T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-a.6 Maddesi Uyarınca Kararın Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi) ESAS NO : 2026/332 KARAR NO : 2026/424 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/12/2025…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-a.6 Maddesi Uyarınca Kararın Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi) ESAS NO : 2026/332 KARAR NO : 2026/424 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/12/2025 NUMARASI : 2024/547 Esas - 2025/1078 Karar DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak KARAR TARİHİ : 22/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/04/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : Davacı vekili; davalı kooperatif ile müvekkilinin Ankara 21. Noterliği'nin 30.11.2007 T., ve 48026 yevmiye nolu işlemi ile inşaat sözleşmesi düzenlediklerini, sözleşme ile müvekkilinin davalı kooperatife ait ... adalar, 1'den 20'ye kadar olan parsellerde 100 adet konutun yapılması konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin konutların projelerini hazırlayarak zamanında işe başladığını, sonrasında konutların temel kazılarını ve yollarını açarak inşaata başladığını, daha sonra ise inşaatın fiziki olarak %70'den fazlasını yaptığını, davalı kooperatif üyelerinden inşaatın yapımı için gerekli olan aidatları alamadığını, sürekli genel kurullarda düşük aidat belirlendiğini, belirlenen aidatların da önemli bir kısmının tahsil edilemediğini, dolayısıyla inşaatın sözleşmede belirtilen sürede bitirilmesinin imkansız hale geldiğini, müvekkilinin kendi olanaklarını kullanarak inşaatın yapımını sürdürdüğünü, kooperatifin şu ana kadar yapılan imalatların toplam bedelinin %10'unundan az bir kısmını ödediğini, Ankara 21. Noterliği'nin 30.11.2007 T., ve 48026 Yevmiye Nolu inşaat sözleşmesinin 2 ve 10. maddesi hükümlerine göre müvekkilinin ödenmeyen hak ve alacaklarının tespiti ve ödenmesi gerektiğini, taraflar karşılıklı hak ve alacaklarını saklı tutarak Ankara 80. Noterliği'nin 18.01.2023 T. ve 01113 Yevmiye Nolu işlemi ile aralarındaki inşaat sözleşmesini karşılıklı anlaşarak feshettiğini, arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz sonuçlandığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla, müvekkilinin davalı tarafla karşılıklı anlaşarak imzaladığı Ankara 21. Noterliği'nin 30/11/2007 tarih ve 48026 yevmiye nolu inşaat sözleşmesi gereğince hak kazandığı alacağının tespitine ve şimdilik 100.000,00 TL'nin 18/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile 5.000.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir. SAVUNMA : Davalı vekili; müvekkili kooperatifin eski yönetim kurulu tarafından 09.06.2006 tarihinde toplantı açıldığını ve ihale usulü ile davaya konu inşaatın yapımı için teklifler alındığını, söz konusu ihale neticesinde inşaat için teklif veren davacının şahıs şirketi olan ... İnşaat Taahhüt firmasına iş 09.06.2006 tarihinde verildiğini, inşaat ruhsatının 19.09.2006 yılında çıktığını, söz konusu yapı ruhsatının hazırlanması ile birlikte davacı ile inşaat sözleşmesinin akdedilmiş olduğunu, ruhsat tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde inşaata başlanması, yine ruhsat tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde de inşaatın bitirilmesi gerektiğini, inşaat sözleşmesi taraflar arasında davacının da beyan ettiği üzere 30.11.2007 yılında akdedildiğini, sözleşmenin kurulduğu tarihten bu yana 16 yıl geçtiğini, ancak davacı tarafından bugüne dek sözleşmede taahhüt ettiği edimler yerine getirilmediğini, en son müvekkili kooperatifin yeni yönetimi tarafından davacı ile inşaat sözleşmesinin Ankara 80. Noterliğinin 18.01.2023 tarih 01113 