5. Hukuk Dairesi 2025/14366 E. , 2025/18591 K. "" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1881 Esas, 2025/1638 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Karacabey 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/832 Esas, 2024/183 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan …
5. Hukuk Dairesi 2025/14366 E. , 2025/18591 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1881 Esas, 2025/1638 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Karacabey 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/832 Esas, 2024/183 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın bir kısım davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; İlk kararı istinaf etmeyen tarafın aleyhine durum oluşmadıkça temyiz etme hakkı bulunmadığından davacı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, davalılar ... vd. vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ..., ... 1080, 10 81... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Bir kısım davalı vekili Avukat ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların konumu ve nitelikleri itibarıyla arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırması yapılmak suretiyle rayiç değerinin tespit edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Bir kısım davalı vekili Avukat ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlar için acele kamulaştırma dosyasında belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazların gerçek değerinin araştırılarak buna göre karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 3. Bir kısım davalı vekili Avukat ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlar için acele kamulaştırma dosyasında belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazların konumu ve nitelikleri itibarıyla kıymetli olup arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırması yapılmak suretiyle rayiç değerinin tespit edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı taraftan tahsil edilerek davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... vd. ile davalılar ... vd. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesinin 01.08.2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2022/83 Esas, 2223/69 Karar sayılı kararı ile yasal faiz işletilmesi nedeniyle enflasyon karşısında oluşan değer kaybının giderilmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesine ilişkin 2942 sayılı Kanun’da yer alan düzenlemeyi iptal ettiğini, bu nedenle kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden faize hükmedilmesi gerektiğini, dava konusu 10 80... parsel sayılı taşınmazlar için belirlenen bedelin düşük olduğunu, emsal alınan taşınmaz satışının eski tarihli olduğunu, dosyada daha uygun nitelikte emsal satışları bulunduğu hâlde değerlendirmede esas alınmadığını, 1339 parsel sayılı taşınmazın da arsa vasfında kabul edilmesi gerektiğini, aksi kanaate varıldığı takdirde objektif değer artış oranının ise en az %800 oranında uygulanması gerektiğini, münavebeye alınan ürünlerin seçiminin doğru yapılmadığını, taşınmazın değerinin tespitinde bölge rayiçleri ve emsal dosyaların dikkate alınmadığını ileri sürmüştür. 2. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlar için belirlenen bedelin düşük olduğunu, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, 1339 parsel sayılı taşınmazın sulu tarım arazisiyken kamulaştırmadan sonra kuru tarım arazisine dönüştüğünün dikkate alınmasını, konumu ve nitelikleri itibarıyla objektif değer artış oranının daha yüksek oranda uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 1339 parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan değerlendirmede; kuru tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net ürün gelirine göre değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre uygulanan kapitalizasyon faizi oranı ile objektif değer artışı oranının uygun olduğu, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda belirtilen münavebe ürünleri ve verilerinin bölgenin münavebe yapısı ve resmî tarım verileri ile uyumlu olduğu, ilçe tarım verilerinde belirtilen masraflarla ekonomik tarım yapılamayacağından üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ü oranında hesaplanmasında isabetsizlik bulunmadığı; dava konusu 10 80... parsel sayılı taşınmazlar yönünden yapılan değerlendirmede ise; arsa niteliğindeki taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine göre kıyasi emsal yöntemi kullanılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davanın 01.08.2023 tarihinden önce açıldığı, 01.08.2023 tarihli 32266 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli 2942 sayılı Kanun'un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun'un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrasının iptal edildiği, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin uygulamasıyla Anayasa'nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "iptal kararları geriye yürümez" hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile "Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre karara bağlanır" genel hukuki prensibini havi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları uyarınca iptal kararından önce açılan davalarda kamulaştırma bedeline davanın açıldığı tarihten dört ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerektiği kabul edildiğinden, fark kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz işletilmesine karar verilmesi yerinde olmamış ise de bu konuda davacı idarenin istinaf itirazı bulunmadığından sadece eleştirilmekle yetinildiği, faizin türüne ilişkin bir kısım davalılar vekilinin istinaf itirazının da yerinde görülmediği gerekçesiyle bir kısım davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... vd. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğinde .. ili, ..., ... 10 80... parsel sayılı taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak, arazi niteliğindeki 1339 parsel sayılı taşınmaza ise 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davacı İdare Vekilinin Temyizi Yönünden; Davacı idare vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, B. Davalılar ... vd. Vekilinin Temyizi Yönünden; Davalılar ... vd. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılar ... vd.den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.