17. Hukuk Dairesi 2016/15599 E. , 2019/7380 K. "" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili; davacıların murisi ...'un ... T.A.Ş'den 26/05/2014 tarihinde 18.500,00 TL tüketici kredisi kullandığını, 26/05/2014 poliçe başlan…
**17. Hukuk Dairesi 2016/15599 E. , 2019/7380 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili; davacıların murisi ...'un ... T.A.Ş'den 26/05/2014 tarihinde 18.500,00 TL tüketici kredisi kullandığını, 26/05/2014 poliçe başlangıç tarihli 3 yıl süreli hayat sigortası yapıldığını ve primin ödendiğini, murisin 16/03/2015 tarihinde vefat ettiğini, sigorta şirketinin poliçe bedelinin ödenmesi talebini müteveffanın poliçe başlangıcından önce Larinks kanseri hastalığı olduğunun tespit edildiğini, bu hususta müteveffa tarafından öncesinde bildirim yapılmadığını, sigorta başvuru formunda hastalığın beyan edilmediği gerekçesi ile reddettiğini, hayat sigortası başvuru formunun usulüne uygun doldurulmadığını, murisin sigorta başvuru esnasında geçirdiği tıbbi operasyon nedeni ile konuşma yetisinin bulunmadığını, başvuru formunun banka personeli tarafından doldurulduğunu, formu dolduran banka personelinin kusuru ve sorumluluğunun olduğunu iddia ederek 19.445,00 TL sigorta tazminatının 16/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte iadesini, kredinin vefat tazminatının süresinde ödenmemesi nedeni ile faiz yükü ile kapatılması neticesinde ugranılan zararın tespiti ile avans faizi ile birlikte iadesini talep ve dava etmiştir. Davalı sigorta vekili; dava dışı müteveffanın poliçenin tanzimi sırasında beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir. Mahkemece poliçenin düzenlenmesi sırasında sigortalının geçirdiği tıbbi operasyonın dış görünüşünden kolayca anlaşıldığı, muris tarafından geçirdiği tıbbi operasyonın görünüş itibari ile gizlenebilmesinin hayatın olağan akışı içerisinde mümkün olmadığı gerekçesi ile belirlen teminat bedelinin tamamen ödenmesine maddi tazminat taleplerinin de reddine karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamı ile tam olarak örtüşmemektedir. Dava, hayat sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamına göre, davacıların murisinin davalı nezdinde 26.05.2014-26.05.2017 tarihleri için sigorta sözleşmesi düzenlenmiş, poliçenin düzenlenmesinden sonra 16.03.2015 tarihinde sigortalı vefat etmiştir. Sigorta sözleşmesi kurulurken sigortalıya yüklenen doğru bilgi verme (ihbar) yükümlülüğünü düzenleyen 6102 sayılı TTK 1435,1439 ve 1440. maddeleri her ne kadar mal sigortalarına ilişkin bulunmakta ise de, Yargıtay'ın yerleşik kararları ile hayat sigortalarında da uygulanmaktadır. Hatta anılan bu düzenleme, Hayat Sigortası Genel Şartlarının C-2.2. maddesi ile sözleşme hükmü halini almıştır.