yevmiye numaralı belgesi ile sona erdirildiğini, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, müvekkili davalı kooperatifin yönetim kurulu eski başkanının bizzat davacının kendisi olduğunu, bu tarihten 2022 yılının Haziran ayına kadar yönetim kurulu başkanlığı görevini kendisinin yürüttüğünü, kooperatif eski başkanı tarafından hem inşaat zamanında tamamlanmayarak hem de üyelere yaptırım uygulamayıp, aidat kontrolünü sağlamayarak kooperatifi çifte zarara uğrattığını, aidat toplama yetkisinin bizzat kendisinde olan davacı tarafından toplanan aidat bedelleri kooperatif hesabına değil şahsi hesabına yatırıldığını, kooperatif defterleri usulüne uygun tutulmadığını, kooperatifin yıllarca ekonomik bir kısır döngü içerisine girdiğini, kooperatifi yeniden zarara uğratan davacının 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ilgili hükümleri gereğince kooperatiften ihracına karar verildiğini, davacının söz konusu karara açmış olduğu davanın da mahkememizin 2023/447 E. Numaralı dosyasında halen devam ettiğini, davanın kötü niyetli olarak açıldığını, müvekkili davalı kooperatif tarafından, 2022 yılının Haziran ayında yönetim kurulunun değişmesi sonrasında davacının tamamlanmadığı inşaatın halen tamamlanmaya çalışıldığını, davacının talep ettiği alacak kalemlerinin zamanaşımına uğraması, kooperatifin hem yüklenicisi hem de yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde toplanan aidatların akıbetinin bilinememesi ve bu hususta Ankara Batı Cumhuriyet Savcılığında hakkında soruşturma yürütülüyor olması, inşaatı zamanında tamamlamayarak kooperatifi kendi kusuru ile zarara uğrattığını savunarak, davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde, mahkememizin 13/02/2024 tarihli ve 2023/960 esas, 2024/128 karar sayılı ilamı ile; "Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, Yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir. Mahkememizden verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, inceleme yapan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi 02/05/2024 tarihli ve 2024/372 esas, 2024/479 karar sayılı ilamı ile; "Somut olay yukarıda yapılan genel açıklamalar çerçevesinde incelendiğinde; dosya arasına alınan vergi dairesi müzekkeresi incelendiğinde, davacının tacir sıfatının bulunduğu, davalı kooperatifin de tacir olduğu, uyuşmazlığın nispi ticari dava kapsamında kaldığı bu itibarla asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu, mahkemenin görevsizlik kararı vermesinin hatalı olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece işin esasının incelenmesi gereklidir. Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.3 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir." denilmek suretiyle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar vermiştir. Mahkememizce alınan 07/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Kooperatif yetkilileriyle yapılan görüşmelerden, kooperatifin 26/06/2022 tarihine kadar görev yapan yöneticileri tarafından defter ve belgelerin istenmesine yeni yöneticilere teslim edilmediği, bu kapsamda, kooperatifin yapmış olduğu İnşaat sözleşmesi uyarınca yüklenici ... İnşaat Tahahhüt PVC. Ahşap Doğrama/...'ya yapmış olduğu ödemeler izlenemediğinden, davacı kayıtlarına itibar edilme zorunluluğunun doğduğu, davacıya ait 2017 yılı yevmiye defterinin incelenmesinden alıcılar hesabının 2017 yılı bakiyesinin 302.399,18 TL. Olduğu, Sayın Mahkemece verilen yetki ile mahallinde yapmış olduğumuz incelemeye göre davacının yapmış olduğu imalatın ortalama olarak yüzde 62 seviyesinde olduğu, Davacının yapmış olduğu imalatın sözleşme tarihi (2007) itibariyle tutarının 5.231.791,88 TL 14/09/2023 dava tarihi