3. Hukuk Dairesi 2025/2536 E. , 2025/6218 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/459 E., 2025/739 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/451 E., 2024/326 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazı…
3. Hukuk Dairesi 2025/2536 E. , 2025/6218 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/459 E., 2025/739 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/451 E., 2024/326 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin Ankara İli,.... İlçesi, .... Mahallesi, .... Sokak.... adresindeki daireyi, 1998 yılında davalı tarafından yapılan ihalede satın aldığını, yirmi seneyi aşkın süredir ve halen bu konutta ikamet ettiğini, esaslı tamirat ve tadilat yaparak evi baştan sona yenilediğini, emlak değerini de bu vesile ile arttırdığını, 2023 yılı başında evi satarak daha yeni bir ev almaya karar vermesi üzerine harç ve diğer resmi işlemler için davalıya başvurduğunda tapu kaydının iptal edildiğini ve davalı adına tesciline dair kesinleşmiş mahkeme kararı olduğunu öğrendiğini, üçüncü kişinin davalıya açtığı dava neticesinde ihalenin iptal edildiğini, davalının Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/350 E. sayılı dosyasıyla müvekkili aleyhine tapu iptal ve tescil davası açtığını, Mahkemenin davalının talebini reddederek müvekkili lehine karar verdiğini ve dosyayı takip eden avukatın müvekkiline davayı kazandıklarını bildirdiğini, yargılamanın bundan sonraki temyiz aşamasında vekili ile hiç görüşmediğini ve vekilinin de kendisine herhangi bir bilgi vermediğini, kararın Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin ilamıyla bozulduğunu ve Mahkemenin de bozma ilamına uyarak davanın kabulüne karar verdiğini, kararın temyiz edilmeden 2003 yılında kesinleştiğini, bu süreçten müvekkilinin haberi olmadığını ve evini satmak istediği zaman öğrendiğini, davalının 13.04.2023 tarihinde müvekkil adına kayıtlı olan taşınmazı kendi adına tescil ettirdiğini, davalı tarafından müvekkiline gönderilen yazı ile taşınmazın tahliye edilmesi ve 9.001.000.000 ETL ihale bedelinin güncellenmiş hali 1.341.367,62 TL bedelden 151.560,00 TL (ecrimisil) bedelin mahsubu ile 1.189.807,62 TL'nin müvekkile iadesine karar verildiği bildirildiğini, bu karar karşı Ankara 13. İdare Mahkemesinin 2023/1634 E. sayılı iptal davası açıldığını ve kararın yürütmesinin durdurulduğunu, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, evin güncel piyasa değerinin yaptığı faydalı katkılar nazara alınarak hesaplanmasını ve uğramış olduğu gerçek zararın tazmini gerektiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 100.000,00 TL'nin tapunun davalıya geçtiği 23.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 19.04.2024 tarihli dilekçesi ile talebini 5.602.632,00 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili; davacının tapu iptal ve tescil davası sürecini takip edememesinden ve tescilin defaatle ilgili tapu müdürlüğünden talep edilmesine rağmen yapılamamış olmasında müvekkiline kusur atfedemeyeceğini, davacı tapu iptal ve tescile yönelik mahkeme kararına ilişkin kendisine Mahkemece ve müvekkilince bilgilendirme yapılmadığı iddia etmiş olsa da, müvekkilinin davacıya hitaplı 03.05.2004 tarihli yazısı ile Mahkeme kararına dair bilgilendirme yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın davalı ... adına tescilinin 23.03.2023 tarihinde gerçekleştirildiği, davacının süreçlerden net olarak haberdar olmadığı, taşınmazda malik olduğu inancıyla hareket etmeye devam ettiği, 25 yıla yakın süredir dava konusu taşınmazda ikamet ettiği ve malik olduğu inancıyla yatırımlar yaptığı, 2023 yılındaki satım niyeti üzerine yaptığı girişimlerde taşınmaz her ne kadar kendi adına kayıtlı ise de gerçek malikinin davalı ... olduğunu öğrendiği, davalı tarafından tahliye ve 9.001.000.000 ETL ihale bedelinin güncellenmiş hali 1.341.367,62 TL bedelden 151.560,00 TL ecrimisil bedelinin mahsubu ile 1.189.807,62 TL'nin davacıya iadesine karar verildiği, davacının bu karar aleyhine açtığı Ankara 13. İdare Mahkemesinin 2023/1634 E. sayılı iptal davasında kararın yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, davacının iyiniyetli zilyet olduğu, gerçek/müspet zarar olarak taşınmazın güncel piyasa değerini isteyebileceği, bu bedelin keşif üzerine alınan mevzuata uygun bilirkişi raporuyla belirlendiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 5.602.632,00 TL'nin 23.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın davalı adına tapuya tescil tarihi olan 23.03.2023 tarihinde ifanın imkansız hale geldiği, dava tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, davacı tarafından ihale yolu ile davalıdan satın alınan taşınmazın 05.08.1998 tarihinde davacı adına tapuya tescil edildiği, davacı adına tapuya tescil işlemi ile taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli hale geldiği, geçerli sözleşmelerde aynen ifa yerine geçen müspet zarar talebinde bulunulabileceği, davacının ifanın imkansız hale geldiği tarihteki taşınmaz rayiç bedelini isteyebileceği, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporuyla dava tarihi itibariyle belirlenen taşınmazın rayiç bedeline hükmedilmiş ise de, ifanın imkansız hale geldiği 23.03.2023 ile dava tarihinin birbirine yakın olması ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 705. maddesi gereği tapu iptali ve tescile ilişkin mahkeme kararının kesinleşmesiyle birlikte anılan taşınmazın mülkiyetini hükmen müvekkilinin kazandığının kabulü gerektiğini, anılan işlemin aleniyete ilişkin bildirici ve kayden tasarrufu sağlayıcı nitelikte olduğunu, davacının tüm süreci bildiğini ancak dava dilekçesinde vekilinin kendisine bildirmediğini iddia ettiğini, kişi kendi kusurundan yararlanmaz ilkesi gereği davacının kendi kusurunu müvekkiline atfetmeye çalıştığını, davaya konu olan tüm alacakların zamanaşımına uğradığını, karara esas alınan bilirkişi raporundaki emsallerin kabulünün mümkün olmadığını, rapora yapmış oldukları itirazlar doğrultusunda ek rapor alınmadan karar verildiğini, davacının talep edebileceği tazminat tutarının Mahkeme kararı ile iptal edilen satışa ilişkin ihale bedelinin Yİ-ÜFE üzerinden güncellenen bedelle sınırlı kalması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep edilmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ihale ile gerçekleştirilen taşımaz satışının Mahkeme kararıyla iptali nedeniyle davacı tarafından ödenen rayiç bedelin iadesi istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçelere, davaya konu taşınmazın 05.08.1998 tarihinde davacı adına tapuya tescil edilmesiyle taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli hale gelmiş olmasına, geçerli sözleşmeye dayanarak davacının taşınmazın rayiç değerini talep edebilecek bulunmasına, taşınmazın rayiç değerinin denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile tespit edildiğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.