TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR SERDAR TA ŞCI BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2016/517) Karar Tarihi: 23/6/2020 Başvuru Numaras ı: 2016/517 Karar Tarihi : 23/6/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUNMuammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Tuğba TUNA I ŞIK Başvurucu : Serdar TA ŞCI I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, görev süresinin uzat ılmamas ı suretiyle ili şik kesme i şlemine kar şı açılan iptal davas ının bağlan
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR SERDAR TA ŞCI BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2016/517) Karar Tarihi: 23/6/2020 Başvuru Numaras ı: 2016/517 Karar Tarihi : 23/6/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUNMuammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Tuğba TUNA I ŞIK Başvurucu : Serdar TA ŞCI I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, görev süresinin uzat ılmamas ı suretiyle ili şik kesme i şlemine kar şı açılan iptal davas ının bağlant ılı ve kesinle şmemiş ceza mahkemesi karar ına dayan ılara k reddedilmesi nedeniyle masumiyet karinesinin ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 4/1/2016 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüş bildirmemi ştir. III. OLAY VE OLGULAR A. Bireysel Ba şvuru Öncesi 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2016/517 Karar Tarihi : 23/6/2020 38.İstanbul Üniversitesinde ö ğretim üyesi olarak görev yapt ığı dönemde, İstanbul Emniyet Müdürlü ğü Organize Suçlar Şube Müdürlü ğü taraf ından bir suç örgütüne kar şı yap ılan iletişimin dinlenmesi s ıras ında başvurucunun da örgütle ba ğlant ısının olduğunun tespit edilmesi üzerine ba şvurucu hakk ında dinleme karar ı alınm ıştır. 9. Dinleme kay ıtlar ından başvurucunun k ız öğrencilerine kar şı cinsel taciz suçunu işlediği iddias ıyla İstanbul 7. Sulh Ceza Mahkemesinde (Sulh Ceza Mahkemesi) kamu davas ı açılm ıştır. Sulh Ceza Mahkemesi 16/5/2012 tarihli karar ıyla başvurucunun suçunun sabi t olduğu gerekçesiyle 1 y ıl 6 ay hapis cezas ı ile cezaland ırılmas ına, ayr ıca 26/9/2004 tarihli ve 5237 say ılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendinde yaz ılı hak ve yetkiyi kullanmas ının 2 y ıl süre yasaklanmas ına karar vermi ştir. An ılan karar başvurucu taraf ından temyiz edilmi ştir. 10.İstanbul Üniversitesi Rektörlü ğü (İdare) Personel Dairesi Ba şkanl ığı taraf ından Rektörlük makam ına hitaben 7/8/2012 tarihli olur yaz ısı ile Sulh Ceza Mahkemesince başvurucunun 1 y ıl 6 ay hapis cezas ı ile cezaland ırılmas ına ve çe şitli haklardan yoksun bırak ılmas ına karar verilmi ş olmas ı, suç teşkil eden fiillerin niteli ği de dikkate al ınmas ı suretiyle herhangi bir e ğitim kurumunda istihdam edilmesinin uygun olmad ığı gerekçesiyle görev süresinin uzat ılmamas ı nedeniyle kadrosu ile ili şiğinin kesilmesine karar verilmi ştir. 11. Başvurucu; temyiz etmi ş olduğu Sulh Ceza Mahkemesi karar ına dayan ılmak suretiyle kamu görevine son verildi ği, henüz karar ın kesinle şmemiş olduğu ve İdare taraf ından hiçbir soru şturma yap ılmaks ızın tesis edilen i şlemin hukuka ayk ırı olduğu gerekçesiyle 21/11/2012 tarihinde İstanbul 1. İdare Mahkemesinde ( İdare Mahkemesi) iptal davas ı açm ıştır. İdare Mahkemesi 31/5/2013 tarihli karar ı ile davan ın reddine karar vermi ştir. İdare Mahkemesi karar ının ilgili k ısımlar ı şöyledir: "...İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararas ı İlişkiler Bölümü Siyaset Anabilim Dal ında araştırma kadrosunda görev yapan davac ının İstanbul 7. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 16.05.2012 gün ve E:2011/1486 say ılı karar ı ile Türk Cez a Kanunu'nun 105. maddesinde belirtilen cinsel taciz suçunu, e ğitim ve öğretim ilişkisinden kaynaklanan nüfuzunu kötüye kullanmak suretiyle i şlediğinden bahisle 1 y ıl 6 ay hapis cezas ı ile tecziye edildi ği ve kamu görevinden memnu edildi ği, akabinde davac ının 3 y ıllık süresinin dolmas ı üzerine söz konusu mahkumiyet karar ı gözetilerek davac ının görev süresinin uzat ılmamas ı ve ilişiğinin kesilmesine ili şkin dava konusu i şlemin tesis edilmesinin ard ından bak ılmakta olan davan ın aç ıldığı anlaşılmaktad ır. Bu durumda, davac ının mahkum oldu ğu suçun ve yürüttü ğü görevin niteli ği göz önün e alındığında, davac ının sözleşmesinin yenilenmemesi konusunda idarece kullan ılan takdir yetkisinin hukuka ayk ırı olduğundan söz etme olana ğı bulunmad ığından dava konusu işlemde hukuka ayk ırılık görülmemi ştir. ..." 