4. Hukuk Dairesi 2023/734 E. , 2023/5844 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/348 Esas - 2022/172 Karar HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen kurum zararından kaynaklanan alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalılar vekili ta
**4. Hukuk Dairesi 2023/734 E. , 2023/5844 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/348 Esas - 2022/172 Karar HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen kurum zararından kaynaklanan alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın Çankaya Kılıç Ali Paşa İlköğretim Okulu'nda görevli okul müdürü iken emekli olduğunu, adı geçen davalının bir dönem okul aile birliği yönetim kurulunda da görevli olduğunu, davalı ...'un ise farklı dönemlerde okul aile birliğinde yönetim kurulu başkanlığı, muhasip üyelik ve üyelik görevlerinde bulunduğunu, Eğitim Denetmenleri Başkanlığı tarafından yapılan inceleme ve soruşturma sonucunda düzenlenen raporlarda, okulun kurs hesabında gözükmeyen fakat davalı ...'ın üzerinde gözüken 4.680,30 TL'nin rızaen tahsil edilemediğini, okul aile birliğinin 31.10.2011 - 17.10.2012 tarihleri arasında giderlerinin arttırılarak gelirlerinin eksiltmek suretiyle kayıt yapılması nedeniyle 23.276,54 TL açık verilmesine neden olunduğunu, hazine zararı doğduğunu belirterek 23.276,30 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, 4.680,30 TL'nin 01.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Şerafettin Fidanay'dan tahsiline karar verilmesi isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı ...'ın okulun borca batık şekildeyken okul müdürü olduğunu, görevde bulunduğu süre içerisinde birçok kez masrafları kendisinin karşılamak zorunda kaldığını, göreve başladığı 04.07.2011 tarihinde okulun fiziki yapısının eğitim ve öğretime elverişsiz olması nedeni ile okulu baştan aşağı yenilettiğini, yapılan iş ve harcamalar hususunda velilere bilgi verildiğini, 44 kalem iş yapıldığını, gelirlerin giderlere nazaran düşük kalmasının okul borçlarının zamanında ödenememesi ve zaman zaman icralık olunması sonucunu doğurduğunu, okul aile birliği üyesi olan davalı ...'un iyi niyetle okul müdürüne yardımcı olduğunu, yaz tatili boyunca okul aile birliği yönetim kurulu üyelerinin hiçbirinin işlerle ilgilenmek istememesi üzerine bütün işlemleri tek başına yaptığını, diğer üyelerin sadece kararları imzalamakla yetindiğini, işlerin davalı ... tarafından yapılmasının yönetim kurulunun diğer üyelerinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, ...'un üyelikten istifaya zorlandığını, okul aile birliği başkanlığında tutulan defterler konusunda bilgi sahibi olamadığını, makbuzlara ilişkin hususların kendisinin istifaya zorlandığı dönem olduğunu, bu dönem ile ilgili sorumluluğunun olmadığını, davacı idarenin iddialarını destekler hiçbir delilin bulunmadığını, kurs hesabından okul aile birliği hesabına 18.537,00 TL'nin aktarıldığının belgeleri ile bildirildiğini, okul aile birliği hesabına farklı tarihlerde birçok meblağın aktarıldığını, veliler tarafından eğitim verilmemesine rağmen yaklaşık bir ay fazla kurs parası ödendiğinin tespit edildiğini, öğretmenler kurul kararı ile fazla ödenen paranın okul aile birliği hesabına aktarıldığını, öğretmenlere önceki kurs dönemlerinde tam ay çalışmalarına rağmen çalışmış gibi ücret ödendiğinden fazla ödeme sebebi ile Mayıs ayı ücretinin ödenmediğini, bu durumun izah edildiğini, kursun ay ortasında açılması ve araya sömestr tatilinin girdiği dikkate alındığında öğretmenlere 7 ayın ücretlerinin ödenerek 7 adet bordro düzenlenmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığını bildirerek davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.05.2016 tarih ve 2014/432 Esas, 2016/288 Karar sayılı kararı ile davacının okul müdürü, davalının ise okul aile birliği üyesi olduğu, davalı ...'