itibariyle tutarının 91.893.300,00 TL. Olduğu, Davacı yüklenici 2017 tarihi itibariyle alacak bakiyesini kendi kayıtlarına göre 302.399,18 TL olduğunu beyan ettiğinden, davacının alacak olarak beyan ettiği 302.399,18 TL.'nin dava tarihi (14/09/2023) itibariyle artış katsayısı oranına göre tutarının ise 2.763.928,50 TL olduğu sonuç ve kanaatinde olduklarını takdiri mahkemeye ait olmak üzere raporlarını sunmuşlardır. Bu itibarla, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi davacının yapmış olduğu imalat bedelinin tamamen ödenmediği , bakiye kısmın artış katsayısına göre hesaplandığında 2.763.928,50 TL olduğu ,davalının davacı tarafın davalı Kooperatife zarar vermesi nedeniyle ödeme yapılmadığı savunmasının , bu zararın kanıtlanamadığı bu konuda herhangi bir şekilde Mahkeme kararı olmadığı gözetilerek dinlenemeyeceği" gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, 2.763.928,50TL alacağın davalıdan yasal faizi ile alınarak davacıya ödenmesine, alacağın 100.000,00TL sine dava tarihi itibariyle, kalan kısmına ıslah tarihi olan 04/07/2025 tarihi itibariyle faiz işletilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; taraflar arasında aktedilen sözleşmenin Ankara 80. Noterliğinde düzenlenen 18/01/2023 tarih 01113 yevmiye nolu fesihname ile karşılıklı olarak feshedildiğini, fesihnamede yapılan iş ve imalatlarla ilgili bir kesin hesabının çıkarılmadığını, alacak - borç miktarı belirlenmediğini, alacak ve dava haklarının saklı tutulduğunu, huzurdaki davada ödenmeyen hak ve alacakların sözleşme hükümlerine, inşaatın mevcut durumuna ve tamamlanma oranına göre imalata dayalı olarak tespiti ile ödenmesinin talep edildiğini, dava konusu edilen alacağın faturaya ya da cari hesaba dayandırıldığını, bu durumda bilirkişilerce sözleşme hükümlerine inşaatın mevcut durumuna ve tamamlanma oranına göre imalata dayalı fesih kesin hesabının çıkarılarak, alacak borç durumunun buna göre tespit edilmesi gerektiğini, tespit edilen imalat miktar ve metrajları ile müvekkilinin yapımını gerçekleştirdiği işlerin tamamlanma oranı esas alınarak, sözleşme şartlarında fesih kesin hesabının çıkarılması ve bu miktardan kanıtlanan ödemelerin tenzili ile alacak borç durumunun tespitinin gerektiğini, müvekkilince fiilen yapılmış olan işlerin fesih kesin hesabına esas miktar ve metrajlarının, pursantaj oranlarının ve inşaatın tamamlanma yüzdesini tespit edilmesinin teknik olarak mümkün olduğunu, yine miktar ve metrajları tespit edilen iş ve imalatların sözleşme fiyatlarıyla bedelinin hesaplanması da mümkün olduğunu, ticari defter kayıtlarına göre alacak borç tespiti yapılabilmesi için müvekkil tarafından yapılan %62 oranındaki imalatın tamamının hakediş ve faturaya bağlanarak ticari defterlere işlenmiş olması gerektiğini, ticari defter kayıtlarının yapılan imalatın tamamını kapsamadığı durumlarda ticari defter kayıtlarına göre alacak borç tespiti yapılamayacağını, müvekkilin fesih tasfiye hesabından kaynaklanan alacağı kestiği ve ticari defterlerine işlediği faturalarla sınırlı tutulamayacağını, alacağın ticari defter kayıtlarıyla değil, yapılan keşfen tespit olunan imalat miktar ve metrajlarına göre çıkarılacak fesih kesin hesabıyla tespit edilmesi gerektiğini, hakediş ve faturaya bağlanmamış imalatların ve alacakların bilirkişilerce ve mahkemece göz ardı edilemeyeceğini, mahkemece ticari defter kayıtlarından ve defterdeki hareketlerden yola çıkarak yapılan alacak belirlemesi ve buna dayanarak verdiği davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın hatalı olduğunu, tarafların tacir olduğunu, bu durumun daha önceden verilen istinaf kararı ile de sabit olduğunu, taraflar arasındaki alacak borç ilişkisi