T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1395 Esas KARAR NO: 2026/336 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/05/2024 NUMARASI: 2019/230 Esas, 2024/446 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 27/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353.…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1395 Esas KARAR NO: 2026/336 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/05/2024 NUMARASI: 2019/230 Esas, 2024/446 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 27/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde;Davalı tarafından dava dışı ...A.Ş. aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu takip dosyasından yazılan talimatla Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü ... Talimat sayılı dosyası ile 20.05.2019 Tarihinde müvekkilin ortağı ve yetkilisi olduğu ...Şti.'nin ".... Mah.... Sk. ... . K:. ..../İSTANBUL" adresinde haciz işlemi tatbik edildiğini, söz konusu hacizde takip borçlusu ile hiçbir ilgisi olmayan ve tamamen müvekkilin ortağı ve yetkilisi olduğu şirkete ait olan birçok makinenin haczedildiğini, ...Şti.'nin, bahse konu icra dosyasının borçlusu dava dışı ...A.Ş. ile hiçbir bağlantısı yahut organik bağı bulunmaması ve hatta dava dışı .... A.Ş.'den alacaklı olması nedeniyle müvekkili tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu, söz konusu istihkak iddiası üzerine İstanbul .... İcra Hukuk Mahkemesi 2019/.... E.-2019/... K. sayılı karar ile takibin devamına karar verildiğini, ilgili kararın müvekkile tebliğ edilmeden 24.07.2019 tarihinde müvekkilin iş yeri adresine bu kez hacizli menkullerin muhafaza altına alınması için yeniden hacze gelindiğini, bu hacizde davalı tarafça müvekkilin ortağı ve yetkilisi olduğu şirkete ait ilgili mahcuzların muhafaza altına alınması ile işyerinin fiilen iş yapamaz hale getirilmesi tehdidi ve haciz baskısı ile 24/07/2019 tarihli protokol imzalatıldığını ve lehtarı ...Şti. olan 24.07.2019 düzenleme, 02.08.2019 vade tarihli 36.500,00 TL bedelli, 24.07.2019 düzenleme, 27.09.2019 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli, 24.07.2019 düzenleme, 25.10.2019 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli, 24.07.2019 düzenleme ve 29.11.2019 vade tarihli 100.000,00TL bedelli olmak üzere toplam dört adet bono alındığını, müvekkiline ait iş yerinin fiilen iş yapamaz hale getirilmesi tehdidi ve haciz baskısı ile davalı tarafa verilen 24.07.2019 düzenleme tarihli 02.08.2019 vade tarihli 36.500,00 TL tutarlı bono tekrar icra takibiyle karşı karşıya gelmemek için ödendiğini beyanla; Müvekkili tarafından imzalanan 24.07.2019 tarihli protokolün geçersizliğinin tespitiyle iptaline ve müvekkili tarafından işbu protokole ilişik halde davalıya teslim edilen, keşidecisi ... lehtarı .... .... ŞTİ. olan 24.07.2019 düzenleme tarihli 27.09.2019 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli, 24.07.2019 düzenleme tarihli 25.10.2019 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli, 24.07.2019 düzenleme tarihli 29.11.2019 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli toplam üç adet bonodan kaynaklı müvekkilin davalıya borçlu olmadığının tespiti, iptali ve bu kambiyo evraklarının müvekkiline iadesine, Keşidecisi ... lehtarı ....ŞTİ. olan 24.07.2019 düzenleme tarihli 02.08.2019 vade tarihli 36.500,00 TL tutarlı bono yönünden davalıya haksız olarak ödenen 36.500,00 TL'nin faizi ile birlikte istirdatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili dilekçesinde;Davanın haksız fiil nedeni ile ödenmiş paranın istirdadından kaynaklı olması nedeni ile görevli Mahkemenin, İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, iş bölümü itirazında bulunduklarını, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, davanın, haksız haciz nedeni ile açıldığını, öncelikle haczin haksız olduğu iddiasının ispat edilmesi gerektiğini, davacının, hacze karşı istihkak davası açtığını, davanın derdest olduğunu ifade ettiğini, haczin haksızlığı iddiasına ilişkin başkaca bir delile de dayanmadığını, davacı tarafından açılmış olan istihkak davası henüz neticelenmediğini ve kesinleşmediğini, haczin haksız olup olmadığı değerlendirilmeden bu konuda bir tespit olmadan dava açıldığını, halihazırda, davacının aktif dava