ın 22.11.2012 tarihinde emekliye ayrıldığı, davalı ...'un okul aile birliği üyeliğinden 16.07.2012 tarihinde istifa ettiği, bu sebeple bilirkişilerin 31.10.2011 - 17.10.2012 ve 31.10.2011 - 16.07.2012 tarihleri arasındaki gelir durumunu ve kasada bulunmayan miktarı ayrı ayrı hesapladıkları; 31.10.2011 - 17.10.2012 tarihi arasında okul aile birliği hesaplarında yapılan inceleme sonucu kasada 24.386,96 TL olması gerektiğinin hesaplandığı, kurs gelirinden fazla aktarılan 8.826,00 TL'nin mahsubu sonucu bakiye 15.560,96 TL olması gerekirken kasada olmadığı, okul müdürü olan ...'ın bu miktardan sorumlu olması gerektiği, okul aile birliği üyesi olup muhasebeye yönelik işlemleri yerine getiren ...'un 31.10.2011 - 16.07.2012 tarihleri arasındaki hesaptan sorumlu olacağı, bu tarihler arası 11.780,12 TL eksiklik hesaplandığı, davalıların ortak sorumlulukları bulunduğundan 15.560,96 TL'nin 11.780,12 TL'lik kısmından müştereken ve müteselsilen sorumluluğun kabul edilmesi gerektiği, bakiye 3.780,84 TL'den sadece davalı ...'ın sorumlu olacağı, peyder pey tahsilatlar ve ödemeler yapıldığından zararın doğduğu tarihin net olarak belirlenmediği ve davacı tarafından da net olarak bildirilmediği, hesaplarda eksiklik olduğunun anlaşıldığı 17.10.2012 tarihinin zarar tarihi olarak kabul edilmesi ve bu tarihten faiz işletilmesi gerektiği, Ankara 17. İcra Dairesinin 2012/3102 Esas sayılı takibine konu bononun okul borcu için verilerek davalı ...'ın tarafından ödendiği ve bu sebeple mahsubu gerektiği iddiası var ise de bonoda okul müdürü olarak okul borcu için bononun düzenlendiği yönünde herhangi bir ibare bulunmadığı, müfettiş inceleme raporunda da takip konusu bonolarla ilgili herhangi bir bilgi olmadığı, bu sebeple hesaptan mahsup edilmelerinin söz konusu olmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, zararın doğduğu tarihin net olmaması dikkate alınarak, zararın belirlendiği tarihe göre faiz işletilmek sureti ile 11.780,12 TL'nin 17.10.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3.780,84 TL'nin 17.10.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 27.02.2020 tarih ve 2017/1843 esas, 2020/988 karar sayılı ilamı ile "Dosya kapsamından, davalılar hakkında Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/200- 2019/904 sayılı kararı ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı, yargılama sonucunda verilen karara karşı davalılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, dosyanın halen derdest olduğu ve kesinleşmediği anlaşılmaktadır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK'nın) 74 üncü maddesi (818 sayılı BK'nın 53 üncü maddesi) uyarınca hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de; hem öğretide hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hâkimini bağlayacağı kabul edilmektedir. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/200 esas sayılı dosyasının kesinleşmesi beklenmeli ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan bu yön gözetilmeden karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiş, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına, bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamında neticesinin beklenmesinin gerektiği belirtilen Ankara 17. Asliye Ceza Mah.nin 2020/62 esas sayılı dosyada uzlaşma sebebiyle düşme kararı verildiği, ancak dosya kapsamına yapılan herhangi bir ödemenin bulunmadığı, davalılar tarafından yapılan uzlaşmaya ilişkin olarak herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığı, asliye ceza dosyasında düşme kararı verilmiş olması sebebiyle bu kararın mahkememiz açısından bağlayıcılığının bulunmadığı, dosya kapsamına bozma ilamından önce alınan bilirkişi raporuna göre okul kasasında bulunması gereken 15.560,96 TL'nin mevcut olmadığı, anılan dönemde davalı ...'ın okul müdürü olarak diğer davalının ise muhasebe işlemlerinden sorumlu okul aile birliği üyesi olarak görev yapmaları sebebiyle sorumlu oldukları, davacı kurum zararının halen mevcut olduğu, yapmış oldukları görev itibariyle davalıların bu kurum zararından sorumlu olduklarının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 11.780,12 TL'nin 17.