11. Ceza Dairesi 2024/51 E. , 2024/10095 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/6672 Değişik İş SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve 2023/61685 Soruşturma, 2023/30120 Karar sayılı kovuş…
**11. Ceza Dairesi 2024/51 E. , 2024/10095 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/6672 Değişik İş SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve 2023/61685 Soruşturma, 2023/30120 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliğinin, 10.08.2023 tarihli ve 2023/6672 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 10.08.2023 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 29.11.2023 tarihli ve 2023/21117 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.12.2023 tarihli ve KYB-2023/131567 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.12.2023 tarihli ve KYB-2023/131567 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına vermiş olduğu 16/05/2023 tarihli şikâyet dilekçesinde, oğlu Yaşar Türdüoğlu'nun kendisini telefonla arayarak şüphelilerin ev sattığını söylemesi üzerine, şüphelilerin adresine gittiği ve kendisine evlerin maketini gösterdiklerini, daha sonra iki daire için toplam 167.000,00 Türk lirası ödeme yaptığını ancak söz konusu evlerin kendisine teslim edilmediğini iddia ettiği somut olay nedeniyle anılan Başsavcılıkça başlatılan soruşturma sonunda, olayın hukuki ihtilaf boyutunda olduğundan bahisle hiç bir araştırma yapılmadan şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmış ise de, Öncelikle müştekinin ayrıntı beyanlarının Başsavcılıkça alınmasını müteakip, oğlunun bilgisine başvurularak, dilekçesinde şüpheli olarak şikayetçi olduğu kişilerin ifadesinin alınması, şüphelilerin gerçekte şikayet konusu ev satımına ilişkin ticari bir faaliyetlerinin bulunup bulunmadığı hususunun saptanması ile aynı şüphelilerden şikayetçi olan başka mağdurların olup olmadığının tespit edilmesinden sonra, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, herhangi bir araştırma yapılmaksızın müşteki tarafından verilen şikayet dilekçesi üzerine yazılı şekilde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilemeyeceği cihetle, yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesi kararı yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir...“ şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin, oğlunun haber vermesi üzerine müteahhitlik faaliyeti ile uğraştığını öğrendiği ... Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'ye ait iş yerine giderek maket üzerinden beğendiği 2 adet daireyi satın almak üzere şirket yetkilileri olan şüpheliler ile anlaştığının ve daire bedeli olan 167.000,00 TL parayı ödemesine karşın dairelerin teslim edilmediğinin iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; şikâyetçinin olayla ilgili ayrıntılı olarak beyanına başvurulması, şüpheliler ile aralarındaki anlaşmaya ilişkin sözleşme, dekont..vb herhangi bir belge bulunup bulunmadığının sorulması, Ticaret Sicil Müdürlüğünden de sorulmak suretiyle ... Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin suç tarihindeki yetkilileri tespit edilerek şüpheli sıfatıyla ifadelerinin alınması, şirketin fiilen müteahhitlik faaliyeti ile uğraşıp uğraşmadığının, şikâyetçiye satışı yapılan dairelerin bulunduğu taşınmazın mülkiyet durumunun, bu taşınmazda inşaat faaliyetlerinin başlayıp başlamadığının tespit edilmesi, şikâyetçinin oğlu ....'nin olayla ilgili bilgisine müracaat edilmesi, şüpheliler hakkında benzer eylemler nedeniyle başkaca soruşturma dosyaları bulunup bulunmadığının araştırılmasından sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, "...müştekinin ev satın alması ve evin kendisine teslim edilmemesi şeklindeki eylemden doğan anlaşmazlığın, tapu sicilinin aleniyeti ilkesi de gözönüne alındığında; hukuksal nitelik gösterdiği, cezai yönünün bulunmadığı, müştekinin ait olduğu mahkemesinde hukuk davası açması gerektiği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliğinin, 10.08.2023 tarihli ve 2023/6672 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2024 tarihinde karar verildi.