12.İdare Mahkemesi karar ı Dan ıştay Sekizinci Dairesinin 29/9/2015 tarihli karar ıyla onanm ıştır. 13. Nihai karar ba şvurucuya 7/12/2015 tarihinde tebli ğ edilmiştir. 14. Başvurucu 4/1/2016 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. Başvuru Numaras ı: 2016/517 Karar Tarihi : 23/6/2020 4B. Bireysel Ba şvuru Sonras ı 15. Yarg ıtay 24/6/2015 tarihli karar ı ile Sulh Ceza Mahkemesi karar ının eksi k araştırma ile hüküm kuruldu ğu gerekçesiyle bozulmas ına karar vermi ştir. 16. Yarg ıtay incelemesi sonucunda bozulan karar Sulh Ceza Mahkemesinin kapat ılm ış olmas ı sebebiyle İstanbul 63. Asliye Ceza Mahkemesine (Asliye Ceza Mahkemesi) tevzi edilmi ştir. Asliye Ceza Mahkemesi 12/5/2016 tarihli karar ıyla başvurucunun 1 y ıl hapis cezas ı ile cezaland ırılmas ına ve 5237 say ılı Kanun'un 53. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendinde yaz ılı hak ve yetkiyi kullanmas ının 1 y ıl süre yasaklanmas ına karar vermi ştir. 17. Asliye Ceza Mahkemesinin karar ı Yarg ıtay taraf ından 11/12/2015 tarihli karar ı ile dava konusu suçun şikâyete ba ğlı bir suç olmas ına rağmen şikâyetin alt ı ayl ık şikâyet süresinin geçirilmesinden sonra yap ılm ış olmas ı sebebiyle davan ın düşmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmu ştur. 18. Yarg ıtay incelemesi sonucunda bozulan karar Asliye Ceza Mahkemesinin kapat ılm ış olmas ı sebebiyle İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesine tevzi edilmi ştir. İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesi taraf ından yap ılan yarg ılama sonucunda 28/2/2019 tarihli karar ı ile başvurucu hakk ında aç ılan davan ın düşürülmesine temyiz yolu aç ık olmak üzere karar verilmiştir. 19. Ulusal Yarg ı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yap ılan incelemeye göre söz konusu davan ın temyiz incelemesi devam etmektedir. IV.İLGİLİ HUKUK A. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi 20. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'nin (Sözle şme) 6. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı şöyledir: "Bir suç ile itham edilen herkes, suçlulu ğu yasal olarak sabit oluncaya kadar masu m say ılır." B. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi İçtihad ı 21. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi (A İHM), Sözle şme'nin 6. maddesinin (2) numaral ı fıkras ında güvence alt ına al ınan masumiyet karinesinin iki unsuru bulundu ğunu kabul etmekte; ilk unsurun ki şiye ceza gerektiren bir suç isnad ında bulunulmas ından ceza yarg ılamas ının sonuçlanmas ına kadar geçen süreci kapsad ığını, ikinci unsurun ise ceza yarg ılamas ı mahkûmiyetten ba şka bir şekilde sonuçland ığı zaman devreye girdi ğini ve dah a sonraki yarg ılamalarda ceza gerektiren suç ile ilgili olarak ki şinin masumiyetinden şüphe duyulmamas ını gerektirdi ğini ifade etmektedir. Öte yandan A İHM; ceza yarg ılamas ının devam etti ği sürece ili şkin ilk unsurun kapsam ının sadece ceza yarg ılamalar ının adilliğini temin etmek ad ına usule ili şkin bir güvence olmakla s ınırlı olmad ığını, bu ilkenin kapsam ının daha geni ş olduğunu belirtmekte ve hiçbir devlet temsilcisinin ki şinin suçlulu ğu bir mahkeme taraf ından tespit edilmeden o ki şinin suçlu oldu ğuna ilişkin bir ifadede bulunmamas ını gerektirdi ğini hat ırlatmaktad ır. Bu yönüyle A İHM, masumiyet karinesinin yaln ızca ceza Başvuru Numaras ı: 2016/517 Karar Tarihi : 23/6/2020 5yarg ılamalar ı bağlam ında değil ceza yarg ılamalar ı ile eş zamanl ı olarak yürütülen di ğer davalarda ya da disiplin incelemelerinde de ihlal edilebilece ğine dikkat çekmektedir ( Kemal Coşkun/Türkiye , B. No: 45028/07, 28/3/2017, 41, 43; Seven/Türkiye , B. No: 60392/08, 23/1/2018 43). 22. Bu ba ğlamda masumiyet karinesinin idari yarg ılamalar için de uygulanabilir olduğunu kabul eden A İHM, hakk ında nihai bir ceza hükmü olmamas ına rağmen idare mahkemesi taraf ından verilen bir kararda davac ıya cezai sorumluluk yükleyen bir ifadenin yer almas ının Sözleşme'nin 6. