9. Ceza Dairesi 2021/11630 E. , 2024/9141 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/24 E., 2015/364 K. SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet savcısı, sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanıklar müdafileri tarafından incelemenin duruşmalı yapılmasının tal
**9. Ceza Dairesi 2021/11630 E. , 2024/9141 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/24 E., 2015/364 K. SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet savcısı, sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanıklar müdafileri tarafından incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, belirlenen tarihte gerçekleştirilen duruşmaya sanıklar müdafilerinin katılmadığı anlaşıldığından, duruşmasız yapılan değerlendirmede gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıklar hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işledikleri iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanıkların atılı suçlardan mahkumiyetlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Adli tıp raporunda her iki sanığın birlikte gerçekleştirdiği eylem neticesinde mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu belirtilerek mahkeme yerine geçilmek suretiyle bir yargıya varıldığına, mağdurenin çelişkili beyanlarının dikkate alınması halinde ilişkilerin mağdurenin kendi evinde her bir sanıkla farklı zamanlarda gerçekleşme ihtimallerinin bulunduğuna, bu nedenle yeniden ruh sağlığı raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilebileceğine, kabule göre de mağdurenin eylemlerin kendi evinde gerçekleştiği yönünde gerçeği gizlemeye çalışması, internet görüşmelerinden mağdurenin sanık ...’ı sürekli evine davet etmesi, tanıkların beyanları nazara alınıp mağdurenin belli bir amaç güderek verdiği beyanlardaki çelişkiler nedeniyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanıkların ikrarları ile sınırlı bir şekilde eylemler kabul edilerek sanık ...’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1. maddesi gereğince mahkumiyetine ve her iki sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstekleri Mağdurenin ifadelerinin çelişkili olduğuna, adli tıp raporunun gerçeği yansıtmadığına, raporda sanıkların mağdurenin ırzına birlikte geçtiklerine dair bir yargıya varılarak sonuca gidildiğine, halbuki mağdurenin ifadelerinin aşamalarda değiştiğine, dolayısıyla hangi sanığın eylemi nedeniyle mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığının tespitinin gerektiğine, mağdurenin hafif derecede zeka geriliği olduğuna dair tespitin yerinde olmadığına, iftiradan ibaret olan suçlamalardan dolayı beraat kararları verilmesi yerine mahkumiyet hükümleri kurulmasının isabetli olmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE A. Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, savunmalar ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiklerinin kesin olarak belirlenememesi ve Adli Tıp Genel Kurulunun 11.06.2015 tarihli raporuna göre her iki sanığın eylemlerinin mağdurenin ruh sağlığını birlikte bozduğu belirtilmesine rağmen hangisinin eylemleri nedeniyle ruh sağlığının bozulduğu veya her birinin eyleminden dolayı ayrı ayrı bozulup bozulmadığının tespit edilmemesi karşısında, bu hususta oluşan tereddüt lehe değerlendirilerek suç tarihinde on altı yaşında olup fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş mağdurenin her bir sanığın eylemi nedeniyle ayrı ayrı ruh sağlığının bozulmadığının kabulü gerektiği, bu doğrultuda sanık ...'ın mağdurenin soyut ve çelişkili beyanı dışında eylemini organ sokarak gerçekleştirdiği ve sanık ...'ın eylemine iştirak ederek istismar suçunu zincirleme şekilde işlediği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı gözönüne alınarak sanık ...'ın mağdurenin kalçasına sürtündüğü yönündeki ikrarının çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturacağı, sanık ...'ın ise zincirleme şekilde işlediği çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu sebebiyle mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı belirlenemediğinden hakkında 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi 5237 sayılı Kanun'un 103/6. maddesinin tatbik edilemeyeceği gözönüne alınarak hükümler kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, facebook yazışmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların mağdureyi Adapazarı'ndan Karasu'ya götürerek onu cinsel amaçla hürriyetinden yoksun bıraktıklarına dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı gözetilerek atılı suçtan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçenin (A) ve ( B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ile sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2024 tarihinde karar verildi.