7. Ceza Dairesi 2023/1161 E. , 2023/8245 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR TARİHİ : 16.02.2022 SAYISI : 2021/1116 E., 2022/424 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet SUÇ TARİHLERİ : 21.10.2011, 29.11.2011, 20.06.2013 HÜKÜMLER : Sanıkların beraatlerine karar verilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istin…
**7. Ceza Dairesi 2023/1161 E. , 2023/8245 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR TARİHİ : 16.02.2022 SAYISI : 2021/1116 E., 2022/424 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet SUÇ TARİHLERİ : 21.10.2011, 29.11.2011, 20.06.2013 HÜKÜMLER : Sanıkların beraatlerine karar verilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.03.2021 tarihli ve 2019/459 Esas, 2021/114 Karar sayılı kararı ile sanıkların zincirleme biçimde toplu kaçakçılık suçundan 3 yıl 5 ... 7 gün hapis ve 210,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.Anılan kararın sanıkların müşterek müdafiileri tarafından istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 16.02.2022 tarihli ve 2021/1116 Esas, 2022/424 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrası ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca atılı kaçakçılık suçunun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığından bahisle sanıkların 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; sanıkların dava konusu eylemleri ile kaynak kullanımını destekleme fonu (KKDF) ve ona bağlı katma değer vergisini (KDV) ödemekten kaçındıklarını, KKDF'nin de ithalat işleminden kaynaklanan mali yüklerden olup atılı suçun yasal unsurları itibarıyla oluştuğundan sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiğine ve re'sen tespit edilecek nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Mersin Gümrük Müdürlüğünde sanıkların ortağı oldukları Gümüş Damla Gıda ve Temizlik Maddeleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına işlem gören 21.10.2011 tarihli 11330100IM042605 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesinin ekinde yer alan 20.10.2011 tarihli ve 37.400,00 Amerikan doları bedelli, 29.11.2011 tarihli ve 11330100IM047501 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesinin ekinde bulunan 28.11.2011 tarihli ve 18.000,00 Amerikan doları bedelli ve 20.06.2013 tarihli ve 13330100IM028728 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi ekinde yer alan 19.06.2013 tarihli ve 400,00 Euro bedelli banka transfer bildirim formlarının sahte olduğu, söz konusu ithalat işlemlerinde gerçekte banka yoluyla yurt dışına para transferi yapılmadığı, ancak sahte belgelerle para transferi yapılmış gibi gösterilerek 6.808,62 TL miktarında KKDF ve onun üzerinden alınması gereken 544,72 TL miktarında KDV olmak üzere toplamda 7.353,36 TL miktarında vergi kaybına neden olunduğu böylece sanıkların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen kaçakçılık suçu ile sahtecilik suçunu işledikleri iddiasıyla sanıklar hakkında kamu davası açıldığı mahkemece de bu kabul doğrultusunda sanıkların toplu kaçakçılık suçundan mahkûmiyetlerine karar verildiği belirlenmiştir. 2.Sanıklar ve müşterek müdafiilerinin aynı yöndeki sözlü ve yazılı savunmalarında; suç tarihlerinde şirkette iş bölümü olduğunu, ithalat ve gümrük işlerinin sanıklardan ... tarafından takip edilmekte olduğunu, dava konusu beyannamelere ilişkin gümrük işlemlerinin Metka Gümrük müşavirliği firması tarafından takip edildiğini, yurt dışındaki firmalara ödemeleri elden yaptıklarını, sahte para transferi belgelerinin kendileri tarafından düzenlenmediğini ve gönderilmediğini, ithalat işlemlerinin KKDF'ye tabi olup olmadığını bilmediklerini, gümrükteki ödemeler için Metka firması tarafından kendilerine masraf ve vergiler için iletilen meblağları ödediklerini, şirketin iş ve ithalat hacmine göre oluşan kamu zararının çok ... olduğunu, buna da tevessül etmeyeceklerini, Gümrük Müşavirliği firmalarının iş takipçileri tarafından Gümrüğe sahte belge ibraz edilip KKDF için kendilerinden alınan meblağın ise cebe atılmasının ihtimal dahilinde olabileceğini belirterek atılı suçu inkar ettikleri anlaşılmıştır. 3.21.10.2011 ve 29.11.2011 tarihli beyannamenin gümrük müşavirinin Hayrettin Kutlu, 20.06.2013 tarihli beyannamenin gümrük müşavirinin ise ... olduğu, Hayrettin Kutlu'nun 29.07.2015 tarihinde vefat etmesi nedeniyle beyanına başvurulamadığı, tanık İ.K.'nin aşamalardaki beyanlarında ise; ithalatçı firmanın verdiği belgelere göre işlem yaptıklarını, dava konusu evrakları ilgili firmadan kimin gönderdiğini ise hatırlamadığını belirttiği anlaşılmıştır. 