Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucuya gönderilen günlük gazetenin bazı sayfalarının çıkarılarak verilmesinin ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucuya gönderilen günlük gazetenin bazı sayfalarının çıkarılarak verilmesinin ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 10/6/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvuru tarihi itibarıyla 40 yaşında olan başvurucu, devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışma suçundan müebbet ağır hapis cezası ile hükümlüdür ve Ankara Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda bulunmaktadır. Başvurucu, ulusal ölçekte yayımlanan Ülkede Özgür Gündem Gazetesinin (gazete) abonesidir. Adı geçen gazete 4 Nisan 2011 tarihinde yayına başlamış ise de 16 Ağustos 2016 tarihinde "terör örgütü PKK'nın propagandasını yaparak örgütün yayın organı gibi hareket ettiği" gerekçesi ile geçici olarak mahkeme kararı ile kapatılmıştır. 29/10/2016 tarihinde çıkarılan kanun hükmünde kararname ile gazetenin tamamen kapatılmasına karar verilmiştir. Gazetenin PKK yanlısı yayın yaptığı, PKK ve KCK terör örgütlerinin yöneticilerinin müstear isimlerle söz konusu gazetede yazılar yazdığı iddiaları çerçevesinde soruşturma ve kovuşturmalar bulunmaktadır. Başvurucunun iddiasına göre başvuruya konu olaydan önce terör suçundan aynı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan bir başka hükümlü, yetkili organların kararı ile şartlı tahliyeden yararlandırılmamıştır. Yine başvurucuya göre 108 tutuklu ve hükümlü infaz kurumuna dilekçe vererek söz konusu kararı ve kararın alınmasında sorumluluğu olduğu düşünülen birinci müdürü protesto etmiştir. Gazetenin 14 Mayıs 2014 tarihli nüshasının birinci ve dokuzuncu sayfalarında söz konusu olaylara ilişkin bir haber yer almıştır. Gazetenin ilk sayfasında büyük harflerle "Haddini Bil İsmail! Sincan 2 No.lu F Tipi Cezaevi Müdürü İsmail Güz, Cezası Biten Ali Sayan'ı Rehin Aldı" başlığı ile verilen haberde, iddiaya göre cezası biten ve herhangi bir disiplin cezası olmayan Ali Sayan'ın şartla tahliye edilmediği ifade edilmiştir. Gazete, Ceza İnfaz Kurumu müdürünün tamamen keyfî olarak hareket ettiğini iddia etmektedir. Gazete haberine göre PKK'lı olan Sayan "tutsak"tır. Gazete, Sayan'ın Ceza İnfaz Kurumunda iyileştirme ve rehabilitasyon programlarına katılmaması ve eylemlerinden pişmanlık duymaması nedenlerinden tekrar örgüte katılma ihtimali bulunduğu kanaatiyle şartla tahliyeden yararlandırılmadığını da ileri sürmüştür. Ankara 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Eğitim Kurulu (Eğitim Kurulu) anılan haberin yayımlandığı gazetenin ilgili kısmının başvurucuya verilmesini uygun görmemiştir. 9/5/2014 tarihli Kurul kararında; gazete haberinin infaz kurumunun kararlarını çarpıttığı, haberin gerçekle bağdaşmadığı ve başta İnfaz Kurumunun birinci müdürü olmak üzere kişileri ve kurumları hedef gösteren ifadelere yer verdiği belirtilmiştir. Başvurucu, kararlara karşı Sincan İnfaz Hâkimliğine şikâyetçi olmuştur. Şikâyeti inceleyen Hâkimlik 16/5/2014 tarihli kararı ile başvurucunun şikâyetinin reddine karar vermiştir. Hâkimliğin gerekçesine göre, yapılan uygulama Ceza İnfaz Kurumu kurallarına uygun olup mevzuata ve hukuka aykırılık söz konusu değildir. Başvurucu, Hâkimliğin ret kararına karşı itiraz yoluna başvurmuştur. İtirazı inceleyen Sincan Ağır Ceza Mahkemesi 27/5/2014 tarihli kararında, İnfaz Hâkimliğinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle başvurucunun itirazını reddetmiştir. Başvurucu 10/6/2014 tarihinde bireysel başvuru yapmıştır. A. Ulusal Hukuk 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun “Süreli veya süresiz yayınlardan yararlanma hakkı” başlıklı maddesinin ilgili kısımları şöyledir:“(1) Hükümlü, mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanma hakkına sahiptir...(3) Kurum güvenliğini tehlikeye düşüren ... hiçbir yayın hükümlüye verilmez.” 12/7/2005 tarihli ve Adalet Bakanı oluru ile yürürlüğe giren Ceza İnfaz Kurumları Kütüphane ve Kitaplık Yönergesi’nin “Kuruma kabul edilmeyecek yayınlar” başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"...b) Mahkemelerce yasaklanmamış olsa bile, kurum güvenliğini tehlikeye düşürdüğü ... eğitim kurulu kararıyla tespit edilen, hiçbir yayın kuruma kabul edilmez."B. Uluslararası Hukuk Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) maddesi şöyledir:“ Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, kanaat özgürlüğünü ve haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü de kapsar... Görev ve sorumluluklar da yükleyen bu özgürlüklerin kullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplumda ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu güvenliğinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, (...) için gerekli olan bazı formaliteler, koşullar, sınırlamalar veya yaptırımlara tabi tutulabilir.” Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) hükümlü ve tutukluların Sözleşme’de yer alan temel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olarak sahip olduğunu pek çok kararında yinelemiştir (Hirst/Birleşik Krallık (No. 2), B. No: 74025/01, 6/10/2005, § 69). AİHM, hükümlü ve tutukluların ifade özgürlüğünün de Sözleşme kapsamında koruma altında olduğunu belirtmiştir (Yankov/Bulgaristan, B. No: 39084/97, 11/12/2003, özellikle §§ 126-145; Tapkan ve diğerleri/Türkiye, B. No: 66400/01, 20/9/2007, § 68). AİHM ayrıca, hükümlü ve tutukluların ifade özgürlüğünün bilgi ve kanaatlere ulaşma özgürlüğünü de içerdiğini vurgulamıştır. AİHM'e göre bir gazetenin bazı sayılarının ceza infaz kurumu idaresince hükümlü ve tutuklulara verilmemesi bilgi ve kanaatlere ulaşma özgürlüğüne yapılan bir müdahaledir (Mesut Yurtsever ve diğerleri/Türkiye, B. No: 14946/08 ve 20/1/2015, §§ 101, 102 ).