Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/3240 E. , 2024/5171 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/3240 Karar No : 2024/5171 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İzmit Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Be
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/3240 E. , 2024/5171 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/3240 Karar No : 2024/5171 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İzmit Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi kapsamında sözleşmeli statüde mühendis olarak görev yapan davacının, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunduğundan bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin İzmit Belediye Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı özlük/parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının disiplin soruşturmasına konu eylemleri gerçekleştirdiğinin disiplin soruşturma raporunda ortaya konulduğu, davacı tarafından yapılan savunmada da bu hususların tevil yoluyla ikrar edildiği; bu kapsamda soruşturma raporunda yer alan hususlarla ilgili olarak davacının eylemlerinin memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici olduğu dikkate alındığında, davacının sübut bulan eylemleri nedeniyle 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacı hakkında Belediye Disiplin Kurulunca alınan herhangi bir karar bulunmadığı, bu durumda, disiplin kurulu kararı olmaksızın Belediye Başkan Vekilince doğrudan tesis edilen işlemin bu yönüyle hukuka aykırı olduğu; öte yandan, dava konusu işlemin hukuka aykırılığının saptanmış olması karşısında, bu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, istinaf isteminin kabulüne, idare mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların, dava açma tarihi olan 27/02/2023 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının 5393 sayılı Kanun'un 49. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sözleşmeli olarak çalışan personel olduğu, 657 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (B) bendinde düzenlenmiş olan sözleşmeli personel olarak değerlendirilmemesi gerektiği, iş aktinin sonlanmasında Disiplin Kurulunca alınmış bir karar alınmasının gerekli olmadığı, işe almaya yetkili olan Belediye Başkanı ve Belediye Başkan Vekilinin, işten çıkarmaya da yetkili olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : İzmit Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesine istinaden sözleşmeli personel statüsünde mühendis olarak görev yapan davacının hizmet sözleşmesinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde" bulunduğundan bahisle, yapılan soruşturma kapsamında alınan savunması yeterli görülmeyerek feshedildiği bildirilmiştir. Bunun üzerine, davacı tarafından, hizmet sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin İzmit Belediye Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen bu dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin 3. fıkrasında, "Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, planlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plancısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir..." hükmüne yer verilmiş; 5. fıkrasında, 3. ve 4. fıkra hükümleri uyarınca çalıştırılacak personel hakkında, bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda, vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) bendine göre istihdam edilenler hakkındaki hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) bendinde ise; sözleşmeli personel seçiminde uygulanacak sınav ile istisnaları, bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonu tazminatı miktarı, kullandırılacak izinler, pozisyon unvan ve nitelikleri, sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali ve istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usullerinin Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirleneceği hükme bağlanmış, 26/01/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7433 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2. maddesinin son fıkrasıyla 657 sayılı Kanun'un 4. maddesinde yapılan değişiklikte "sözleşmeli personelin görevden uzaklaştırılması ile disipline aykırı fiil ve hallerin gerçekleşmesi durumunda bu personele verilmesi gereken disiplin cezaları, disiplin cezası vermeye yetkili merciler ve disiplin kurulları ile disipline dair diğer hususlar hakkında Devlet memurlarının tabi olduğu hükümler uygulanır. Ancak, kademe ilerlemesinin durdurulması ve üstü ceza verilmesini gerektiren fiil ve hallerde disiplin kurulunun kararı alınarak sözleşmeli personelin görevine atamaya yetkili amirin onayı ile son verilir." hükmüne yer verilmiştir. 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile kabul edilen ve 28/06/1978 tarih ve 16330 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 1. maddesinde; bu Esasların, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri hakkında uygulanacağı belirtildikten sonra, "Sözleşmenin feshi" başlıklı Ek 6. maddesinin (b) bendinde ise, "İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi" halinde, personelin sözleşmesinin tek taraflı feshedileceği düzenlenmiştir. Aynı düzenleme, davacının İzmit Belediye Başkanlığı ile imzalandığı hizmet sözleşmesinin 15. maddesinin (b) bendinde de yer almıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde; “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiili Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır. 30/04/2021 tarih ve 31470 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliğinin "Mahalli idarelerin yüksek disiplin kurulu" başlıklı 17. maddesinin birinci fırasında; "Mahalli idarelerin yüksek disiplin kurulu, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kuruludur." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden; her ne kadar dava konusu işlemde bu şekilde belirtilmese de, dava konusu işlemin hukuki sebebinin, davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125 . maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca, “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın "Sözleşmenin feshi" başlıklı Ek 6. maddesinin (b) bendi ile davacının İzmit Belediye Başkanlığı ile imzaladığı Hizmet Sözleşmesinin 15. maddesinin (b) bendi olduğu anlaşılmaktadır. Davacının, sözleşmesinin idarece feshinin haklılığının, feshe sebep olan disipline konu eylemin, disiplin cezasını gerektirip gerektirmediğinin usulüne göre soruşturulması ve yetkili merciilerce karara bağlanmış olması koşuluna bağlı olduğu açıktır. Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır. Disiplin cezalarının sağlıklı ve objektif olması cezayı veren disiplin amirlerinin olayı objektif değerlendirebilmeleriyle mümkündür. Disiplin cezası verilebilmesi için kusurlu halin tespitinden sonra belli yasal süreler içerisinde ilgili memur hakkında tarafsız bir soruşturmacı görevlendirerek disiplin soruşturması açılması, söz konusu soruşturmada memurun lehe ve aleyhine olan tüm delillerin toplanarak ekleriyle birlikte bir soruşturma raporunun oluşturulması ve böylelikle memurun hangi fiili, nerede, ne zaman, nasıl, ne şekilde işlediğinin somut, hukuken kabul edilebilir delillerle şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya konularak yetkili disiplin amiri veya disiplin kurulu tarafından bir disiplin cezası verilmesi gerekmektedir. Bakılan uyuşmazlıkta, davacı hakkında, disiplin cezasına konu eylemi hakkında disiplin soruşturması açıldığı, davacının savunmasının alındığı görülmekle birlikte, Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edilmeksizin ve Yüksek Disiplin Kurulunda alınmış disiplin cezasının reddi ya da kabulü yönünde alınmış bir karar bulunmaksızın, davacının savunmasına istinaden Belediye Başkan Vekilince doğrudan işlem tesis edilmiş olduğu görülmektedir. Bu durumda; İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edilmeksizin ve anılan kurul tarafından verilen bir karar bulunmaksızın, yalnızca soruşturma raporu ile getirilen teklif ve savunma ile yetinilerek, Belediye Başkan Vekili tarafından tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde olmamakla birlikte, sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların, dava açma tarihi olan 27/02/2023 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu İstanbul Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 03/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.