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı kapsam ında bir soruna yol açabileceğini belirtmektedir ( Çelik Bozkurt/Türkiye , B. No: 34388/05, 12/4/2011, 31, 32; Seven/Türkiye , 51). 23. AİHM, Çelik Bozkurt/Türkiye başvurusunda ceza yarg ılamas ına konu dava ertelendiği hâlde ayn ı olay dolay ısıyla ve erteleme karar ına dayal ı olarak ba şvurucunun öğretmenlik mesle ğinden ç ıkar ılmas ına ilişkin idari i şlem ve idare mahkemesi karar ını incelemiş ve masumiyet karinesinin ihlal edildi ğine karar vermi ştir. 24. Başvuruya konu olayda ba şvurucu 15/6/2000 tarihinde, yasa d ışı Hizbullah örgütü mensubu olmakla suçlanm ıştır. Hakk ındaki yarg ılama Diyarbak ır Devlet Güvenlik Mahkemesinde (DGM) devam ederken 23/4/1999 tarihinden önce i şlenen belli suçlara ili şkin kovuşturmalar ın ertelenmesine ili şkin yasa yürürlü ğe girmiş, DGM ba şvurucunun yasa d ışı örgüte yard ım ve yatakl ık suçunun söz konusu yasa kapsam ında oldu ğunu belirterek 13/3/2001 tarihinde hakk ındaki yarg ılaman ın ertelenmesine karar vermi ştir. Yarg ılaman ın ertelenmesinden önce 4/10/2000 tarihinde Millî E ğitim Bakanl ığı (MEB), savc ılığın elindeki delillerin ba şvurucunun yasa d ışı örgüt mensubu oldu ğunu gösterdi ği kanaatiyle ba şvurucuyu ilkokul öğretmenliği görevinden ç ıkarm ıştır. Başvurucu, meslekten ç ıkar ılma karar ının iptali istemiyle Diyarbak ır İdare Mahkemesinde ( İdare Mahkemesi) dava açm ıştır. İdare Mahkemesi 7/3/2002 tarihinde davay ı reddetmi ş, karar ın gerekçesinde 13/3/2001 tarihli DGM karar ına at ıfta bulunarak ceza yarg ılamas ında, faaliyetlerinin yard ım ve yatakl ık teşkil ettiği tespit edilen başvurucunun meslekten ç ıkar ılmas ının yasaya uygun oldu ğu ifadelerine yer vermi ştir. Karar, Dan ıştay incelemesinden geçerek kesinle şmiştir (Çelik Bozkurt/Türkiye , 7-13). 25. AİHM, İdare Mahkemesinin ba şvurucunun davas ını reddederken kulland ığı dilin ceza davas ı ile idari yarg ılama aras ında bir bağ kurduğuna dikkat çekmi ş; bunun da Sözleşme'nin 6. maddesinin (2) numaral ı fıkras ının idari yarg ılamay ı kapsayacak şekilde genişletilmesini hakl ı ç ıkard ığını belirterek Sözle şme'nin 6. maddesinin (2) numaral ı fıkras ının somut davaya uygulanabilir oldu ğu tespitinde bulunmu ştur (Çelik Bozkurt/Türkiye , 34). 26.İdare Mahkemesinin karar ında ayn ı ifadelere yer vermesi ve olaylarla ilgili yeni bir değerlendirme yapmam ış olmas ı ışığında AİHM, söz konusu Mahkemenin ba şvurucunun öğretmenlik mesle ğinden ç ıkar ılma karar ının yasaya uygunlu ğunu inceleme görevini a şarak hiçbir ceza mahkemesi taraf ından bu yönde bir sonuca ula şılmad ığı hâlde ba şvurucuyu yasa dışı bir örgüte yard ım ve yatakl ık etmekten suçlu buldu ğunu tespit etmi ştir ( Çelik Bozkurt/Türkiye , 35). 27. Son olarak A İHM, yetkili mercilerin ba şvurucunun müteaddit i ş başvurusunu reddederken Diyarbak ır DGM'nin ceza kovu şturmas ının ertelenmesi karar ını esas almay a devam etti ğini gözlemledi ğini belirterek bu durumun devletin hiçbir temsilcisini ya da Başvuru Numaras ı: 2016/517 Karar Tarihi : 23/6/2020 6kurumunun bir şahs ı, suçu bir mahkeme taraf ından tespit edilmeden suçlu ilan etmemesini gerektiren Sözle şme'nin 6. maddesinin (2) numaral ı fıkras ıyla bağdaşmad ığını ifade etmi ştir. AİHM bu de ğerlendirmelere istinaden somut olayda ba şvurucunun masumiyet karinesinin ihlal edildi ği sonucuna varm ıştır (Çelik Bozkurt/Türkiye , 36, 37). 28. AİHM Güç/Türkiye (B. No: 15374/11, 23/1/2018) ba şvurusunda ise uygunsuz davran ışı nedeniyle hakk ında yürütülen ceza yarg ılamas ı sonuçlanmadan okul görevlisinin kamu görevinden ihraç edilmi ş olmas ının masumiyet karinesini ihlal etmedi ğine karar vermiştir. 29.Güç/Türkiye karar ına konu olayda halk e ğitim merkezinde çal ışmakta olan başvuran, bir ilkokul ö ğrencisi ile uygunsuz vaziyette yakaland ığı iddias ı üzerine çocu ğa yönelik cinsel taciz şüphesiyle polis taraf ından gözalt ına al ınm ıştır. Başvuran daha sonra çocuğa yönelik cinsel istismar, cinsel taciz ve çocu ğu yasaya ayk ırı şekilde al ıkoymakla suçlanm ıştır. Hakk ında yürütülen ceza yarg ılamas ı devam ederken MEB müfetti şleri taraf ından başvuran hakk ında disiplin soru şturmas ı başlatılm ıştır. Bu bağlamda, memurlu k sıfat ı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz k ızart ıcı ve utanç verici hareketlerde bulunduğu tespit edilen ba şvuran, görevinden ihraç edilmi ştir. Başvuran ın idare mahkemesinde açt ığı dava reddedilmi ştir (Güç/Türkiye, 7-27). 