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 3.780,84 TL'nin 17.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Şerafettin Fidanay'dan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tüm delillerin eksiksiz arz edildiğini, kısmen kabul kararının hatalı olduğunu, dava dilekçesi ekinde yer alan Eğitim Denetmenleri Başkanlığı'nın raporunun usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek kabul kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir. 2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece ceza mahkemesinde verilen kararın kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, eksik inceleme ve araştırma sonucunda hüküm tesis edildiğini, ceza yargılaması sonucu davalılar hakkındaki kamu davasının ayrı ayrı düşmesine karar verildiğini, kurum zararının ispat edilemediğini, cezadaki düşme kararının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporlarına yapılan itirazların dikkate alınmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacı İdareye bağlı Çankaya Kılıç Ali Paşa İlköğretim Okulu'nun kurs ve okul aile birliği hesabında gözükmeyen bedelin, kurum zararı olarak okul müdürü ve okul aile birliği üyesi olarak görev yapan davalılardan tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK'nın) 49 ve 74 üncü maddeleri (818 sayılı BK'nın 41 ve 53 üncü maddeleri), 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253 üncü maddesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesi 3. Değerlendirme 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı kararın) 253 üncü maddesinin 17 nci bendinde; "Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder." Aynı maddenin 19 uncu bendine göre ise "... Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır." hükmü yer almakta olup anılan Kanun maddesine göre uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Bu yasal düzenlemeler ışığında dosyanın incelenmesi sonucu, davaya konu kurum zararı nedeniyle davalılar ile Kılıç Ali Paşa İlköğretim Okulu-Okul Aile Birliği (temsilen okul aile birliği başkanı) arasında 5271 sayılı kararın 253 üncü maddesi kapsamında uzlaştırma faaliyetlerinde bulunulduğu, tarafların edimsiz uzlaştıklarına dair 04.08.2020 tarihli uzlaştırma raporu düzenlendiği anlaşılmaktadır. Kılıç Ali Paşa İlköğretim Okulu-Okul Aile Birliği'ni temsilen okul aile birliği başkanı ...'un uzlaştırma teklifini kabul etmek suretiyle raporun altını imzaladığı, Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/62 esas, 2020/577 karar sayılı ilamıyla uzlaşma nedeniyle davalılar hakkındaki hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının ayrı ayrı düşmesine karar verildiği, kararın taraflarca kanun yoluna başvurulmaması sonucu 05.11.2020 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Şu durumda, eldeki davanın davacısı ... olmakla, davalılar ile dava dışı Kılıç Ali Paşa İlköğretim Okulu-Okul Aile Birliği (temsilen okul aile birliği başkanı) arasında 04.08.2020 tarihinde düzenlenen uzlaştırma tutanağının davacı ...'nın "olur"u alınmak suretiyle yapılıp yapılmadığının araştırılarak sonuca gidilmesi gerekirken, dosya kapsamına yapılan herhangi bir ödemenin bulunmadığı, davalılar tarafından yapılan uzlaşmaya ilişkin herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığı, ceza yargılaması sonucu verilen düşme kararının hukuk mahkemesinde bağlayıcılığının bulunmadığı gerekçesiyle, uzlaştırma hususunun araştırılmayarak eksik inceleme sonucu hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2.Bozma nedenine göre davacı vekili ile davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekili ile davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılara iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.