4. Hukuk Dairesi 2022/8244 E. , 2022/13823 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkında İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp 118.874,76 TL maddi tazminatın davalıdan tahsi…
**4. Hukuk Dairesi 2022/8244 E. , 2022/13823 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkında İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp 118.874,76 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, talebin reddini savunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyetince; iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kabulüne karar verilmiş, anılan karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile hakem heyeti kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile 118.345,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava trafik kazası sonucunda oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, davacının meydana gelen kazada yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuş, davalı vekili, davacının ceza yargılamasında uzlaşmış olması nedeni ile açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuş, İtiraz Hakem Heyetince davalının bu savunması reddedilerek davanın kısmen kabulü yönünde karar verilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 5271 sayılı CMK'nin 253/17. bendinde; "Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder” hükmünü; aynı maddenin 19. bendi ise "... Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır." hükmünü haizdir. Öte yandan, 6098 sayılı TBK’nın 166. maddesinin 3. fıkrası hükmüne göre; “Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır.” İbranın diğer müteselsil borçlulara etkisine ilişkin bu özel hükümle alacaklının sadece bir borçluyu ibra etmesi üzerine, ibra ettiği borçlunun iç ilişkideki payı kadar, diğer borçlulara karşı da alacak hakkını kaybedeceği hükme bağlanmıştır.