T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/152 Esas KARAR NO : 2025/1291 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 29/04/2021 NUMARASI : 2018/162 Esas - 2021/92 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) DAVA TARİHİ: 17/04/2018 KARAR TARİHİ: 22/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi t…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/152 Esas KARAR NO : 2025/1291 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 29/04/2021 NUMARASI : 2018/162 Esas - 2021/92 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) DAVA TARİHİ: 17/04/2018 KARAR TARİHİ: 22/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 356. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2014 88530 numaralı “...” markası ile ... numaralı “...” ibaresinin Arapça yazılışından oluşan markanın sahibi olduğunu, bu markanın Irak ve Suriye’de tanınmış marka olduğunu, davalının bu markanın kullanıldığı şampuan ve saç kremi plastik şişelerinin ön ve arka yüzündeki etiketlerde izinsiz olarak markanın Arapça yazılış şekli olan „...“ markasını kullandığını, etiketler üzerine ürünlerin ... şirketi tarafından üretilerek pazarlandığının yazılı olduğunu,... numaralı “...” markasının davalı adına tescilli olduğunu, davalının bu şekilde davacının markasını kullanmak suretiyle şampuan ve saç kremi kutusu etiketlerini taklit ürün satanlara pazarladığını, bu şekilde davacının marka haklarına tecavüz ettiğini belirterek,davacının marka haklarına tecavüz edildiğinin tespitine, HMK’nun 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak SMK’nun 150. maddesi uyarınca 5.000,00 TL tazminat, SMK’nun 151/2-b maddesi uyarınca 5.000,00 TL yoksun kalınan kazanç ve 10.000,00 TL manevi zararın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, kararın masrafı davalıdan alınmak suretiyle tirajı yüksek, genel yayın yapan günlük bir gazetede özet olarak ilan edilmesine ve ilgililere tebliğine, davacının diğer haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. TALEP ARTTIRIM: Davacı vekili 18/12/2020 tarihli bedel artırım dilekçesinde; SMK'nun 151/1-b maddesi uyarınca maddi tazminat olarak talep etmiş oldukları 5.000,00 TL'yi 26.172,77 TL daha bedel arttırımı yoluyla toplamda 31.172,77 TL'ye yükselttiklerini beyan etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin plastik şişe ve ambalaj üretimi yaptığını, tüm şişelerine kendisine ait "..." markasını bastığını, şişeleri alan müşterilerin kendilerinin istedikleri markaları ve etiketleri yaparak ürünlerini sattıklarını, Irak uyruklu Muhammet isimli müşteri tarafından şişeler beğenilerek, kendisine ait etiketler yapılarak müvekkiline getirildiğini ve numune etiketlerin rafa koyulduğunu, hemen arkasından davacı tarafça müvekkiline ait iş yerinde mahkeme aracılığıyla tespit yapıldığını, müvekkilinin bu şişelerin satışını yapmadığını, numune olarak yapılan bir kaç şişenin müşteriye verilmiş olabileceğini, müvekkilinin kendisi tarafından üretilip müşterilerine verdiği şişelere hangi etiketin yapıştırılacağı veya ürünün koyulacağından sorumlu olmadığını, şişelerin tasarımlarının müvekkiline ait kalıplarla yapıldığını, davacının Arapça marka tescil kaydıyla ilgili Latin alfabesi ile arama yapılamadığını, müvekkilinin kasıtlı bir hareketi bulunmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI; İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29/04/2021 tarihli 2018/162 E- 2021/92 K sayılı kararıyla; "...davalının üretimini ve satışını yaptığı, davacının markasının tescilli olduğu şampuan ve saç kremi ürünlerinin kutuları ve etiketleri üzerinde davacı adına tescilli ... tescil numaralı Arap harfleriyle yazılan "..." markası ile iltibas yaratacak derecede benzer olan "..." ibaresinin Arap harfleri ile yazılımından oluşan markayı kullandığı, her ne kadar bu şişeleri sipariş üzerine başka bir firma için numune olarak ürettiğini savunmuşsa da, basiretli bir tacir olarak, bu markanın sipariş veren firmaya ait olup olmadığını araştırmak zorunda olduğu, iş yerinde bulunan etiket ve ürün kutularının sayısına göre numune olarak üretildikleri savunmasının kabul edilebilir olmadığı, bu nedenle davalının eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet niteliğinde olduğu, davacının SMK'nun 151/2-b maddesi uyarınca tazminat talep etmiş olması nedeniyle davalının bu satışlardan elde ettiği 31.172,77 TL maddi tazminatı davacıya ödemesi gerektiği, ayrıca davalının kusur derecesi, ticari hacmi, davacının markasının bilinirlik derecesi dikkate alındığında 10.