaptıktan sonra dönüşte patronunun av tüfeğini de alarak geldiği ve suçu sürüklenen çocukla şakalaştıktan sonra suça sürüklenen çocuğun av tüfeğini eline alıp oturduğu sırada elinin tetiğe basması sonucu kendisine 15 metre uzaklıkta maktulun yere düştüğü, otopsi raporunda maktulun ateşli silah saçmalarının isabeti sonucu öldüğünün tespitine, tüfeğin sağlam ve atışa mani halinin olmadığına ilişkin uzmanlık raporu, olay mahallinde bir başkası tarafından ateş edildiğine dair bir beyan ya da bulgu olmadığına ve dosya kapsamında mevcut delil durumuna göre, suça sürüklenen çocuğun bilinçli taksirle öldürme suçundan cezalandırılması gerekirken, yazılı şekilde dosya içeriği ve olayın oluş şekli ile uyuşmayan gerekçelerle beraat kararı verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle, Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2024 tarihinde karar verildi.