5. Hukuk Dairesi 2025/10934 E. , 2026/5512 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/331 Esas, 2025/2149 Karar DAVA TARİHİ : 31.01.2023 KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Seferihisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/78 Esas, 2023/995 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece …
5. Hukuk Dairesi 2025/10934 E. , 2026/5512 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/331 Esas, 2025/2149 Karar DAVA TARİHİ : 31.01.2023 KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Seferihisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/78 Esas, 2023/995 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri 544.000,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup, bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Mahkemece davacılar lehine hükmedilen ecrimisil bedeli Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle; davacılar lehine hükmedilen ecrimisil bedeli yönünden temyiz dilekçelerinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir. Taraf vekillerinin kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli için gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin İzmir ili, ... ilçesi, .... Mahallesi 33 82... parsel sayılı taşınmazın maliki olduklarını, davalı idare tarafından yol yapılmak suretiyle taşınmaza kamulaştırmasız olarak el atıldığını, bu güne kadar ne müvekkillerinin murisine ne de müvekkillerine herhangi bir bedel ödenmediğini, davalı idarece dava konusu taşınmaza el atılması sebebiyle müvekkillerini mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, taşınmazın kullanımının engellendiğini ileri sürerek kamulaştırmasız el atma tazminatı ile ecrimisil bedelinin el atma tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve esas açısından eksik ve hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın arsa olarak nitelendirilmesi gerektiğini, münavebe cetveli ile ek bilirkişi raporunun uyuşmadığını, ecrimisil tazminatı değerinin çok altında tespit edildiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmaması sebebiyle hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, kamulaştırma işleminin kesinleşmiş olması sebebiyle müvekkileri yönünden davanın reddi gerektiğini, bilirkişi raporuna itirazlarını tekrar ettiklerini, kapitalizasyon faiz oranı ile değer artış oranının aynı anda uygulanmasının taşınmazın değerini yükselttiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen bedelin güncellenmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmaz yönünden ecrimisilin hesaplanmasının hatalı olduğunu, davacı tarafın ıslah tarihinden itibaren yasal faiz talebini kabul etmediklerini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığının kabulünün yerinde görüldüğü fiilen el atma tarihinin 1979 yılı olduğu anlaşıldığından, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 6 ncı maddesi uyarınca taşınmazın sulu tarım arazisi olarak kabul edilmesinin doğru bulunduğu; ancak hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda,... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2022 yılı verileri esas alınarak değerlendirme yapıldığı, dava tarihine endekslendiği, dava tarihine göre Seferihisar İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2023 yılı verilerinin esas alınması gerektiğinden Dairelerince sulu tarım ürünlerine ilişkin veriler istendiğinde sadece kuru tarım verilerinin bulunduğu anlaşıldığından Dairelerince İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2023 yılı verileri dosya içine alınarak usul ekonomisi gereğince resen hesaplama yapılması uygun bulunarak, bunun yanı sıra talep sonucuna göre hüküm kurulması ve davacıların fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verildiği, Yargıtay 5. Hukuk Dairesi içtihatlarına göre dava konusu taşınmaza ilişkin tek vekâlet ücreti taktir edilmesi gerekirken ecrimisil yönünden ayrıca vekâlet ücreti takdirinin doğru görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve esasa aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın arsa olarak nitelendirilmesi gerektiğini, istinaf aşamasında dava konusu değişmesine rağmen talep artırım dilekçesi sunma imkanı verilmediğini, ecrimisil tazminatına ilişkin ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi uygun iken Bölge Adliye Mahkemesince tek vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; ıslaha ilişkin faiz itirazları dışındaki istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin ve ecrimisilin davalı idareden tahsili talebidir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR A. Davacılar ile Davalı İdare Vekillerinin Ecrimisile İlişkin Temyizi Yönünden; Davacılar ile davalı idare vekillerinin temyiz dilekçelerinin miktar yönünden REDDİNE, B. Davacılar ile Davalı İdare Vekillerinin Kamulaştırmasız El Atma Nedeniyle Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Davacılar ile davalı idare vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.