4. Hukuk Dairesi 2017/1257 E. , 2019/3943 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 04/05/2015 gününde adli yardım talepli olarak verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/06/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ka…
**4. Hukuk Dairesi 2017/1257 E. , 2019/3943 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 04/05/2015 gününde adli yardım talepli olarak verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/06/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının manevi tazminata yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacının maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava, evlenme vaadi ile kandırma ve babalık görevinin yerine getirilmemesi nedeni ile maddi manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, maddi tazminat talebi açısından davanın kısmen kabulüne, manevi tazminat istemi açısından ise reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı; davalı ile evlenmek amacıyla birlikte olduğunu, ancak davalının evlenmeye yanaşmadığını, beraberlikleri devam ederken hamile kaldığını, 20/10/2014 tarihinde müşterek çocuklarının doğduğunu, davalının çocuğunu tanımadığı gibi nüfusuna da kaydetmediğini, babalığın tespiti ile eldeki davayı açtığını, davalının babalığı kabul etmemesi sebebiyle müşterek çocuklarını tek başına büyütmek zorunda kaldığını, çocuğun doğum giderleri, doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderleri, gebelik ve doğumun gerektirdiği maddi giderlerinin olduğunu beyan ederek maddi ve manevi zararının tazminini istemiştir. Davalı davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; evlenme vaadiyle birliktelik yaşamanın ve müşterek çocuğun doğmuş olmasının tek başına manevi zararın varlığını kabule yeterli olmayacağı gerekçesiyle manevi tazminat talebinin reddine, müşterek çocuğun doğum giderleri, doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderleri, ve doğumun gerektirdiği sair giderler açısından ise maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir Davanın hukuki sebebinin belirlenmesi hakimin görevidir. Davacı vekilince dava dilekçesinde maddi zararlarının bulunduğu belirtilmiş, mahkemece de davalı babanın çocuğun doğum giderleri, gebelik ve doğumun gerektirdiği diğer giderlerden sorumlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Dava dilekçesinden ve aşamalarda verilen beyan dilekçelerinden; müşterek çocuğun doğum giderleri, doğumdan önceki ve sonraki altışar