ehliyetine sahip olduğu söylenemeyeceğini, aktif husumete itiraz ettiklerini, davacı tarafından açılmış ve derdest bulunan istihkak davalarının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, davacının davaya konu ettiği İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından uygulanan haciz işlemi İstanbul ... İcra hukuk Mahkemesi'nin 2019/.... Esas,2019/.. Karar sayılı dosyası ile değerlendirmiş ve takibin devamına karar verildiğini, İstihkak iddiasının reddine ilişkin kararla birlikte davacının dava dilekçesinde de belirttiği İstanbul .... İcra Hukuk Mahkemesi 2019/.... Esas sayılı dosyaları ile görülmekte olan istihkak davasını açtığını, dava davacının dilekçesinde de belirttiği üzere halen derdest olduğunu, davaya konu senetler müvekkile protokol kapsamında verilmiş kıymetli evraklar olduğunu, bu itibarla mücerret kıymetli evrak, senedin tanzimine sebep olan asıl borç ilişkisinin (temel borç ilişkisi) senetten anlaşılmasına imkân bulunmayan kıymetli evrak olduğunu, bu tariften de anlaşılacağı üzere, mücerret kıymetli evrak bir temel münasebete dayanmayan senetler olmadığını, ancak, senetten bu senedin düzenlenmesine yol açan asıl borç ilişkisinin ne olduğunun bilinmesine imkân bulunmadığını, Her bir senet türü için ayrı ayrı düzenlenmiş olan “kayıtsız şartsız borç ihtiva etmesi ” şartı, mücerretliğin kanuni ifadesi olduğunu, ödemenin, davacı tarafından, hiç bir itirazi kayıt ileri sürülmeksizin yapıldığını, davacı adresine hacze gidildiğini ve davacı ... mahalde hazır bulunmuş ve haciz sırasında taraflar anlaşmaya vararak bir protokol düzenlenmiş ve bu kapsamda borca karşılık olarak davacı tarafça senetlerin verildiğini, anılan senetler prokol kapsamında davacının rızası ile verilmiş olup ilk senet hiçbir itirazi kayıt ileri sürülmeden de ödendiğini, davacı yanın davasını borçlularla aralarında hiçbir fiili bağ bulunmamasına rağmen haciz yapılmasına dayandırdığını, icra dosyası ve dava konusu haciz zaptı incelendiğinde görüleceği üzere borçlu şirket ile olan organik bağ nedeniyle işlem yapıldığının anlaşılacağını, davaya konu olan haciz haksız olmadığını, davacı ...'nun sahibi bulunduğu şirket ....Şti. İle icra dosya borçlusu ....A.Ş aralarında organik bağ olan tüzel kişiler olduğunu, borçlunun davacı uhdesinde faaliyetini hala sürdürdüğünü, haciz adresinde, borçluya ait çeşitli evrakların bulunması, borçlunun halen adreste faal olduğunu gösteren bir vakıa olduğunu, davacı ile borçlu arasında ki fiili ve hukuki irtibat açık olup, buna istinaden adreste haciz tatbik edildiğini, haciz mahallinde hazır bulunan davacı ve...'nun borcu bizzat ödeyeceklerini kabul ettiğini, tarafların faaliyet konuları aynı olduğunu beyanla öncelikle görevsizlik kararı verilmesini, davacı tarafından açılmış ve derdest bulunan istihkak davalarının bekletici mesele yapılmasını, Mahkeme aksi kanaatte ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "... davacı ile dava dışı 3. kişiler arasında gerçekten organik bağ bulunup bulunmadığı hususu sunulan deliller bağlamında değerlendirilmelidir. Mahkememizce bekletici mesele yapılmasına karar verilen İstanbul .... İcra Hukuk Mahkemesi 2019/.... E., 2022/...K. Sayılı ilamı ile istihkak davasının reddine karar vermiştir. İlgili kararın istinaf incelemesini yapan İstanbul BAM 21. HD. 2022/4291 E. , 2024/667 K. Sayılı ilamı ile ilk derece mahkemesinin kararını kaldırarak davanın kabulü ile stanbul 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında devam eden takip sırasında 20.05.2019 tarihinde haczedilen mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar vermiştir. İstinaf ilamının gerekçesi " Davalı/ alacaklı, 3.kişi şirket yetkilisinin dosya borcuna mahsuben borcu üstlenmesi nedeniyle borçlu ile davacının bağlantılı olduğunu ileri sürmüş ise de, incelenen takip dosyası içeriğine göre, dosya kapsamında ilk haciz işleminin 14.05.2019 tarihinde borçlunun sicil adresinde yapıldığı, 20.05.2019 tarihinde ise önce borçlunun akasya avm'deki şubesinde haciz işlemi yapıldığı, dolayısıyla borçlu şirketin halen faal bir şirket olduğu, haciz mahaline gelen 3.kişi...'nun borçlu firmanın tedarikçisi olduğunu belirterek, muhafaza işlemi yapılmaması için alacaklı vekili kabul ederse, vadesi gelmemiş 6 aylık çek verebileceğini belirttiği, davalı alacaklı tarafından, 3.kişi...'nun davacı/- 3.kişi ...