30. Mezkur ba şvuruda A İHM'den disiplin makamlar ının ve idari makamlar ın kararlar ında belirttikleri gerekçeler veya kulland ıklar ı dil nedeniyle ceza mahkemesi taraf ından suçlu bulunmam ış olan başvuran ın masumiyetine gölge dü şürülmesine sebebiyet verip vermediklerini tespit etmesi talep edilmi ştir (Güç/Türkiye, 31). 31. AİHM'in bu ba ğlamdaki tespitlerine göre somut olayda disiplin soru şturmas ı, ilgili kişilerin ifadelerine ba şvurmak ve rehber ö ğretmenin söz konusu ö ğrencinin psikolojik ve sosyal geli şim düzeyi hakk ında haz ırlad ığı raporu incelemek suretiyle ba ğıms ız şekilde olaylar ı tespit eden iki müfetti ş taraf ından yürütülmü ştür. Disiplin raporunda, müfetti şlerin başvuran aleyhinde yürütülmekte olan ceza yarg ılamas ı devam ederken erken ç ıkar ımlard a bulunduklar ına işaret eden herhangi bir husus mevcut de ğildir. Müfetti şler, yürüttükleri soruşturma sonucunda ve daha hafif bir ispat külfeti temelinde ba şvuran ın öğrenciye tacizde bulunduğu hususunda güçlü izlenimler edinmi şlerdir. AİHM'e göre taciz terimi kullan ımı tek başına bir sorun te şkil etmemektedir. Zira söz konusu terim, sadece ceza hukuku kapsam ına giren eylemler ba ğlam ında kullan ılmamakta olup ayn ı zamanda ki şinin vücut bütünlü ğü dâhil kişinin mahreminin r ızas ı dışında fiziksel temas veya şifahen ihlal edildi ği durumlarda da kullan ılmaktad ır. Disiplin makamlar ı taciz eyleminin ceza hukuku kapsam ında cinsel taci z olarak s ınıfland ırılıp s ınıfland ırılamayaca ğı hususunda da bir yorumda bulunmam ıştır. Ayr ıca AİHM'e göre yetkililerin söz konusu olay nedeniyle ba şvuran hakk ında şüphelerin has ıl olduğunu belirtmeleri, e ğitim sisteminde kamu güveninin sürdürülmesi ve çocuklara yönelik şüpheli eylemlere ho şgörü gösterilmesini engelleme gereksinimlerinin yetkililer taraf ından dikkate al ındığı anlam ına gelmektedir. Bu husus kar şısında disiplin soru şturmas ı, hukuk yarg ılamas ı kapsam ında kalan yetki s ınırlar ını eş zamanl ı olarak yürütülen ceza yarg ılamas ında başvuran ın masum say ılma hakk ını ihlal teşkil edecek şekilde aşmam ıştır (Güç/Türkiye, 41). 32. AİHM, idare mahkemesinin ceza yarg ılamas ında al ınan bir ifadeye at ıfta bulunmas ına ilişkin olarak ise hukuk mahkemesinin ceza davas ında al ınan bir ifadeye veya elde edilen bir delile istinat etmesinin tek ba şına Sözleşme'nin 6. maddesinin (2) numaral ı fıkras ına ayk ırı olmad ığını ancak bu istinat sonucunda hukuk mahkemesinin daval ının cezai Başvuru Numaras ı: 2016/517 Karar Tarihi : 23/6/2020 7sorumlulu ğu hakk ında yorum yapmamas ı veya bu ba ğlamda uygun olmayan ç ıkar ımlarda bulunmamas ı gerektiğini dile getirmektedir. Olaylara ili şkin olarak A İHM, söz konus u ifadenin (ba şvuran ın daha önce çal ışmış olduğu diğer okullarda da bu tür uygunsuz davran ışlarda bulundu ğu söylentilerine at ıfta bulunan) tek ba şına başvurana cezai suç isnad ında bulunmad ığı kanaatinde oldu ğunu belirtmi ştir. AİHM ayr ıca, başvuran ın ceza yarg ılamas ında kendisine isnat edilen eylemlerden suçlu bulunmas ı gerektiği yönünde idare mahkemesince bir yorumda bulunulmad ığını ifade etmi ştir. AİHM, sonuç olarak disiplin işlemleri ile idari yarg ılama sürecinde kullan ılan dilin Sözle şme'nin 6. maddesinin (2) numaral ı fıkras ında yer alan ko şullara uygun oldu ğunu tespit etmi ştir (Güç/Türkiye, 42, 43). V.İNCELEME VE GEREKÇE 33. Mahkemenin 23/6/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı 34. Başvurucu, hakk ındaki ceza davas ının henüz sonuçlanmad ığını belirtmekte; dinleme karar ının hukuka ayk ırı olduğu, dinleme sonucu elde edilen delillerin gerçek olmad ığı, hukuka ayk ırı elde edilen sahte delil ve sahte suç isnad ı ile akademik hayat ının sonland ırıldığı, kişisel verilerinin gazete haberlerine man şet yap ıldığı, kesinleşmemiş ceza mahkemesi karar ına istinaden sözle şmesinin yenilenmemesinin hukuka ayk ırı olduğu ve tü m bu organizasyonlar ın Fethullah Terör Örgütü yap ılanmas ı kapsam ında yap ıldığı gerekçesiyle özel hayat ve aile hayat ının korunmas ı, çal ışma ve adil yarg ılanma haklar ının ihlal edildi ğini ileri sürmektedir. B. Değerlendirme 35. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucunun an ılan şikâyetleri genel olarak ceza yarg ılamas ı sürecine ili şkin olup an ılan yarg ılamayla ilgili bir ba şvurusu bulunmamaktad ır. Bireysel ba şvuruya dayanak dava ise ba şvurucunun sözle şmesinin yenilenmemesi üzerine açt ığı idari davaya ili şkindir. Ba şvurucunun özünde kesinleşmemiş ceza mahkemesi karar ına dayan ılarak sözle şmesinin yenilenmedi ği şikâyetinin masumiyet karinesi yönünden incelenmesi gerekti ği değerlendirilmi ştir. 36. Anayasa'n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: "Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir." 37. Anayasa'n ın 38. maddesinin dördüncü f ıkras ı şöyledir: "Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu say ılamaz." 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden 38. Anayasa'n ın 148. maddesinin üçüncü f ıkras ı ve 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 45. maddesinin Başvuru Numaras ı: 2016/517 Karar Tarihi : 23/6/2020 8(1) numaral ı fıkras ına göre Anayasa Mahkemesine yap ılan bir bireysel ba şvurunun esas ının incelenebilmesi için kamu gücü taraf ından müdahale edildi ği iddia edilen hakk ın Anayasa'da güvence alt ına al ınm ış olmas ının yan ı s ıra Sözleşme ve Türkiye'nin taraf oldu ğu ek protokollerinin kapsam ına da girmesi gerekir. Bir ba şka ifadeyle Anayasa ve Sözle şme'nin ortak koruma alan ı dışında kalan bir hak ihlali iddias ını içeren ba şvurunun kabul edilebili r olduğuna karar verilmesi mümkün de ğildir ( Onurhan Solmaz , B. No: 2012/1049, 26/3/2013, 18). 39. Anayasa'n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ında adil yarg ılanma hakk ı güvence altına al ınm ıştır. 3/10/2001 tarihli ve 4709 say ılı Kanun'un Anayasa'n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ına adil yarg ılanma ibaresinin eklenmesine ili şkin 14. maddesinin gerekçesinde "değişiklikle Türkiye Cumhuriyeti'nin taraf oldu ğu uluslararas ı sözleşmelerce de güvence alt ına al ınm ış olan adil yarg ılama hakk ı[nın] metne dahil" edildiği belirtilmi ştir. Dolay ısıyla Anayasa'n ın 36. maddesine söz konusu ibarenin eklenmesinin amac ının Sözleşme'de düzenlenen adil yarg ılanma hakk ını anayasal güvence alt ına almak oldu ğu anlaşılmaktad ır (Yaşar Çoban [GK], B. No: 2014/6673, 25/7/2017, 54). Bu itibarla Anayasa'da güvence altına al ınan adil yarg ılanma hakk ının kapsam ve içeri ği belirlenirken Sözle şme'nin "Adil yarg ılanma hakk ı" kenar ba şlıklı 6. maddesinin gözönünde bulundurulmas ı gerekir ( Onurhan Solmaz , 22). 40. Sözle şme'nin 6. maddesinin (2) numaral ı fıkras ında, kendisine bir suç itham edilen herkesin suçlulu ğu yasal olarak sabit oluncaya kadar masum say ılacağı düzenlenmi ştir. Bu itibarla masumiyet karinesi, Anayasa'n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ının bir unsuru olmakla beraber suçlulu ğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu say ılamayaca ğı belirtilmek suretiyle Anayasa'n ın 38. maddesinin dördüncü fıkras ında ayr ıca düzenlenmi ştir. 41. Adil yarg ılanma hakk ının bir unsuru olan masumiyet karinesinin sa ğlad ığı güvencenin iki yönü bulunmaktad ır. 42. Güvencenin ilk yönü ki şi hakk ındaki ceza yarg ılamas ı sonuçlan ıncaya kada r geçen, bir ba şka ifadeyle ki şinin ceza gerektiren bir suçla itham edildi ği (suç isnad ı alt ında olduğu) sürece ili şkin olup suçlu oldu ğuna dair hüküm tesis edilene kadar ki şinin suçlulu ğu ve eylemleri hakk ında erken aç ıklamalarda bulunulmas ını yasaklar. Güvencenin bu yönünün kapsam ı sadece ceza yarg ılamas ını yürüten mahkemeyle s ınırlı değildir. Güvence ayn ı zamanda di ğer tüm idari ve adli makamlar ın da işlem ve kararlar ında, suçlulu ğu hükmen sabit oluncaya kadar ki şinin suçlu oldu ğu yönünde ima ya da aç ıklamalarda bulunmamas ını gerekli k ılar. Dolay ısıyla sadece suç isnad ına konu ceza yarg ılamas ı kapsam ında değil ceza yarg ılamas ı ile eş zamanl ı olarak yürütülen di ğer hukuki süreç ve yarg ılamalarda da (idari, hukuk, disiplin gibi) masumiyet karinesinin ihlali söz konusu olabilir ( Galip Şahin, B. No: 2015/6075, 11/6/2018, 39). 