23. Hukuk Dairesi 2013/7909 E. , 2013/7705 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı vekili, müvekkili ile davalı arsa sahibi kooperatif arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin, davalı koo…
**23. Hukuk Dairesi 2013/7909 E. , 2013/7705 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı vekili, müvekkili ile davalı arsa sahibi kooperatif arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin, davalı kooperatif tarafından haksız olarak feshedildiğini, haksız fesih nedeniyle müvekkilinin 13.160.000,00 TL kârdan yoksun kaldığını ileri sürerek, şimdilik 300.000,00 TL'nin fesih tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, 04.04.2013 tarihinde işlemden kaldırılan dava dosyasının, üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği gerekçesiyle HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca 04.07.2013 tarihi itibariyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin haksız olarak feshi nedeniyle yoksun kalınan kârın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, davaya konu olan kâr kaybı alacağı miktarının taraflar arasında tartışmasız ve açıkça belli olup olmadığı, varılacak sonuca göre de bu alacaklara ilişkin olarak HMK’nın 109. maddesine göre kısmi dava açılmasının mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle kısmi davanın hukuki niteliğinden bahsetmekte yarar bulunmaktadır. YHGK'nın 17.10.2012 tarih ve 9-838 E, 715 K sayılı ilamında açıklandığı üzere; Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve alacağın şimdilik belirli bir kesiminin dava edilmesi gerekir. Diğer bir söyleyişle, bir alacak hakkında daha fazla bir miktar için tam dava açma imkânı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya, kısmi dava denir. Kısmi dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmi dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu ve istem bölümünde “fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması” ya da “alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum” demesi, kural olarak yeterlidir. Kısmi dava imkânının Kanun'la, talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olması, miktarın taraflar arasında ''tartışmalı'' olması ya da baştan beri ''açıkça belirli olmaması'' (m.109) koşullarına bağlanarak uygulama alanının daraltılmış olması