Şti ile bağlantısından hareketle daha sonra 20.05.2019 tarihinde ise davacı şirketin sicil adresine haciz işlemi için gidildiği, dava konusu mahcuzların haczedildiği, İstihkak prosedürünün işletildiği, İstanbul ......İcra hukuk Mahkemesinin 2019/.... Esas, 2019/... Karar sayılı ve 22.07.2019 tarihli kararı ile İİK.97 uyarınca takibin devamına karar verildiği, kararın tebliğine ilişkin dosya kapsamında bir belge bulunmadığı, bu nedenle 09.09.2019 tarihindeki davanın süresinde olduğu, 24.07.2019 tarihinde davacı/ 3.kişinin adresine daha önce haczedilen mahcuzların muhafaza işlemi için gidildiği, tutanak içeriğinden anlaşılacağı üzere, alacaklı vekilince önce nakliye getirilerek, malların kaldırılması için girişimde bulunulduğu, ancak sonra vazgeçilerek, malların yediemin olarak davacı/ şirketin yetkilisine teslim edildiği, davacı şirket yetkilisinin imzaladığı 24.07.2019 tarihli protokol içeriğine göre, davacı şirket yetkilisinin dosya borcuna mahsuben 4 adet senet düzenlediği, protokol, aynı gün yapılmaya çalışılan haciz ve muhafazanın etkisiyle imzalandığından ve somut olayda mülkiyet karinesi 3.kişi lehine olduğu için, davalı alacaklının borçlu ile davacının alacaklıyı zarara uğratmak kastıyla muvazaalı hareket ettiği hususunu kanıtlaması gerektiği, dosya kapsamında bu yönde delil bulunmadığı, davacı ile borçlu şirketlerin farklı tüzel kişiliğe sahip firmalar oldukları, davacının borçlunun içinde bulunduğu pek çok firmanın ürün tedarikçisi olduğu, şirketler arasında ortaklık yapısı bakımından benzerlik bulunmadığı, adreslerinin farklı olduğu, davacı şirketin borcun doğumundan çok önce kurulan bir firma olduğu, takip borçlusunun davacı üzerinden ticari faaliyetlerini sürdürdüğü yönünde herhangi bir delil bulunmadığı, esasen borçlu firmanın halen faal bir firma olduğu, mahcuz malları elinde bulunduran davacının zilyedlik karinesi uyarınca bu malların sahibi olduğu, karinenin aksinin davalı/ alacaklı tarafından kanıtlanamadığı, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olduğundan, istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, 20.05.2019 tarihinde haczedilen mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına, koşulları oluşmadığından davalı/ alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." şeklindedir. Davalı; davacı ile dava dışı ... AŞ arasında arasında organik bağ bulunduğunu savunmuş ise de ticaret sicil kayıtlarında mevcut mevcut adres bilgileri, iletişim bilgileri, şirketleri oluşturan unsurlar- organlar- ortaklar- kişiler ve İstanbul BAM 21. HD. 2022/4291 E. , 2024/667 K. Sayılı ilamı dikkate alındığında davacı ile dava dışı şirket arasında organik bağ olmadığı anlaşılmıştır. Dava dışı borçlu olan üçüncü kişi ile davacı ve ..........Şti. aralarındaki organik bağın tespit edilmemesi karşısında senedin ve ödemenin kendilerinden rızaen alındığından, protokolün rıza ile imzalandığından dürüstlük ilkesi de göze alınarak bahsedilemeyeceğinden ve haciz baskısı ile iradesi sakatlanarak alındığı kanaati ile davacının borçlu olmadığının tespiti ve istirdat taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiş;- Davanın KABULÜ ile; keşidecisi davacı ..., lehtarı davalı ...ŞTİ. olan 24.07.2019 düzenleme tarihli 27.09.2019 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli senet, 24.07.2019 düzenleme tarihli 25.10.2019 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli senet, 24.07.2019 düzenleme tarihli 29.11.2019 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli senet sebebiyle davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine, - Davacı tarafından davalıya ödenen 36.