43. Güvencenin ikinci yönü ise ceza yarg ılamas ı sonucunda mahkûmiyet d ışında bir hüküm kuruldu ğunda devreye girer ve daha sonraki yarg ılamalarda ceza gerektiren suçl a ilgili olarak ki şinin masumiyetinden şüphe duyulmamas ını, kamu makamlar ının toplum nezdinde ki şinin suçlu oldu ğu izlenimini uyand ıracak işlem ve uygulamalardan kaç ınmas ını gerektirir( Galip Şahin, 40). 44. Masumiyet karinesinin sa ğlad ığı güvencelerin kapsam ı bu şekilde belirlendikte n sonra ise bireysel ba şvuruya konu olay yönünden bu güvencelerin geçerli olup olmad ığının Başvuru Numaras ı: 2016/517 Karar Tarihi : 23/6/2020 9ortaya konulmas ı gerekmekte olup bu husus Anayasa'n ın 36. maddesinin somut davaya uygulanabilirli ğinin ve dolay ısıyla başvurunun kabul edilebilirli ğinin tespiti bak ımından önem arz etmektedir. 45. Masumiyet karinesinin medeni hak ve yükümlülükler kapsam ında kalan bir yarg ılamada uygulanabilmesi için ba şvurucunun söz konusu medeni yarg ılama ile hakk ında yürütülen veya sona eren ceza yarg ılamas ı aras ında bağlant ı bulundu ğunu göstermesi gerekmektedir. Medeni hak yarg ılamas ında, ceza yarg ılamas ında verilen karar ın sonucunun dikkate al ındığı ve değerlendirildi ği veya ceza dosyas ında yer alan delillerin irdelendi ği ya da başvurucunun hakk ındaki suçlamay ı doğuran olaylara dahli ile ilgili irdelemelerde bulunuldu ğu veyahut ba şvurucunun muhtemel suçlulu ğuyla ilgili yorum yap ıldığı hâllerde söz konusu ba ğlant ının var oldu ğu kabul edilebilir. Bununla birlikte hukuk yarg ılamas ı ile ceza yarg ılamas ı aras ındaki ba ğlant ının varl ığına işaret eden olgular ın tüketme yoluyla say ılmas ının mümkün olmad ığı, bunlar ın kararlar ın verildi ği yarg ılamalar ın türüne ve içeriğine göre de ğişebileceği kabul edilmelidir. Ancak ba ğlant ının varl ığı değerlendirilirken kararda kullan ılan dilin kritik öneme sahip olaca ğı vurgulanmal ıdır (S.M. [GK], B. No: 2016/6038, 20/6/2019, 38). 46. Bireysel ba şvuruya konu olayda ba şvurucu hakk ındaki görev süresinin uzat ılmamas ına ilişkin işlemin iptali davas ı ile ceza yarg ılamas ına ilişkin yarg ılaman ın eş zamanl ı olarak yürütüldü ğü ancak iptal davas ına ilişkin idari davan ın ceza yarg ılamas ı devam ederken sonuçland ığı görülmektedir. Ba şvurucunun görev süresinin uzat ılmamas ına ilişkin işlemin iptali istemiyle açt ığı idari davada masumiyet karinesinin ihlal edildi ği iddias ı bağlam ındaki şikâyeti; İdare Mahkemesi taraf ından olay ın ele al ınış şekline, gerekçeli kararda kullan ılan ifadelere ili şkindir. Dolay ısıyla davaya konu olaylar nedeniyle yürütülen ceza yarg ılamas ı devam ederken ba şvurucunun görev süresinin uzat ılmayarak bulundu ğu kadro ile ili şiğini kesen idari makam ile bu i şlemin hukuka uygunluk denetimini yapan yarg ı merciinin kulland ığı ifadelerin ve dayand ığı gerekçelerin şikâyet konusu edildi ği bu başvuruda, masumiyet karinesinin sa ğlad ığı güvencenin ilk yönü devreye girmektedir. Hâl böyle olunca somut davada masumiyet karinesinin sa ğlad ığı güvencelerin, bir ba şka ifadeyle Anayasa'n ın 36. maddesinin uygulanabilece ği sonucuna var ılmaktad ır. Bu itibarla ihlal iddialar ının Anayasa ve Sözle şme'nin ortak koruma alan ının kapsam ında yer ald ığı, bir başka ifadeyle ba şvurunun Anayasa ve Sözle şme hükümleriyle konu bak ımından bağdaşmazl ık göstermedi ği anlaşılmaktad ır. 47. Öte yandan aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan masumiyet karinesinin ihlal edildi ğine ilişkin başvurunun kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. 2. Esas Yönündena. Genel İlkeler 48. Masumiyet karinesi, hakk ında suç isnad ı bulunan bir ki şinin adil bir yarg ılama sonunda suçlu oldu ğuna dair kesin hüküm tesis edilene kadar masum say ılmas ı gerektiğini ifade etmekte ve hukuk devleti ilkesinin de bir gere ğini oluşturmaktad ır (AYM, E.2013/133, K.2013/169, 26/12/2013). An ılan karine, ki şinin suç i şlediğine dair kesinle şmiş bir yarg ı karar ı olmadan suçlu olarak kabul edilmemesini güvence alt ına almaktad ır. Ayr ıca hiç kimse, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar yarg ılama makamlar ı ve kamu otoriteleri taraf ında n suçlu olarak nitelendirilemez ve suçlu muamelesine tabi