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı, her ne kadar davacı SMK'nun 150.maddesi uyarınca itibar tazminatı olarak 5.000,00 TL tazminat talep etmişse de, davalının yalnızca ürün şişesi ve etiketi ürettiği, bu şişe ve etiketle satılan şampuan ve saç kremi ürünlerinin davacının ürünlerinden daha kalitesiz olduklarına, davacının markasının kötü şekilde kullanıldığını ispatlayacak bir delil sunulmadığı, bu nedenle itibar tazminatı koşullarının oluşmadığı" gerekçesiyle; Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, Davalının saç kremi ve şampuan kutularında yer alan ve davalı tarafından üretilen etiketler üzerinde davacıya ait ...Tescil numaralı markası ile iltibas yaratacak şekilde "..." ibaresinin Arap harfleri ile yazımından oluşan markayı kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, Marka hakkına tecavüzün önlenmesine ve giderilmesine, Davalı tarafça üretilen ve davacının markasına tecavüz teşkil eden şişelerin, ambalajların ve etiketlerin üretilmesinin ve satılmasının yasaklanmasına, Tecavüze konu ürünlerin ve münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılan üretim araçlarının toplatılmasına, karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle imhasına, Davacının yoksul kaldığı kazanç için 31.172,77 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalıdan alınmak suretiyle tirajı yüksek Türkiye genelinde yayın yapan günlük bir gazetede bir kez ilan edilmesine, Davacının fazlaya ilişkin SMK'nun 150.maddesi uyarınca fiili zararına karşılık talep ettiği 5.000,00 TL tazminat talebinin REDDİNE " karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURULARI; Davacı vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; taklit ürün kolisi ve ürün numunelerinin mahkeme kaleminde bulunduğunu, iltibasa konu şampuan, saç kremi etiket ve ambalajlarının taklit edilmiş haliyle içi dolu olarak pazarlandığını, müvekkilinin itibar kaybına uğradığının sabit olduğunu, SMK 150. Madde gereğince itibar tazminatı taleplerinin kabulü yerine reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını beyanla, mahkeme kararının kaldırılarak itibar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davacı firma tarafından Türkiye'de satışı olmayan Arap ülkelerinde satışı olan ve Arapça yazı içeren görsel tescilli marka için müvekkilinin adresine gelinerek arama yapıldığını, üretim olmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin plastik şişe ve ambalaj üretimi yaptığını, yüzlerce farklı şişe çeşidini fason olarak ürettiğini, Irak uyruklu Muhammet isimli müşteri tarafından, müvekkili firmaya ait şişelerin beğenildiğini, müşteri tarafından bu şişelere uyacak şekilde Arapça ibareninde bulunduğu görsel etiket numunesi yaptırılarak, bu etiket numunelerinin müvekkiline gösterildiğini, müvekkilinin her zaman yaptığı gibi bu etiketten numune örnek isteyerek müşteri etiket rafına koyduğunu, etiketlerin numune olarak yapılması istenince bir adet yapılmasının mümkün olmadığını, en az belirli adetlerde ve rulo şeklinde numune yapıldığını, müvekkili tarafından, davacıya ait şampuanla veya etiketle ilgili hiçbir üretim yapılmasının söz konusu olmadığını.-Dosyada alınan kök raporda müvekkilinin usulüne uygun tutulmuş defterlerinde, dava konusu markaya ilişkin herhangi bir satışın olmadığı, tazminat hesabı yapılmasının mümkün olmadığının belirtildiğini, müvekkilinin yalnızca yurt dışına satış yaptığını, ürün markasını belirtmeksizin Gümrük'ten çıkartmasının mümkün olmadığını, davacının talebi üzerine ek bilirkişi raporunda müvekkilinin sattığı davacı markası ile ilgisi bulunmayan başka marka şampuan, saç kremi ve sıvı sabunlar üzerinden hesaplama yapılarak tazminata hükmedildiğini, müvekkilinin kendi markaları ile yaptığı satışlar yönündencezalandırıldığını.