4.24.02.2020 tarihli üçlü bilirkişi raporu dosyada mevcut olup; KKDF'nin vergi olmamakla birlikte mali yükümlülük olduğu, sahte belgelerle KKDF ve onun üzerinden ödenmesi gereken KDV'nin ödenmemesi suretiyle idare zarara uğratılarak 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasına muhalefet edildiği görüşünü içerdiği anlaşılmıştır. 5.Dava konusu banka transfer bildirim formları asılları ile serbest dolaşıma giriş beyannameleri suretlerinin dosya arasında yer aldığı anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesi tarafından dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 25.06.2020 tarihli ve 2019/10767 Esas, 2020/10257 Karar sayılı, 14.09.2020 tarihli ve 2019/7028 Esas, 2020/12298 Karar sayılı kararlar ve benzer kararlarda belirtildiği üzere KKDF kesintisi ve bu fona bağlı olarak hesap edilen cezai faizin vergi, resim, harç ve benzeri yüklerden olmadığı gerekçesiyle atılı kaçakçılık suçunun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı kanaatiyle sanıkların üzerlerine yüklenen kaçakçılık suçlarından beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemenin ''Eşyayı, sahte belge kullanmak suretiyle gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin ülkeye sokan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.'' şeklinde olduğu, Aynı Kanun'un 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde gümrük vergilerinin Gümrük İdaresi veya başka idarelerce, eşyanın ithali veya ihracına bağlı olarak uygulanan vergiler ile diğer malî yükümlülükleri ifade ettiği, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun (4458 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının (a) bendinde de yine “Gümrük vergileri” deyiminin, ilgili mevzuat uyarınca eşyaya uygulanan ithalat vergilerinin ya da ihracat vergilerinin tümünü ifade ettiği hükme bağlanmıştır. 4458 sayılı Kanun'un 244 üncü maddesinde düzenlenen uzlaşmaya ilişkin usul ve esasları düzenleyen 31.08.2011 tarihinde yürürlüğe giren Gümrük Uzlaşma Yönetmeliğinin ekinde yer alan Gümrük Vergileri başlıklı listede (EK 1) KKDF'nin gümrük vergileri arasında sayıldığı belirlenmiştir. Danıştay 7. Dairesinin 31.10.2018 tarihli ve 2015/434 Esas, 2018/4710 Karar sayılı kararında da ''4458 sayılı Gümrük Kanununun 3'üncü maddesinin 9'uncu bendinin, 7.7.2009 tarih ve 27281 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 7.10.2009 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 5911 sayılı Kanunun 1'inci maddesi ile değişik halinde, ithalat vergileri deyiminin, eşyanın ithalinde ödenecek gümrük vergileri ile diğer eş etkili vergileri ve mali yükleri ifade ettiği belirtilmiş, ithalde ödeme şekline bağlı olarak alınan ek mali yükler olarak kaynak kullanımını destekleme fon payı da gümrük vergileri kapsamında sayılmıştır...'' şeklindeki anlatımdan Danıştay 7. Dairesi tarafından da kaynak kullanımını destekleme fon payının ek mali yüklerden olup gümrük vergileri kapsamında olduğunun kabul edildiği anlaşılmıştır. Tüm bu mevzuat hükümleri ve Danıştay 7. Dairesi'nin anılan kararı çerçevesinde kaynak kullanımını destekleme fon payının 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası kapsamında 'gümrük vergisi' olduğu kanaatine varılmakla, Sanıklar hakkında kurulan hükümde; Yukarıda olay ve olgular bölümünde 2 numaralı bentte özetlenen savunma içeriklerine göre; Ticaret Sicil Müdürlüğünden suç tarihlerindeki şirket müdürü veya yetkilisinin sorulması, Metka Gümrük Müşavirliği firmasının suç tarihlerindeki yetkili temsilcisinin gümrük müşaviri ... dışındaki bir kimse olması halinde dinlenilmesi, Metka firması çalışanlarından herhangi birinin daha evvel Gümrük İdaresi'ne sahte para transferi belgeleri ya da sahte KKDF dekontları ibraz etmekten soruşturma ve kovuşturma geçirip geçirmediğinin araştırılması, dava konusu banka transfer bildirim formları asılları üzerindeki ıslak imzaların sanıkların eli ürünü olup olmadığı konusunda grafolojik inceleme yaptırılması ile sonucuna göre karar verilmesi yerine eksik inceleme ile sanıkların beraatlerine karar verilmesi nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 16.02.2022 tarihli ve 2021/1116 Esas, 2022/424 Karar sayılı kararına yönelik olarak katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.10.2023 tarihinde karar verildi.