6. Hukuk Dairesi 2010/6761 E. , 2010/10732 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, temerrüt nedeniyle tahliye isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının
**6. Hukuk Dairesi 2010/6761 E. , 2010/10732 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, temerrüt nedeniyle tahliye isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının davacıya ait ... Yolu 8. Km. .../Ankara adresindeki ... Market girişinde ayrılan bölümde 11.05.2001 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, davalının aylık 8.313,51 TL den 2008 yılı Aralık - 2009 yılı Mayıs arası toplam 49.881 TL ödenmemiş kira borcu bulunduğunu, davalıya gönderilen ihtarnameye rağmen davalının borcunu ödemediğini belirterek, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı vekili ise, davacıya ait ... Yapı Malzemeleri Marketinin giriş kısmında cafe-shop olarak işletilmek üzere ayrılmış mahallin davalı tarafından işletildiğini, kira bedelinin yıllık hasılattan alınacak paya göre belirlendiğini, yıllık cironun kira bedeline esas alınması nedeniyle taraflar arasındaki ilişkinin hasılat kirası olduğunu, davacının işletmeye ait elektrik ve suyu kesmesi nedeniyle işletme ruhsatının Belediye tarafından iptal edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, taraflar arısında sözleşmenin hasılat kirasına konu olduğu, temerrüt ihtarnamesinde B.K. 288. madde uyarınca tayin edilmesi gereken 60 günlük süre yerine 30 günlük süre verildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davaya konu ve hükme esas alınan 11.05.2001 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacıya ait yapı marketi olarak işletilen binanın giriş kısmındaki bir bölümün kira sözleşmesi ile davalıya tahsis edildiği anlaşılmaktadır. Sözleşmenin “Kira Bedeli” başlıklı bölümünde aylık kira bedelinin, tahsis edilecek yerin m2’si üzerinden asgari 4.880 Alman Markı ve her ay tahakkuk edecek olan cironun %15’i olduğu açıklanmış ve yine “Faaliyetin Konusu” başlıklı bölümünde sözleşmenin Borçlar Kanununun hâsılat kirası hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir. Taraflar arasında imzalanan 13.10.2005 tarihli ek protokol ile de kira bedelinin 2005 yılından itibaren bir önceki yılın cirosunun %15 olarak ödeneceği ancak aylara bölünerek ödenecek bu miktarın aylık asgari 6.500 TL’nin altında olamayacağı ve buna yıllık TÜFE oranında artış uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşmeye konan, kira ilişkisinin hâsılat kirası hükümlerine tabi olacağına dair hüküm taraflar arasındaki ilişkinin hukuki niteliğini kendiliğinden değiştirmez. HUMK’nun 76.maddesi uyarınca taraflarca ortaya konan maddi olguların hukuki nitelendirmesi hakime aittir. Öte yandan sözleşmede asgari kira belirlendikten sonra ciro üzerinden kira ödeneceğine dair hüküm, kira bedelinin tespitine ilişkin bir hüküm olup hâsılat kirası olarak nitelendirilemez. Davacı tarafından, kira sözleşmesine dayanarak 2008 yılı Aralık – 2009 yılı Mayıs arası ödenmeyen toplam 49.881,06 TL kira alacağının yasal 30 günlük sürede ödenmesi için davalıya tahliye ihtarlı temerrüt ihtarnamesi gönderilmiştir. Şu durumda mahkemece işin esasına girilerek tüm taraf delillerinin toplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK’nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.