-Müvekkilinin hiçbir zaman ... veya EL ... isimli bir ürün üretmediğini ve satmadığını, bu durumun raporda da tespit edildiğini, taklit olduğu iddia edilen şişenin de davalı müvekkili tarafından üretildiğini gösterir hiçbir delilin bulunmadığının açıkça belirtildiğini, bilirkişi raporunun açık olduğunu, davacının doğmuş bir maddi zararının bulunmadığını.-Müvekkilinin 40'tan fazla tescilli markası bulunduğunu, müvekkilinin bu olaydan sonra ... markasının tescil edilebilirliğini göstermek için ... markasını ... tescil no ile aldığını, müvekkilinin böyle bir üretim yaptığı düşünülse bile iltibas tehlikesinin bulunmadığını.-... ibaresinin Türkçe karşılığının bulunmadığını, davacının Latince ve Arapça harflerle bu markayı tescil ettirdiğini, davacı etiket görseli ile kopya olduğu ileri sürülen etiket görselinin farklı olduğunu, sadece Arapça yazıların anlamının yakın olduğunu, müvekkilinin etiketi incelemesi gerektiği düşünülse bile TPMK'dan sorgulamada de marka sahibini bulmasının mümkün olmadığını beyanla, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesine cevabında; tedbirin infazına ilişkin Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğü'nün ... tal. sayılı dosyasında, tutanakta bir bütün olarak değerlendirilerek raporda da açıkça tespit edildiği gibi; davalı şirket tarafından müvekkili şirketin markasının taklidi niteliğinde olan ... ibaresinin Arapça yazılışına ilişkin etiket üretimi yaptığı ve yine taklit olan plastik şişeyi de öncesinde diğer dosya davalısı Şensan'dan temin ettiği, sonrasında ise bizzat kendisi üretimini yaptığı plastik şişelere etiketleri basmak suretiyle, sıvı sabun şampuan ve saç kremi olarak pazarlamak suretiyle markaya tecavüz ettiği ve bu suretle haksız kazanç elde ettiğinin net bir şekilde anlaşıldığının tespit edildiğini, mahkemece alınan raporda bilirkişilerce davalı tarafça kullanılan ... markası ile etiket üzerindeki yazı ve figürlerin dizilişi, şekli ve renginin bire bir aynı olduğunun tespit edildiğini, etiketlerde İngilizce olarak (Distributed By ... ve Produced By ... şeklinde) taklit ürünlerin bizzat davalı şirket tarafından üretilerek pazarlamasının yapıldığının yazdığını, plastik şişelerin altında da şise üretimininde davalı tarafı tarafından yapıldığı yazmakta olup iş bu husus dosyadaki bilirkişi raporları ve ceza dava dosyası ile de sabit olduğunu, müvekkiline ait Arapça markanın görselinin de tescilli olduğunu, davalının müvekkiline ait markayı fatura ve irsaliyesine açıkça yazıp pazarlamasının beklenemeyeceğini, davalının ticari defterleri incelenerek şampuan ve saç kremi ürünlerinden elde ettiği karın tazminat olarak davacıya ödenmesine karar verilmesinin hem hukuka hem de hakkaniyete uygun olduğunu beyan etmiştir. DAİREMİZ KARARI: Dairemizin 22/06/2023 tarih ve 2021/1463 Esas, 2023/994 Karar sayılı ilamı ile;"1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 341/2 ve 352. Maddeler gereğince USULDEN REDDİNE,2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,3- İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29/04/2021 tarihli 2018/162 E. - 2021/92 K. sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 4-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, Davalının saç kremi ve şampuan kutularında yer alan ve davalı tarafından üretilen etiketler üzerinde davacıya ait 2016 85267 Tescil numaralı markası ile iltibas yaratacak şekilde "..." ibaresinin Arap harfleri ile yazımından oluşan markayı kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, Marka hakkına tecavüzün önlenmesine ve giderilmesine, Davalı tarafça üretilen ve davacının markasına tecavüz teşkil eden şişelerin, ambalajların ve etiketlerin üretilmesinin ve satılmasının yasaklanmasına, Tecavüze konu ürünlerin ve münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılan üretim araçlarının toplatılmasına, karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle imhasına, Davacının maddi ve manevi tazminat talebi ile itibar tazminatı talebinin reddine,Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalıdan alınmak suretiyle tirajı yüksek Türkiye genelinde yayın yapan günlük bir gazetede bir kez ilan edilmesine" karar