tutulamaz ( Kürşat Eyol , B. No: 2012/665, 13/6/2013, 26). Başvuru Numaras ı: 2016/517 Karar Tarihi : 23/6/2020 1049. Ceza muhakemesiyle e ş zamanl ı olarak yürütülen, bir ba şka ifadeyle ki şinin henüz suç isnad ı alt ında oldu ğu, ceza makamlar ı taraf ından hakk ında herhangi bir hüküm kurulmad ığı süreçte devam eden soru şturma ve yarg ılamalarda masumiyet karinesi bak ımından önemli olan husus; kamu makamlar ının işlem ya da kararlar ında belirttikleri gerekçeler veya kulland ıklar ı dil nedeniyle bireye cezai sorumluluk yüklememeleri, ceza mahkemeleri taraf ından henüz suçlu bulunmam ış bireyin masumiyeti üzerine gölge düşürülmesine sebebiyet vermemeleridir ( Galip Şahin, B. No: 2015/6075, 11/6/2018, 47). 50. Bununla birlikte ceza yarg ılamas ına konu maddi olay ve olgular ın diğer kamu makamlar ınca (idari/adli) ayr ıca değerlendirilmesi ve bu de ğerlendirme sonucunda ula şılacak kanaate göre i şlem/karar tesis edilmesi mümkündür. Bu ba ğlamda hukuk yarg ılamalar ında ceza yarg ılamas ında elde edilen bir delile dayan ılmas ı ya da ki şi hakk ında yap ılan ceza yarg ılamas ına bir olgu olarak at ıf yap ılm ış olmas ı tek başına masumiyet karinesinin sa ğlad ığı güvencelere ayk ırılık teşkil etmez. Ancak adli ve idari makamlar ın kendi görev s ınırlar ını aşarak kişiyi suçlu ilan etmesi veya bu ba ğlamda birtak ım ç ıkar ımlarda bulunmas ı masumiye t karinesinin ihlaline yol açabilir. Masumiyet karinesi kapsam ındaki güvencelerin sa ğlan ıp sağlanmad ığının tespiti yap ılırken ise karar ın gerekçesinin bir bütün olarak de ğerlendirilmesi gerekir ( Galip Şahin, 48). 51. Masumiyet karinesinin ihlal edilip edilmedi ği değerlendirilirken özellikle hukuk ve idari yarg ılama bak ımından üzerinde durulmas ı gereken önemli hususlardan biri, yarg ılamay ı yapan makam ın ilgili ki şiye suç isnat edip etmedi ği ve ceza yarg ılamas ı karar ını sorgulay ıp sorgulamad ığıdır. Kamu otoriteleri veya görevlileri taraf ından hakk ında soruşturma veya kovu şturma yürütülen ki şiyle ilgili olarak yarg ılama süreci bir mahkûmiyet hükmüyle kesinlik kazanmadan suçlulu ğa dair herhangi bir kanaat ifade edilmi ş olmas ı ya da ceza yarg ılamas ı mahkûmiyet d ışında bir kararla sona ermesine ra ğmen sona ermeye ili şkin kararda san ığın suçlu olabilece ğinin ifade edilmi ş olmas ı durumunda masumiyet karinesinin ihlali söz konusu olabilecektir. Bu kapsamda karar vericilerin kulland ıklar ı dil kritik öne m taşır (Mustafa Ak ın, B. No: 2013/2696, 9/9/2015, 38, 39). b. İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 52. Bireysel ba şvuruya konu olayda ba şvurucu hakk ındaki ceza ve idari yarg ı süreçlerinin e ş zamanl ı olarak yürütüldü ğü ancak görev süresinin uzat ılmamas ı nedeniyle kadrosu ile ili şiğinin kesilmesi i şlemine kar şı aç ılan idari davan ın ceza yarg ılamas ı devam ederken sonuçland ığı, bir başka ifadeyle ba şvurucunun suçlulu ğunun hükmen sabit olmad ığı görülmektedir. Bu itibarla somut olayda idari i şlemin tesisi ve yarg ılamas ı sürecinde kam u makamlar ının kararlar ında belirtti ği gerekçeler veya kulland ığı dil nedeniyle henüz ceza mahkemesi taraf ından suçlu bulunmam ış olan ba şvurucunun masumiyetine gölge düşürülmesine sebebiyet verilip verilmedi ğinin ortaya konulmas ı gerekmektedir. 53. Somut olayda gerek ba şvurucunun görev süresinin uzat ılmamas ı sebebiyle kadrosu ile ili şiğinin kesilmesine ili şkin işlemde gerekse söz konusu i şlemin yarg ısal denetiminin gerçekle ştirildiği İdare Mahkemesinin gerekçeli karar ında Sulh Ceza Mahkemesi karar ına dayan ıldığı görülmektedir. Ba şka bir deyi şle İdare, başvurucu hakk ında Sulh Ceza Mahkemesi taraf ından verilen hapis cezas ı ile birlikte 2 y ıl süre ile hak ve yetkilerinin sınırlanmas ına ilişkin karar ı gerekçe göstererek ba şvurucunun kadrosu ile ili şiğinin kesilmesine karar vermi ştir. İdarenin an ılan karar ını denetleyen İdare Mahkemesi karar ının da ceza yarg ılamas ı sonucunda verilen fakat nihai olmayan bir karar ile do ğrudan ve tek bir bağ kurulmas ı suretiyle verildi ği görülmektedir. Başvuru Numaras ı: 2016/517 Karar Tarihi : 23/6/2020 11 54. İdare Mahkemesinin iptal davas ı yönünden davan ın reddine gerekçe olarak gösterdiği Sulh Ceza Mahkemesi karar ı nihai bir