tarafların ticari işletmesi ile ilgili olduğunu, bu durumda alacağa talepleri gibi ticari avans faizi yürütülmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkeme kararında "kooperatifin 26/06/2022 tarihine kadar görev yapan yöneticileri tarafından defter ve belgelerin istenmesine yeni yöneticilere teslim edilmediği, bu kapsamda, kooperatifin yapmış olduğu İnşaat sözleşmesi uyarınca yüklenici ... İnşaat Tahahhüt PVC. Ahşap Doğrama/...'ya yapmış olduğu ödemeler izlenemediğinden, davacı kayıtlarına itibar edilme zorunluluğunun doğduğu" şeklindeki tespitler ile yalnızca davacıya ait defterler üzerinde inceleme yapılarak hüküm tesis edildiğini ancak, müvekkiline ait ticari defterlerin sunulamamasında müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, defterlerin eksik olmasının, müvekkili kooperatif elinde bulunmamasının davacıdan kaynaklandığını, davacı tarafın inşaat işini kendisi yüklendiğini, hem yüklenici hem de işveren tarafı olarak kendi ticari defterlerini ve kooperatif yönetim kurul başkanı olarak kooperatif ticari defterlerini tutmakla yükümlü tarafın davacı taraf olduğunu, Kooperatif defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, defterlerin teslim edilmediğini, kooperatif karar defterlerinde bazı üyeliklerin sonlandırıldığını, bazı yeni üyeler alındığını, üyelikleri sonlanan bazı üyelerin üyelik defterlerinin bulunmadığını, üye olarak alınan şahısların ödeme yapıp yapmadığı, üyelikten ayrılan üyelerin ise gerekçesinin bulunamadığı ve bu üyelere kooperatiften ödeme yapılıp yapılmadığı gibi gerekçelerle müvekkilince Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, her ne kadar 2022/26557 sayılı soruşturma dosyasında davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığı yönünde karar kurulmuş olsa da, söz konusu dosya içeriğinden de görüleceği üzere kooperatif defterlerinin ancak bir kısmının kolluk marifeti ile teslim alınabildiğini, davacıdan devir alınabilen kooperatif defterleri haricinde teslim alınamayan defterlerin de olabileceğini, bu defterlerin usulüne uygun tutulmamasının davacıdan kaynaklandığını, eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 2.763.928,50 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, hüküm taraflarca istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Taraflar arasında Ankara 21. Noterliğinin 30/07/2017 tarihli ve 48026 yevmiye numaralı sözleşmesi imzalanmış, taraflarıca iş bu sözleşme Ankara 80. Noterliği'nin 18/01/2023 tarih ve 01113 yevmiye numaralı fesihnamesi ile feshedilmiştir. Davacı imalat bedeli alacaklarının tahsilini istemektedir. Davalı ise, davacının bir alacağı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 1- Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/26557 soruşturma sayılı dosyası üzerinden davacının da aralarında bulunduğu kişiler hakkında 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'na muhalefet suçu nedeniyle bir soruşturma yapıldığı, cumhuriyet başsavcılığının KYOK verdiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Söz konusu kararın kesinleşip kesinleşmediği belirsizdir. Mahkemece KYOK kararının kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmemiş ise akıbeti araştırılmalı ve iş bu davamıza etkisi hususu incelenip değerlendirilmelidir. 