3. Hukuk Dairesi 2010/17419 E. , 2010/21956 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ Dava dilekçesinde 25.134 lira alacağın ticari faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dilekçesinde , davalılardan banka tarafından diğer davalıla
**3. Hukuk Dairesi 2010/17419 E. , 2010/21956 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ Dava dilekçesinde 25.134 lira alacağın ticari faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dilekçesinde , davalılardan banka tarafından diğer davalılar ... inşaat ve ... aleyhine icra takibi yapıldığını ve dava konusu taşınmaza haciz konulduğunu , icra aşamasındaki ihale sırasında davacı tarafından bu taşınmazın satın alındığını ve adına tapuya tescil edildiğini , ancak taşınmazın ilk malikleri tarafından davacı ... davalılar aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davası neticesinde davacı adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın eski maliklerine geri döndüğünü beyan ederek ,davacının icradaki ihale ile satış sırasında davalı bankaya ödediği bedelin yasal faizi ile birlikte ,davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece , daha önceden görülen ve davacının taşınmazın elinden gitmesine sebep olan tapu iptal ve tescil davasının yargılaması sırasında davacının iyi niyetli olmadığı hususu kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olduğu,bu nedenle de iyi niyetli olmayan davacının ödediğini geri isteyemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Borçlar Kanununun 61 ve devamı maddelerine göre; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak "sebepsiz zenginleşme" gerçekleşebilir. Kazandırma yapılırken ortada bir hukuksal neden bulunmamakla birlikte, ileride gerçekleşecek bir neden göz önüne alınmışsa, bunun gerçekleşmemesi üzerine "gerçekleşmeyen nedene dayanan zenginleşme" söz konusu olur. Sebepsiz zenginleşme hangi yolla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altındadır. Arsa sahibi ... ile yüklenici ... İnşaat ve Taahhüt Limited Şirketini temsilen ... arasında ... 10.Noterliğince 16.10.1996 günü düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yüklenici taşınmaza inşaat yapmayı vaat etmiş, bu sözleşme ve hükümleri gereğince de avans mahiyetinde yükleniciye arsa payı devri yapılmıştır. Yüklenicinin borcundan dolayı ... 6.İcra Müdürlüğünün 1999/18187 sayılı takip dosyası ile başlatılan takip sonucu taşınmazın 20/100 payı cebri icra yoluyla davacı tarafından satın alınmıştır. Daha sonra arsa sahibi tarafından davada kat karşılığı inşaat sözleşmesinin teshine ve bu sözleşme gereğince yapılan tapu devirlerinin, bu arada davacı adına olan tapunun da iptali ile, arsa sahibi adına tesciline karar verilmiştir. Yargıtay'ın Yerleşmiş Uygulamasına göre arsa sahipleri tarafından imalatın kendilerine tesliminden evvel işin finansında kolaylık sağlamak üzere yükleniciye bir kısım pay devri yapılmışsa bu devir avans niteliğindedir. Bu payın devredilmiş olması ne yükleniciye ve ne de yükleniciden bu payları devralan üçüncü kişilere (eser bedeline hak kazanılmamış ise ) ayni bir hak sağlamaz. Üçüncü kişiler burada TMK.nun 3. maddesi hükmünce iyi niyet iddiasında bulunamaz. Başka bir anlatımla, yükleniciye devri yapılan payların devir sebebi ortadan kalkınca avans niteliğindeki bu payların geri verilmesi gerekir. Nitekim somut olayda edimini yerine getirmediğinden sözleşmenin feshine karar verilerek pay devirleri sebepsiz hale gelmiş ve tapu kaydı tekrar arsa sahibine dönmüştür. Bu durumda davalı yüklenici haketmemiş olduğu arsa payının cebri icra yoluyla satılması suretiyle davalı bankaya olan borcundan kurtulmuş olduğundan, davacı aleyhine olarak sebepsiz zeginleştiğinin kabulü gerekir. Mahkemece bu husular gözden kaçırılarak davanın tüm davalılar yönünden reddedilmiş olması doğru olmamıştır. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.