Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/155 E. , 2024/1161 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/155 Karar No:2024/1161 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirkete ait güneş enerji…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/155 E. , 2024/1161 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/155 Karar No:2024/1161 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirkete ait güneş enerji santrali ile ilişkilendirilen tüketim tesisinde Mart ve Nisan 2021 dönemlerinde elektrik tüketimi olmadığından bahisle ilgili dönemlerde üretilip sisteme verilen enerjinin YEKDEM'e bedelsiz katkı payı olarak bildirilmesine ilişkin işlemin iptali ve bu dönemlerde sisteme verilen elektrik enerjisi bedelinin ödenmesine istemiyle 04/08/2021 tarihli dilekçeyle davalı idareye yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali ile söz konusu dönemlerde sisteme verilen elektrik enerjisi bedelinin ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 28. maddesinin dokuzuncu fıkrasının davacı tarafından yapılan başvuru tarihi (04/08/2021) itibarıyla yürürlükte olan hâlinde, kabulü tamamlanarak işletmeye alınan üretim tesislerine ilişkin üretim tesisi ile ilişkilendirilen tüketim tesisi veya tesislerinde elektrik tüketimi olmaması hâlinde, ilgili aya ilişkin üretilen enerjinin görevli tedarik şirketi tarafından sisteme verilmiş olduğu kabul edilerek bu enerji ile ilgili olarak piyasa işletmecisi ve görevli tedarik şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmayacağı ve bu kapsamda sisteme verilen enerjinin YEKDEM'e bedelsiz katkı olarak dikkate alınacağı kuralına yer verildiği; Uyuşmazlık konusu olayda, davacı tarafından başvuruda bulunulan 04/08/2021 tarihi itibarıyla, Yönetmelik'in 28. maddesinin dokuzuncu fıkrasının Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce iptaline karar verildiği, yeni düzenlemenin ise henüz yürürlüğe girmediği, bu aşamada mücbir sebebe ilişkin bir kıstas bulunmamasına karşın 02/12/2021 tarihli dava konusu Kurul kararıyla, henüz yürürlüğe girmemiş olan mevzuat hükümleri esas alınarak davacıya ait üretim tesisinde söz konusu dönemlerde tüketim olmamasının nedeni olarak gösterilen gerekçenin mücbir sebep kapsamında olup olmadığı yönünde değerlendirme yapılmak suretiyle davacının başvurusunun reddine karar verildiği anlaşıldığından, davalı idarece, davacının talebi hakkında, Yönetmelik'in başvurunun yapıldığı 04/08/2021 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, başvuru tarihi itibarıyla yürürlükte olmayan mücbir sebebe ilişkin kıstas gerekçe gösterilerek davacının talebinin reddedilmesine dair dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı; Öte yandan, dava konusu Kurul kararı hukuka aykırı bulunduğundan, Mart ve Nisan 2021 dönemlerinde davacı tarafından sisteme verilen elektrik enerjisinin karşılığı olan parasal kaybın, Yönetmelik'in 23., 24., 25. ve 26. maddeleri uyarınca hesaplanarak başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline, Mart ve Nisan 2021 dönemlerinde davacı tarafından sisteme verilen elektrik enerjisinin karşılığı olan parasal kaybın hesaplanarak başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 25/05/2021 tarih ve E:2019/2575, K:2021/1854 sayılı iptal kararının gerekçesi dikkate alınmak suretiyle yeniden düzenlenen Yönetmelik'in 28. maddesinin dokuzuncu fıkrasında yer alan kural değerlendirildiğinde, lisanssız üretim yapan üreticilerin asıl amacının kendi bünyelerinde kullanmakta oldukları tesislere ait elektrik ihtiyaçlarının karşılanması ve tüketilmeyen ihtiyaç fazlası elektrik enerjisinin YEKDEM kapsamında satışı olduğu ve tüketim fazlası enerjinin/ihtiyaç fazlası elektrik enerjisinin satışının hukuken kabul edilebilir belli kıstas ve ölçütlere bağlandığı; Bu düzenlemede en öne çıkan ve belirgin olan ölçüt, mücbir sebep olarak belirlendiğinden öncelikli olarak uyuşmazlık konusu dönemlerde tüketilmeyen ihtiyaç fazlası enerjinin mücbir sebepten kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilmesi gerektiği; Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 35. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bir olayın mücbir sebep hâli sayılabilmesi için, olaydan etkilenen tarafın gerekli özen ve dikkati göstermiş ve tüm önlemleri almış olmasına karşın önleyemeyecek, kaçınılamayacak ve öngörülemeyecek bir durumla karşılaşması ve bu durumun etkilenen tarafın ilgili mevzuat kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesini engellemesi gerektiği, ayrıca anılan maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendinde, salgın hastalığın mücbir sebep hâlleri arasında sayıldığı; Uyuşmazlık konusu olayda, davacı tarafından, Mart ve Nisan 2021 dönemlerine ilişkin tüketim miktarının "0 (sıfır)" olmasının nedeninin, ülkemizde de etkisini gösteren COVID 19 salgını olduğunun belirtildiği; ancak, davacı tarafından söz konusu dönemde hiç tüketim olmamasının COVID 19 salgınından kaynaklandığına ilişkin hukuken kabul edilebilir somut gerekçelerin ortaya koyulamadığı; Bu itibarla, davacının mücbir sebep olarak ileri sürdüğü COVID 19 salgınına yönelik iddiasının soyut nitelikte olduğu ve mücbir sebep koşullarının davacı şirket yönünden gerçekleşmediği anlaşıldığından, davacı tarafından yapılan başvurunun reddine dair dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı; Öte yandan, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacının tazminat isteminin de yasal dayanağının bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun reddine; davalının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esastan incelenen davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, davalı idarece Mart ve Nisan 2021 dönemlerinde üretilip sisteme verilen elektrik enerjisinin bedelinin ödenmemesinin gerekçesinin Yönetmeliğin 28. maddesinin dokuzuncu fıkrası olduğunun belirtildiği, söz konusu düzenlemenin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce iptal kararı verildiği, davalı idareye yapılan başvuru tarihi itibarıyla Yönetmelik'in 28. maddesinin dokuzuncu fıkrasında "mücbir sebep hâlleri hariç" ibaresinin yer almadığı, bu kapsamda gerek davalı idarece gerekse Bölge İdare Mahkemesi'nce söz konusu dönemlerde üretilen elektriğin tüketilmemesinin nedeninin mücbir sebep kapsamında olup olmadığı yönünde inceleme yapılmak suretiyle karar verilmesinde hukukî isabet bulunmadığı, öte yandan, Bölge İdare Mahkemesi'nce mücbir sebebe ilişkin eksik inceleme ve değerlendirme yapılmak suretiyle karar verildiği, ispat külfetinin şirketlerinin üzerinde bırakılmasının hukuka aykırı olduğu, COVID 19 salgını döneminde şirketlerinin faaliyetine devam edememesi nedeniyle tüketim miktarının "0 (sıfır)" olduğu, dava konusu işlemin hukuka aykırı olarak tesis edildiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usûl ve hukuka uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKÎ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usûl ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Dava konusu işlemin iptali ile davacının tazminat isteminin kabulüne ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılarak esastan incelenen davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4.Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5.Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 6.2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 07/03/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY: 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun "Lisanssız yürütülebilecek faaliyetler" başlıklı 14. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile, kurulu gücü azami bir megavatlık yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisinin lisans alma ve şirket kurma yükümlülüğünden muaf olduğu kurala bağlanmış; üçüncü fıkrasıyla, lisans alma yükümlülüğünden muaf olan yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üreten kişilerin ihtiyacının üzerinde ürettiği elektrik enerjisinin sisteme verilmesi hâlinde elektrik enerjisi son kaynak tedarik şirketince, 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun'da kaynak türü bazında belirlenen fiyatlardan alınacağı öngörülmüştür. 6446 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca hazırlanmış olan ve 02/10/2013 tarih ve 28783 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği'nde ise, lisanssız elektrik üretim tesislerinin ilişkili bulunduğu tüketim tesisi veya tesislerinde elektrik tüketimi olup olmadığına bakılmaksızın sisteme verilen elektrik enerjisi, ihtiyacın üzerinde üretilmiş kabul edilerek bu enerjinin bedelinin 5346 sayılı Kanun hükümleri uyarınca ödenmesine yönelik açıklayıcı düzenlemelere yer verilmiştir. Bu Yönetmelik, 12/05/2019 tarih ve 30772 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği'nin 39. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış ve böylece 02/10/2013 tarihinden 12/05/2019 tarihine kadar olan dönemde, lisanssız elektrik üretim tesislerinin ilişkili bulunduğu tüketim tesisi veya tesislerinde dönem itibarıyla elektrik tüketimi olmasa dâhi sisteme verilen enerji bedeli ihtiyaç fazlası kabul edilmiş ve bu enerjinin bedeli bu yönüyle hiçbir kısıtlama olmadan üreticilere ödenmiştir. Bakılan davada, uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan 12/05/2019 tarihli Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği'nin 28. maddesinin dokuzuncu fıkrasında ise, "Geçici kabulü tamamlanarak işletmeye alınan üretim tesislerine ilişkin olarak; üretim tesisi ile ilişkilendirilen tüketim tesisi veya tesislerinde elektrik tüketimi olmaması hâlinde, ilgili aya ilişkin üretilen enerjinin görevli tedarik şirketi tarafından üretilerek sisteme verilmiş olduğu kabul edilerek bu enerji ile ilgili olarak piyasa işletmecisi ve görevli tedarik şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmaz ve bu kapsamda sisteme verilen enerji YEKDEM'e bedelsiz katkı olarak dikkate alınır." düzenlemesi yapılarak, lisanssız elektrik üretim tesislerinin ihtiyaç fazlası olarak sisteme verdiği elektrik enerjisinin bedelinin ödenmesi, ilişkilendirildiği tüketim tesisi veya tesislerinde tüketim olması koşuluna bağlanmıştır. Bu arada, bir başka lisanssız elektrik üretim şirketi tarafından ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da açılan dava sonucunda, Dairemizin 25/05/2021 tarih ve E:2019/4217, K:2021/1853 sayılı kararıyla, düzenlemenin ölçülü olmadığı, hiçbir istisna içermediği gerekçesiyle 12/05/2019 tarihli Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği'nin 28. maddesinin dokuzuncu fıkrasının ve bu kurala dayanılarak tesis edilen sisteme verilen elektrik enerjisi bedelinin ödenmemesine ilişkin işlemin iptaline, dava konusu ödememe işleminin iptali nedeniyle davacının sisteme verdiği elektrik enerjisi karşılığına ilişkin parasal kaybının hesaplanarak dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte Yönetmeliğin 23., 24., 25. ve 26. maddeleri uyarınca davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Anılan karar, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 20/02/2023 tarih ve E:2021/2487, K:2023/276 sayılı kararıyla onanmıştır. Öte yandan, lisanssız elektrik üreticilerinin ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da açtıkları benzer davalarda da, aynı yönde kararlar verilmiştir. (Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 25/05/2021 tarih ve E:2019/2575, K:2021/1854 sayılı kararı; 20/12/2022 tarih ve E:2020/2301, K:2022/4861 sayılı kararı; 20/12/2022 tarih ve E:2021/3640, K:2022/4863 sayılı kararı) İdarî yargı mercilerince verilen iptal kararları, davaya konu işlemin hukuk âleminde hiç tesis edilmemiş olması sonucunu doğururlar. Danıştay'ın istikrar kazanmış içtihadına göre de, iptal kararları, idarî işlemi tesis edildiği tarihten itibaren ortadan kaldıran, objektif, geriye yürüyen ve genellik ifade eden kararlardır. Buna bağlı olarak, iptal edilen işleme dayanılarak tesis edilmiş olan işlem ve tasarruflar da hukukî dayanaklarından yoksun kaldıklarından, kural olarak, iptal kararından etkilenirler. Bu itibarla, 12/05/2019 tarihli Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği'nin 28. maddesinin dokuzuncu fıkrasına yönelik açılan dava sonucunda iptal kararı verilmesiyle, bu düzenlemenin tesis edildiği 12/05/2019 tarihinden itibaren ortadan kalkacağı ve bu düzenlemeden önceki hukukî duruma dönüleceği idare hukukunun bilinen ilkelerinden olup, bu ilkeye istinaden, Dairemizce benzer davada, lisanssız elektrik üretim tesislerinin ilişkili bulunduğu tüketim tesisi veya tesislerinde tüketim olmazsa ihtiyaç fazlası olarak sisteme verilen enerjinin bedelinin ödenmeyeceği yönündeki kısıtlamanın ortadan kalktığı ve önceki hukukî duruma dönüldüğü için, sisteme verilen elektrik enerjisi bedelinin ödenmemesine ilişkin işlemin hukukî dayanağı kalmadığından iptaline, ödememe işleminin iptali nedeniyle davacının sisteme verdiği elektrik enerjisi karşılığına ilişkin parasal kaybının hesaplanarak ödenmesine karar verilmiştir. Dolayısıyla, Dairemizce düzenleyici işlem ile ilgili olarak verilen iptal kararı, 12/05/2019 tarihli Yönetmelik ile getirilen kısıtlamayı tamamen ortadan kaldıran bir karar olup, bu Yönetmeliğe dayanılarak tesis edilen bireysel işlemler açısından idarenin yeni bir değerlendirme yapmasını ya da bir tercihte bulunmasını gerektiren hukukî bir durum olmadığı sonucuna ulaşılarak, bireysel nitelikteki ödememe işleminin de iptaline karar verilmiş ve davacı tarafın parasal kayıplarının ödenmesine hükmedilmiştir. Öte yandan, Dairemizin, 12/05/2019 