Başvuru, ceza davasında cezayı azaltabilecek ya da ortadan kaldırabilecek bir olgunun araştırılması talebinin reddedilmesi nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza davasında cezayı azaltabilecek ya da ortadan kaldırabilecek bir olgunun araştırılması talebinin reddedilmesi nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Komisyon; silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri ile gerekçeli karar hakkı dışındaki şikâyetlerin kabul edilemez olduğuna, anılan ilkelere ilişkin şikâyetin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Müşteki S.A.; tatilini geçirmek amacıyla bir internet sitesinden kiralık ev bulduğunu, ilandaki numarayı arayarak 000 TL'ye anlaştığını, kendisine verilen ve başvurucuya ait olan banka hesabına 500 TL'yi de kapora olarak gönderdiğini ancak tatil için Çeşme'ye geldiğinde görüştüğü numarayı tekrar aramasına rağmen dönüş yapılmadığını belirterek Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunmuştur. Yapılan soruşturma kapsamında başvurucunun hesabına gönderilen paranın ATM'den çekilme anına ilişkin görüntü kayıtlarının temin edilmesi üzerine kolluk tarafından yapılan incelemede paranın beyaz kıyafetli, şapka takan ve yüzü görünmeyen bir erkek tarafından çekildiği tespit edilmiştir. Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma dosyasını dolandırıcılık suçunda suç yerinin menfaatin fiilen elde edildiği yer olduğu, söz konusu paranın da Denizli'den çekildiği gerekçesiyle Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına (Başsavcılık) yetkisizlik kararıyla göndermiştir. Başsavcılık; başvurucunun bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan cezalandırılması talebiyle 29/1/2019 tarihli iddianame düzenlemiştir. İddianamede müşteki S.A.nın kapora gönderdiği hesabın Finansbank Denizli Bayramyeri Şubesindeki başvurucuya ait hesap olduğu, paranın da Denizli'deki bir ATM'den aynı gün çekildiği ileri sürülmüştür. Başvurucu müdafii ilk celseden önce 4/9/2019 tarihinde Mahkemeye verdiği tevsii tahkikat talepli dilekçesinde başvurucunun kartından 2018 yılı Ağustos ayında yargılamaya konu dolandırıcılık eylemine benzer şekilde çok sayıda para çekme işlemi yapıldığını, detaylı hesap döküm cetvellerinin istenmesi hâlinde bu eylemelere ilişkin de araştırma yapılarak gerçek faillerin bulunabileceğini, internet sitesindeki ilanın kim tarafından verildiğinin tespiti amacıyla IP'nin belirlenmesini, ilanda yer alan ve müştekinin görüşme yaptığı iki telefon numarasının kimler adına kayıtlı olduğunun araştırılmasını ve bu hatlara ilişkin görüşme kayıtlarının incelenmesini istemiştir. Ayrıca başvurucunun kartıyla başka dolandırıcılık ve para çekme eylemleri de yapıldığını, bu eylemlere ilişkin soruşturmaların ve yargılamaların tespit edilerek gerçek faillerin bulunabileceğini, para çekilme anına ilişkin kamera görüntülerinden asıl şüphelilerin tespit edilebileceğini, suç tarihi itibarıyla başvurucunun kullandığı hattın baz istasyonu kayıtlarının ve başvurucuya para çekme işlemlerine dair mesajlar gelmeye başladıktan sonra başvurucunun Finansbankı aradığına ilişkin ses kayıtlarının bankadan getirtilmesini talep etmiştir. İddianamenin kabulü ile açılan dava, Denizli Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) görülmeye başlanmıştır. Başvurucu 4/9/2019 tarihli ilk celsede yaptığı savunmasında müştekiyi tanımadığını, hiçbir internet sitesine ilan vermediğini, daha önce çalıştığı işyerinden maaşını almak için Finansbankta hesap açtırdığını, bu hesaba ait kartın arkasına da unutmamak için şifresini yazdığını, maaş aldığı işyerinden ayrıldığı için kartı kaybetmesine rağmen kapattırmadığını ancak telefonuna hesabına para yatırıldığına dair mesajlar gelince bankayı arayarak hesabına bloke koydurduğunu belirtip isnat edilen suçlamayı reddetmiştir. Başvurucu ayrıca müştekinin aradığını söylediği numaraların kendisine ait olmadığını, olay günü ise Sümer Mahallesi Sanayi Sitesi [Ç.] Ekmek Fırını isimli yerde çalıştığını, fırına yakın bir apartta kaldığını ve başka yere gitmediğini savunmuştur. Bu celsede para çekilme anına ilişkin görüntüdeki kişinin kendisi olup olmadığı başvurucuya sorulmuş, başvurucu Görüntü Tutanağı'ndaki kişinin kendisi olmadığını söylemiştir. İlk celsede başvurucu müdafii 4/9/2019 tarihli dilekçesinde yer alan tevsii tahkikat taleplerini yinelediklerini belirtmiştir. Bu kapsamda Mahkeme bahse konu taleplerin kısmen kabulüne, suç tarihinde para çekilen ATM çevresinde bulunan birtakım kurumlardan güvenlik kamera kayıtlarının istenmesine, başvurucunun kullandığı hattın arayan/aranan ve baz bilgilerini gösterir dökümlerinin çıkarılması için müzekkere yazılmasına, verilen ilana ait IP adresinin tespit edilmesine karar vermiştir. Başvurucu müdafiinin diğer tevsii tahkikat taleplerini ise dosyanın esasına etkili olmayacağı gerekçesiyle reddetmiştir. Başvurucu müdafii 15/12/2019 tarihli dilekçesinde; dolandırıcılıkta kullanılan ve müşteki ile irtibat kurulan iki GSM hattının kim adına kayıtlı olduğunun ve bu hatların baz istasyonu kayıtlarının tespit edilmesi talepleri hakkında Mahkemece bir karar verilmediğini, bu konuda yazılacak bir müzekkere ile gerçek failin ortaya çıkabileceğini ileri sürmüş; Konya Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan bir yargılamada yine başvurucuya ait banka hesabına para gönderildiğine ve bu parayı çeken kişinin başvurucu olmadığına dair dosyada rapor bulunduğunu belirterek bahse konu dosyanın incelenmesini talep etmiştir. 