karar olmad ığı gibi dosya kapsam ında başvurucu hakk ında yürütülen ceza davas ının derdest oldu ğu tespit edilmektedir. İdare Mahkemesi karar ı, ceza yarg ılamas ına ilişkin karar ın başvurucu hakk ında verilmi ş nihai bir karar mahiyetinde ba şvurucuya cezai bir sorumluluk yükleyen bir ifade olarak alg ılanmaktad ır. 55. Hem idarenin i şlemi hem de İdare Mahkemesi karar ı kapsam ında tek dayana ğın ceza yarg ılamas ı sürecinde verilen karar oldu ğu görülmü ştür. Bu durumda ba şvurucu hakk ında devam eden bir yarg ılama sürecine dayan ılarak verilen ret karar ı ile İdare Mahkemesinin erken ç ıkar ımda bulundu ğu değerlendirilmi ştir. Bu tespit kar şısında İdare Mahkemesinin iptal davas ına ilişkin yarg ılama kapsam ında kalan yetki s ınırını başvurucu hakk ında eş zamanl ı olarak yürütülen ceza yarg ılamas ında masumiyet karinesini ihlal edecek şekilde aştığı tespit edilmi ştir. 56. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa'n ın 36. ve 38. maddelerinde güvence alt ına alınan masumiyet karinesinin ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekmektedir. 3. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 57. 30/11/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 58. Başvurucu maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmu ştur. 59. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına da işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve diğerleri (2) , B.No: 2016/12506, 7/11/2019). 60. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin, yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). Başvuru Numaras ı: 2016/517 Karar Tarihi : 23/6/2020 1261.İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı veya mahkemenin ihlali gideremedi ği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı ile İçtüzük ün 79. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendi uyar ınca, ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere karar ın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. An ılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak, ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yarg ılama sonucunu do ğuran ve bireysel ba şvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde, usul hukukundaki yarg ılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek devam eden ihlali n sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir ( Mehmet Do ğan, 58-59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66-67). 62. İncelenen ba şvuruda masumiyet karinesinin ihlal edildi ği sonucuna ula şılm ıştır. Dolay ısıyla ihlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı anlaşılmaktad ır. 63. Bu durumda masumiyet karinesinin ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yap ılacak yeniden yarg ılama ise bireysel ba şvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılmas ı gereken i ş yeniden yarg ılama karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örne ğinin yeniden yarg ılama yap ılmak üzere İstanbul 1. İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. 64. İhlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılaman ın yeterli bir giderim sa ğlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekti ği sonucuna ula şılm ıştır. 65. Dosyadaki belgelerden tespit edilen, ba şvuru harc ı olarak ödenen 239,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜMAç ıklanan gerekçelerle; A. Masumiyet karinesinin ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa n ın 36 ve 38. maddelerinde güvence alt ına al ınan masumiyet karinesinin İHLAL ED İLDİĞİNE, C. Karar ın bir örne ğinin masumiyet karinesinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere İstanbul 1. İdare Mahkemesine (Karar İstanbul 1. İdare Mahkemesinin 31/5/2013 tarihli ve E.2012/2119, K.2013/1071 say ılı karar ı ile ilgilidir.) GÖNDER İLMESİNE, Başvuru Numaras ı: 2016/517 Karar Tarihi : 23/6/2020 13D. Başvurucunun tazminat taleplerinin REDD İNE, E. 239,50 TL harç ücretinden olu şan yarg ılama giderinin başvurucuy a ÖDENMES İNE, F. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, G. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 23/6/2020 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Üye Üye Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