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan İSTİRDATI ile davacıya ÖDENMESİNE," Şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf isteminde özetle; Mahkemin davacı ile davadışı borçlu arasında organik bağ olmadığı ve tüzel kişilik perdesi ardına gizlenme söz konusu olmadığı yönündeki tespiti ve bu çereçvede vermiş olduğu karar usul ve yasaya aykırı olduğunu,haczedilen mahcuzların aidiyetinin tespiti ve bu çerçevede yapılan haczin haksız olup, olmadığının tespiti hususunda hiçbir değerlendirme yapmaması nedeniyle kararın eksik olduğunu, mülkiyet karinesi müvekkil lehine olup, davacı da bunun aksini ne istihkak dosyasında ne de huzurdaki dosyada ispat edemediğini, haciz mahallinde dosya borçlusu ...Anonim Şirketi' ne ait nitelikli evraklar bulunduğunu,Borçlu şirket adına 6 adet senet sureti, Borçlu şirkete ait sipariş sözleşmesi, Borçlu şirket adına ürün hammadde alma formu, görüldüğünü, bu nedenle davanın mesnetsiz olduğunu, Davacıya ait şirket ile borçlu şirketin faaliyet konuları aynı olduğu gibi, davacının kardeşi... nun borçlu şirketin "...... Mah. .... Cad. No:.. K:. ..../İstanbul" adresinde yapılan ...05.2019 tarihli hacizde istihkak iddia eden 3. Şahıs da davacının kardeşi olduğunu, Davacının kardeşi...'NUN borçlunun ticaret sicil adreslerinden olan ".... Mah. .... Cad. No:. K:.. ./İstanbul" adresinde 14.05.2019 tarihindeki hacizde hazır olması ve söz konusu mahaldeki hacizde borçlunun borcuna karşılık 6 adet ileri vadeli çek vermeyi teklif ettiğini, oysaki gidilen adresin borçlunun adresi olup, davacının veya kardeşine dair bir haciz baskısı söz konusu değilken davacının kardeşi yalnızca tedarikçisi olduğu şirketin borcunu üstlenmek istediğini, Mahkemenin bu hususu hiçbir şekilde değerlendirmediğini,davacının müvekkili ile yapmış olduğu prtokol çerçevesinde borcu üstlendiğini ve ödemeleri de rızaen yaptığını, protokol borcun dış üstlenmesi olduğunu, istirdat talebinin kabulünün hatalı olduğunu, davacının yaptığı ödemeyi de müvekkiilinden değil dava dışı borçlarını üstlendiği ve ödediği borçludan talep edebileceğini, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 28.11.2005 tarih, 2005/10883 e. ve 2005/17468 k. sayılı ilamının dikkate alınmasını talep ederek kararın kaldırılmasını, davanın reddini talep etmiştir. GEREKÇE Dava, menfi tespit ve istirdat istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacının menfi tespit istemi, davaya konu senetlerin haciz baskısı altında verildiği iddiasına dayalıdır.Bakırköy .....İcra Müdürlüğ'nün 2019/.....Talimat sayılı dosyası incelendiğinde, davalının alacaklı, dava dışı .... ..Şti'nin borçlu konumunda olduğu dosya alacağına istinaden davacının adresine hacze gelindiği, davacının borcu kabul etmeyerek istihkak iddiasında bulunduğu, tarafların anlaşmaya varamadığı, haciz tutanak suretine göre 12 adet dikiş makinesi ile pek çok kadın çantasının haczedilerek yediemin olarak davacıya bırakıldığı, İstanbul ....İcra HM'nin 2019/.... Esas sayılı dosyasında takibin devamına karar verildiği, davacının işyeri adresine ....07.2020 Tarihinde yeniden hacze gelindiği, haczedilen malların muhafaza işlemlerine başlandığı, malların kamyona yüklendiği, daha sonra alacaklı vekilinin muhafza işleminden vazgeçtiğini beyan ettiği, bu durum üzerine muhafaza işlemine son verilerek mahcuz malların davacıya yediemin olarak bırakıldığının tutanak altına alındığı görülmüştür.İcra hukuk mahkemesinin istihkak davaları ile kararları maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmekte olup İstanbul BAM 21.HD'nin 2022/4291E, 2024/667 Karar sayılı, 04.03.2024 Tarihli kararı incelendiğinde; "protokolün aynı gün yapılmaya çalışılan haciz ve muhafazanın etkisi ile imzalandığı", "davacının takip borçlusunun da içinde olduğu pek çok firmanın tedarikçisi olduğu", "takip borçlusunun davacı üzerinden ticari faaliyetlerini sürdürdüğü yönünde delil olmadığı" gerekçeleri ile davanın kabulüne, .....05.2019 Tarihinde haczedilen mallardaki haczin kaldırılmasına karar verildiği, kararın kesin nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasında kesinleşen istihkak dosyası, organik bağı ispatlanamayan ve üretici konumunda olan davacının 20.05.2019 Tarihli hacizde 12 adet dikiş makinesinin ve üretilen çantaların haczedilmesi, ...07.2019 Tarihli hacizde ise muhafaza işlemlerinin uygulanmaya başlandığı sırada alacaklı vekilinin muhafaza tedbirinden vazgeçtiği, protokolün haciz tutanağı ile aynı tarihli olduğu dikkate alındığında mevcut delillere göre protokolün ve senetlerin haciz baskısı halinde imzalandığına ilişkin kabul yerinde görülmüş, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 22.986,31TL harçtan, peşin alınan 5.746,58TL harcın mahsubu ile bakiye 17.239,73TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 87,50TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/02/2026