2- Davalı taraf, davacının davalı kooperatifin eski yönetim kurulu başkanı olduğunu, hileli işlemler ile kooperatifi zarara uğrattığını iddia etmektedir. Mahkemece davacı ...'nın davalı kooperatifin eski yönetim kurulu başkanı olup olmadığı hususu üzerinde durulmamıştır. Mahkemece davalı kooperatifin ticaret sicil kayıtları incelenerek, davacının sözleşme tarihi itibariyle davalı kooperatifin eski yönetim kurulu başkanı olup olmadığı, bu bağlamda sözleşmenin geçerli olup olmadığı irdelenmelidir. Davacının sözleşme tarihi itibariyle kooperatifin yönetim kurulu başkanı olduğunun anlaşılması halinde; 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 59/6 maddesinde düzenlenen "Akit Yapma Yasağı" ilkesi nedeniyle sözleşme geçersiz olacaktır. Zira bu maddede kooperatif yönetim kurulu üyelerinin ortaklık işlemleri dışında kendisi ve başkası namına bizzat ve dolaylı olarak kooperatifle kooperatifin iştigal alanına giren bir konuda ticari bir muamele yapamayacağı düzenlemesi yapılmıştır. Böyle bir durumda, davacı yaptığı imalatların bedelini, sebepsiz zenginleşme hükümlerine yapıldıkları yıl mahalli serbest rayiç fiyatlarına göre talep edebilir. Sözleşmenin geçerli olması durumunda ise; sözleşmenin iş bedeli hesabı ile ilgili 2. maddesinde belirlenen usule göre iş bedeli hesabı gerekir. Mahkemece bilirkişi heyetine eser sözleşmeleri konusunda uzman bir bilirkişi eklenmek suretiyle bilirkişi heyeti oluşturulup bu konuların incelendiği bir bir ek rapor da alınmalı ve hasıl olacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulmalıdır. 3- Mahkemece hükmedilen alacağa yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. Taraflar tacir olup, ticari iş söz konusudur. Bu itibarla mahkeme kabulüne göre alacağa avans faizi işletilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de hatalı olmuştur. 4- HMK'ya dayanılarak hazırlanan ve 06/08/2015 Tarihli 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 169/2. maddesi uyarınca, yazı işleri hizmetleri ilgilisine göre mahkeme başkanı veya hakimin denetimi altında ilgili yazı işleri müdür ve onun yönetiminde zabıt katibi, memur, mübaşir, hizmetli ve diğer görevliler tarafından yürütülür. Bu yönetmeliğin 203/1.m. uyarınca, dava dosyasının fiziksel olarak diğer bir mahkeme veya mercie gönderilmesi gerektiğinde, zabıt kâtibince dosya içerisindeki her türlü belgeyi gösteren bir dizi listesi yapılır ve altı imzalanır. Gönderilen dosyanın son duruşma tutanağının bir örneği ile dizi listesinin bir sureti alınarak geçici bir dosya açılır. 208/11. m. uyarınca kanun yoluna başvurulan dava veya işler, görevli daire doğru bir şekilde belirlendikten sonra kanun yolu formu ve dizi pusulası UYAP üzenden hazırlanarak ilgili mercie gönderilir. Belirtilen hükümlere göre, dava dosyalarının ve tüm kayıtların düzgün ve sağlıklı bir şekilde tutulmasından yazı işleri müdürü ile ilgili personel birlikte sorumludur. Bu yönetmelikle getirilen kurallar güvenli ve süratli bir yargılama için konulmuş kurallardır. İlk derece mahkemesince gönderilen dosyada tensip tutanağı ve duruşma tutanaklarının tarih sırasına göre takılmadığı, tutanakların arasında müzekkere cevaplarının bulunduğu, dosya içerisine şeffaf dosya ile evraklar takıldığı, dizi pusulası düzenlenmediği görülmüş olup, dosyanın bu şekliyle okunmasının oldukça zorlaştığı dikkate alınarak mahkemece bahse konu yönetmelik doğrultusunda, istinaf incelemesi için gönderilecek dosyanın düzenlemesi yapıldıktan sonra sevk edilmesi hususuna da dikkate edilmelidir. Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/547 Esas, 2025/1078 nolu kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yatırılan, istinaf karar harcının talep halinde yatıran tarafa iadesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 7-Dosya kapsamında icranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan bir teminat bulunması halinde, İİK. 36/5 maddesi uyarınca ilgili icra müdürlüğünce teminatın yatıran tarafa iadesine, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 22/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Katip ... E-imzalıdır