verilmiştir. YARGITAY BOZMA İLAMI: Dairemizin 22/06/2023 tarih ve 2021/1463 Esas, 2023/994 Karar sayılı ilamı Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 24/10/2024 tarih ve 2023/5849 Esas, 2024/7573 Karar sayılı ilamı ile; "1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Dava tasarım hakkına tecavüzün tespiti, meni ve tazminat istemine ilişkidir. Davacı, davalının haksız eylemleri nedeniyle tazminat talebine ilişkin olarak, uğranılan 5.000,00 TL maddi zararın tahsiline karar verilmesini istemiş, Bölge Adliye Mahkemesince, davalının eyleminin tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiği tespit edilmiş ise de, davacının ispatlanamayan maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.6769 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesine göre sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti, muhtemel tecavüzün önlenmesi, tecavüz fiillerinin durdurulması yanında tecavüzün kaldırılması ile birlikte maddi ve manevi zararın tazmini isteminde de bulunabilir. Davacı da 6769 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca tazminat talep etmiş ancak zarar tam olarak belirlenememiştir. Zararın belirlenemediği durumda somut olayın özellikleri de nazara alınarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci maddesi uyarınca olayların akışı ve zarar görenin aldığı önlemler göz önünde tutularak hakkaniyete uygun bir miktar maddi tazminata hükmedilir. Mahkemece, 6769 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi ve 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi gereğince maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde tazminat istemlerinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın anılan nedenlerle davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile bozulmuştur. GEREKÇE: Dava, davacıya ait markaların davalı tarafça izinsiz olarak kullanıldığı iddiasına dayalı, markaya tecavüzün tespiti, meni, refi ile maddi, manevi tazminat ve itibar tazminatı talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne, itibar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararının taraflarca istinafı üzerine Dairemizin 22/06/2023 tarih ve 2021/1463 Esas, 2023/994 Karar sayılı ilamı ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, markaya tecavüzün tespiti, meni ve refi talebinin kabulüne, maddi tazminat, manevi tazminat ve itibar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.Dairemizce verilen bu karar, tarafların temyizi üzerine Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 24/10/2024 tarih ve 2023/5849 Esas, 2024/7573 Karar sayılı ilamı ile; "6769 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesine göre sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti, muhtemel tecavüzün önlenmesi, tecavüz fiillerinin durdurulması yanında tecavüzün kaldırılması ile birlikte maddi ve manevi zararın tazmini isteminde de bulunabilir. Davacı da 6769 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca tazminat talep etmiş ancak zarar tam olarak belirlenememiştir. Zararın belirlenemediği durumda somut olayın özellikleri de nazara alınarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci maddesi uyarınca olayların akışı ve zarar görenin aldığı önlemler göz önünde tutularak hakkaniyete uygun bir miktar maddi tazminata hükmedilir. Mahkemece, 6769 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi ve 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi gereğince maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde tazminat istemlerinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın anılan nedenlerle davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile bozulmuş, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilmiştir. Dolayısıyla markaya tecavüzün tespiti, meni ve refi talebinin kabulüne, itibar tazminatı taleplerinin reddine dair kararlar bozma kapsamı dışında kalmıştır. Dairemizce bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Bozma kararı kapsamında Dairemizce davacının maddi tazminat ve manevi tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde; bozma ilamında TBK'nın 50.maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtildiğinden, davacının yoksun kaldığı kazanç için TBK'nın 50.maddesine göre 20.000-TL maddi tazminat ile, somut olayın özelliğine, hak ve nesafete göre 10.000-TL manevi tazminat takdir edilmiştir. Davacının yoksun kaldığı kazanç için maddi tazminat, TBK'nın 50.maddesine göre takdir edildiğinden, yoksun kalınan kazanç için reddedilen kısım yönünden davacı aleyhine yargılama gideri takdir edilmemiştir.Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, Davalının saç kremi ve şampuan kutularında yer alan ve davalı tarafından üretilen etiketler üzerinde davacıya ait 2016 85267 Tescil numaralı markası ile iltibas yaratacak şekilde "..." ibaresinin Arap harfleri ile yazımından oluşan markayı kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, Marka hakkına tecavüzün önlenmesine ve giderilmesine, Davalı tarafça üretilen ve davacının markasına tecavüz teşkil eden şişelerin, ambalajların ve etiketlerin üretilmesinin ve satılmasının yasaklanmasına, Tecavüze konu ürünlerin ve münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılan üretim araçlarının toplatılmasına, karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle imhasına,Davacının yoksun kaldığı kazanç için taktiren 20.000 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının SMK'nun 150.maddesi uyarınca fiili zararına karşılık talep ettiği 5.000,00 TL tazminat talebinin REDDİNE,Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalıdan alınmak suretiyle tirajı yüksek Türkiye genelinde yayın yapan günlük bir gazetede bir kez ilan edilmesine,2-İlk derece yargılaması yönünden; a)Alınması gereken 2.049,30 TL harçtan, peşin alınan 242,60 TL harç ile 446,96 TL ıslah harcı toplamı olmak üzere toplam 689,56 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.359,74 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, b)Davacı tarafça yatırılan 242,60 TL peşin harç, 35,90 TL başvuru harcı, 5,20 TL vekalet harcı ve 446,96 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 730,66 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c)Markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi ve giderilmesi davası yönünden davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,ç)Kısmen kabulüne karar verilen maddi tazminat davası yönünden davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d)Kabul edilen manevi tazminat davası yönünden davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e)Reddine karar verilen itibar tazminatı talebi yönünden davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, f-Davacı tarafından yapılan 72,60 TL tebligat ve müzekkere masrafları ile 4.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.572,60 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre belirlenen (%55) 2.515,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,g-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 3-İstinaf yargılaması yönünden; a-Davacı tarafın istinaf istemi yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusu ile birlikte harç peşin harç ve istinaf kanunyoluna başvurma harçlarını yatırırken sehven davalı olarak yatırdığı ancak harcı yatıranın davacı vekili olması hasebiyle peşin olarak yatırılan 59,30 TL maktu harcın mahsubu ile bakiye 120,60 TL maktu harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, b-Davalı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harçlarının talep halinde iadesine,c-İstinaf yargılaması sırasında davalı tarafından yapılan (162,10 X2 )TL = 324,20 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 31,50 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 355,70 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, d)İstinaf incelemesi duruşmalı yapıldığından ve birden fazla duruşma icra edildiğinden davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,e) İstinaf incelemesi duruşmalı yapıldığından ve birden fazla duruşma icra edildiğinden davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacı alınarak davalıya verilmesine,4-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, duruşmalı yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 22/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.