17/12/2019 tarihli ikinci celse tutanağından para çekme anına ilişkin olarak çevredeki kurumlara yazılan müzekkerelere olumlu cevap alınamadığı, başvurucuya ait hattın arayan/aranan ve baz bilgilerini gösterir dökümler ile verilen ilana ait IP bilgilerinin Mahkemeye gönderildiği anlaşılmıştır. Başvurucu müdafii bu celsede 15/12/2019 tarihli dilekçelerindeki talepleri yinelediklerini, baz kayıtlarına göre de başvurucunun olay tarihinde önce Denizli merkeze 40-45 km uzaklıkta olan Uzunpınar'da, sonra Çal'da olduğunu belirtmiştir. Mahkeme, ilana konu IP kullanıcısının tespiti için müzekkere yazılmasına ve Konya Ağır Ceza Mahkemesinde başvurucuyla ilgili dosyanın incelenmek üzere istenmesine karar vermiştir. 25/2/2020 tarihli üçüncü ve son celse tutanağından Konya Ağır Ceza Mahkemesinden istenen dosyanın Mahkemeye gönderildiği anlaşılmıştır. Gelen belgelere göre ilan verilen IP adresinin yurt dışı kaynaklı olduğu tespit edilmiştir. Bu celsede iddia makamınca esas hakkında mütalaa sunulmuş, başvurucu mütalaaya karşı savunma yaparak suçlamayı reddetmiştir. Başvurucu müdafii ise başvurucunun banka kartını iptal ettirmek için üç dört kez bankayı aradığını ve hesabını iptal ettirdiğini, buna ilişkin banka müşteri hizmetlerindeki ses kayıtlarının istenmesi gerektiğini, ilandaki telefon numaralarının başvurucuya ait olmadığını, bunların kim tarafından kullanıldığının araştırılması gerektiğini, Konya Ağır Ceza Mahkemesindeki dosyada parayı çeken şahsın başvurucu olmadığına dair raporun mevcut olduğunu, bu dosyanın sonucunun beklenmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkeme verdiği ara kararıyla başvurucu müdafiinin tevsii tahkikat taleplerinin bir kısmının daha önce reddedildiği ve dosyasının esasına etki etmeyeceği gerekçesiyle taleplerin tamamının reddine karar vermiştir. Mahkemece başvurucunun atılı suçtan hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Mahkemenin gerekçeli kararının ilgili kısmı şöyledir:"... Dosya içerisinde yer alan Türk Ekonomi Banaksı A.Ş. 2018 tarihli makbuzdan katılan [S.A.nın] TR** **** **** **** **** **** ** nolu ibana 500,00TL EFTyaptığının anlaşıldığı,QNB Finansbank'ın 2018 tarihli yazısı ve ekindeki hesap hareketlerinden sanık Halil Akkaya hesabına 2018 tarihinde katılan [S.A.] tarafından gönderilen 500,00 TL'nin geldiği, aynı gün paranın atm den çekildiğinin anlaşıldığı,Sanığın özetle; daha önce çalıştığı yerde maaşını alması için Finansbank'tan hesap açıldığı, bu hesaba ilişkin kartının arkasında da şifresini yazmış olduğu, 2018 yılının Ağustos ayı içinde kartını kaybettiği, ancak çalıştığı için fırsat bulup kartını kapattırmak için Finansbank'ı aramadığı, bankadan hesabına para yatırıldığına dair mesaj geldikten sonra bankayı arayıp hesabına bloke koydurduğu ancak bunun tarihini hatırlamadığını savunduğu,Sanığın şifresini arkasına yazdığı kartını kaybettiği yönündeki savunmasının hayatın olağan akışına aykırı ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, bu tip suçlarda sanıkların bu yönde savunma yaptıkları, katılan tarafından sanığa 500 TL EFT yapıldığının banka yazılarından anlaşıldığı, sanığın katılanı villanın kiralamasına inandırmak suretiyle hileli davranışlarla kandırarak haksız menfaat temin ettiği, katılana ulaşmakta bilişim sistemlerinin sağladığı kolaylıktan yararlandığı anlaşılmakla sanığın üzerine atılı bilişim sistemlerini araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına..." Başvurucu, istinaf dilekçesinde daha önce çalıştığı işyerinden maaşını almak için kullandığı banka kartını daha sonra başka bir yerde çalışmaya başlaması nedeniyle kullanmadığını, hesabında çok az para olması nedeniyle kartının kaybolmasını önemsemediğini, bir süre sonra bankadan mesajlar gelmeye başlayınca karta ait hesabı kapattırdığını belirtmiş; Mahkemenin suçsuzluğunu ispat etmesine yarayacak birtakım araştırmaları yapmadığını, bu yöndeki taleplerini de gerekçesiz olarak reddettiğini iddia etmiştir. Başvurucunun istinaf talebi, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin (Ceza Dairesi) 3/12/2020 tarihli kararı ile esastan reddedilmiş ve Mahkemenin kararı kesinleşmiştir. Başvurucu, nihai hükmü 12/1/2021 tarihinde öğrendikten sonra 14/1/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.