tarihli Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği'nin 28. maddesinin dokuzuncu fıkrası ile ilgili verdiği iptal kararındaki gerekçeleri göz önünde bulunduran davalı idare tarafından, 31/10/2021 tarih ve 31645 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 1. maddesiyle, Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği'nin 28. maddesinin dokuzuncu fıkrası, "Kabulü tamamlanarak işletmeye alınan üretim tesislerine ilişkin olarak; üretim tesisi ile ilişkilendirilen tüketim tesisi veya tesislerinde mücbir sebep hâlleri hariç elektrik tüketimi olmaması hâlinde, ilgili aya ilişkin üretilen enerjinin görevli tedarik şirketi tarafından üretilerek sisteme verilmiş olduğu kabul edilerek bu enerji ile ilgili olarak piyasa işletmecisi ve görevli tedarik şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmaz ve bu kapsamda sisteme verilen enerji YEKDEM’e bedelsiz katkı olarak dikkate alınır." şeklinde yeniden düzenlenmiş ve yayım tarihi olan 31/10/2021 tarihinde de yürürlüğe girmesi öngörülmüştür. Uyuşmazlıkta, davacıya ait tüketim tesisinde enerji tüketimi olmadığı gerekçesiyle sisteme verdiği elektrik enerjisinin bedelinin ödenmemesinin dayanağının 12/05/2019 tarihli Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği'nin 28. maddesinin dokuzuncu fıkrası olduğu, ödememe işleminin bu Yönetmelik düzenlemesinin yürürlükte olduğu dönemde gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacıya ödeme yapılmamasına ilişkin bireysel işleme dayanak alınan 12/05/2019 tarihli Yönetmelik düzenlemesinin yargı kararıyla iptal edilmesi karşısında, davacı tarafından sisteme verilen elektrik enerjisinin karşılığı tutarların ilgili düzenlemeler çerçevesinde idarece hesaplanarak davacıya ödenmesi gerekirken, bu husustaki talebin reddi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Her ne kadar davalı idarece, iptal kararından sonra 31/10/2021 tarihinde Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği'nin 28. maddesinin dokuzuncu fıkrasının yeniden düzenlendiği ve anılan düzenlemeye uygun şekilde davacının mücbir sebebin varlığını ortaya koyamadığından ödeme yapılmasına imkân bulunmadığı ileri sürülmekte ise de, davacıya ödeme yapılmamasına dayanak alınan düzenlemenin 12/05/2019 tarihli Yönetmelik hükmü olması ve bu düzenlemenin yargı kararıyla iptal edilmiş olması, söz konusu iptal kararı üzerine yeniden yapılan düzenlemenin geçmişe etkili şekilde uygulanmasının hukuken mümkün olmaması karşısında bu iddianın kabul edilmemesi gerekir. Zira 12/05/2019 tarihli Yönetmelik'te yer alan düzenleme Dairemizce, herhangi bir sınırlamaya tâbi tutulmadan tamamen iptal edilmiş ve bu düzenlemenin doğurduğu bütün sonuçların ortadan kaldırılması amacıyla ödememe işleminin de iptaline karar verilerek, parasal kayıpların ödenmesine hükmedilmiş olup, davalı idareye geçmiş döneme ilişkin yeniden bir hukukî değerlendirme yapma ya da tercihte bulunma hakkı verilmemiştir. Kaldı ki, bireysel işlem ile birlikte düzenleyici işlemin iptali istemiyle ilk derecede Danıştay'da dava açanlar açısından, lehlerine kesinleşmiş yargı kararları gereğince ödenmeyen elektrik enerjisi bedellerini tahsil etmek mümkün hâle gelmişken, bireysel işlemin iptali istemiyle alt derece mahkemelerinde dava açanların aksine bir yorum ile somut uyuşmazlık döneminden sonra 31/10/2021 tarihinde yeniden düzenlenen Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği'nin 28. maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca mücbir sebebin varlığını ortaya koymak zorunda bırakıldığı yargı kararları verilmesi, benzer konuda ve benzer durumda olanlar açısından çelişkili kararlar verilmesi sonucunu doğuracağından, temyiz mahkemesince bu çelişkiyi giderecek şekilde karar verilmesi gerekir. Aksi yönde yapılacak bir yorum, hukukî belirlilik ilkesinin ve hukuka güven ilkesinin ihlâl edilmesine yol açacaktır. Bu itibarla, benzer uyuşmazlıklar hakkında kesinleşmiş yargı kararları verildiği hâlde, somut uyuşmazlık döneminden sonra yürürlüğe giren Yönetmelik düzenlemesini geçmişe dönük uygulamak suretiyle davacıyı mücbir sebebin varlığını ortaya koymak zorunda bırakan, sisteme verilen enerji bedelinin ödenmesini engelleyen Yönetmelik hükmünün yargı kararıyla iptal edildiği gerçeğini dikkate almayan Bölge İdare Mahkemesi'nin davanın reddine ilişkin kararında hukukî isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptali ile davacının tazminat isteminin kabulü yolundaki İdare Mahkemesi kararını kaldırarak davayı reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.